ATATÜRK DÜŞMANLIĞININ ARKA PLANI

Son yıllarda tek ortak noktaları Türk düşmanlığı olan, kendilerini Türk kabul etmeyen mankurt Türkler, bazı İslamcılar, liberaller, Komünistler, PKK’lı ve PKK seviciler Atatürk’e karşı yoğun bir düşmanlık kampanyası yürütüyorlar.

Bu cephenin Atatürk düşmanlığı, salt onun şahsına değildir. Zira onun naçiz vücudu elbette toprak olmuştur. Bu şer cephenin Atatürk düşmanlığının temelinde Atatürk’ün kurduğu tam bağımsız ve bağlantısız, antiemperyalist yerli ve millî Türk devletini hazmedememiş olmaları yatar.

Bu saydığım gruplar, içerdeki işbirlikçi dahilî bedhahlardır. Bir de asıl olarak haricî bedhah olarak Haçlı Siyonist emperyalist cephe var. Onlar da Atatürk’ü sevmezler. Zira Atatürk, onların bu coğrafya üzerindeki bütün sömürgeci ve emperyalist emellerine, Haçlı gayelerine set çekmiş, bütün istila ve işgal projelerini çöpe atmıştır.

Mesela bu bağlamda haricî bedhahlardan bazıları, Atatürk üzerinden Türk milletine olan kin ve nefretlerini şöyle kusuyorlar:

“Yapılması gereken, Atatürk’ün hem din hem de Kürt düşmanı olduğu fikrini yaymaktır.” (Kurt Ziemke). Tam da bugünlerde liberal, komünist, bir kısım İslamcı ve PKK’lı güruh Atatürk’ü İslam ve Kürt düşmanı olarak takdim ediyorlar.

Haçlı Batının Atatürk’ü İslam düşmanı ilan etmesinin altında, Müslümanları, dindarları Atatürk üzerinden Türk düşmanı yapmak ve kendi saflarında kolayca kullanılabilir bir kitleye dönüştürmek yatıyor. Bu doğrultuda beyinleri yıkanmış bir kısım İslamcı görünümlü güruhun Atatürk düşmanlığından hareketle nasıl Amerika ve Avrupa Birliği kölesi haline geldiklerini gördük.

Yine aynı şekilde Atatürk’ü Kürt düşmanı göstermelerinin sebebi Kürtleri, Atatürk üzerinden devlet düşmanı yapmak gayesi yatıyor. Nitekim bugün baş belası olan PKK, tamamen Batı destekli bir projedir. Batı, millî Türk devletini tasfiye işini hem PKK’ya hem de Türk düşmanı haline getirilmiş bir kısım İslamcı etiketli zavallı güruha havale etmiş durumdadır.

Bir başka emperyalist şeytan şöyle diyor: “Türkiye Atatürk’ün mirasını reddetmelidir.” (Samuel Huntington). Bu ibişin bizim reddetmemizi istediği miras, Atatürk’ün tam istiklâlci millî Türk devletidir. Zira bağımsızlıkçı, emperyalizme ve sömürüye karşı çıkan millî Türk Devleti, emperyalist Batının ülkemiz üzerindeki şeytanca emellerinin karşısında kuvvetli bir duvardır. Batının ülkemizi ve coğrafyamızı kolayca sömürebilmesi için Türklerin Atatürk merkezli istiklalci ve milliyetçi Türk ruhunu terk etmesi gerekiyor.

Müslümanların, İslamcıların yanında görünerek bu kesimleri Atatürk üzerinden millî Türk devletine karşı kışkırtma soytarılarından biri de şöyle diyor: “Atatürkçülük öldü, Nurcular ileri!” (Paul Henze)

Emperyalist Haçlı Siyonist Batının akıl hocası olan ucube yaratıklar, Atatürk’ün kurduğu istiklalci, yerli ve millî Türk devletini ortadan kaldırmayı temel hedef olarak koymuşlar. Bu amaca ulaşmak için her kesimi kullanmak istiyorlar.

Bu bağlamda Osmanlıcı bile görünebiliyorlar. Mesela Osmanlıcının önde gideni havasındaki gerzek Graham Fuller: “Kemalizme son verin, Osmanlıyla övünün” diye bize emir veriyor. Bu herifin Osmanlıyı zerre kadar sevmediği, haddi zatında Osmanlılık diye bir derdinin olmadığı, tek derdinin Osmanlılığı öne sürerek Atatürk’ün kurduğu şahsiyetli, millî Türk devletini yıkmak olduğunu herkes bilir.

Hem dışarıdan hem içerden Türk düşmanlarının Atatürk üzerinden Türk düşmanlığı yaptıklarını bütün Türkler iyi anlamalıdır. Bu kesimlerin Atatürk’ü sevmemelerinin sebebi, Atatürk’ün kimlik ve kişiliğini ortaya koyan şu sözüdür:

“Biz ne Bolşeviğiz ne de Komünist; ne biri, ne diğeri olamayız. Çünkü biz milliyetperver (milliyetçi) ve dinimize hürmetkârız.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*