NAZARBAYEV’İN BİLİNÇ PROJESİ – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

-
_______9 Temmuz 2017_______

NAZARBAYEV’İN BİLİNÇ PROJESİ

Ahmet Bican Ercilasun
Paylaş:

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, son 25 yıl içinde iki proje ortaya koydu: Siyasi Reform ve Ekonomik Modernleşme. 2017 Mart’ında üçüncü bir proje ilan etti: Kamu Bilincinin Modernleştirilmesi.

Yeni projeyi ilan ederken Nazarbayev şöyle diyor: “Hedefe ulaşmak için bilincimizin, her zaman önde olması, diğer bir deyişle bilincin, işten önce modernleşmesi ve yenileşmesi gerekir.”

Bu sözler önemli bir “fark ediş”in sonucudur. Önceki projelerin uygulanmasında bazı aksaklıklar ve yavaşlamalar fark edilmiştir; bunun sebebi de projelerin yürütülmesi için şart olan kamu bilincinin, gerekli ve yeterli ölçüde modernleşmemiş olmasıdır. O hâlde işten önce kamuda bilinç oluşturulmalıdır. Bu bana Gaspıralı’nın ünlü sözünü hatırlattı: Dilde, fikirde, işte birlik! Yani önce dil ve fikir, sonra iş.

Nazarbayev önce gerekçeyi ortaya koyuyor: Dünya gözümüzün önünde değişiyor ve bu değişmenin yönü de belirsiz. Bu duruma Kazakistan da seyirci kalamaz; kendi konumunu ve hedefini belirlemesi gerekir. Konum ve hedef şöyle belirleniyor: Millî kodlara sahip çıkarak değişime ayak uydurmak.

Tam bu noktada Batı Modernleşmesi’ne ciddi bir eleştiri getiriyor Nazarbayev: Batı, kendine has model ve tecrübesini, başka halk ve kültürlere mutlak bir şekilde dayatmaya kalkmıştır ve bunu, onların farklılıklarını dikkate almadan yapmıştır. Oysa her toplumun kendine has millî kodları vardır ve bu kodlar koruma altına alınmadan modernleşme yanlış olur. O hâlde geçmişin, günün ve geleceğin ufuklarını uyumlu şekilde birleştiren bir “millî hafıza platformu” oluşturulmalıdır.

Nursultan Nazarbayev, kamu bilincinin modernleştirilmesi için şunları teklif ediyor:

1. Rekabet edebilirlik kabiliyeti. Bu, milletin bölgesel ve küresel pazardaki değeridir. Ülkenin her türlü ürünü bu pazarlarda rekabet edebilir kalitede olmalıdır. Sadece maddi ürünler değil, eğitim, hizmet gibi entelektüel ürünler de.

2. Pragmatizm. Kötü alışkanlık ve ön yargılardan kurtulmak; millî varlık ve zenginliği net bir şekilde bilerek ondan hesaplı olarak faydalanmak ve geleceği buna göre planlamak. Yani israf yok, şatafat yok, çalım ve gösteriş yok, gereksiz lüks yok. Bunlara karşılık itidal, sadelik, ılımlılık, tutumluluk ve varlıkları yerinde kullanmak var.

3. Millî kimliği korumak. Bunun için millî duygu ve düşüncenin ufkunu genişletmek, ama küresel dünya ile bağdaşmayan hemşericilik, kayırmacılık gibi gelenekselleşmiş alışkanlıklardan da vazgeçmek. Milletin gelişmesine engel olan, geçmişin geriye doğru çeken ögelerinden kurtulmak.

                4. Eğitimin yükseltilmesi. Kazakistan on binlerce genci dünyanın önde gelen üniversitelerine eğitim için göndermiştir. Buna devam etmek ve eğitime ayrılan bütçe payını yüksek tutmak.

5.  Devrimci değil evrimci kalkınma.Sovyetler döneminde Kazakistan, kendi iradesi dışında bir modele zorlanmıştır. Bunun sonucunda da demografik, ekolojik ve kültürel felaketlere uğramıştır. Ancak bu dönemde sosyal gelişme de olmuş ve yeni bir aydın kesimi yetişmiştir. Bunlar dikkate alınarak evrimci bir kalkınma sağlanmalıdır.

6. Bilinç açıklığı. Dünyaya açık olmak, meslekî iletişim aracı olarak İngilizceyi öğrenmek.

Nazarbayev bu projeyle milletin önüne bazı hedefler de koymuştur: Latin alfabesine geçmek, sosyal ve beşerî bilim dallarında 100 ders kitabını Kazakçaya çevirtmek, Kazakistan’ın her bölgesinin tabiat, tarih ve kültür değerlerini ortaya çıkarmak ve bunları hem kendi toplumuna hem dünyaya tanıtmak.

05 Temmuz 2017’de, Türk dünyasının UNESCO’su olan TÜRK-SOY’da bu konuda bir konferans verdim. Bu yazı, o konferansın kısa bir özetidir. Nazarbayev’in konuşmasının tamamını okumanın, Türkiye Türkleri olarak bizim de ufkumuzu genişleteceğine inanıyorum.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları