KARIŞTIR BARIŞTIR”A KARŞI “BİRLEŞTİR SAVUŞTUR” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______29 Kasım 2015_______

KARIŞTIR BARIŞTIR”A KARŞI “BİRLEŞTİR SAVUŞTUR”

Nurullah Çetin
Paylaş:

29 Kasım 2015

Haçlı Siyonist Batı emperyalizminin içinde bulunduğumuz coğrafyayı “karıştır barıştır” tezgâhına karşı Türkiye, bölgenin selameti ve geleceği için “birleştir savuştur” siyasetini hemen acilen devreye sokmalıdır. Emperyalist Haçlı Siyonist Batının, özellikle Tanzimat’tan bu yana Türk hâkimiyetindeki Osmanlı coğrafyasını, şimdi de Türkiye’nin de dahil olduğu millî İslam ülkelerini kolayca çökertmek, dağıtmak, parçalamak ve paylaşmak için bulduğu ve uyguladığı yöntem şudur: İslam ülkelerindeki toplumsal yapıyı etnik, mezhep, hayat tarzı, bölge farklılıklarına göre iyice ayrıştırmak, sonra bunları birbirine düşman etmek, iç savaş çıkarmak, kargaşa ve kaos ortamında kurtarıcı rolüyle Barış Gücü gönderiyorum diye gelip çullanmak. Uzun süre kalıp yeraltı ve yerüstü ne varsa bütün zenginliklerimizi yağmalamak, sonra giderken uzun yıllar telafisi ve tedavisi olmayan iç düşman kampların, kan davalısı grupların arenası halinde bırakıp gitmek.

Bu bağlamda Haçlı Batı, sömürgeleştirdiği Afrika ülkelerinde kabile çatışmalarını körükledi. Bugün hâlâ bu çatışmalardan yararlanarak oraların huzur ve sükûnete kavuşup kalkınmalarına izin vermeyerek sömürmeye devam ediyor. Bizde Balkanlarda Sırp, Bulgar, Yunan, Makedon, Arnavut, Boşnak, Türk, Müslüman, Hristiyan çatışmalarını körükledi ve 1912 Balkan harpleriyle buraların elimizden çıkmasını sağladı. 1914 Birinci Dünya Paylaşım Savaşı sırasında Arapları Türklere karşı kışkırttı. Arap-Türk düşmanlığı üzerinden Arap bölgelerini hem küçük devletçiklere parçaladı, hem Osmanlının hâkimiyetinden aldı, hem de halen devam eden haraç sistemini kurdu. Zira bugün Arap ülkeleri denilen Batının petrol şirketlerinin karakolları, bu haraç sisteminin bekçisidir. Aynı Batı, Afganistan’a, Irak’a, Libya’ya böyle girdi ve oraları haraca bağladı. Şimdi de Suriye’yi aynı etnik, mezhep ve bölge çatışmasına sürükledi. Çıkardığı kargaşayı güya bitirmek üzere Amerika’sı, Avrupa’sı, Rusya’sı, alayı birden gelip çullandılar. Suriye’yi bitirdikten sonra sıra Türkiye’ye gelecektir.

İstikalci Türk siyasi iradesi, gâvurun çıkardığı yangın kendisine sıçramadan önce hemen tedbir almalıdır. Önce Haçlı Siyonist gâvurunun içimizdeki kiralık katil çeteleri PKK ve IŞİD eşkiyaları tamamen temizlenmeli, en modern silah sanayimiz hızla geliştirilmeli, ülkemizi fiilen işgal etmiş olan Amerika, NATO üsleri tamamen gönderilmelidir. Sonra da Başbuğ Atatürk’ün 8 Temmuz 1937’de İran, Irak ve Afganistan’la imzaladığı Sadabat Paktı, günümüz şartlarına uyarlanarak güncellenip Irak, Suriye ve İran merkezî hükûmetleriyle hemen iyi komşuluk ilişkilerine dayalı olarak “Bölgesel Dayanışma İttifakı” hayata geçirilmelidir. Bu çerçevede ortak bir cephe halinde birleşip bölgemizi işgal etmiş olan Amerika, Avrupa ve Rusya’ya karşı büyük bir süpürme, kovma harekâtı yapılmalıdır. Bölgemizdeki Haçlı Siyonist ve dahi emperyalist işgalciler ve onların maşası, taşeronu, işbirlikçisi olan PKK dahil diğer terör örgütleri tamamen yok edilmelidir. Türkiye’nin ve bölgemizin selameti, huzur ve geleceği antiemperyalist tavırda birleşmiş Türkiye, Irak, Suriye, İran arasında yapılacak Sadabat Paktı benzeri “Bölgesel Dayanışma İttifakı”na bağlıdır. Bu bölgede ya hep birden paramparça olup gerek birbirimize düşerek gerek gâvur işgaliyle yok olacağız ya da hep birlikte derlenip toparlanarak birleşip emperyalist işgal çetelerine ve yerli işbirlikçilerine karşı ortak bir savunma ile ayağa kalkıp, hür ve şahsiyetli milletler olarak yaşayacağız. Bu işin öncülüğünü yapma kabiliyeti, eskiden olduğu gibi Türk milletinde ve devletindedir. Bölgesel yangını söndürmeye, gâvur fitne ve fesadını yok etmeye, bölgeye yeniden hayat vermeye bir Türk iradesi gerek!

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları