Timoşenko’nun Hapis Cezası: Ukrayna, Batı’dan Uzaklaşıyor mu?

Ukrayna Eski Başbakanı Yulya Timoşenko, 2009 yılında Rusya ile yaptığı doğalgaz anlaşmasının ülke çıkarlarına zarar verdiği gerekçesiyle yedi yıl süreyle hapis cezasına çarptırılmıştır. Ukrayna yargısının kararı eski başbakan tarafından ‘siyasi’ olarak nitelendirilirken, Turuncu Devrim’in simgesi olan Timşenko’nun ceza alması Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Rusya tarafından da eleştirilmiştir.[1] Ceza sonrası AB, Ukrayna’ya karşı tavır alırken, Rusya uzlaşmanın yollarını denemektedir.
Ukrayna-Rusya ve Ukrayna-AB İlişkilerinin Kısa Değerlendirmesi
1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasıyla bağımsızlığını ilan eden Ukrayna’nın Rusya ve Batı ile ilişkileri günümüze kadar inişli çıkışlı bir şekilde seyretmektedir.
SSCB’nin dağılmasının ardından Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ile çoğunlukla ekonomik ilişkilerine devam eden Ukrayna, dönem dönem Avrupa Birliği ile bağlarını güçlendirmeye çalışsa da yaşanan karşılıklı kararsız tutumlar nedeniyle net bir politika ortaya koyamamıştır. 2004 yılı öncesinde, Cumhurbaşkanı Lenoid Kuçma döneminde Avrupalı olma söylemlerine rağmen bu iddia ile ters düşen düzenlemeler yapılmıştır. 2005 yılından itibaren cumhurbaşkanlığı görevine gelen Turuncu Devrim’in aktörlerinden Viktor Yuşenko döneminde de Batı ile ilişkileri geliştirme söylemleri devam etmiş, fakat 2006 yılında yapılan parlamento seçimleri sonrasında bu yönde somut bir adım atılmamıştır.[2] Son olarak 25 Şubat 2010 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından ülkeye verilen Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusu hakkının kullanılması da Ukrayna Parlamentosu tarafından reddedilmiştir.[3]
Diğer yandan ABD ve NATO ile ilişkilere bakıldığında, AB ile yaşanan diyaloglardan daha somut adımlar atıldığı görülmektedir. Amerika’dan yardım alan üçüncü ülke olarak tanımlanan Ukrayna’nın NATO ile de ilişkilerini geliştirme çabası devam etmektedir. [4]
Batı ile yaşanan bu sürece bakıldığında, Ukrayna’nın göstermiş olduğu Batılılaşma girişimleri, Rusya ile Batı arasında denge politikası izlemekten öteye geçmediği gözlenmektedir.
Rusya ile ilişkilerde ise, SSCB’nin dağılmasından itibaren doğalgaz anlaşmazlıkları süregelmektedir. Ukrayna’nın ödeme güçlükleri nedeniyle 1990’lı yıllarda dönem dönem gaz kesintileri yaşanmıştır. 1995 yılında iki ülke ‘Gaztransit’ firmasını kurma kararı alsalar da yapılan anlaşmalar yürürlüğe girememiş, kağıt üstünde kalmıştır. [5]
Daha sonraki yıllarda da Ukrayna’nın borcunu ödeyememesi ve yasal olmayan şekilde temin etmesi nedeniyle tekrarlanan anlaşmazlıklar yaşanmış ve bir sonraki krizi engelleyemeyen anlaşmalara varılmıştır. 2001, 2005 ve 2007 yıllarındaki tartışmalara son olarak 2009 yılında yeni biri daha eklenmiştir.[6] Ukrayna’nın biriken borcunun ardından Rusya’nın gazı kesmesi ile krize dönen süreçte Avrupa Birliği duruma müdahale etmeye çalışmış, fakat etkisi sınırlı kalmıştır. Nihayet 18 Ocak 2009 yılında Rusya Başbakanı Putin ve Timoşenko’nun imzasıyla yeni bir anlaşma yapılmıştır. Timoşenko’nun 7 yıl hapis cezasına çarptırılmasına neden olan bu anlaşmanın sağlanmış olması iki ülkenin ekonomisini büyük ölçüde etkilemektedir.[7]
2009 Yılı Gaz Anlaşmasına Giden Süreç ve Sonuçları
2009 yılında Ukrayna ve Rusya arasında yapılan gaz anlaşması, doğal gaz konusunda Rusya’ya bağımlı olan Ukrayna’nın yanı sıra, yüzde seksen oranında gazın Ukrayna üzerinden kendilerine ulaşması bakımından Avrupa ülkeleri için de önem taşımaktadır.
Anlaşmanın neden olduğu tartışma, 2008 yılında başlamıştır. Rusya’nın doğal gaz şirketi Gazprom, Ukrayna şirketi Naftogaz’ın birikmiş borçlarını ödemediği sürece anlaşmanın yenilenmeyeceğini belirtmiştir. Yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından Rusya, Ukrayna’ya sağladığı gaz akışını durdurmuştur. Transit ülke konumundaki Ukrayna’nın Avrupa’ya gaz ulaştıramaması ile kriz büyümüştür. Avrupa Birliği’nin krizi olumlu sonuca ulaştırma çabasıyla gözlemci olarak katıldığı görüşmelerin sonunda iki ülke masaya oturmuş ve on yıllık bir sözleşme imzalamıştır. Yapılan sözleşme sonucunda Ukrayna ile birlikte on sekiz AB ülkesine gaz akışının garantisi sağlanmıştır.[8]
2009 yılında imzalanan ve on yıl geçerliliği olan anlaşma 2011 Ağustos ayında Ukrayna yargısı tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. İddialara göre Timoşenko, parlamentosunun onayı olmadan sözleşmeyi imzalamış ve ülkesini 440 milyon dolar zarara sokmuştur.[9] Bu nedenle Timoşenko yedi yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.[10] Eski Başbakana verilen bu ceza ile sözleşmenin hukuki geçerliliği tehlikeye girmiştir. Yargı kararı ve dolayısıyla anlaşmanın tehlikeye girmesiyle doğal gaz konusunda sıkıntı yaşayacak olan AB ülkeleri, Ukrayna ile ilişkilerine mesafe koymak için hamle yapmış, Rusya ise yakınlaşmanın yollarını denemeye başlamıştır.[11]
Değerlendirme
Turuncu Devrimin simgesi Timoşenko’nun hapis cezasına çarptırılmasının arından anlaşmanın iptal edilmesi Batı ile ilişkilere gölge düşüreceği muhtemeldir. Batı ile ilişkilerini geliştirmek isteyen Ukrayna Başbakanı Viktor Yanukoviç’in devlet başkanı olduktan sonra ilk resmi ziyaretini yaptığı Brüksel’deki görüşmesinin Avrupa Komisyonu tarafından ertelenmesi ilk somut örnek olmuştur. Rusya ise tam tersi hamle yaparak Ukrayna’ya desteğini göstermiş ve diyalogların sadece gaz konusuyla sınırlı kalmaması gerektiği vurgulanmıştır.[12]
Timoşenko’nun tutuklanmasının, Turuncu Devrim’in sonunun sembolü olmasıyla birlikte Ukrayna’nın, Batı’da alınan tavır nedeniyle Rusya’ya yakınlaşmayı seçmesi ihtimali gözlemlenmektedir. Ukrayna’ya, ABD ve AB’den daha fazla ihtiyacı olan Rusya’nın bu fırsatı kullanması kaçınılmazdır. Rusya’nın sıcak denizlere inme politikası, Kırım yarımadası ve deniz üssü Ukrayna’yı vazgeçilmez kılmaktadır. Etnik yakınlıkları da iki ülkenin yakınlaşmasında önemli bir faktördür. Tüm bu etkenler Rusya ile Ukrayna arasındaki başta gaz olmak üzere yaşanan gerginlikleri tamamen bitirmesi beklenmese de, iki ülke arsındaki ilişkilerin düzelmesinde önemli bir etken olacaktır. Turuncu Devrim sonrası Batı ile gelişen ilişkilere kısa sürede gölge düşmesi, Sovyet coğrafyasında yaşanan ya da yaşatılan renkli devrimlerin ne denli etkisiz olduğunun göstergesidir.


[1] Timoşenko’ya YediYıl Hapis, http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=284240, Erişim Tarihi: 13 Ekim 2011

[2] Avrupa Birliği’nin Ukrayna Politikası, Kevser Can, http://avrupa.marmara.edu.tr/dosya/calisma%20gruplari/calismalar_komsuluk/calisma1.pdf, s.2-5, Erişim Tarihi: 14 Ekim 2011

[3] Ukrayna Parlamentosu, AB’ye üyelik başvurusu teklifini reddetti, http://www.abhaber.com/haber.php?id=31948, Erişim Tarihi: 17 Ekim 2011

[4] Avrupa Birliği’nin Ukrayna Politikası, Kevser Can, http://avrupa.marmara.edu.tr/dosya/calisma%20gruplari/calismalar_komsuluk/calisma1.pdf, s. 6

[7] Russia-Ukraine ‘Gas War’ Damages Both Economies, http://www.worldpress.org/Europe/3307.cfm, Erişim Tarihi: 17 Ekim 2011

[8] Russia-Ukraine ‘Gas War’ Damages Both Economies, http://www.worldpress.org/Europe/3307.cfm, Erişim Tarihi: 14 Ekim 2011

[9] Rusya-Ukrayna İlişkilerinde Enerji Sorunu Yeniden Patlak Verdi http://www.usakgundem.com/haber/66403/rusya-ukrayna-%C4%B0li%C5%9Fkilerinde-enerji-sorunu-yeniden-patlak-verdi.html, Erişim Tarihi: 14 Ekim 2011

[10] Timoşenko’ya Şok Ceza, http://www.aa.com.tr/tr/alt-manset-haberleri/97638-eski-basbakan-suclu-bulundu, Erişim Tarihi: 14 Ekim 2011

[11] Yanukoviç’e AB’den rest, Rusya’dan jest, http://www.hurriyet.com.tr/planet/19022925.asp, Erişim Tarihi: 19 Ekim 2011

[12]Yanukoviç’e AB’den rest, Rusya’dan jest, http://www.hurriyet.com.tr/planet/19022925.asp, Erişim Tarihi: 19 Ekim 2011

http://www.turksam.org/tr/a2514.html

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*