“EVET” AMA “SAYILMAZ” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

-
_______14 Nisan 2016_______

“EVET” AMA “SAYILMAZ”

Osman Erenalp
Paylaş:

TV’ler siyah beyazken Erkan YOLAÇ buluşu bir oyun oynanırdı.“Evet- hayır”

Edepli,“erkânlıydı”.

Basit fakat eğlenceli oyundu.

***

“İnşallah kazanacaksınız.

Katiyen kullanamayacaksınız o iki kelimeyi. Sorularımıza makul, mantıklı cevap verirken başınızı emme basma tulumba gibi sallamayacaksınız.

Duydunuz zilin sesini” der başlatırdı.

–    Adınız?

–    Ahmet.

–    Ahmet mi?

–    Evet

–    (Zıplardı havalara)  Evet dediniz ve kaybettiniz. Yarışmacı üzülsün istemezdi. “Sayılmaz” deyip tekrardan başlatırdı.

–    Duydunuz zilin sesini. İnşallah bu kez kazanacaksınız.

–    Nerelisiniz?

–    Çankırılı.

–    Çankırılı mı dediniz?

–    Çankırılı dedim.

–    Evde çalışmış gibisiniz.

–    Hayır çalışmadım.

–    Hayır dediniz ve kaybettiniz.

***

Oyun bu şekilde sürüp giderdi. Mutat her hafta sonu izlerdik aynı oyunu. Sunucusu dilediği kadar “sayılmaz” diyebilir, oyunu baştan alabilirdi. Kimsenin de diyeceği olamazdı. Oyun sahipsiz kalınca onu siyasilerimiz oynuyor artık bugün.

Bir farkla.

Dün siyah beyazdı, bugün renkli.

Dün “yarışan”, bir de “yarıştıran” vardı. Bugün yarıştıran da yarışanda aynı şahıs. Kuralı koyan da, oyunun ortasında kural değiştiren de. Hakem de, hüküm verilen de…

“Evet” diyor oyunu kaybettiğini görüyor. “Sayılmaz” diyor başa dönüyor. Açıktan seyirciyle oyun oynuyor. Seyirci dersen o tam seyirci. Hep seyirci. Kurulmuş ekranın karşısına, seyrediyor sadece. Bir tepki yok. “Dur bakalım ne olacak?” Onu bekliyor.

***

Cevabı basit sorular.

PYD konvoyları içeridekilerin coşkulu tezahüratlarıyla topraklarımızdan geçirilmediler mi?

–    Yakıt ikmalleri, yemek masrafları bütçemizden karşılatılmadı mı?

–    Evet, ama Sayılmaz,

***

–    Şehir merkezlerine bu kadar mühimmat, bu kadar yığınak “zat-ı şahanelerinizin” yüksek müsaadelerinizle gerçekleşmedi mi?

–    Evet, ama sayılmaz

***

–    Oslo, Dolmabahçe, İmralı’da milletten gizli pazarlıklar sizin izniniz bilginiz dâhilinde yapılmamış mıydı?

–    Evet, ama sayılmaz.

***

  • İsrail’e, Rusya’ya diklendik ama dik duramadık değil mi?

Durum bugün değişik. Sayılmaz.

***

  • Dün savcısı idiniz bir kısım davanın, bugün oldunuz avcısı? Bu nasıl devlet adamlığı?

Evet, ama kumpasmış, oyunmuş hepsi.

Kandırılmışız.  Aldatılmışız. Sayılmaz.

***

Sonunu oynayanın da bilmediği bir oyun; “Ne yurtta sulhumuz kaldı ne de dünyada”. Sayısını unuttuk bu “ sayılmaz” “saydıklarınızın”. Varsa şayet bizim de bir “sayılmaz” hakkımız;

“Bu da devlet adamlığından sayılmaz.

S a y ı l m a z”

Yok, devlet geleneğimizde böylesi.

Budur bizim de buna cevabımız

***

Bir millet aklıyla bu kadar oynanabilir ancak. Kuzu bile tuz olmayan avuca iki kere gelir. Üçüncüde gelmez. Onun oyun olduğunu anlar. O ki oyundur, sonu gelecektir.

Her oyun gibi.

Allah insanı akıllı yaratmıştır.

Türk Milleti de akıllıdır.

Devlet geleneği vardır.

Büyük ve şerefli millettir.

O akıl o başı bulacaktır.

İlla bulacaktır.

Geçmişte bu böyle olmuştur.

Yine olacaktır.

Allah akıldan ayırmasın o yeter ki.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları