Şam’ın şekeri Arap’ın yüzü – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______29 Ekim 2018_______

Şam’ın şekeri Arap’ın yüzü

Osman Erenalp
Paylaş:

29 Ekim 2018

Kimse çekmemiştir İslam’ın onlardan çektiği kadar. Kimse verememiştir onların İslam imajına verdikleri zararı.Talihsizliğidir Allah’ın evinin, Hz. Peygamberin kabrinin onların kontrolünde bulunuyor olması.

Tarih kaydetmedi daha aklı tepelerinden Kralın Sarayı kadar yukarılardan Kabe’ye bakanını.

Çalışmadan, Allah vergisi “Petrolün”  üstüne, “Hac” gelirini ekleyip kazançlarını nereye koyacağını bilemeyenleri. Üretmeden, el atıyla çaka satanları. Paranın kirli ellerde ne kadar  da iğrenç olduğunu görmüş olduk sayelerinde.

Cülus merasimi olmuştu Veliaht Prensin (Sıfat takmış bir de kendine  hazret:  Hadimu’l-Harameyn eş-Şerifeyn. Sevsinler hizmetini senin)

Kartona yapıştırmışlar  Kralın resmini. Delmişler kol kısmını, geçmiş birisi arkaya, oradan uzanan  eli sıkıyor gelen geçen, kral niyetine.

Yıkamıyorlardır ellerini herhalde bir müddet, kokusu kaybolmasın diye.

İşte halk, işte kralı.

Görüntü, gösteriş, hepsi.

Cemal Kaşıkçı cinayetini öyle bir ayaklarına doladı ki Allah. Devletime teşekkür ediyorum tarihte benzeri görülmemiş bu planlı suikastı bütün ayrıntısı ile dünya kamuoyunun dikkatine sunduğu, gözler önüne serdiği için. Ne yapılmışsa devlet eli, devlet aklıyla olmuştu hepsi. Ne kadar kasap kadro kurduklarını göstermiş oldular böylelikle. Lime lime doğradılar “Kaşıkçı Elması” aradılar herhalde bedeninde o gazetecinin.

Yan yana gelmek istemem bu kafalarla doğrusu ümmet sıfatıyla dahi olsa. Gelen gelsin, seven devam etsin sevmeye. “Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü”.

Sevememiş hazmedememişlerdir oldum olası Türkleri. Saltanatlarını sallayacak, ipliklerini pazara çıkartacak kabiliyette olanlar bir onlar çünkü. O yüzden Atatürk’e, rejime bu kadar düşmanlıkları.  Uğramıyorlar Ankara’ya. İstanbul’a iniyorlar uçaklar dolusu müştemilatlarıyla. Şart koşuyorlar “İstanbul olursa geliriz” diye. Biz de uyuyoruz onların isteklerine ne hikmet ise.

İran’ın da yok onlardan bir farkı. Liderlerinin Anıtkabir siftahları yok daha.

Gören gözünü, düşünen aklını seveyim Atatürk’ün.

Gördü o çürümüşlüğü çekti çıkardı milletini o çıkmazdan. Açtı örtülen yüzünü İslam’ın Kur’anın, ruhuna manasına yönlendirdi Türk ümmetini Hz. Muhammet’in.

Sundu gözüne Suud’u dünyada İslam’ın temsilcisi gibi gören ve sananların. Örnek olmasını sağladı diğer Müslüman ülkelere de.

İngiliz’in aklıyla Vehhabilik diye mezhep icat ettiler.  Giydirdiler eğnine onu İslam’ın.  Budamaya başladılar geçmişle olan bağları. Unutulsun, kalmasın eskiye dair hiçbir şey diyerek.

Kabir taşlarını ortadan kaldırdılar izlerini silmeye çalıştılar sahabelerin.  Dayanmışlardı ki Hz Peygamberin kabrine, o yürekli ses engelledi yine.

(Nevzat YALÇINTAŞ merhum yazdı onu.  Ortaya çıkartılmadı o tarihi belge nedense. Yakıştırılamadı demek ki Peygamber sevgisinin bu derecesi Mustafa Kemal Atatürk’e.)

Bütün bunların ışığında diyorum ki o büyük devlet adamına 95. yıldönümünde kurduğu eserinin.

Seni bu millete bahşeden Allah’a hamdolsun.  Cumhuriyeti bize armağan kadronun ruhları şad olsun.

Bayramınız kutlu olsun.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları