İstiklal Marşımız Eşsiz Bir Şiir Abidesidir – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______12 Mart 2013_______

İstiklal Marşımız Eşsiz Bir Şiir Abidesidir

Milli Düşünce Merkezi
Paylaş:

Bugün 12 Mart 2013 İstiklal Marşımızın TBMM’nde kabulünün 92. yılındayız.

            İstiklal Marşımız, “Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mizin” ebedi milli marşıdır.

İstiklal Marşımız, Türk Milletimizin Yüce Allah’a olan imanının ve imanın verdiği ümidin cesaret ve kahramanlığının ifadesidir.

İstiklal Marşımızın dini ve ulvî anlamını anlamamız için aşağıdaki bilgilere sahip olmamız gerekir.

1-    ŞANLI TÜRK TARİHİNİ ÇOK İYİ BİLMEMİZ GEREKİR: Türk Milleti tarihte hiçbir zaman esir edilememiştir. İstiklal marşımız, Türk Milletinin hür yaşama karakterinin, azminin hürriyeti için “dağ yırtmak” kudretinin yani Ergenekon Destanımızın bilinmesi gerekir.

Mustafa Kemal Paşamızın İstiklal Marşımız hakkındaki sözlerini kısaltarak sunuyorum:

“… Bu marş, bizim inkılabımızı ve inkılabımızın ruhunu anlatır. Bunu ne unutmak, ne de unutturmak lazımdır… Benin en beğendiğim yeri de burasıdır:

                            Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet;

                            Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin İSTİKLAL.

 

Benim bu milletten aslâ unutmamasını istediğim mısralar bunlardır. HÜRRİYET ve İSTİKLAL AŞKI milletimizin ruhudur. Efendiler, Türk’ün hürriyetine dokunulamaz.

TDK-sözlük sayfa 990: Bu eser, Türk Milletinin hürriyet ve İstiklal aşkının layemut (ölümsüz) abidesidir.” Mustafa Kemal

2-   DİL BAYRAĞIMIZ GÜZEL TÜRKÇEMİZİ İYİ BİLMEK GEREKİR. Çok güzel ve zengin olan dilimizin çeşitli anlamlara gelen söz ve söyleyiş incelikleri vardır. Türk halkının ince zeka ve zevki ile asırlarca işlenmesinden doğan kendine has ifade sırları vardır. İstiklal Marşımızda, 1. kıtadaki “şafak” gittikçe kararan akşam şafağıdır. Milletimizin içinde bulunduğu vahim durumu ifade eder. Ama son kıtadaki “şafak” gittikçe aydınlanan sabah şafağıdır. Ebedi istiklaldir. 4. kıtadaki “ulusun” sözü bir canavarın köpek gibi ulumasıdır. O canavarın eceli Mehmetçiğimizin elindedir. İğrenerek, aşağılayarak okumak gerekir.

3-  YÜCE İSLAM DİNİMİZİN TEMEL BİLGİ VE TERİMLERİ İYİ BİLİNMELİDİR. İstiklal Marşı’mızda “Hakk” Yüce Allah’ın adı ve imân vardır. Kuran’ı Kerim’den ayetler gizlidir. “Şehit”  var, “ezan” var.

4-    YAZILDIĞI “O KARA GÜNLERİN, ŞARTLARI”  MİLLETİMİZİN IZDIRABI, MÜCADELESİ VE HEYECANI BİLİNMELİ.

5-    YAZDIĞI GİBİ YAŞAYAN, YAŞADIĞI GİBİ YAZAN, GÜZEL İNSAN MEHMET AKİF’İMİZİ TANIMAMIZ GEREKİR.

  • Halk şairidir: Hasta, küfe, meyhane, mezarlık, bayram, Seyfi Baba, Kocakarı ile Ömer, Mahalle Kahvesi, Köse İmam vb. şiirlerindeki gibi.

 

  • Vatan ve Millet şairidir. Milli Mücadelemizin manevî önderidir. Balıkesir Zağanos Paşa ve Kastamonu Nasrullah camilerinde, vaazlar vermiş, Sevr’in kötülüklerini, tehlikelerini anlatmış. Mustafa Kemal Paşamız bu hususu teyit ve tebrik etmiştir. Çanakkale Şehitlerine şiiriyle şehide manevi türbe kurmuştur. Ordunun duası ve İstiklal Marşı şiirleri şehitlerin cebinden çıkmıştır.

 

 

  • İslam Şairidir: Kur’an’ı Kerim’den ayetler ve Hz. Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisi şeriflerini alarak şiir haline getirmiştir. Zümer suresi 9. ayeti: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Olmaz ya biri insan biri hayvan öyleyse cehalet denilen yüz karasından baştanbaşa kurtulmalı millet.” 24 Nisan 1913-Kırk Mısra

Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı

Asrın idrakine söyletmeliyiz İSLAM’ı

Kuru dava ile olmaz bu, İlm ister…

Hz. Peygamberimizin hadis’i şerifi: “haksızlığı susan dilsiz şeytandır.”

“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem”…

Sözünün eridir. (Pek çok örnekten bir tanesi) Baytar Mektebinde sınıf arkadaşı Hasan Efendiye verdiği sözü tutmuş önce ölen arkadaşının çocuklarını sahiplenmiştir.

  • Hem Şairdir, hem âlimdir: Berlin hatıralarında, “küçücük bir zerreden edecekler nâmütenahi (hudutsuz) enerji” diyerek atom’u bulacaklarını haber vermiş. Şiirlerinde ilime, bilime yer vermiş batır itikatları tenkit etmiştir.

 

ŞUBAT 1921 GENEL DURUM

 

Osmanlı ordumuz on cephede savaşmış içerden işbirlikçiler ve isyanlar ile Ermeniler ve Rumlar dışarıdan düşmanlar tarafından yıpratılmış borç batağında Çanakkale’de okumuş ve genç nüfusumuzu iki yüz elli bin şehit vermiştik. Aziz ve güzel vatanımız düşman işgali altında 15 Mayıs 1919 da Yunanlılar İzmir’i işgal ederek Ege Bölgemizi yakıp yıkarak, halkımızı öldürerek Ankara’ya doğru ilerliyordu. Güneyimizi İtalyanlar, Güneydoğumuzu Fransız ve İngilizler işgal etmişti. Mondros Mütarekesine göre ordumuz terhis edilip silahları elinden alınmıştı. Silahımız yoktu. Silah alacak para da yoktu. Düzenli bir ordumuz da yoktu. Mustafa Kemal Paşamız önderliğinde 23 Nisan 1920 de 1. TBMM’si kurulmuş yokluklar içinde vatanımızı kurtarmaya çalışıyorlardı. Milletlerarası münasebetlerde milli marş ihtiyacı doğmuştu. Müsabakaya Mehmet Akif’imiz işin içinde para olduğu içinde para olduğu için katılmamıştı. Para hayır cemiyetine verilecek diye çözüm bulununca Şubat 1921 de Altındağ Belediyesinin aşağısındaki Taceddin camisinin imam evi olan evde (Ankara’da ev sıkıntısı olduğu için Burdur milletvekili olan Mehmet Akif’imiz Karesi-Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Çantay, Konya Milletvekili Hafız Bekir Efendi 18 ay bu evde oturuyorlar. Bu evde Mehmet Akif’imiz İstiklal Marşı, Süleyman Nazif’e ve Bülbül Şiirlerini yazıyor.)

Akşam güneşi batmakta akşam şafağı kararmakta Mehmet Akif’imiz kahraman ordumuzu ve milletimize olan itimadı ile “korkma(endişe etme) Türk Milleti yok edilemez, al bayrak ebediyen dalgalanacak çünkü Yüce Allah’a iman edenlere zafer vaat ediyor. Yüce Allah’a iman eden milletimizin de istiklâl hakkıdır diyor.”

Merdivenden çıkınca sol taraftaki küçük odada yer yatağında yatmakta olan Mehmet Akif’imiz sabaha karşı uyanmış ilham gelmiş üçüncü kıtayı yazacak kağıt arıyor. Yok. Kurşun kalemle sağındaki duvara “Ben ezelden beridir hür yaşadım” diyerek birinci mısranın yarısında Türk Milletinin ezelden beri hür yaşadığını yani tarihini ve hürriyet azmini anlatıyor. Mısranın diğer yarısında iki kelime ile “hür yaşarım” diyerek Türk’ün ebedi istiklâl azmini ve geleceğini anlatıyor. “Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.” Diyerek Türk’ün hürriyeti için dağ yırtma kudretini anlatıyor ki: Bu bizim Ergenekon Destanımızdır.

4 üncü kıtada saldırgan, sömürgeci batının silahına karşı iman dolu göğsü galip gelecektir. Tek dişi silahı olan o canavar, köpek gibi ulusun dursun. 5,6 ve 7. kıtalarda vatan toprağının ve şehitliğin mukaddesliğini anlatıyor. 8. kıtada Yüce Allah’a niyazda bulunuyor. “ Ülkemizin Müslüman ülkesi olduğuna şahadet eden ezanlar susmasın, yabancıların pis elleri mabetlerimize değmesin.”

9 uncu kıtada Yüce Allah niyazını kabul edince mutluluktan (varsa) mezar taşım bile secde eder, yerden bedensiz ruhum Arş’a Yüce Allah’a kavuşurum diyor.

10 uncu kıtada (henüz Şubat 1921 Yunan’ı denize dökmeye19 ay var.) Yüce Allah’a olan imanı ve gönül gözü ile ordumuzun, milletimizin milli mücadeleyi kazanacağını ebedi istiklâli müjdeliyor. Bu kıtadaki “şafak” gittikçe aydınlanan sabah şafağıdır. Bu aydınlık şafaklarda bayrağımız ebediyen dalgalanacaktır. 2. kıtadaki nazlı hilal zafer kazanılmış şanlı hilal olmuştur. Zaferi kazandığımız için kanımızı da helal ediyoruz. Ebediyen milletimiz (ırkımız) ve bayrağımız bölünmeyecektir. Tarihte daime hür yaşamış olan ve Yüce Allah’a iman eden milletimizin ebediyen hürriyet ve istiklâl hakkıdır. İstiklal Marşımızın bütün kıtaları birbirine bağlı ve bir bütündür. Eşsiz bir şiir abidesidir. Bu eşsiz şiir abidesinin en güzel yeri de kahraman ordumuza ve milletimize ebedi müjde olan son kıtasıdır.

     

DEĞERLİ GENÇLERİMİZ

                        Türk Milleti içerden ve dışarıdan hiçbir zaman olmadığı kadar tehlikeler içindedir. Uyanık, birlik ve beraberlik içinde olalım. Türkiye Cumhuriyeti Devletimize, vatanımıza, milletimize, bayrağımıza, Dil Bayrağımız güzel Türkçemize, İstiklal Marşımıza sahip çıkalım. Sizleri çok seviyoruz. Avrupa’da 27 milletten insanla çalıştım. Sizin yüzünüzdeki “NUR” gözlerinizdeki “PIRILTI” dünyanın hiçbir gencinde yok. Sizleri Yüce Allah “TÜRK” ve “MÜSLÜMAN” olarak güzel yaratmış. Sizlerin güzelleşmeye ihtiyacınız yok yalnız: Türklük ve tarih şuuruna, ilime, bilime, vatanımızın yer altı ve yer üstü kaynaklarını üreterek ekonomik ve teknik bakımından kuvvetli ve zengin olma tam bağımsızlığa ihtiyacımız var muhabbetle kucaklıyor başarılar ve mutluluklar diliyorum.

 

Müfit ÖNER

Araştırmacı-Yazar

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları