Taliban Örgütüyle Müzakere, Güvenlik ve Uyuşturucu Sorunları – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______24 Şubat 2012_______

Taliban Örgütüyle Müzakere, Güvenlik ve Uyuşturucu Sorunları

Milli Düşünce Merkezi
Paylaş:
Afganistan’da güvenliğin sağlanması ve bu ülkeden kaynaklanıp küresel bir sorun haline gelen uyuşturucu ekimi ve ticaretinin ortadan kaldırılması, Taliban rejiminin yıkılmasından sonra öncelikli hedeflerdendi. Ancak, ABD’nin bölgeye yerleşmesi ve Taliban rejiminin yıkılması üzerinden on bir yıl geçmesine rağmen, ülkedeki güvenlik sorununun her geçen gün daha da kötüye gitmesi ve uyuşturucu ekimi ve ticaretinin daha da artması dikkat çekmektedir.
2001’de Taliban rejiminin yıkılması ile Afganistan’da başlayan “yeni dönemin mimarı” olarak bilinen ABD, başlangıçta uluslararası terör listesine aldığı Taliban örgütü ve onu destekleyen tüm unsurlara karşı savaş açmış ve kendisini adeta Afganistan’ın kurtarıcısı olarak göstermişti. Ancak zamanla, Afganistan sorununda “sadece askeri çözüm arayışlarının” yeterli olmadığı kanaatiyle, Taliban örgütünün isteklerine de kulak vermeye başlamıştır. Bu amaçla 2009’dan itibaren gündeme gelen barış çalışmalarıyla Taliban örgütü ile müzakere süreci nihayet 2011 sonlarında hayata geçirilmek istenmiştir. Bu çerçevede gündeme gelen, Taliban örgütünün farklı bir ülkede siyasi temsilcilik açma isteğine olumlu bakılmıştır. Başlangıçta Türkiye’de açılması gündeme gelen Taliban örgütünün siyasi temsilciliği, ABD, İngiltere ve Almanya’nın istekleri ile Katar’da açılarak resmen müzakerelere başlanmıştır. Fakat barış çalışmalarının devam etmekte olduğu son günlerde ülkenin birçok bölgesinde yaşanan çatışmalar ve bombalı saldırılar kafaları karıştırmaya devam etmektedir.
Katar’da devam eden müzakerelerin “olumlu” olduğu ifade edilirken, Afganistan gündemi, bir Afgan askerinin tam 20 Fransız askerini kurşuna dizdiği haberi ile sarsılmıştı. Başkent Kabil’in kuzeyindeki Kapisa şehir merkezinde, NATO kapsamında görev yapan Fransız askerlerinin Afgan askerlerini eğitme sırasında bir Afgan askeri tarafından açılan ateş sonucunda dört Fransız askerinin öldüğü ve 16 askerin de ağır yaralandığı bilinmektedir. Bunun üzerinde Fransa Milli Savunma Bakanı Afganistan’a gelerek olayı yakından incelemeye başlamış ve Fransa, Afganistan’daki tüm faaliyetlerini durdurma kararı almıştı. Ancak kısa bir süre sonra Fransa faaliyetlerine yeniden başladıysa da, 3 Şubat 2012’de Fransız askerlerini bölgeyi boşalttıkları bilinmektedir. Yetkililer, Afgan ordusu ve polis teşkilatı içinde Taliban taraftarlarının yerleşmiş oldukları ve bu yüzden zaman zaman yabancı güçlerle Afgan ordu veya polisi arasında bir takım çatışmaların yaşandığını ifade etmektedirler. Ayrıca, ülkenin güneyindeki Kandahar şehir merkezinde 6 Şubat 2012’de bir bombalı saldırı sonucunda beşi polis dokuz kişinin hayatını kaybettiği ve birçok kişinin de yaralandığı bilinmektedir. Yapılan açıklamada bombalı saldırının Taliban tarafından yapıldığı ifade edilmektedir.
Yapılan tüm bu saldırıların ABD ile Taliban arasında barış müzakerelerinin devam etmekte olduğu günlerde gerçekleşmesi özellikle dikkat çekmektedir. ABD başta olmak üzere Afganistan’da etkin olan uluslararası güvenlik güçleri tarafından “Afganistan sorununun tartışmasız tek tarafı” olarak kabul edilen Taliban örgütünün ABD ile barış görüşmeleri yaptığı günlerde bu saldırıların gerçekleşmesinden, ya Taliban örgütünün Afganistan’daki saldırılarda tek etken olmadığı veya bu örgütün söz konusu barış görüşmelerde samimi davranmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan Afganistan’da bulunan ABD ve diğer uluslararası güçlerin diğer bir hedefi de Afganistan’dan kaynaklanıp küresel bir sorun haline gelen uyuşturucu ekimi ile mücadele konusuydu. Taliban döneminde, Taliban dönemine göre ciddi oranda artan uyuşturucu ekimi, Afganistan’da güvenlik sorunun artmasıyla beraber çoğalmaktadır. BM Uyuşturucu Suçları Bürosu tarafından Aralık 2011’de yayınlanan rapora göre Afganistan’da uyuşturucu ekimi 2010 yılına göre yüzde altmış oranında artmıştır. Kabil yönetiminin raporlarına göre uyuşturucu üretimi en fazla güvenlik sorunu olan güney, güneydoğu ve güneybatı bölgelerinde görülmektedir.
Bilindiği üzere uyuşturucu maddelerine bağımlılık ve risk gruplarını oluşturan insanlardaki merak ve özenti gibi unsurlar, dünyanın her bölgesinde büyük bir tüketici kitlesinin ortaya çıkmasını kaçınılmaz kılmıştır. Dolayısı ile uyuşturucu maddelerinin yasa dışı ticaretinden elde edilen yüksek kâr oranı çıkar gruplarınca suistimal edilerek kısa yoldan büyük paralar kazanma yolu haline gelmiştir. Bu da dünya çapında bir birine bağlı uyuşturucu şebekelerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Uyuşturucu tacirleri, üretici ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri, mümkün olduğu kadar kısa sürede, kendilerince daha güvenli olan ülkelere sevk ederek buralarda depoladıkları maddeleri, daha sonra partiler halinde Batı Avrupa pazarlarına göndermektedirler. Uyuşturucu maddenin daha rahat elde edilerek intikali için üretici ülkenin siyasî, ekonomik, kültürel ve askerî yapısının zayıf olması ve merkezi yönetimin ciddi meşruiyet sorununu ve üretici bölgede güvenlik probleminin bulunması son derece önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Afganistan ve çevre ülkelerindeki koşullar, uyuşturucu ticareti için son derece elverişli görülmektedir. Bu kapsamda, uzun yıllar boyunca “Altın Hilal” adı ile ün kazanmış olan Afganistan, İran ve Pakistan üçgeni adeta bir uyuşturucu üretimi merkezine dönüşmüştü. Ancak gelişmeler ile birlikte özellikle Afganistan uyuşturucu üretiminde zirveye ulaşmış ve ticaret yollarında da yeni alternatifler yaratmıştır.
Bu kapsamda Afganistan’dan elde edilen uyuşturucu maddelerin Batı Avrupa pazarlarına kadar ulaştırılmasını sağlayan birçok rotanın ortaya çıktığı görülmektedir. Ancak, bunlar arasında, siyasal otoritelerin zayıf olduğu, muhalif grupların daha aktif faaliyet gösterdikleri Orta Asya ülkeleri ile Pakistan rotası uyuşturucu tacirlerince en güvenilir güzergah olarak kabul edilmiştir. Özellikle Afganistan’ın kuzey bölgelerinde üretilen uyuşturucu maddesi, ülkenin kuzeyindeki ülkeler; özellikle de bu ülkeler arasında siyasal, ekonomik ve askeri yapı bakımından zayıf olan Tacikistan, uyuşturucu ticareti için en fazla tercih edilen yollardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Afganistan’ın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinden elde edilen uyuşturucu maddelerinin Tacikistan yoluyla; Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan üçgeninde yer alan Fergana Vadisi’ne getirilerek depolandığı ve daha sonra buradan Kazakistan yoluyla Rusya ve Avrupa pazarları başta olmak üzere farklı bölgelere dağıtıldığı bilinmektedir. Son dönemlerde siyasal sorunların en fazla yaşandığı bir diğer yol ise Pakistan yoludur. Pakistan istikametine intikal edilen uyuşturucu maddesi daha fazla Afganistan’ın güney bölgelerinden elde edilmektedir. Pakistan’ın güneybatısındaki Hint Okyanusu’na kadar ulaştırılan uyuşturucu maddesi, buradan gemiler ile Basra Körfezi üzerinden, Yemen ve Suudi Arabistan yolu ile Ürdün ve Mısır’a kadar ulaştığı bilinmektedir. Bu bölgelerde yeniden gemilere yüklenen uyuşturucu maddesi, deniz yolu ile Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa pazarına kadar ulaşmaktadır.
Yılda milyonlarca dolar kazandıran uyuşturucu madde kaçakçılığı Afganistan’da çok bölgesel komutanlar tarafından yapılmaktadır. Merkezi yönetim içinde de üst düzey görevlerde bulunan bu komutanlar sahip oldukları devlet bağlantılarıyla uyuşturucu ticaretine devam etmektedirler. Ayrıca, Taliban örgütü içinde de birçok komutanın uyuşturucu ticareti ile bağlantısından söz edilmektedir. Nitekim 11 yıl içinde gerek Kabil yönetimi gerekse Afganistan’da görev yapan uluslararası güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele konusunda ciddi çabalar sarf etmesine rağmen kayda değer bir ilerlemenin elde edemedikleri görülmektedir.
Bu açıdan bakıldığında Afganistan’da barış ve güvenliğin sağlanması özellikle bölgedeki uyuşturucu tacirlerine indirilen ciddi bir darbe anlamına gelmektedir. Bu nedenle bölgedeki uyuşturucu tacirlerinin ülkedeki güvenlik sorunlarını sürekli olarak körüklediğini söylemek mümkün. Dolayısı ile Katar’da Taliban ile barış görüşmesi devam ederken, Afganistan’da hala patlamaların yaşanması ve çatışmaların ortaya çıkması, ülkedeki güvenlik sorunundan kâr elde etmeye çalışan çıkar grupların menfaati gereği olduğu söylenebilir. Bu nedenle Afganistan’da güvenlik ve uyuşturucu sorunlarının bir bütün olarak ele alınması ve bu yönde bir çözüm arayışında bulunulması gerekmektedir.

http://www.turksam.org/tr/a2600.html

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları