KORKMAYA DEVAM EDİN !!!

ata1

 ata1 KORKMAYA DEVAM EDİN!

 ÇÜNKÜ ‘ATATÜRK BİZİZ!’

 10 kasım 2011

 ‘Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır! Ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!’

 Böyle demişti.  Çevresine ve tüm vatana sızmış solucanların   O’nun ölümünden sonra hızla faaliyete devam edeceklerini biliyordu..  Aynı zamanda  bu milletin azmine ve İRADESİNE sonuna kadar inanıyordu.

 

 Bugünküne çok benzer  şartların içinden geçmiş, hıyanetin her çeşidiyle yüzyüze gelmişti..

 

 Anadolu fiilen işgal edilirken,  aynı zamanda çeşitli ‘cemiyetler’ vasıtasıyla içten çökertme operasyonu da devreye girmişti.

İngiliz Muhipleri Cemiyeti bunlardan biriydi…O yıllarda da   İngilizlere Muhabbet duyanlar para ve   güce “aşık olanlar İngilizlerle elele vermişti.

 

İngiliz Büyükelçiliğinin görevlendirdiği adamlar içerdeki  işbirlikçileri tespit etmekte hiç zorlanmadı..  Papaz  Frew ve Tercüman Ryan,  ve General Deeds   operasyonu yönetenlerdi,  kendilerine parmak kaldıran Sait Molla  başta olmak üzere bir çok hainle  elele verdiler.

 

İngiliz severler cemiyetini içerden biri kurmalıydı…  Sait Molla’da karar kılındı.:  Taktik: İslamcı tarikatlarla işbirliği yapılarak büyük kitleleri etkilemekti. Sonuç: ‘İngiliz İslamı ‘ olacaktı.

 

21 mayıs 1919’da Alemdar gazetesi  sevinçle İngiliz sever cemiyetin kuruluşunu ilan etti.    

Birkaç ay sonra Sait Molla,  Papaz Frew’a yazdığı mektupta  Cemiyetin gizli amaçlarını teyidetti.

1) Anadolu’da ayaklanmalar çıkarmak

2) Milli iradeyi felç etmek

3) Kurtuluş için tek yolun İngiliz himayesi olduğunu yaymak

4) Suriye, Filistin ve Irak’ı İngiltere’ye bağlamak için çalışmak!

Çalışmaları sonuç verdi… 1919 ve 20’de Aznavur isyanı,  Bolu- Düzce isyanları, Konya- Bozkır isyanı , Cemil Çeto Kürt isyanı, Pontus Rum isyanı, Yozgat, Zile isyanı İngilizlerden gelen altınlarla örgütlendi.. Devamı da gelecekti…

İngiliz Muhipleri Cemiyeti kurulduktan yaklaşık  bir yıl sonra İstanbul’u İngiliz çizmesi çiğneyecekti.. 16 mart 1920’de İstanbul İngiliz işgali altına girdi.  Türkler  sokağa çıkamaz hale geldi..  Cemiyet kısa zamanda o kadar etkili oldu ki 11 nisan 1920’de Osmanlı Meclisini kapattırmayı becerdi.

İngiliz sever Alemdar gazetesi, ‘Geçkaldılar!  Daha önce gelmeliydiler!’ demişti.

 

Papaz Frew, Sait Molla ile elele  İngiliz İslamını yaymaya başladı.  İngiliz muhipleri Cemiyetine mensup imamların sayısı çoğaldı, bu imamlar  Yunan İşgal kuvvetlerine destek vaazları  verdi, kendi milletinin katline seyirci kaldı!

 

Bu arada Şeyhül İslam Dürrizade’den,  sadrazamlara,  nazırlara kadar İngiliz parası cebine girmeyen hain kalmadı..

 

Anadolu’da Kurtuluş savaşı için şuralar toplayan Mustafa Kemal’in kellesini istiyorlardı.

 

Mütareke basını, Ali Kemal’in yazdığı Peyamı Sabah, İngiliz parasıyla çıkan Yeni İstanbul gazetesi, Refi Cevat Ulunay’ın Alemdar’ı, Anadolu’daki DİRENİŞ’i örgütleyen Mustafa Kemal paşa için ‘Cezası idamdır!’ mansetleri atmışlardı…

 

Padişah Vahdettin İngilizlerle gizli anlaşmalar yapıyordu..

BUGÜN,  ‘Zavalli saltanat’ın yürek burkan hikayesini yazanlar ve ABD adına Neo Osmanlı düşüncesine zemin hazırlayanlar bu gizli anlaşmaları gayet iyi biliyorlar…

 

Bu anlaşmalara göre Saltanat,

1)İngiliz mandasına girmeyi;

2) Bağımsız Kürdistan projesinin hayata geçmesini;

3) Hilafet nüfuzunun   İngiliz çıkarları için  diğer Müslüman ülkelerde kullanılmasını;

4) Türk milli kuvvetlerini bastırmak için  Hilafet ordusu oluşturmayı;

5) Kıbrıs’dan tümüyle vazgeçmeyi

12 Eylül 1919’da kabul etmişti.

 

İngiliz Severler Cemiyeti tek başına değildi..  Kürt Teali Cemiyeti de  Sait Molla ile eleleydi.  İngiliz kontrolündeki Askeri Nigahban Cemiyeti vatanseverleri yok etmekle görevliydi.

Sahte imamlarla Milli direnişi kırmak için uğraşan Teali İslam Cemiyeti de İngiliz parasıyla iş çevirmekteydi.

 

Türk Zabıta-i Hususiye Teşkilatı, İngiliz fonu ve  emriyle,  Mustafa Kemal’in yanında olanları ’avlamakla’ görevliydi.

 

Bugünde gerek İslam’ı gerek sol’u gerekse Türkçülüğe KULLANARAK   batıyla elele bu vatana ihanet edenler vardır.

 

Onlara   Sait Molla gibilerin sonunu hatırlatmak isteriz….

 

İngiliz Muhibi Sait Molla,  ve diğer işbirlikçiler  Paris’de, Roma’da  Atina’da,  Kahire’de  dolanmışlar, batılı devletler adına ajanlık faaliyeti yapmışlar,  vatansız ve şerefsiz olarak tarihin derinliklerinde yokolmuşlardır.

 

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘naçiz bedeni’ 73 yıl önce toprak olmuştur ama düşünceleri en taze şekilde bizlere yol göstermektedir.

O bizde yaşamaktadır ve bizimledir!

 

‘Siz ölürseniz biz naparız?’ diyen köylüye ‘Atatürk sensin!’ demiştir..

 

İçinden geçtiğimiz bu günlerin gelebileceğini düşünerek, yol haritasını NUTUK’da önümüze sermiştir.

 

Atatürk Biziz!’  Bu cümle bu milletin genetik hafızasında vardır… O nedenle üzerimizde olmadık oyunlar oynanmaktadır…Bu cümleyi sindiren bir millet,   İngiliz-  AB/ABD severlerin, İslam’ı Haçlılar için kullananların,  Atatürk’çülüğü Rotary, Lions masonlukla  biraraya getirenlerin pis oyuna gelmeyecektir!

Allah rahmet eylesin!

O’nu  AŞKLA anıyoruz!  O biziz, Biz O’yuz!

 

9 kasım 2011

 

 

Banu AVAR

banuavar@superonline.com

NOT: Nedim Çakmak’ın İşgal Günlerindeki  İşbirlikçiler kitabını  o günlerin hainlerini isim isim görmek için okuyun… Mustafa Suphi konusunda yazarla aynı fikirde değilim ama kitabın geneli son derece önemli..

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*