TÜRK’E “KURBAĞA TESTİ” – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______9 Mayıs 2014_______

TÜRK’E “KURBAĞA TESTİ”

Osman Erenalp
Paylaş:

Kurbağa testi ne? Önce onu görelim.

Kurbağayı kaynar suya atarsanız, zıplar çıkar. Suyu yavaş yavaş ılıtırsanız, kendi vücut ısısını da arttırır, suyun sıcaklığını fark etmez haşlanır ve ölür.

Buna “kurbağa testi” deniyor.

Günümüzde siyasi, askeri, ekonomik, sosyal, psikolojik pek çok alanda bu testten yararlanılıyor. Tuzağı fark edip oyunu bozan kurtuluyor. Fark etmeyip teslim olanın kaderi kurbağanınkiyle aynı oluyor.

Peki,  bu test “Türklük” ve onun “değerleri” için de uygulanabilir mi? Uygulanmakta mıdır ya da?

Ona da bakalım.

Evet, Türklük bugün bu teste tabi tutulmuştur. Isı kaynama noktasına doğru yükselmektedir. Acil önlem alınmadığı takdirde ne olacağı bellidir. Az daha ete kemiğe büründürelim demek istediğimizi;

1071’lerden, günümüze… Bu toprakları ebedi vatan yapalı bize yakıştırmalar olur. Hakarete uğrarız, horlanırız, aşağılanırız. Bunlara alışığızdır

Avrupalı bizi “barbar” der. Osmanlı Türk Cihan Devleti’nin gayrı müslim tebaası “Etrak-ı bi idrak” (İdraksiz Türk), Araplar “Yecüc-mecüc” (Kuran’da geçen kulağını yere serip üstüne yatan garip yaratık)

“Vaka-ı adiyeden” kabul ederiz. Bu coğrafyada varlığımızı istemiyorlardır. Kuyruk acıları vardır v.s. Neticede sütünün hükmünü işlemektedir herkes. Savunma refleksi gösterir safları sıklaştırırız. Hasma gözdağı olur bu. Bu kadarı bile kâfi gelir. “İt ürür kervan yürür” Hesaplar da sonuçsuz kalır o zaman.

Ancak bugün durum farklı. “At izi it izine” karışmış durumda. “Dili dilimizden, dini de dinimizden”. “Ağacın kurdu içeriden”. İşin zorluğu da orada. Türklük çınarı bu yolla sallandırılmakta, sonuçta devrilmek murat edilmektedir.

Başka zorluklarımız da var. Saflarımız eski sıkılığında değil. Aralara girenler saftakilerle aynı düşüncede değiller. Çağın icapları kullanılmakta.  İblis taktikleri uygulanmaktadır. Ilıtılan suya İslam dozu zerk edilmiştir. “Kıprayan kaynar kazanda yanar” tehdidi ile ümmet-i Muhammed’e “ya dininden ya canından” dayatılmaktadır. Oyunun farkında olmayan milyonlarımız vardır.

Dedik ya biz bu testi tanırız. Âşık Paşa 13. Yüzyıldan Kırşehir’den bakın ne tepki gösteriyor;

Türk diline kimesne bakmaz idi,

Türklere her giz gönül akmaz idi.

Türk dahi bilmez idi o yolları.

İnce yolu ol ulu menzilleri.

Dert o gün Türk dili idi. Bugün Türk ili.

Arada fark yoktur. Milletimiz üstüne oynanan oyunları oldum olası hep geç fark etmiştir. “Ayranın kabarması” da zaman almıştır o yüzden. Tarih tekerrür etmekte, bugün de o olmaktadır. Uzun ince bir yol. Tuzak sorularla işe başlanılmış, zihinlerin bulandırılması kavram kargaşalarıyla devam ettirilmiştir. Hala da ettirilmektedir.   

  • Batmakta olan biri Türk, diğeri Müslüman iki kişiden önce hangisini kurtarırdın? (Soruda Türk Müslüman sayılmamaktadır görüldüğü gibi)
  • -Sana hesap gününde Türk müsün Kürt müsün sorulmayacak? Rabbin kim? Nebin kim? denilecek. “Muhammet ümmeti, İbrahim milleti” der geçersin.
  • Sen Türküm doğruyum dersen, diğeri, ben de şuyum daha doğruyum, daha çalışkanım der.

Kavram kargaşaları.

  • “Türk” diye millet yoktur. İttihat Terakki uydurmasıdır.
  • Ordu tutuklanır, adı olur “Ergenekon”.
  • Cemaat avına çıkılır, olur adı “Ötüken”.
  • Türk okulları, Türkçe olimpiyatları yasaklanmaktadır. (Adı rahatsızlık yaratmakta belli ki)
  • Türklük denildiğinde simge olmuş siyasi bir liderin bulvara verilmiş adı kaldırılmakta. “Dört eğilim”, “sekiz eğilimin” her birinin adı birer üniversiteye verilirken özellikle biri ayrı tutulmakta.
  • İçeride tutuklu milletvekili kalmazken, özellikle bir parti vekili içeride tutulmaktadır.
  • Devletimizin kısa künyesi “T.C.” kurum tabelalarından silinmekte.
  • “Ne mutlu Türküm diyene” vecizesi vatan sathından kaldırılmakta.
  • Andımıza yasak getirilmektedir.
  • İçinde Türk geçiyor diye Atatürk dahi telaffuz edilmemektedir.
  • Türk Bayrağının adı ilk defa bu ağızlarda “Türkiye Bayrağı” olmuştur.
  • Türk adının Anayasadan çıkması için fırsat kollanmaktadır.

Herkes bildiği şekilde okumakta serbesttir.

Bize göre bu bir “kurbağa testidir.”

Anadolu dünya güzeli bir ülkenin adıdır. Bu test bu coğrafyada hep olmuştur. Güzele sahip olmanın bedeli vardır. Burada gevşekliğe rehavete yer yoktur.

“Vatan sevgisi ona hizmetle ölçülür”

O testten herkes kendini geçirmelidir. Bu toprakların belirleyici testi odur. Ondan geçer not alındığında kurbağa testlerinin bir önemi yoktur.

Bir Türkmenistan atasözü şöyledir:

“Şimal bolmadan dalın başı gımıldamaz”.

Gayret göstermeden olmaz.

Eşine rastlanmadık hinlikler hainlikler sergilenmektedir. Oyun içinde oyun vardır. Türk, İslam’ın okuyla vurulmaya çalışılmaktadır. O Türk ki, o dinle şereflendikten sonda o dinin kılıcı olmuştur. Akılla o kılıcın o oyunu kurana çevrilmesi şarttır. Bu en başta İslam’ın selameti,  geleceği için gereklidir.

Türk Milleti her zamankinden farklı ve daha zor bir sınav vermektedir. “Pek çoktan seçmeli” bu sınavda Allah milletimizin yardımcıdır. Yardımcısı Allah olanın başka da yardımcıya ihtiyacı yoktur.

“Pan-ihvanizm”, “İslam’ın okuyla Türk’ü vurmak” Bunlar ayrı birer yazı konusu olacak inşallah

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları