ERMENİ KAMPANYALARINI SEYREDEMEYİZ – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Bahattin Karakoç vefat etti

Büyük şair, değerli insan Bahattin Karakoç vefat etti.
-
_______12 Aralık 2014_______

ERMENİ KAMPANYALARINI SEYREDEMEYİZ

Sadi Somuncuoğlu
Paylaş:

Sadi SOMUNCUOĞLU                                           12 ARALIK 2014

 

Emperyalistlerin, Osmanlı Devletini parçalamak amacıyla “size Doğu Anadolu’da devlet kurduracağız” yalanıyla aldatıp kullandığı Ermenilerin hikâyesi oldukça acıklı ve karışıktır.

Bu, 1774’de başlayan oyunun, yoğun katliamlara sahne olan 1914, I. Dünya Savaşı ve sonrasına, 1920’ye kadar süren 240 yıllık uzun bir hikâye. Sonunda Ermeni kimliği, Türk’e karşı “nefret ve kin” kimliğine dönüşmüştür. Bu marazi dönüşüm, emperyalistler için bulunmaz bir hazine olarak görülmekte ve kullanılmaktadır.

Bunun yeni örneği, Ermeni çetelerinin 1992’de, dünyanın gözleri önünde kardeş Azerbaycan’ın Karabağ bölgesini işgal ederek, Hocalı’da sivil masum halka soykırım uygulamasında görüldü. Bu utanç verici işgal ve soykırımı seyredenler; 100 yıl öncesinin acılarını, yalan, iftira ve tertiplerle saptırarak, Doğu Anadolu’muza göz koyan yayılmacı Ermenicilere her türlü desteği vermekte ve Devletimize baskı yapmaktadırlar. Bu haksız saldırganlığa karşı ne yapılmalıdır diye kafa yoran Hollanda vatandaşı, şuurlu Türk evladı Sefa M. Yürükel’den dün bir mesaj geldi.

Teşekkür ediyor, kısaltarak aynen yayınlıyoruz.

“Çağrı: Tüm Dünya Türkleri;  dernek, kuruluş ve mensuplarına.

Ermeni Meselesi konusunda, 2015 Anavatan Savunması için görüş, eylem, takvim ve önerilerim:

2015 yılında Anavatanı savunmak için; tehciri (resmi adı Sevk-i İskân)savunma ve emperyalizm destekli Ermeni örgütlerinin 1914’ de Anadolu’da ve Kafkasya’da; 1992’de Karabağ’da,  Türk ve Müslüman halklara karşı soykırım yaptığını anlatmak; onunla beraber Ermeni terör örgütleri tarafından şehit edilen Türk lider ve diplomatlarını anmak; onlara sahip çıktığımızı göstermek ve dünya kamuoyunu aydınlatmak, yönlendirmek ve çalışmaları bir takvime bağlamak için önerilerim kısaca şunlardır:

1. 1915 yılında; 1914 ve 1992 yıllarında, emperyalist destekli Ermeni çetelerinin Anadolu ve Karabağ’da yaptıkları Türk ve Müslüman katliam ve soykırımlarını dünyaya anlatmak için taarruz stratejisi ile hareket edilmelidir.

2. Taarruz stratejisi ve eylemi; Rus, Osmanlı, Fransız, İngiliz, Alman, Ermeni ve diğer arşivlerdeki bilgi ve belgelere dayalı olmalı ve Vatan savunması ekseninde yapılmalıdır. 

3. 28 Ocak’ta Strazburg İnsan Hakları Mahkemesinde Fransa, İsviçre, Ermenistan ve Ermeni örgütlerinin müdahil olarak yer alacağı ve haklılığımızı gösteren Doğu Perinçek’in, ‘Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır’  konusunda daha önce aldığı önemli kararın temyizi için yapılacak duruşmada; bizim merkezi olarak koordine edilip bütün dünyadan uçak ve otobüslerle Mahkeme önünde olmamız gerekiyor. Böylece haklı davamızın arkasında olduğumuzu bütün dünyaya göstermeliyiz.

4. Konuya ilişkin olarak 1914-1915/1918-1920 yılları arasında Anadolu’da Türk ve Müslüman sivil insanlara yapılan işkence, katliam ve soykırımlar ile 1992 yılında Karabağ’da Azerbaycan Türklerine yapılan soykırımları birlikte anmak için bir gün belirlenmeli ve bu günü tarihte ve günümüzde Türklere yapılan soykırımlarla birlikte TÜRKLERE SOYKIRIM günü olarak ilân edilmelidir. Benim önerim, Talat Paşa’nın şehit edildiği 15 Mart olmalıdır.

5. Emperyalist kışkırtma ve desteklerle Ermeni örgütleri tarafından yapılan işkence, katliam ve soykırımlarla ilgili olanlar tespit edilmeli ve haklarında tazminat ve ceza davalar açılmalıdır. Birçok mağdur ve yakını bu konuda bilgisizlik ve ilgisizlikten dolayı haklarını arayamamıştır. Bu konunun kapanmadığını, belgelerle ortaya koyarak gerekli hukuk mücadelesini yapmalıyız. Böylece büyük bir insanlık faciası hakkında dünya kamuoyunu da; yayınlar, konferanslar, toplantı, gösteri ve sergiler düzenlemek suretiyle bilgilendirmiş olacağız. 

6. Ermeni terör örgütleri tarafından şehit edilen diplomat ve devlet adamlarımızı, şehit edildikleri yerlerde ve günde anılmalı ve şehit edildikleri yerlere pirinçten, mermerden anıt dikilmelidir. Şehitlerimizin mezarları  ziyaret edilmelidir. İbadethanelerimizde, şehitlere mevlit okutulmalıdır. 

