AKAN KANIN SORUMLUSU “İKTİDARDIR” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______21 Şubat 2016_______

AKAN KANIN SORUMLUSU “İKTİDARDIR”

Milli Düşünce Merkezi
Paylaş:

21 Şubat 2016

17 Şubat Çarşamba günü Ankara’da, MİT ve emniyet birimlerini atlatarak meydana gelen bombalı terör saldırısında 28 yurttaşımız şehit olmuş, 81’i de yaralanmıştır. Bu insanlık dışı hain saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Hayatını kaybeden şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet, Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz Türk Milletine baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.

2002’de ayağımızın altındaki bölücü terör, 2016’da tepemize çıkarak devletin merkezinde saldırıya geçmiştir. Amacı açıktır: Türkiye’yi yönettiğini zannedenleri dize getirmek ve tekrar “çözüm süreci” adı verilen ülkeyi bölme müzakerelerine devam etmek suretiyle sonuca ulaşmaktır.

Bu vahim duruma 13 yılda nasıl gelindi? Bunun cevabı açıktır; sorumlusu da, hiç şüphe yok ki, ülkeyi yönetenlerdir. Bu dönemde bölücü terör örgütü muhatap alınarak, Türk milletinden ve devletinden gizli görüşmeler yapılmış, bu süreçte de söylemde bölücü teröre karşıymış gibi görünmekle birlikte mücadele edilmemiştir. Şehitler veren Türk halkı da; “demokratikleşiyor” ve “özgürleşiyoruz” ve “ayrımcılık, asimilasyon ve inkâr politikalarına son veriyoruz” söylemleriyle oyalanmış, bütünlüğünün, etnisite ve mezheplere göre ayrıştırıldığını anlayamamıştır. Yine bu dönemde, “AB’ye uyum sağlıyoruz” denilerek, devletimizin kuruluş esaslarına ve anayasamıza aykırı yasal, idari ve fiili düzenlemeler yapılmak suretiyle, örgütün talepleri bir bir yerine getirilmiştir. Bu arada devlet kadroları yeteneksiz yandaşlarla doldurularak, güvenlik zafiyeti oluşmuştur.

Kamuoyu bu tartışmalarla uğraşırken, PKK/KCK ve arkasındaki dış odaklara açık, bazen de onların gözetiminde (Oslo gibi) sürdürülen görüşme ve müzakereler sonucunda, ülkenin bölünmesine dair, “çözüm süreci” adı verilen yol haritası hazırlanmıştır. 2013’te uygulamaya giren bu yol haritası, 2015 Dolmabahçe mutabakatı ile hukuki bir çerçeveye oturtulmak istenmiştir. Türkiye’yi yönetenler içeride de dışarıda da batağa saplamışlardır. Su gibi kan döken, şehirleri harabeye, vatandaşları da felakete sürükleyen bölücü terör ve terörizm ile topyekûn mücadele şarttır. Varlığımız tehlikedir

Haziran seçimlerinden bu yana yaşanan kanlı saldırılar, gerçeklerin görülmesini sağlamıştır. Karşımızda, zaaf içinde bir yönetim siyaseti ve Türkiye’yi parçalamak isteyen, dış güdümlü hain bir terör örgütü ve siyasi uzantıları vardır. Terör örgütünün içerideki adı PKK/KCK, dışarıdaki adı PYD/YPG’dir. İmralı’daki bölücübaşı, Kandil’deki eşkıya güruhu, TBMM ve bölgedeki partileri, STK’ları, medyası, para kaynakları ve dış destekleriyle, örgüt bir bütündür; mücadele de bu bütüne karşı, çok yönlü olarak yapılmak zorundadır. Devletimizin gücü doğru kullanıldığı takdirde, bunların hepsini tepelemeye yeterlidir. Ama bu yapılmamaktadır.

Ne yapılmalıdır

Her şey çok açıktır. Bataklıktan çıkışın acil tek yolu görünüyor, o da; siyasi iktidarın ülkenin olağanüstü şartlarda olduğunu kabul ederek, gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi, acilen sıkıyönetim ilan etmesidir. Böylece, bütün dünyada olduğu gibi, bölücü terör mücadelesinde, devletin görevli uzman kurum ve organlarının önünü açmış olacaktır.

İyi bilinmelidir ki, Türkiye’nin kaybedecek zamanı yoktur. Mazeretler, bahaneler üretilmesine, ülkeyi gerecek suçlama ve kuru nutukları dinlemeye tahammülü kalmamıştır.

Saygılarımızla.

Milli Düşünce Genel Merkezi

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları