TÜRK SORUNU!

 

 

 

 

 



Bugün en temel sorunlarımızdan biri, “Türk” adının başta anayasa olmak üzere her yerden ve millî hafızadan çıkarılıp yok edilmek istenmesidir. Dışardan emperyalistlerin, içerden onların işbirlikçilerinin ortaklaşa “Türk” adına savaş açmalarının sebebi şudur: “Türk” adı bütün Türk boylarının birleşerek oluşturduğu en üst millî toplumsal yapının adıdır. Yani daha küçük alt toplumsal yapılar boydur ve bu boyların da ayrıca adı vardır. 
 
Emperyalistler, Türklerin bütün Türk boylarının birleşerek, ortak Türk adında buluşarak, büyük bir Turan Türk birliği şeklinde siyasî, idarî, ekonomik, kültürel, askerî teşkilatlanmasını ve dünya dengesini adalet yönünde sarsmasını istemiyorlar. 
 
Yeni anayasa değişikliği ile “Türk” adını sadece küçük bir boy adı yani kabile, etnik grup adı olarak tescillemek istiyorlar. Zira Türkiye’de yaşayan her kavimden, boydan insanın millî bir birlik ve bütünlük içinde “Türk milleti” olmasını istemiyorlar. 
 
Yani Türkiye’de tek millet istemiyorlar. Türkiye’nin etnik bir parçalanma içinde kolayca sömürülebilir bir kozmopolit yapı olmasını, etnik kargaşa içinde halden, takatten düşmesini istiyorlar. Emperyalizmin etnik siyaseti gereği olarak Türk de bir boy adı olursa, o zaman Türkiye’de millî birlik olmayacak, paramparça olacak. 
 
Bu durum, emperyalizmin bu milleti kolayca yönetebilmesinin, köleleştirebilmesinin temel zeminidir. İki milletli; hatta 36 milletli bir toplumsal yapı üretmenin ve egemenliğin iki millete paylaştırılması teşebbüslerinin arkasında bu yatar. Yeni anayasa çalışması bu niyete dayalıdır.
 
En eski zamanlarda Akhunlara Türk diyorlardı, Göktürklere zaten adında da var, Türk deniyordu. O zamanlarda Türk kelimesi, bütün Türk boylarının üst birliği olan yapının yani Kağanlığın adı idi. Türk Kağanlığı, bütün Türkleri içine alan bir nevi imparatorluktur. 
 
Ayrıca Türk kelimesinin manası “güçlü, kuvvetli, töreli, töre kurucu, devlet kurucu, adalete bağlı, adil yönetici” demektir. Emperyalizmin Türk adını kaldırmak, yok etmek istemesinin sebebi budur. 
 
Yani Türkiye’de bütün farklı etnik grupların Türk adı altında birleşip tek millet olmasını, bu Türk milletinin güçlü kuvvetli olmasını, töre yani devlet, hukuk kurmasını, belirleyici olmasını, adaletli ve töreye bağlı bağımsız bir siyasi idarî yapının sahibi olmasını istemedikleri için bu Türk kelimesine alerjileri var. 
 
Türk adını kaldırıp yok ederlerse Türk milleti kolayca birçok etnik gruba parçalanacak, bu millet kolayca kuru bir kalabalığa ve sürüye dönüştürülecek, kolayca Amerika ve Avrupa Birliği tarafından yönetilir hale gelecek. Yani oyun kuran, töre yapan, bağımsız devleti olan bir millet değil, gâvura bağımlı bir sürü yapmak istedikleri için Türk’e karşılar.
 
Bir de tabii söylediğimiz gibi en eski zamanlarda bugün Uygur, Kazak, Türkmen, Özbek, Kırgız, Azeri gibi bütün boyların üst birliği yani bütün Türk boylarının birliği Türk Kağanlığı idi. Bugün bütün dünya Türklüğünün birleşerek yeniden Türk Kağanlığı kurmasını istemedikleri için Türk adına karşılar.
 
Tarih boyunca da bütün Türk boylarını birleştiren en büyük boy Oğuz boyudur. Bütün dünya Türklüğünün yarısı olan Oğuz Boyu büyük Türk Kağanlığını kuran boydur. 
 
Türkiye Türkleri de Oğuz boyu olduğundan emperyalistler, Türkiye Türklüğünü yani Oğuz Türklüğünü etkisiz hale getirirlerse, bu insanlara Türklüklerini unuttururlarsa yeniden kurulacak olan büyük Türk Kağanlığının yani Turan Türk birliğinin önünü almış olacaklarını hesaplıyorlar.
 
Türk adını yok etmek isteyenlerin bir hıncı ve kini de Atatürk’edir. Türk adı bir Göktürk Devleti’nde var, bir de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde. Göktürk Devleti büyük bir Türk Kağanlığı yani Türk imparatorluğu idi, bütün Türk boylarını birleştirerek Turan birliğini kurmuştu. 
 
Atatürk’ün hedefi de Türkiye merkezli büyük bir Türk birliğini yeniden kurmaktı. Hem devletinin hem de kendisinin adında Türk kelimesine yer vermesinde böyle ince bir strateji vardır. 
 
Bu millete ve devlete Türk demekle, Atatürk demek istiyordu ki, “hedefim büyük bir Türk Kağanlığıdır, ona göre çalışıyorum, teşkilatlanmamı, stratejimi ona göre temellendirdim.” 
 
Ecnebi gâvurların ve yerli olup da gâvurların çanak yalayıcılığını yapanların Türk düşmanlıklarının, Atatürk düşmanlıklarının temelinde bu yatıyor. Yani Türklerin birleşmesini ve büyük bir Türk birliği kurarak yeniden tarihin efendisi olmasını istemiyorlar. 
 
O zaman bütün Türkler bir an önce birleşerek emperyalistlerin korkularını gerçekleştirmelidirler. Türk, gâvurun korktuğu olursa Türk olarak yaşayabilir. Yoksa gâvurun istediği gibi biçimlenmeyi, zihinsel dönüşüme uğramayı kabul ederse, mankurtlaşırsa, kendi kimliğine yabancılaşırsa, millî kimliğini unutursa, inkâr ederse yok olur gider.
 

 

 

 

 

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*