7. Şehit edilen diplomat ve devlet adamlarıyla ilgili davalar açılmalı ve müdahil olunmalıdır.

8. Taarruz stratejisi gereği,  25-26 Şubat’ta Karabağ ve Hocalı katliam ve soykırımı ile ilgili Ermenistan Büyükelçilikleri ve diğer misyonları önünde protesto gösterileri düzenlenmeli ve siyah çelenkler konulmalıdır. Azerbaycan Büyükelçiliklerine ve diplomatik misyonlarına kitlesel taziye ziyaretleri yapılmalıdır.

9. Eylem yılı dolayısıyla Türk devlet büyükleri ve diplomatlarının vurulduğu yerlere 1 Mart’ta çelenkler ve karanfiller bırakmalı ve bu konuda kitlesellik sağlanmalıdır.

10. 15 Martta Talat Paşa, Dr. Bahattin Şakir ve Azmi Beylerin Berlin’de şehit edildikleri yerden başlayan, Avrupa çapında Berlin Merkezinde bir miting yapılmalı. Türk Şehitliğindeki mezarları kitlesel olarak ziyaret edilmeli. Tehcirin insani bir tedbir olduğu anlatılmalı ve Anavatanın haklı davasına sahip çıktığımız yaygın medya aracılığıyla dünyaya ilan edilmelidir.

11. 24 ve 25 Nisan günleri, Ermeni örgütlerinin eylem yapacağı Türk Büyükelçilikleri ve diplomatik misyonları önünde kitleler halinde nöbet tutulmalı ve dünyaya biz buradayız ve Anavatanımızı savunuyoruz denilmelidir. 

12. Tüm eylemlerde kitlesel olmaya önem verilmeli, aynı zamanda medyada kendi fikir ve faaliyetlerimizin yer bulması için çalışacak,  bulundukları ülkenin dilini iyi bilen, görevliler hazırlanmalıdır.

13. Taarruz stratejisiyle ilgili olarak çeşitli dillerde, sosyal medya ağları açmalı ve etkili olarak kullanılmalıdır.

14. Eylemler, Türk Devletleri, Rusya, Avrupa, Asya, Amerika, Afrika ve Avusturalya’daki Türk dernekleri tarafından birlikte yapılmalıdır.

15. Diğer milletlerden STK’lar, medya kuruluşları, belediye meclisleri ve milli meclisler ziyaret edilmeli ve bu insanî mesele sözlü ve yazılı olarak ilgililere anlatılmalıdır.

16. 1914, 1915, 1918-1920 döneminde yaşanan facialar, 1992 Karabağ-Hocalı soykırımı, konularında 20’şer kişilik gruplara eğitim verilmeli ve bilgiye dayanan kalıcı potansiyel yaratılmalıdır. Bu sayede kitlelerimiz de hızla bilinçlendirilmiş olacaktır. 

17. Bu çalışmalarda milli bilinçle hareket yegâne şart sayılmalıdır. Mitinglerde ve etkinliklerde Türk, Azerbaycan vb. bayrakların dışında bayrak ve flama olmamalı, sloganlar, pankartlar önceden belirlenerek ağız birliği sağlanmalıdır. Tabi ki, afişlerde, düzenleyici ve destekleyici kuruluşların adları yer almalıdır. Ama, bu sadece afiş ve bildirilerde yer almalıdır. Mitinglerde değil. Ayrıca konu millî olduğu için, her hangi bir siyasi ya da sosyal grup sembolü, asla olmamalı ve öne geçmemelidir. Konuşmacılar dikkatle seçilmeli ve herkese hitap edebilmelidir. Ayrıca, güvenebilir, sınananmış, yabancı konuşmacılara, özellikle yer verilmelidir.

18. Kitleselliğe önem verilmeli, kendisini millî sayan hiç bir kuruluş ve şahıs dışlanmamalıdır. Diğer milletlerden dostların da katılımı sağlanmalıdır.

19. Yapılacak faaliyetlerle ilgili olarak, kişilerden ve kurumlardan, ticaret mensuplarından bağış toplanması önemlidir.

20. En son önerim ise; Avrupa’da, hem bulunduğumuz bölgelerde, hem de diğer ülkelerde ortak anlık hareketleri sağlamak ve etkili olabilmek için merkezi bir sekretarya oluşturulmalıdır. Bunun için, merkezi olması ve Türk nüfusunun yoğunluğu sebebiyle Almanya çok uygundur.

21. Bu programın uygulanması için aylara göre bir hareket planı hazırlanmalıdır. Saygılar Selamlar.

Teklifler böyle. Bu plan kendiliğinden işleyemeyeceğine göre, Türkiye’de bu konuda zaten çalışmakta olan Sivil Toplum Kuruluşları bir araya gelmeli; medya, siyasi partiler ve kamu kuruluşlarını da (Belediyeler gibi) devreye sokarak, mümkün olan işbirliğini sağlayıp, en kısa zamanda çalışmaları başlatmalıdır.

Not: 1) Hollanda’da bu konuda bir çalışma başlatılmıştır. Almanya’da ‘Avrupa Türkleri Dayanışma Konseyi’ de aldığı kararları önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracaktır. Sefa M. Yürükel, Lahey, Türklere Soykırımları Araştırmalar Vakfı Başkanı-Soykırım ve Terörizm Araştırmacısı- Sosyal Antropolog ve Etnograf. İrtibat: sefamyurukel65@gmail.com, Tel. 0031 6343710112- 0047 95298366

2) Türkiye Sivil Toplum Birliği, TÜRKBİR olarak, “Aldatılmış Kimlik” adı altında kapsamlı bir rapor hazırlanmıştır. Üyemiz Gürbüz Mızrak tarafından kaleme alınan rapor yakında, kitap halinde yayımlanacaktır.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları