“Afrin hassasiyeti” ve “Orta Fırat tehdidi” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______27 Ocak 2018_______

“Afrin hassasiyeti” ve “Orta Fırat tehdidi”

Sadi Somuncuoğlu
Paylaş:

Afrin “Zeytin Dalı” harekâtının 7’inci günündeyiz. Türk askeri, engelleri bir bir aşarak, bölücü terörün kökünü kazıyor.  Cepheden gelen haberler, Türk Milletine sevinç ve gurur; düşmana korku ve endişe veriyor. Elin oğlu, tarihe bakarak boşuna, “Türk’ün kahramanlık ruhu, savaş meydanlarında ortaya çıkar” dememiş. Afrin bir başlangıçtır; devamı da sırada… Zira, karşımızda, sadece sömürgecilerin taşeronu, bütün bölgenin haini; masum insanları hayasızca katleden terör örgütleri yok; aynı zamanda kendini dünyanın patronu zannedenler ve ortakları da var. Asırlardır insanlığın kanını ve kaynaklarını emmeyi, medeniyete ve insanlığa [Beyaz insana] hizmetin gereği sayanlarla işimiz var.

Bunun için Afrin “Zeytin Dalı” harekâtı bir savaştır. Hem de bütün bölge devletlerini, ilgilendiren hayati derece önemli bir savaş. Bölgeden sorumlu unsurların, aralarındaki ihtilafları, boş hayalleri ve küçük hesapları erteleyerek, birlik içinde hareket etmeleri şarttır.

Uyarılara dikkat!

Daha işin ilk basamağında, askerlerimiz cephedeyken, ortada bir ganimet varmış da, sıra paylaşmaya gelmiş gibi hesaplardan ve kampanyalarından uzak durulmalı. Bu tehlikenin farkında olanların uyarıları hafife alınmamalı. Tarihçilerimiz, elbette daha iyi bileceklerdir ki, tarihimizde böylesine haller az da olsa yaşanmış, kazanılan zaferler, anında hezimete dönüşerek, büyük acılar çekilmiştir.

Askerlerimiz cephedeyken böyle bir tartışma doğru değildir; ama konu göründüğünden daha önemli olduğu için üzerinde durmak isteriz. İşte size bir örnek: “Harekâtın 2’inci gününde, iktidar partisine mensup bir milletvekili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gazilik unvanı verilmesine dair kanun teklifi hazırlamış ve AKP Grup Başkanlığına sunmuş.

Üslupları kendilerine ait olmak üzere, sıcağı sıcağına yapılan uyarılara temas etmek isteriz: İlk tepki MHP Milletvekili Atilla Kaya’dan geldi. Kaya diyor ki; “Ordumuzun savaştığı, şehitlerimizin can, gazilerimizin kan verdiği bir dönemde Erdoğan’a gazilik unvanının verilmesini teklif edebilmek, o askerlere saygısızlıktır. Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir ruhsuzluktur? Öykündüğünüz Atatürk o unvanın bedelini cephede ödedi, sarayda değil!”

Yine aynı gün İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, oldukça geniş bir açıklama yapmış: “Zeytin Dalı harekâtının siyasi malzeme haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, ‘Türkiye bir askeri müdahale yapıyor. Birincisi; çok konuşmayacaksınız. İkincisi; askeri müdahaleyi siyasi malzeme haline getirmeyeceksiniz. Üçüncüsü; her türlü desteği vereceksiniz. Beli çökertilmiş denilen bu ordu, Türk ordusu, Peygamber Ocağı, hem seni hem Türkiye’yi kurtarıyor… Sayın Erdoğan’a gazilik verilecekmiş. Bir muhterem arkadaş çıktı böyle bir şey attı ortaya. Bunlar, kendini Süleyman Şah’la mukayese ediyor, Osman Gazi ile mukayese ediyor, Kanuni Sultan Süleyman’la mukayese ediyor, Atatürk’le zaten kendini üstün zannediyor ve Abdülhamit Han’la mukayese ediyor ve bunların hepsinden daha üstün olduğunu iddia ediyor. Tarih bilgin yoksa, coğrafya bilgin yoksa, samimi bir vatandaşlık ve milletin bekası inancın yoksa, hadsizlik hat safhada olur. Gazilik er meydanında olur. Sayın Erdoğan, nereyi aldı? Sayın Erdoğan, Süleyman Şah Türbesinin yerini değiştirdi. Toprak kaybettik toprak. Sonra Yunanistan 18 adamıza el koydu. Buna razı geliyorsunuz. Meclis’e getireceklermiş gazilik teklifini, Meclis mi kaldı?”

İYİ Parti Genel Sekreteri Aytun Çıray görüşlerini şöyle özetledi: “Eğer bu unvanı savaş meydanlarına çıkmayanlara vermeye kalkarsanız, şehitlik ve gazilik makamlarının değerini azaltmış olursunuz. AKP’nin dış politikayı, iç politika ve seçim malzemesi yapmaktan çıkarması gerekir… Mehmetçik, Afrin’de başarılı olmak için canı pahasına mücadele ederken, onların mücadele azmini akamete uğratacak girişimlerden, uzak durulmalıdır. Mehmetçik, diplomaside kaybedileni, savaş sahasında kazanmaya çalışıyor.”

Son vatanımız Balkanların kaybı

Bu tartışmalarda ortaya konan görüşlere katılıp katılmamak herkesin kendisinin bileceği iştir. Ancak bundan daha da önemlisi ise, hiç şüphe yok ki; cephede savaş varken, cephe gerisinde ayrışmaya ve siyasi kavgaya sebep olmak; tutuşmaktır. Bu zihniyetin en ağır örneğini, yakın tarihimizde acıyla yaşadık. İttihat ve Terakki Partisi ile Hürriyet ve İtilaf Partisi arasında meydana gelen kavganın, Türk Milletine Balkanları kaybettirdiğini ne çabuk unuttuk. Şehitler pahasına kazanacağımıza inandığımız Afrin ve devamındaki zaferlerin şerefi; her şeyden önce kahraman ordumuza, Türk Milletine ve Devletine ait olacaktır. Sonra da elbette, en büyük pay, rolü olanlara düşecektir. Millî kazancı, şu veya bu kişiye, şu veya bu  partiye mal etmeye kalkışmak çok yanlıştır, tehlikelidir.

Son uyarı

Pentagon Sözcüsü White; Biz ‘Afrin’de bulunan Kürt gruplara eğitim ve ekipman vermedik. Biz Orta Fırat Vadisi’nden güneye ve doğuya doğru yürüttüğümüz operasyonlara odaklanmış durumdayız.” Dışişleri Sözcüsü Nauert ise: “Afrin’deki durumdan aşırı biçimde kaygılıyız… bir NATO ülkesine, ‘gerilimi azalt’ çağrısı yaptığımız zaman, bu endişeleri çok ciddiye almalarını ümit ederiz” ifadesini kullandı.

 

Buradaki tehdide ve “Orta Fırat Vadisi” söylemine dikkat!

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları