PKK Eski PKK Değil

KARAYILAN, PKK’nın sözde eylemsizlik içerisinde olduğu bahar aylarında Çukurca’da askere, polise görev yaptırılmaması çağrısı yaptı. Yetinmedi Mayıs ayında Çukurca ve Uludere’deki askeri birliklerin PKK’ya saldırmamalarını, aksi takdirde karşılığını fazlasıyla vereceklerini söyledi.
Teröristler cari istihbarat yapıyor. Bizzat yaptıkları anlık gözetlemeler ve yerleşim birimlerinde düzenli çalışan istihbarat unsurlarıyla elde ettikleri bilgileri anlık eylemlerde kullanıyor.
Geçmişte korucularla karşılaşmaktan kaçınırdı. Şimdi ise Çukurca yolundaki pusu eyleminde olduğu gibi bazı korucuları eylemlerine ortak ediyor.
Artık zorla kırsala çıkarılan, sevdiğini alamayan veya işsizlik bunalımla PKK’ya katılan köylü gençlerden kurulu bir PKK yok.
Kırsalda koordinasyonu bilen, stratejik-taktik planlamalar yapabilen silahlı teröristler var. Şehirlerde yaşayan, lüks otel lobilerinde oturmasını bilen, alış veriş merkezlerinin kalabalığına alışık kısaca şehirlerin koşuşturmacasından ürkmeyen, giyimiyle, davranışıyla, konuşmasıyla şehirli gençlerden kurulu bir örgüt var.
PKK eskisi gibi saklanmıyor. Saldırıya geçmeden günler önce göstere göstere toplanıyor. Saldırılacak hedefin civarındaki köylüler, mahalleliler tavırlarıyla haber veriyorlar.
Geçmişte irtibat ve muhabere büyük ölçüde canlı kuryelerle sağlanırdı. Bugün ise internetle, cep telefonuyla, uydu üzerinden haberleşmeyle irtibat kuruyorlar. Günün teknolojisine sahip oldukları için de sayıları yüzlerle ifade edilen teröristlerce gerçekleştirilen eylemlerde irtibat ve muhabere engeliyle karşılaşmıyorlar. Dağlar, vadiler, geçitler haberleşmelerine engel değil artık…
Sözde ateşkeslerle geçen döneme kadar PKK’nın böylesine sayıca kalabalık ve ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırılar çok değildi. Silahlı saldırılarının büyük bölümü taciz ateşi ve pusu eylemleriydi. Şehitlerimizi saldırının ilk açılan ateşinde veriyorduk. Dolayısıyla şehit sayımız az oluyordu. Ancak şimdi artık saldırı eylemleri belirli bir planlama dahilinde askere, polise olabildiğince kayıp verdirmek için yapılıyor. Çatışma süresini istediği gibi uzatıyor. Ateş açıp geri çekilmiyor. Çatışma süresince saldırıyor, askeri savunmada kalmaya mecbur ediyor ve mevzilerine kadar ilerleyerek şehit sayısını arttırıyor. Gelecek takviyeden korkmuyor.
Asker de polis de öğretmen de görevini sonuna kadar yapıyor. Hattâ sadece onlar görev yapmıyorlar. Aileleri de onlarla birlikte! Bazıları eşlerinin, babalarının yanında, bazıları da memleketlerinde ama canlarının hep yanında onlarla birlikte aynı korkuyu, aynı endişeyi, aynı mahrumiyeti yaşıyorlar.

http://www.turksam.org/tr/a2504.html

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*