Dünyayı ve doları anlamak için… Hakan Özyıldız yazdı – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______24 Mayıs 2018_______

Dünyayı ve doları anlamak için… Hakan Özyıldız yazdı

Paylaş:

Yıllar önce, 1970’li yıllarda, Mekteb-i Mülkiye’de (AÜ-SBF) memleket meselelerini tartışırken sık sık; “Önce dünyayı anlamak lazım. Sonra Türkiye’yi tahlil etmek kolay” denirdi.

Günümüzün küreselleşen dünyasında, özellikle ekonomide yaşananları anlamanın önemi eskisine oranla birkaç kez daha arttı. Bugün ekonomik ilişkileri, enerjiyi, finansı, emtiayı, mal ticaretindeki gelişmeleri çözmeden uluslararası ilişkilileri anlamak, politika üretmek neredeyse imkânsızdır.

Böylesi iddialı bir söylemde bulunmamın ana nedenlerinden birisi, günümüz dünyasında sermaye ve mal oldukça geniş bir serbestlik içinden hareket edebiliyor. (Emek için tam tersi bir durum söz konusu). 1990 sonrasında yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak sermeye sınır tanımaz hale geldi. Teknolojik gelişmelerinde yardımıyla dakikalar içinde dünyayı dolaşıyor. Sabah Tokyo’da, Hongkong’ta Singapur’da işlem gören para, öğlen Londra’ya, akşam da New York’a transfer ediliyor.

Dünyada para hareketlerini daha iyi anlatabilmek için birkaç rakam vermek isterim.

Önce bir karşılaştırma yapabilmek için dünya mal ticareti verilerine bakalım. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) istatistiklerine göre; dünyada 2016 yılında toplam mal ticareti 67 trilyon dolara yaklaşmış. Bu rakam 2017 yılında 74 trilyon dolar olmuş. Büyük bir artış değil.

Buna karşılık merkez bankalarının bankası BIS (Basel International Settlements) dünyada yapılan döviz işlemlerine ilişkin verileri çok dikkat çekici. Dünyada OTC (Tezgâh üstü) piyasalarda sadece bir günde yapılan toplam döviz işlemi 5,1 trilyon dolar. Bunu 250 iş günüyle çarparsanız, yıllık döviz işlemleri toplamı 1,3 katrilyon dolara ulaşır.

Aşağıdaki tablo, 1995- Nisan 2016 arasındaki dönemde üç yıllık aralıklarla derlenen verileri gösteriyor. Tabloda toplam döviz işlemlerinin yanı sıra, spot işlemleri, dolar işlemlerin payını ve döviz işlemlerinin ne kadarının İngiltere’de ve ABD’de yapıldığını içeriyor.

Önce toplam döviz işlemlerine bakalım. Görüldüğü gibi 2007 yılında %72 gibi bir artış var. Ardından 2009 Küresel Krizi geliyor. Öte yandan iki dönemde azalış var: 2001 ve 2016. İlki Kriz yılı. İkincisi ise merkez banklarının likidite çekeceklerini açıkladıkları döneme rast geliyor. Benzeri durum spot (efektif alım-satım, kredi verme vb.) işlemlerde de görülüyor.

Tabloda ikinci üzerinde durmak istediğim konu, spot işlemlerin giderek azaldığı, diğer bir bakış açısıyla swap, opsiyon ve future gibi türev ürünlerin işlem hacimlerinin çoğaldığı. Bu bize klasik mevduat-kredi tipi klasik bankacılık işlemlerinin öneminin azaldığını gösteriyor.

Diğer bir konu, dünyada dövizli işlemlerde doların ağırlığı. 1995 yılında yüzde 83’ü dolar olan işlemlerde 2016 yılında yüzde 88’e yaklaşmış. Anlayacağınız ABD dolarının finans piyasalarındaki hâkimiyeti her geçen yıl artmış.

Ancak dövizli işlemlerin yapıldığı yerlere bakınca çok daha ilginç bir resim ortaya çıkıyor. İşlemlerin büyük çoğunluğu dolar üzerinden ama Londra’da yapılıyor. 1995’te toplam işlemlerin %40,5’i Londra’da yapılırken, 2016’da bu oran %47,5’ğa çıkıyor. Diğer bir deyimle Londra dünyanın finans merkezi. Belki de “merkeziydi” demek lazım. Çünkü Brexit’ten sonra bu özelliğini kaybedeceğini iddia edenler var. Ama Londra’ya New York rakamlarını da eklerseniz dünyadaki döviz işlemlerin %73’ünün bu iki merkezde yapıldığı ortaya çıkıyor.

Bu veriler bize, dünyanın artık mal hareketi ile değil para hareketi ile yönetildiğini gösteriyor. Diğer bir deyimle dünyayı hem ekonomik hem de siyasi olarak anlamak için, eskiden olduğu gibi mal ticaretini değil para ticaretini bilmek gerekiyor. Bunu bilmeyenin, bırakın ekonomiyi anlamasını, siyasi seçenek üretmesi bile imkânsız.

Paylaş: