Kim kimlerle birlikte? – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

-
_______2 Nisan 2017_______

Kim kimlerle birlikte?

Ahmet Bican Ercilasun
Paylaş:

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere siyasiler (Cumhurbaşkanı için siyasi kelimesini kullanıp kullanmamakta tereddüt ettim.) referandum konuşmalarında birbirlerini birileriyle, özellikle terör örgütleriyle beraber veya aynı safta olmakla suçluyorlar. Gazetelerde, televizyonlarda, özellikle sosyal medyada da aynı mahiyette suçlamalar, çeşitli resimlemelerle yayımlanıp duruyor.

İktidar partisi mensupları, hayır oyu verecek olanları PKK ve FETÖ ile birlikte olmakla, en azından onlarla aynı safta bulunmakla suçluyor. PKK hayır diyor, FETÖ hayır diyor, bunlar da hayır diyor. Bunlar dedikleri CHP’liler. Bir de MHP’nin tutumuna muhalefet eden milliyetçilerle ülkücüler. Son günlerde PKK ve FETÖ’ye Almanya, Hollanda vb. Batı ülkelerini de ekliyorlar.

Hayır tarafı o kadar sert değil. Evet diyenlerin hepsini terörle birlikte olmakla suçlamıyorlar. Yalnız, iktidar mensuplarının suçlamalarına karşı, “Asıl siz terörle iş birliği yaptınız” diyorlar.

Şimdi meseleyi salim bir mantıkla değerlendirelim.

Ortada bir referandum var. Anayasa değişikliğiyle ilgili 18 maddelik bir paket halkın oyuna sunuluyor. Sadece iki şık var. Ya evet denilip değişiklik paketi kabul edilecek. Ya hayır denecek. Türkiye’de çeşitli siyasi ve ideolojik gruplar var. Çeşitli cemaatler ve tarikatlar var. Maalesef bazı terör örgütleri ve bunlara mensup gruplar da var. Elbette kendilerini, yukarıda saydığımız grupların hiçbirine mensup hissetmeyenler de var.

Şimdi… Yukarıda sayılan gruplara mensup insanların ve herhangi bir gruba bağlı olmayanların her biri, kendilerine göre farklı sebeplerle veya benzer sebeplerle değişiklik paketine evet veya hayır diyecekler. Bu durumda, evet diyenler, diğer evetçilerle birlikte olmakla suçlanabilir mi? Veya hayır diyenler, diğer hayırcılarla birlikte olmakla suçlanabilir mi? Ortada sadece iki seçenek olduğuna göre bence böyle bir suçlama yapılamaz. Her grup kendi zaviyesinden evet veya hayır diyecek. Diğer gruplarla birlik içinde olduğundan değil.

Yine de suçlamaların aslı var mı, diye bir bakalım.

PKK hayır diyor, FETÖ hayır diyor; CHP de hayır diyor, milliyetçi ve ülkücü gruplar da hayır diyor. PKK ve FETÖ’nün açıkça hayır ilanında bulunduğunu ben görmedim, işitmedim. Ama diyelim ki bu doğrudur. CHP’nin hayır dediği açıktır. MHP’nin tutumuna muhalefet eden milliyetçi ve ülkücülerin de hayır dediği açıktır. Bu durumda hayırcılar olarak bunların hepsi yan yana sıralanabilir. Ama iş birliği yaptıkları söylenebilir mi? İş birliği yaptıkları konusunda herhangi bir delil var mı? Tam tersine, hayır diyen parti ve milliyetçi gruplar, PKK’ya da FETÖ’ye de şiddetle karşı. Hem de iktidar mensuplarından daha büyük bir şiddetle karşı. Bunu açık açık da ilan ediyorlar. Karşı olduklarını söylemekle kalmıyorlar; iktidarı da bu örgütlere müsamaha etmek, hatta iş birliği yapmış olmakla suçluyorlar.

Evetçi olan iktidar mensuplarının durumuna gelince. Onlar FETÖ’nün lideriyle iş birliği yapmışlardır. İleri gelenleri bunu itiraf da edip yanıldık, demişlerdir. Yani bu durum, kendi itiraflarıyla da sabit olan bir vakıadır. PKK liderleriyle görüşmeler ve anlaşmalar yapmışlardır; hendeklere ve silahlanmalara müsamaha göstermişlerdir. Bu konu da itiraflarıyla ve yanıldık demeleriyle sabittir. Yani bu da apaçık bir vakıadır.

Karşılaştırırsak… Bir tarafta herkesin gözleri önünde olmuş, yapanların da itiraf ettikleri iş birlikleri, ortaklıklar, görüşmeler var. Fethullah’a “Hasret bitsin artık, yurda dön” çağrıları var. “Ne istediler de vermedik?” itirafları var. Çözüm süreci diye adlandırılan Oslo var, İmralı görüşmeleri var, Diyarbakır’da okunan Apo mesajları var, Habur var, Şivan Perver’li, Barzani’li toplantılar var. Dolmabahçe mutabakatı var. Bunların hepsi, hepimizin gözleri önünde olmuş hadiseler, vakıalar.

Diğer tarafta ise bunlara benzer hiçbir vakıa, hiçbir hadise yok. Sadece onlar da hayır diyecekmiş. Şimdi… Kimlerin iş birliği içinde olduğunu anlamak için hadiselere, vakıalara mı bakacağız; yoksa onlar da hayır diyor söylemlerine mi? Mesele açıktır; devlet imkânlarını seferber etmekle, güç kullanmakla, kabadayılıkla gerçekler örtülemez.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları