DÜŞÜNCELER… – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Bahattin Karakoç vefat etti

Büyük şair, değerli insan Bahattin Karakoç vefat etti.
-
_______19 Ağustos 2016_______

DÜŞÜNCELER…

Talat Şalk
Paylaş:

15 Temmuz hain darbe teşebbüsü önlendi. Ön planda Fethullah’a bağlı subaylar görünüyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisini, Emniyet Müdürlüğünü, Cumhurbaşkanlığı Sarayını bombalayanlar, Gölbaşı’nda 50 kadar Özel Harekâtçı polisi şehit edenler, Genel Kurmay Başkanını Jandarma Genel Komutanını saf dışı bırakanlar, Özel Harekât Birliklerine el koymak isteyenler, Cumhurbaşkanını Marmaris’te kaldığı otelde öldürmeye gidenler, önlerine çıkan silahsız halka ateş edenler ve yüzlercesini şehit edenlerin tamamı Fethullahçı subaylardır.

İçinde yetiştikleri ocağa ihanet eden komutanlarına Türk Milletine silah doğrultan bu hainlerin yalnız olmadıkları, arkalarında küresel güçlerin olduğu, küresel güçlerin yönlendirmesiyle darbeye teşebbüs ettikleri belliydi. Bu hainler küresel güçlere hizmet ederken benim, milletimiz için en büyük tehlike gördüğüm PKK’ya da hizmet ettiklerinin herhalde bilincindeydiler.

Aydınlık Gazetesinin 15 Temmuz tarihli nüshasındaki haberden anlaşıldığına göre darbe teşebbüsünün olduğu gün A.B.D’nin dış işleri bakanı John Kerry Moskova’daydı. Görüşmeler sırasında bir ara Kerry, Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov’a “Mekanizma çalışmaya başladı. Erdoğan gidici” demiş. Tabii kastettiği darbecilerin harekete geçmiş olduklarıydı.

Darbe, çok iyi planlanmıştı. Ama darbeyi planlayanlar Türk Subayının kahramanlığını, milletine bağlılığını, cumhuriyet ilkelerine inandığını vatan söz konusu olunca fedakarlığını hesap etmemişlerdi.

Darbenin olduğu gün Havacı Korgeneral Mehmet Şanver’in kızının düğünü vardır. Mehmet Şanver muharip Hava Kuvvetleri ve Hava Füze Savunma Komutanıdır. Hava Kuvvetleri Komutanı ve Hava Kuvvetleri Generallerinin yarısından fazlası düğündedir. Darbe teşebbüsü haberini alır almaz Mehmet Şanver ve diğer Generaller bir odaya toplanırlar. Mehmet Şanver hemen kararını verir. Kendisine bağlı savaş uçaklarını Eskişehir’den kaldırtır ve Akıncılar Hava Üssündeki pisti bombalatır. Akıncılar Hava Üssündeki pistin kullanılamaz hale gelmesi darbecilerin planlarına darbe vurur.

Özel Kuvvetler Türk Silahlı Kuvvetlerinin özel eğitimli birlikleridir. PKK’nın en korktuğu birlikleridir. Darbeci General Semih Terzi bu birlikleri de emrine almak ve darbecilere katmak istemektedir. Bu amaçla Özel Kuvvetler Karargâhına gelir. Bu sırada Özel Kuvvetler Komutanı karargâhta değildir. Astsubay Ömer Halisdemir karargâhta nöbetçidir. Komutanına telefon eder. “Komutanım Özel Kuvvetlere geldiler. El koymak istiyorlar. Ne emredersiniz”. Özel Kuvvetler Komutanı “Ömer, sana güveniyorum. Gereğini yap” diye emir verir. Kahraman Astsubay bir saniye tereddüt etmez. Silahını alır. Dışarıya çıkar ve darbeci Generali tek kurşunla vurur, öldürür. Ömer de darbeci generalin arkadaşlarının açtığı ateşle şehit olur.

Ömer Halisdemir, attığı tek kurşunla sadece darbeci generali öldürmemiş, darbecilerin ümitlerini de öldürmüştür.

Ömer Halisdemir şehitlik mertebesine ermiş, Türk tarihinin unutulmazları arasında yerini almıştır.

Kurmay Albay Sait Ertürk ve arkadaşı Piyade Albay Davut Ala gecenin unutulmazlarındandır. Bu iki komutan yanlarına aldıkları 3 polis ve 3 uzman çavuşla kendi insiyatifleri ile 66’ıncı Zırhlı Tugaya giderler. Amaçları Zırhlı Tugayın darbeye destek vermesini önlemektir. Dışarı çıkmak isteyen Zırhlı Birlikler ile çatışmaya girerler. Kurmay Albay Sait Ertürk şehit olur. Piyade Albay Davut Ala da yaralanır. Fakat bu iki kahraman albayın müdahalesi ile 66’ıncı Zırhlı Tugayın darbecilere destek vermesi önlenmiş olur.

Darbeciler Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne saldırmış, Emniye Müdürlüğünü bombalamış ancak, teslim alamamışlardır.

Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler darbecilere kahramanca direnmişlerdir.

Saat 22.00 sıralarında 1. Ordu Komutanının televizyonda konuşması darbe teşebbüsünün Türk Silahlı Kuvvetlerinin Emir Komuta zinciri içinde yapılmadığını, darbeyi yapanların Silahlı Kuvvetlerin içinde küçük bir grup olduğunu, isyanın en kısa sürede bastırılacağını söylemesi halka güven vermiştir. Darbenin bastırılmasında 1. Ordu Komutanının televizyonda yaptığı konuşmanın önemli yeri vardır.

Genel Kurmay Başkanı kendi makamında darbeci general ve subaylar tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Elleri bağlanmış, boğazı kemerle sıkılmıştır. Darbeciler sonradan TRT’de okuttukları bildiriyi Genel Kurmay Başkanına imzalatmak istemişlerdir. Genel Kurmay Başkanı direnmiş, darbeci generallerin hazırladığı o bildiriyi imzalamamıştır.

Genel Kurmay Başkanı eğer o bildiriyi imzalasaydı belkide birçok birlik darbecilere katılır, darbenin bastırılması daha zor olurdu.

Darbeciler televizyonda okuttukları o bildiriyi Genel Kurmay Başkanlığı olarak imzalamışlardır. Altında Genel Kurmay Başkanının imzası yoktur.

Bildiriyi dinleyince hemen kararımı verdim. Bu darbe teşebbüsü sabaha kadar bastırılır diye düşündüm.

Darbenin bastırılmasında Cumhurbaşkanı tarafından sahaya sürülen sivil vatandaşlarımızda etkili olmuştur. Fakat darbe yüzde 95 silahlı kuvvetlerimizce bastırılmıştır.

Buna rağmen darbe sonrasında takınılan tavır yanlıştır. Darbeye teşebbüs edenlerin silahlı kuvvetlere sızmış Ergenekon, Balyoz ve casusluk davalarından sonra önemli görevler alan FETÖ’cü ve Amerikancı bir grup general ve subay olduğu anlaşıldığı halde silahlı kuvvetlerimizin tamamının darbeci olabileceği gibi bir düşünceyle hareket edilmiştir.

Kışlaların önüne çöp kamyonları, vidanjörler konulmuştur. Çöp kamyonlarının vidanjörlerin kışlaların önüne konması sadece silahlı kuvvetler mensuplarımızı değil, bütün milletimizi rencide eden uygulamalardır.

Kanun hükmünde kararnamelerle Genel Kurmay Başkanlığı Cumhurbaşkanlığına Kuvvet Komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığına, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İç işleri Bakanlığına bağlanmıştır. Askeri okullar Harbiye ve kurmay eğitimi veren okullar kapatılmıştır. GATA ve askeri hastaneler Sağlık Bakanlığına devredilmiştir

Emekli generaller kanun hükmünde kararnamelerle yapılanların yanlış olduğunu komuta birliğinin bozulduğunu Genel Kurmay Başkanlığının işlevsiz hale getirildiğini söylemişlerdir.

Bu konuda emekli Tümamiral Soner Polat’ın Aydınlık Gazetesinde önemli bir yazı dizisi yayınlandı. İlgililere bu yazı dizisini okumalarını tavsiye ederim. YAŞ’ın yapısı da değişmiştir. Bu değişiklik de sakıncalıdır. Biz, Balkan Savaşını askerin siyasete karışması sebebiyle kaybettik. YAŞ’ın yeni oluşumu da askerimizin siyasete bulaşma tehlikesini taşımaktadır. Bu konuda birdaha düşünülmelidir.

 TALAT ŞALK

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları