Aşık Veysel’de Milliyet Şuuru -1 – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Bahattin Karakoç vefat etti

Büyük şair, değerli insan Bahattin Karakoç vefat etti.
-
_______1 Mayıs 2013_______

Aşık Veysel’de Milliyet Şuuru -1

Nurullah Çetin
Paylaş:

Bugün en önemli meselelerimizden biri, millî birlik ve bütünlük sorunudur. Her türlü şer odakların etnik siyaset dayatarak, Kürt ırkçılığını Türk düşmanlığı üzerinden temellendirerek Türk millet birliğini paramparça etme savaşlarına hız verdikleri bu vasatta bizim de yerli kaynaklarımızdan hareketle milliyet şuurumuzu tahkim etmemiz lazımdır. Bu bağlamda Âşık Veysel, Türk milletinin önemli bir aydınıdır. Onun uyarılarını dikkate almamız lazımdır. Âşık Veysel, mektep medrese görmüş bir âlim olmasa da hayat mektebinden iyi yetişmiş bir ariftir. Türlü çeşit bilimlerin teknik ayrıntılarında boğulmuş bir teknokrat, bir bilim adamı, bir uzman olmasa da sezgilerinin, çilelerinin, düşünce ve duygu yoğunluklarının yoğurup pişirdiği bir Türk halk bilgesidir. O, Türk milletinin millî kimliğini oluşturan maddi ve manevi bütün değerler dizgesini ve bunlardan süzülen milliyet şuurunu okuyarak değil, yaşayarak içselleştirmiştir.

Dolayısıyla Âşık Veysel, Türk millî vicdanının tabii bir tercümanı, bir Anadolu köyünde yetişmiş hüda-yı nabit bir harika temsilidir. Ne büyük şehirlerin yabancı tesirlere açık kozmopolit ortamlarının sentetik bir “dünya vatandaşı”dır, ne yabancı ideolojilerin eğip büktüğü mekanik bir maniveladır. O, saf, temiz, katışıksız Anadolu Türk köylerinin kendi hür ve tabii havasında var olmuş, kendi yerine, kendi tabiatına, kendi fıtratına, kendi tarihsel gelişim sürecine ve kendi hür gelecek tasavvuruna ihanet içinde olmayan, tepeden tırnağa doğal bir Anadolu Türk’üdür.

Milliyetimizi İstanbul gibi çeşit çeşit medeniyet ve kültürlerin karıştığı aristokrat bir ortamda mı arayacağız, yoksa dış tesirlere kapalı saf Anadolu köylerinde mi? Tartışmaları kesin neticeye ulaşamamış ve hep eksik kalmış ilim gevezelikleridir.

Veysel, ilmin kuru ve soyut kuramlarını yanıltan bir şaşırtıcı bir Türk millî şuur timsalidir.

Veysel’e göre millî şuurun temeli millî birliktir. Bu tezini bir çok şiirinde dillendirir. Ama ben bu yazımda bu bağlamdaki şiirlerin hepsini ele almayacağım. Bu ruha tercüman olan bütün şiirlerini temsilen bir şiirini alıp onun üzerinden Veysel’in milliyet şuurunu açıklamaya çalışacağım.

Üzerinde yaşadığımız Anadolu ve Trakya coğrafyasında yaşayan, aynı devlet nizamını paylaşan, etnik köken, mezhep, sosyal konum ve coğrafya mensubiyeti ne olursa olsun hepimizin ortak sosyolojik, hukukî ve kültürel değerlerde buluştuğumuz üst toplumsal yapımızın adı “Türk milleti”dir. Dolayısıyla bir ve bütün halinde bir Türk millet varlığını sürdürmemizin yolu, bu birlik ve bütünlük şuurunu diri tutmaktır.

Biz ilim adamları, bir takım kavram, terim ve yöntem bilgisiyle ulaştığımız bu gibi sonuçlara Âşık Veysel, saf bir Türk sezgisiyle ve yalın bir duyarlılıkla kestirmeden varıyor. Her anlamda birlik ve bütünlük olmazsa millet olmaz. Veysel diyor ki:

GEL BİRLİK KAVLİNE GİRELİM, KARDAŞ

“İtimat edersen benim sözüme
Gel birlik kavline girelim, kardaş
Birlik, çok tatlıdır, benzer üzüme
İçip şerbetini duralım kardaş

Son verelim iftiraya buhtana
Kardeşâne sevişelim can cana
El birlikle çalışalım vatana
Çok okul fabrika kuralım, kardaş

Çalışalım kurtulalım buhrandan
Nedir senlik benlik usandık candan
Irkımız neslimiz aynı bir kandan
Yurdun yaraların saralım, kardaş

Yürüyelim Atatürk’ün izine
Boş verelim bozguncular sözüne
Göz atalım şu dünyanın hızına
Yürüyüp hedefe varalım, kardaş

Atatürk’ün yattığı yer nur olsun
Azim, fikir, emelimiz bir olsun
Herkes birbirine kız versin alsın
Çıkarıp nifakı, sürelim kardaş

Veysel’in sözleri kanun dışı mı
Mantığa uymazsa kesin başımı
Bana düşman etmiş vatandaşımı
Sebebi ne ise soralım, kardaş.”

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları