Aklın, o uzun hac yolculuğu

İnsanlığın kutup yıldızları olan peygamberler, kendini ve Tanrı’yı arayan insanlara, hem kendi akıllarıyla hem de Tanrısal destekle yol göstermişlerdir. Hz. İbrahim, akıl ve vahyin birlikte insana nasıl yol gösterebileceğini yaşayarak hem öğrenmiş hem de öğretmiştir. Hz. Muhammed, ‘aklı olmayanın dini de yoktur’ derken, İslam’ın akıl temelli bir din olduğunu belirtmiştir.

DOĞRULARIN PEŞİNDE
Her insan, aklını önyargılardan arınmış olarak, doğru verilerle yürüyerek kullanırsa, mutlaka ‘doğru’ya ulaşır. Akıl, insana doğruyu gösterir. Ancak, aklın yolculuğu, belki de yaptırım gücü olmadığı için, çoğu zaman uzun ve çetin bir yolculuktur. Belki de bu yüzden, insanın ‘uyarılma’ya ve vahyin desteğine ihtiyacı vardır. Kur’an, hakikati bulmak için/ Allah için bütün gücüyle çalışanlara, Allah’ın ‘Allah’a varan’ yolları göstereceğine dikkat çekmektedir. (29/69) Gerçekten de önemli olan, samimiyetle hakikatin, doğruların peşinde olmaktır. Akıl yolu, gerçekten de, en zor, en meşakkatli yoldur. Vahiy, çoğu zaman yolculuğu kısaltmaktadır.

ATEİZMİN BABASI FLEW
Hiçbir insanın ilgisiz kalamadığı bu çok yönlü ‘arayış’ sürecinde, bazen ilginç isimlerin derin izlerine rastlamaktayız. Bunlardan birisi, ömrünün önemli bir kısmını ateizmi temellendirme konusuna harcayan ancak 84 yaşındayken, “yanılmışım ‘Tanrı varmış’ diyen, ünlü İngiliz filozof Antony Flew’dir. Onun yaşadığı değişim ve dönüşümü biraz yakından anlamaya çalışalım. Antony Flew (1923-2010), 20. asırda, adı ateizmle anılan ünlü filozoflardandı. Kendisini ‘negative atheist’ diye tanımlardı. 1957’de kaleme aldığı ‘Theology and Falsification”’ (Teloloji ve Yanlışlama) onu tanrıtanımazlık konusunda meşhur etti. O, 2004’te 84 yaşındayken, DNA ile ilgili araştırmaların geldiği noktayı da hesaba katarak, evrendeki düzenin arkasında bir yüksek ‘Akıl’ olması gerektiğini ilan etti. Ünlü ateist, kendi ifadesiyle ‘verilerin peşinde’ ‘inancın değil, muhakemenin yolculuğu’nun sonunda Tanrı’nın varlığında karar kalmıştı. Antony Flew diyor ki, ‘Tanrı’yı keşfedişim inancın değil, muhakemenin bir yolculuğudur.’ (Yanılmışım Tanrı Varmış, 93)

 

Yazının devamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz

http://www.aksam.com.tr/aklin,-o-uzun-hac-yolculugu-3427y.html

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*