FAHRİ, “DİN ZABİTLERİ” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______12 Temmuz 2016_______

FAHRİ, “DİN ZABİTLERİ”

Osman Erenalp
Paylaş:

Ramazan gitti, bayram bitti.

O bir yumruk gitmedi hafızalardan.

***

Aylardan Ramazandı. Genç, çalıştığı işyerinin önüne çıkmış, sigarasını tüttürüyordu. Kırmızılı adam ona yanaştı, suratına bir yumruk salladı. Genç kuru kavak gibi yere devrildi. Olayın, 26 Haziran günü İstanbul Fatih semtinde meydana geldiği, gencin beyin kanaması teşhisiyle dokuz gün hastanede yattığı, yumruğu sallayanın ise serbest bırakıldığı haberi basınımızda yer aldı. Arife günü iftar saatine yakın verildi bu haber. Kaç kanalda verildi, onu da bilmiyoruz.

Nefret tazeledik ancak, her tekrarlandığında. Endişe ettik, kaygı duyduk geleceğimizden.

Akıl, izan, insaf, sahibi her vicdan, her mümin de aynı şeyleri hissetti, bundan eminiz.

***

İrlandalı turistin görüntüleri vardı benzer. Adam buzdolabının kapağını açarken içindekilerin dışarı saçılmasına sebep olmuştu. Büfe sahibi, çevre esnafı toplanıp onu haklamaya çalışmışlardı. Onun bir boksör olduğunu bilmiyorlardı. İçlerinden biri tek yumrukla yere serilince durum anlaşıldı. Görüntüler İrlandalının ününü ülke sınırları dışına taşırdı. Kahraman yapıldı adeta. İnternet oyunlarına malzeme oldu.

İkisi birbirinden farklı tabi. Bu ikincisinde elinde sopayla üstüne gelenler yoktu. Genç savunmasızdı. Sakalı, sarığıyla Acem halıcısı görünümlü zattan da şüphelenmemişti. Adamdan o darbeyi aldı. Şuursuz şekilde betona çakıldığı o görüntüler kaldı geride. Ne diyelim. Yiyecek ekmeği, içecek suyu varmış demek ki.

***

Din adına alışık olmadık irşat, tebliğ görevleri görmeye başladık ne yazık ki. Önce başkalarını değiştirmeye çalışan. Onlar için gayret gösteren. Onları “sırat-ı müstakime” davette bulunan.

Ama kendine dokundurtmayan.

Siyasi, sosyal hayatta, basında, eğitimde, açıkça görülmekte bu tavır, bu tutum. Kurumsallaşarak artmakta daha da.

***

“Yılbaşı tebliğcileri” vardı böyle, bundan birkaç yıl evvel. Asalı, fistanlı, sakallı, halleriyle eğlence merkezlerini dolaşmışlardı.

“Yılbaşı kutlamayınız, haramdır” diyerek “irşat” görevinde bulunmuşlardı. Karşı koyan çıkmamıştı. Vukuatsız tamamlamışlardı görevlerini.

Fahri din zabitleri“ diyorum ben bu gibilere. (Camilerde de bolca bulunur bunlardan) Sözümüz bu şekilde topluma nizamat vermeye çalışanlara:

Biliniz ki; Oruç gibi, onun kadar yerine getirilmesi, tutulması gereken başka emirleri de var yüce dinimizin. Bilir misiniz ki ne günaha batmışlar dolaşmaktalar -büyük, küçük- şehirlerimizin sokaklarında, caddelerinde… Her Ramazanda ve diğer on bir ayda. Ne kul hakkı yiyenler… Ne vergi kaçıranlar… Ne haksız kazanç sahipleri…

Dumanı tütmediği için göremediklerimiz. Görünür olsalardı onlar da keşke, o gencin üfürüğü kadar. Onlara da savurabilseydiniz o yumruklarınızı. O gibilerden de arındırabilseydiniz küçelerimizi, meydanlarımızı.

“Ne hak adamları varmış” der umutlanırdık biz de gelecekten.

Acısı tatlısıyla bir Ramazanı daha geride bıraktık. Namaz kılmayana “hayvan” diyerek, oruç tutmayanı “nakavt” ederek.

“Gönüller yapacaktık” halbuki.

Diyanetin belirlediği tema oydu.

Neye niyet, neye kısmet.

***

2023 yılına yedi yılımız kaldı.

  1. yılını kutlayacağız Cumhuriyetimizin kısmet olursa.

Bu kafa bizi o güne ulaştırırsa tabi.

Bir fiil ki “Allah rızası için işlenmiştir.

Bugün “yumruk” olur o

Yarın “kurşun”.

Günü geldiğinde “kelle almak…”

Yeterince “Işıdı” gözlerimiz.

O tek yumruk yetti bize…

Sağlıkla, afiyetle nice Ramazanlara inşallah…

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları