DİYARBAKIR’DA ZİYA GÖKALP’İ YAKMAK – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______19 Ekim 2014_______

DİYARBAKIR’DA ZİYA GÖKALP’İ YAKMAK

Osman Erenalp
Paylaş:

Özellikle 1980 öncesi ülkücü milliyetçi camianın hemen her toplantısında okunan, okundukça heyecan uyandıran, sembol olmuş bir şiiri vardı. Hatırlayalım;

Şamil Kafkas dağlarının hürriyet güneşidir.

Şamil, Atatürk’ün özbeöz kardeşidir.

Şeyh Şamil’i bilmeyen Ata’sını ne bilir.

Güne uyarlarsak;

Gökalp Türklüğün güneşidir.

Atatürk’ün de, Şamilin de, öz kardeşidir.

Gökalp’ı bilmeyen Türklüğü ne bilir.

O ki “Türkçülüğün Esaslarını” yazan no temellendiren kişidir.

Atatürk’ün “fikir babam” dediği bir isimdir.

Ziya Gökalp’ı Diyarbakır’dan silmeye çalışmak şimdiye kadar olanlardan öte anlam ifade eder. Onu hedef almak Atatürk’ü hedef almaktır. Onun müzesini kül edenler Anıtkabir için de aynı emeli besleyenlerdir. Sivas’ta Madımak otelini yakanlarla ortak paydada buluşanlardır. O ortak payda “Temeli yüksek Türk kültürü ve kahramanlığı” olan Türkiye Cumhuriyetidir, Atatürk’tür. Birliğimizin, dirliğimizin ortadan kaldırılmasıdır. Orada ateşe verilen Türkiye Cumhuriyetinin fikir temelleridir

Sivas’ta Madımak Oteli yakmak nasıl ki şehirliye mal edilemezse, Diyarbakır’da Ziya Gökalp müzesi yakmak da Diyarbakırlıya mal edilemez. Bir “süreç” başlatılmıştır. Türklük silinmeye çalışılmaktadır müze nezdinde.

Kerkük’te başlatılmıştı o iş önce. Nüfus kayıtları yakılıp yok edilmişti Türkmenlerin. Baktılar ki tepki yok. Kâr kaldı yanlarına yaptıkları. Devamı geldi sınırın bu tarafında. İçerden de destek geldi kendilerine.

Devlet eliyle “Ne mutlu Türküm diyene” tabelası söküldü şehrin girişinden. Türk Bayrağı indirildi onun ardından garnizon direğinden. Atatürk heykelleri ateşe verildi. Büstleri söküldü, tekmelendi. İş geldi okulların yakılmasına kadar dayandı. Sonrası ne olur onu bekleyip göreceğiz.

Kültür bakanı “çocukların kitaplarını yaktılar” diye tepkisini gösterdi. Büyükler için kitap yokmuş demek ki orada.

Hayır, sayın bakan, çocuk kandırmak olur o. Aynı ilde Türk askerine ilk kurşunu sıkan hainin heykeli dikildiğinde de benzer tepki göstermişti bir diğer meslektaşınız. “fiberglastandı zaten” denmişti onun için de.

Alışık olmadığımız gelişmeler oluyor ülkede. Milli mücadele öncesi gördüğümüz tablonun post modern versiyonu bu kez.

Atatürk’ün Gençliğe hitabında sergilenen manzaranın yaşanmayacağını düşünürdük ki yanılmışız. O vasiyeti oturup bir daha okunmanın zamanıdır. Okumalı ve gereği yapılmalıdır.

Sokağa çıkılmalıdır bunun için. Misliyle karşılık vermek için değil. Ziya Gökalp seti almak için. Açıp okumak için. Oyunu doğru anlamak anlatabilmek için.

Bilgiyle kurulan devlet bilgiyle yaşatılır ancak.

Gökalp’ın dizeleriyle noktalayalım. Niçin hedef alındı, anlamaya yardımcı olacaktır.

Türklüğün vatanı bir.

Dini bir vicdanı bir.

Fakat hepsi ayrılır

Olmazsa lisanı bir

Onun için 35 okul yakıldı, “35 yaş şairinin” ilinde. Bu satırların sahibinin de doğup büyüdüğü ilde. Kemikleri sızlatıldı Süleyman Nazif’in. Ali Emiri Efendinin. Celal Güzelses’in.

Müzesi yakılabilir, yıkılabilir. Ancak Türklük var oldukça Gökalp de var olacaktır. Fikirleri meşale olacak, önünü aydınlatacaktır her Türkün. Ondan kimsenin şüphesi olmasın.

“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne de Türkistan;

Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir Turan” 

Ruhu şad olsun.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları