İLK EMİR” PROBLEMİ ve ATATÜRK – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______10 Kasım 2016_______

İLK EMİR” PROBLEMİ ve ATATÜRK

Osman Erenalp
Paylaş:

İnsan şu dört kısım.

  • Okur-yazarlar…
  • Okumaz- yazarlar…
  • Okur- yazmazlar…
  • Okumaz- yazmazlar…

Beşincisi yok.

Sokaktan birini çevir sor;

“İlk emir” hangisi? diye.

“İkra”, (oku) der size.

Ama bismillah ilk emre muhalif. Direnç içinde, ona karşı.

“Okumam Allah okumam”.

Acı gerçek;

Kırk milyon insanımız eline kitap almadan dünyasını değiştiriyor.

Bunun manası şu;

“Ölürüm de okumam”

Denebilir ki;

“Onasıl laf?”

Her evde Kuran-ı Kerim var.

Ve onu okuyan milyonlar…

Allah var. Olmadığı hane yok. Ona saygıda hürmette, bir kusur da yok. El üstünde, bel üstünde tutulmakta her daim.

Buna eyvallah…

Ama nasıl okunmakta?

Arap harfleri harekelendirilmekte.

“Kelam-ı kadim” seslendirilmekte. Ondan ötesi yok. Neler anlatılıyor içerisinde, merak edildiği  bakıldığı yok

Merak edene, bakmak isteyene de müdahale var;

“Ehline bırak onu sen. O senin işin değil.”

Neden böyle bir giriş yaptık?

Bugün “10 Kasım”

Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 78.  yıldönümü. O, hiç şüphe yok ki baştaki dörtlü sınıflandırmanın birincisine dahil idi.“Hem okur,  hem de yazardı”

Okuduğu kitaplar üzerine ciltleri bulan araştırmalar var. Anıtkabir kütüphanesi orada. Dileyen gider görür. “Tarih” başta olmak üzere   dört bine yakın kitap okuduğu tespiti yapılmış.   Sayıyı abartılı bulanlar için  biz Düzce İl Halk Kütüphanesindeki fotoğrafın altındaki o rakamı kullanalım.

“ O, 3061 kitap okudu, 9 kitap yazdı. Ya siz?”

Çoğaltmalı, tüm okulların, kütüphanelerin duvarlarına asmalı aynısından. Şimdi herkes Allah için söylesin. Kaç fani bu kadar sayıda kitap sığdırabilmiş o kısa ömre.

Hangi devlet adamı?

Onun okuduklarının zekâtını okumadan ahkâm kesenler, durup da aynaya baksınlar, bir bunu düşünsünler. Cumhuriyet, “kitabi bilgi” ile, göz nuru ile öylece vücut buldu…Kanla ve ifanla..

Ne yapmıştır bununla o büyük insan? “İlke emre” uymuştur.

Onun gereğini yerine getirmiştir.

Onun imanını sorgulayanların sırt çevirdiğine… Kulak ardı ettiklerine…

O yüzden “Ruhuna Fatiha” diyorum, her “10 Kasım” günü ve yeri geldiğinde.

“İlk emre” uyduğu için…

Onu doğru okuduğu için…

İslam’ın son ordusunun muzaffer başkomutanı olduğu için…

Bir iman ölçüsü olan “vatan sevgisi”  en üst düzeyde olduğu için.

Bu mübarek toprakları tescilli vatan yapıp, tapusunu yeniden bu milletin eline tutuşturduğu için.

O yüzden diyoruz ki;

Rahat uyu, ey büyük devlet adamı…

Türk milleti sana minnettardır.

Bu milletin evlatları seni unutmayacaklar… Başkaları unutsalar, unutturmaya çalışsalar da…

Yokluğunu bu  “10 Kasımda” da bir kez daha hissettik.

Ruhun şad olsun.

 

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları