MÜNEVVER ÖZLEMİ – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______6 Ağustos 2014_______

MÜNEVVER ÖZLEMİ

Osman Erenalp
Paylaş:

Ülkenin bir “aydın” sorunu olduğu yazılıp çizilmiştir hep. Bu bakımdan “aydın özlemi” de diyebilirdik başlığa.

Azerbaycan Türkçesinde “aydın”ın karşılığı “ziyalı”dır. Işık saçan yani. 

Safahat’tan hatırlayalım;

Alemde ziya yoksa halk etmelisin halk!

Ey elleri böğründe yatan adam, kalk.

Münevverlerimiz vardı önceleri. (Kelime Ferit Develioğlu sözlüğünde 1. Tenvir edilmiş, nurlandırılmış, parlatılmış ışıklı, 2. Aydın, 3. Kadın ismi anlamlarına gelmekte) Aydın diye değiştirdik daha sonra.

Münevveri kalmadı belki de o yüzden. “Işık”tan “IŞID” anlayan ziyalılar var günümüzde. Siyaset hayatımıza, ticaret hayıtımıza, fikir hayatımıza riya, takıyye hâkim. At izi it izine karışmış durumda. Alan kör satan hırsız kantar ayarsız. Münevvere ihtiyaç her zamankinden daha fazla ama mumla ara sen bu tanıma uyanları. Azerbaycan’ın bir ziyalısı diyor ki bu cümleden;

Millet fertlerinin çokluğuna göre değil, mertlerinin çokluğuna göredir.

Çoğunluk (cumhur) önemli. Ancak azınlık önemsiz anlamı çıkmaz bundan. En değerliler azınlıktan da çıkabilir. Güç rakamla olacak olsa İsrail zehir edemezdi mübarek Ramazanı koca İslam âlemine.

Hz. Peygamber ve ona inanlar da ekalliyet idiler.

Aydınlar ocağına üye olarak aydın olunmuyor. Işığı olmadan neyi aydınlatsın?

Aydın odur ülkenin hayrına gördüğünü çıkıp da mertçe diyebilsin.  

Bir egemen emperyal devletin cesaret nişanı alarak da aydın olunmaz.

Nobel alarak da olmaz.

“Laf ebelerini”, “demagogları” köpürterek, gazete köşelerine oturtarak, sahibinin sesi kanallarda ekran gediklisi yaparak da olmaz.

Köpük biter, balon söner. “Millet malını deniz” görüp banknot balyalarını deniz feneriyle aydınlatarak da olmaz.

Aydın odur “dününü- gününü-önünü” görebilsin. Etrafına da göstersin.

Hakikate sadık kalsın.

İlim namusu olsun.

Milletin istikbalini kendi ikbalinden önünde tutsun. Güçlü bir Türkiye başta İslam âlemi için, diğer milletler için, insanlık için bir büyük kazançtır. Bunu unutmamalı.

Atatürk deha bir komutan, bir devlet siyaset adamı, bir o kadar da münevver birisiydi. Allah bu kadar özelliği bir arada bir insana pek az veriyor. Şükür ki Türk Milletine nasip oldu geçen yüzyılda. O münevver diyor ki:

Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki; Sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli’yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.”

Önemli bir seçim var bu Pazar günü. Cumhuriyetimize en tepeden muhafızlık edecek birini seçiyoruz

Millet kimi oraya oturttuğunu görmeli.

Kanla irfanla kurduğumuzu hileyle desiseyle yitirmemek için.

“Bilcümleye” bedel “cümleler” edildi kampanya müddetince.

“Üslubu beyan, ayniyle insan”

Arif olana bir cümle yeter.

“Sirke küpünden bal şerbeti sızmaz”. Siyasetin edep ile yapılabileceğini de gördük. Devlet adamlarımızın o edepten ne kadar nasiptar olduklarını da…  

İstiklal mi istikbal mi?

Edebiyat sınavı mı?

Edep sınavı mı?  

Çoğulcu parlamenter sistem mi?

Demokratik diktatörlük mü?

Yarışa katılanların dediklerine bakarsan hepsi millet menfaatine.  

Dün “devlet benim” deniyor millet inliyordu. Bugün “millet benim” denilip aynı şey yapılıyor

Başına ne gelecekse, kendi eliyle gelecek, getirecek

Bakalım başımıza neler gelecek?

Bu pazar ve her Pazar…

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları