GALİP DEDE – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______11 Mart 2013_______

GALİP DEDE

Milli Düşünce Merkezi
Paylaş:

Kutsal bir dava, çetin bir mücadele, Hak yolunda gözlerini kırpmadan En Sevgiliye koşan bir Asım nesli, neslin nabzını heyecanla attıran fikir adamları… Çileyi anlatan, sorunlarımıza çözüm sorularımıza cevap olan, romantizmin doruklarındaki hayatını gerçeklerle yaşayan bir Dava Adamı… Arkadaşlarının Ağabeyi, Arkadaşlarının çocuklarının Galip Dedesi…

 

Kendi tabiri ile “Varlığını aşan üstün bir değer uğruna mücadele etmek” bu değer için kendinden vazgeçen, kendini unutan Galip Dede…

 
Rahmet ile andığımız bir büyüğümüz olan Dündar Taşer’in Romantik milliyetçiliği, yayan, yaşatan ve yaşayanlar! Bütün mermileri iten kudret, sizin eseriniz” diye bahsettiği romantizmi yaşayan, yaşatan ve yayan o mermileri iten güç olan Galip Dede…
 
“Hayat çizgisini değiştirmeden, ideallerinden taviz vermeden terk-i diyar edip Rahmet-i Rahman’a kavuşursa işte o zaman ‘O bir ülkücü idi’ denir.” Bizlere gerçek ülkücüyü anlatan, gerçek ülkücü Galip Dede…
 
”Allah şahittir ki, bilmem ne adasından da, darağacından da korkmuyorum; yalnız, sevgili Türkiye’me zarar gelmesinden korkuyorum. Gerçi demokrasiye bağlıyım, yaşamasını isterim; hürriyetimi de severim. Ancak milletimi, hepsinden çok severim.” diyerek millet sevgisini gösteren Galip Dede…
“Başka noksanlarımız da elbette vardır. Ama asıl noksanımız, yeterince sevmesini hâlâ öğrenememiş olmamızdır” derken“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız!” hadisini ihmal ettiğimizi, bu büyük noksanlığı gidermemiz için bizlere hatırlatan Galip Dede…
Yaşadıkları, yaşattıkları, dün bugün ve yarınımızı aydınlatan anlattıkları… O anlattıklarını birebir dinleyen, onunla beraber mücadele veren büyüklerimiz ne kadar şanslısınız. Bizler sadece sizden dinlediklerimiz, kitaplardan okuduklarımız kadar tanıyoruz Galip Dede’yi. Bir sakınca yoktur sanırım koskoca bir camiaya Ağabeylik yapan büyüğümüze, arkadaşlarının çocuklarının da dediği gibi Galip Dede dememde. Evet, kendisini göremedik ama fikirlerini ruhumuza işledik. Ülkücü olmaya çalışırken, inandıklarımızı, inançlarımızı temellendirirken onun fikirlerini kattık harcımıza. Anlatırken kendimizi, seçtik kelimelerimizi “Ülkücünün Çilesi”nden, ülkücü müyüz biz diye kendimize sorduğumuz da ise cevap bulduk “Ülkücü Olabilmek Ülküsü”nden. Milliyetçiliği senin nefesinle anlattık Fransız İhtilali ile öğrendiğini zannedenler ile cahiliye devri Arap kabileciliği ile özdeşleştirenlere.
 
“Uyuyanlara Ağıt” yaktın. “Derin bir uyku içindesiniz. Rahatsınız, huzurlusunuz, memnunsunuz! Olup bitenleri görememenin, uyandırılacağınızı düşünememenin keyfini sürüyorsunuz” dedin. Evet, koskoca bir milletin önemli bir kısmı uyuyor gaflet ile uyuyor bu gafleti dalalete dönüyor biran önce uyandırmalıyız ki sonu hıyanet olmasın. Bizler ise bir ülkücü adayı olarak uyandırmaya çalışıyoruz, uyandırırken dilimizde senin harcından olan kelimeler kullanıyoruz düne bugüne ve geleceğe ışık tutan o kelimeleri. Ağabeyliğini yaptığınız ağabeylerimizin desteği ile bunu da başaracağız. Elbette başaracağız yılmayacağız göğüs gereceğiz “ülkücülük devamlı bir fedakârlığı emrettiğinden, pek az insanın ulaşabileceği bir üstünlüktür” bu üstünlüğe ulaşmaya çalışacağız. Başbuğ Mustafa Kemal’in dediği gibi muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut.
 
Ülkülerimiz uğruna mücadele etmeye devam edeceğiz. İsterdik ki mücadelemizde yanımızda olasınız. İsterdik ki sorularımız sorunlarımız olduğu zaman heyecanla sizin yanınıza koşalım sizi gören ağabeylerimizin yaptığı gibi. Ama dünya fani, ölümlü, fikirler ise ölümsüz, geceye karışıp gitmiyor emanet bırakılan beden gibi. Bizlere yol göstermeye devam ediyor. Allah razı olsun bizlere yol gösteren büyüklerimizden bizlere ışık tutanlardan.
 
Ruh’un Şad olsun Dede mekânın cennet olsun. “Maddi zevklere tapanların en ustası olmaktansa, bir ömür boyu ülkü erlerinin peşinden gitmeyi, hep çırak kalmayı tercih ederim.” Sen ustasın Dede maddi zevklere tapan değil bir ömür boyu ülkü erleri yetiştiren bir usta. Yaptıkların, bildiğimiz kadar yaşadıkların, anlatılanlar kadar yaşattıkların ve okuduğumuz kadar yazdıklarınla, tarihte, bizlerin hafızasında derin izler bıraktın. En Sevgili’nin sancağının altında bizleri, yetiştirdiğin gençleri bekliyorsundur eminim. Selam olsun buradan kutlu davanın neferlerine.
Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları