ŞİVAN PERVER – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

-
_______11 Nisan 2017_______

ŞİVAN PERVER

Talat Şalk
Paylaş:

Şivan PERVER Devlet Güvenlik Mahkemesine sanık olarak getirilmedi. O’nu, hakkında birden fazla tahkikat yaptığım ve bölücülük propagandası yaptığı iddiası ile cezalandırılmasını istediğim şahsın yazdığı kitaptan tanıdım.

Perver ses sanatçısı, şarkılarını kürtçe söylüyor. Kendi diliyle şarkı söyleyebilir. Ancak şarkılarıyla devamlı bölücülük propagandası yapar. Şarkılarıyla çoğunlukla Türk polisinin, Türk jandarmasının güneydoğu halkımıza yaptığı baskıları anlatır, halkı devletimiz aleyhinde kin ve düşmanlığa tahrik eder.

Kitapta anlatılan bir olay beni çok düşündürmüştür.

Şivan PERVER Avrupa’nın büyük şehirlerinden birinde konser vermektedir. Söylediği şarkılarla yine bölücülük propagandası yapmakta, halkı Türk devletine karşı kin ve düşmanlığa tahrik etmektedir. O sırada sahneye seyirciler arasında bulunan bir genç fırlar. Genç aslında kürt asıllıdır. Şivan PERVER’in bölücülük propagandası yapmasına çok sinirlenmiştir, üzerine yürür. “sen burada kürtçülük propagandası yapamazsın, sen kürtçülük propagandası yaparsan ben de Türkçülük propagandası yaparım.” der. Şivan PERVER’in üzerine yürür. Araya girenler genci güçlükle durdurur.

Aradan birkaç yıl geçer Şivan PERVER Avrupa’nın bir başka büyük kentinde konser verecektir. Sahneye çıktığında bir başka genç de sahneye çıkar Şivan PERVER’i doğru yürür. Ama yürüyüşü dostçadır. “Beni tanıdın mı? Birkaç yıl önce konser verirken, kürtçülük yapıyorsun diye kızmıştım. Bende Türkçülük yaparım diye üzerine yürümüştüm. Ama sen haklıydın.” der. O genç aşılanmış, PKK bölücülüğünü benimsemiştir.

Selcan TAŞÇI 3 Nisan 2017 tarihle Yeniçağ Gazetesinde ki köşesinde Şivan PERVER’in “okumama izin vermezler” şarkısının sözlerine vermiş. “Kürdistan perişan, tutsak olmuş kürtler. Zulmün zorbalığın ve tutsaklığın uykusuna dalmışlar. İnsanlık nedir bilmiyor, düşman. Saldırın ve ele geçirin, boyunlarını kırın, pis murdarların. İçimizden kovun bunları. Yaşasın kürdistan, kahrolsun köleciler.” Şivan PERVER budur. Bölücülerin en önde gelen adamlarından biridir.

Sayın Başbakan biz Şivan PERVER’iz demiş. Bu sözü Şivan PERVER’i iyi tanımaması sebebiyle söylediğini düşünüyorum.

Celal TALABANİ, Mesut BARZANİ ve PKK liderlerinin aralarında anlaşmazlıklar vardır. Ama hayalleri olan büyük kürdistan kurma konusunda birlikte hareket ediyorlar. ABD’nin hedefi de kürdistanın kurulması, Güneydoğu ve doğu bölgelerimizi de kurulması hayal edilen kürdistan sınırları içinde görüyorlar. Güneydoğu ve doğu bölgeleri halkımızın tamamına yakını PKK’yı benimsememiştir. Türkiye’den ayrılmayı asla düşünmüyorlar, bunu açık olarak PKK teröristlerinin kazdığı ve el yapım patlayıcılarla doldurduğu hendeklerin Mehmetçik tarafından temizlenmesi sırasında gördük.

Milletimiz ülkesini böldürmez. Bir karış toprağını ABD’ye de PKK ya da, Barzani ve Talabani’ye de kaptırmaz. Burada yönetimin duruşu önemlidir.

ABD destekli PKK tehlikesi biz Şivan PERVER’iz demekle önlenemez. Türkler, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu’ya akın akın millet olarak gelmişlerdir. Yeni yerleşim yerleri kurmuşlar eski yerleşim yerlerine Türkleştirmişlerdir. 1200’lü yıllarda Anadolu’nun adı Türkiye olmuştur. Türkiye adını Anadolu’ya ticaret yapmaya gelen yabancı tüccarlar vermiştir.

Tabii, 1071 den sonra da Türkiye’ye çeşitli sebeplerden gelenler olmuştur. Uzun asırlar içinde bu gelenlerde de Türk milletine mensubiyet şuuru uyanmıştır.

Milletimiz, çeşitli sebeplerle kendi ülkesini bırakıp Türkiye’ye yerleşenlere kucak açmış, sonradan gelen başka soydan olan insanlara ayrı hukuk uygulamamış, Türklere uyguladığı hukuk neyse onu uygulamıştır. Bu, Selçuklu asırlarında da Osmanlı asırlarında da Cumhuriyet döneminde de böyle olmuştur. Şüphesiz bu uygulamanın Türkiye’ye sonradan gelen vatandaşlarımızda Türk milletine mensubiyet şuuru oluşmasında önemli payı vardır.

Şimdi yöneticilerimiz Türk milleti kavramını Anayasa’dan çıkarmaya çalışıyorlar. Bu düşünce yanlıştır. 1000 yılda mimari eserleri ile yazılı ve sözlü edebiyatıyla, musikisiyle Anadolu’ya mührünü vuran Türkleştiren Türk milletini yok sayamazsınız. Anayasa’dan çıkaramazsınız. Bu düşünce etnik ırkçıları cesaretlendirir. Bu düşünce yanlış ve tehlikelidir. Yöneticilerimizin bu konuyu iyi düşünmeleri gerekir.

 

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları