Bankaların sorunlu kredilerinde son durum – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______19 Temmuz 2017_______

Bankaların sorunlu kredilerinde son durum

Milli Düşünce Merkezi
Paylaş:

Ekonomide “John Ahmet’in devri daim makinesi” şöyle çalışıyor: Hazine, bankalar ve gücü yeten şirketler dışarıdan ucuz borç alıyor. Yetmezse Merkez Bankası’ndan yardım isteniyor. Bankalar bunların üstüne mevduatları da ekliyor. Sonunda Hazine’ye, KOBİ’lere, tüketicilere, kredi kartı sahiplerine; konut/otomobil almak isteyenlere kredi veriliyor.Böylelikle kamu ve özel sektörün yaptığı tüketim ve yatırım harcamaları artıyor. Ekonomi büyüyor. Ama üretken yatırımlar yeteri kadar çoğalmadığı için yeteri kadar istihdam yaratmadan büyüyor.

Buraya kadar olan bölüm, işin zevkli tarafı.

Ancak bir de eğlencenin sonrası var. Borçların geri ödeme zamanı gelince her borçlu aynı davranışı gösteremiyor.  Kimi yeteri kadar gelir elde edemediği için, bir kısmı diğer borçlarına öncelik tanımak zorunda kaldığı için, bazıları da ödemek niyetinde olmadığı için borç taksitlerini zamanında ödemiyorlar.

O zaman partide sarhoş olanları ayıltmak, zurna gibi olanları birinin evlerine götürmek lazım. Bu görev her zaman ve her yerde kamu hazinelerine düşüyor.

Şimdi gelin, bu bilgiler ışığında bizdeki kredi rakamlarına bakalım.

Geçen yılın son çeyreğinde, Türkiye’de kredilerin yıllık büyümesi yüzde 8-9 civarlarındaydı. Bu oran bu yıl haziran sonu itibariyle yüzde 18’leri geçti. Özellikle yılbaşından sonraki artış dikkat çekiyor. Artışın nedenini artık hepimiz biliyoruz: Hazine destekli Kredi Garanti Fonu (KGF).KGF’nin verdiği kefaletle 180 milyar liralık kredi dağıtıldı.

Yapılan yorumları izliyorsanız bu hareketin, büyümeyi destekleyici, zamanında ve doğru yapılan bir işlem olduğu konusunda gittikçe artan bir söylem göze çarpıyor.

Kanımca haklılar.

Nedenini aşağıdaki tabloda göreceksiniz.

Tablo 2012-2016 yılları itibariyle, bankaların sorunlu kredilerini içeriyor. 2016 yılına ait veriler, alacak imkânı kalmadığı için bilançodan silinerek, varlık yönetim şirketlerine satılan kredilerin 30 milyar liraya ulaştığını (toplam sorunlu kredilerin yüzde 19,7’si) gösteriyor. Bir önceki yıla göre artış yüzde 23 olmuş.

Ödemelerinde sıkıntılar olan ama yeniden vadeye yayılan, yapılandırılan kredilerin toplamı 64 milyar lirayı geçmiş (toplam sorunlu kredilerin yüzde 42,2 si). Buradaki yıllık değişim yüzde 62 ile büyük bir orana ulaşmış.

Banka bilançolarında görünen tahsili gecikmiş alacaklar da 2016 sonunda 58 milyar lira olmuş (toplam sorunlu kredilerin yüzde 38,1’i).

Böylelikle toplam sorunlu kredilerin toplamı 152 milyar liraya ulaşmış. Bu rakamın yıllık artışı ise yüzde 36,6 olmuş. Verilerin kapsadığı dönemin en büyük artışı.

Tabloda sorunlu kredilerin toplam kredilere ve özkaynaklara oranı da görülüyor. Toplam kredilere oran yüzde 8,8 ile en üst düzeyde. Görüldüğü gibi rakam her yıl artıyor.

Dahası sorunlu kredilerin özkaynaklara oranı yüzde 50,7 ile bir zirveye çıkmış. Bu oranın anlamı basit. Teorik olarak, bir kredi batarsa mevduat sahibini korumak için sermayeden ödeme yapılır.  Dolayısıyla özkaynakların verilen kredilerin belli oranında olmasına gerek vardır.

Veriler de gösteriyor ki, eğer KGF devreye girmeseymiş bankacılık sektörü kredi verme konusunda çok istekli olamayacakmış. Uzun zamandır KGF kefaletleri konusunda Hazine Müsteşarlığı’nı ikna etmek için çaba gösteren sektörün talepleri karşılık görünce, yeni krediler hızla dağıtılmaya başlanmış. Ekonomiye can suyu olmuş. Büyüme artan gelirlerle değil borçlarla ivme kazanmış.

Şimdi resmin son halini görmek için yılsonunu, geri ödemelerin başlayacağı günleri bekleyeceğiz. Hızla çoğalan kredilerin tahsili de aynı hızla devam ederse, hem bankalar hem de Hazine derin bir nefes alacak, rahatlayacak.

 

HAKAN ÖZYILDIZ

 

 

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları