TÜRK’ÜN ŞAHLANDIĞI GÜN 19 MAYIS 1919 – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______19 Mayıs 2014_______

TÜRK’ÜN ŞAHLANDIĞI GÜN 19 MAYIS 1919

Hicabi Koçak
Paylaş:

 

TÜRK’ÜN ŞAHLANDIĞI GÜN

 

19 MAYIS 1919

ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKIŞININ 95.YILDÖNÜMÜ

 

Ey Türk, Oğuz Beyleri, Milleti işitin!

Üstte Gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe

Ey Türk Milleti, İlini, Töreni kim yıkıp bozabilir?

 

 

 

 

BİLGE KAĞAN

 

                                                                                 

                                                                                                      ORHUN-Bengütaş (M.S.732)

 

 

Bütün bu şerâitten (şartlardan) daha elîm ve daha vahîm olmak üzere,

 

Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta

 

Hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini,

 

Müstevlîlerin (istilâcıların) siyasi emelleriyle tevhid edebilirler (birleştirebilirler).

 

Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

 

Ey Türk istikbâlinin evlâdı!

 

İşte; bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini

 

Kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!..

 

 ATATÜRK

 

 (Nutuk’tan)

 

 ANKARA-15/22 Ekim 1927

 

 

 

 

 

 

 

Şanlı atalarımızın kurucu önderlerinden Bilge Kağan ve Atatürk’ün, aziz vatanımızı parçalamak isteyen dışarıdaki ve içerideki Türk düşmanlarına karşı, mukaddes Türk Milleti’nin yüksek ruhuna hitap eden yukarıya aldığımız sözleri, millî hâfızamızın cevherine ulvî bir sır olarak işlenmiştir. Son Türk Hakanı Atatürk, insanlığın ve İslâm’ın yüce değerlerini fıtratında muhafaza eden Türk Milletini, istilacıların emellerinden kurtarmak üzere, 95 yıl önce bugün 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı.

 

Kutlu yürüyüşünü “Milli Sır” olarak vicdanında taşıyan Büyük Önder, insanlık tarihinin akışını değiştiren ve mazlum milletlerin kurtuluşuna ışık tutan yolculuğuna çıkarken, “vatanın bağrına hançerini dayayan” düşmanın kibrine ve hainlerin içine düştüğü zilletin görüntüsüne öfkeli nazarla sessizce bakıyordu…

 

15 Mayıs 1919 tarihinde sarayla yaptığı son görüşmeden sonra kendisi için hazırlanan ve O’nu Samsun’a götürecek olan Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı Bey‘i makamına çağırtarak yolculuk hakkında bilgi almış ve ertesi gün (16 Mayıs 1919) öğle üzeri hareket edeceklerini bildirmiştir. Yolculuk günü vapur, Sirkeci Garı açıklarında İngilizler tarafından aramaya ve kontrole tabi tutulmuş ve Atatürk, Beşiktaş İskelesi’nden deniz motoru ile Kız Kulesi açıklarında vapura binmiştir. Vapur hareket etmeden önce Rauf Bey, Atatürk’e “yola çıkmamasını, işgal kuvvetlerine mensup bir torpido tarafından takip edileceğini ve vapurun batırılacağını” haber aldığını belirtmiş fakat O, yolculuğun plânlandığı gibi süreceğini söylemiştir.

 

Vapur, Atatürk ve 18 kişilik Karargâh Heyeti ile beraber 16 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıkmıştır. Rauf Bey’in belirttiği İngiliz gemisi, Bandırma Vapuru’nu izlemeye başlamış ancak Karadeniz’e açıldıktan sonra fırtınalı havada izlerini kaybetmiştir. Atatürk, İsmail Hakkı Bey’e karaya yakın bir rota izlemesini ve düşman saldırısı halinde gemiyi en yakın sahile oturtmasını emretmiştir. Sert havada, dalgalı bir denizde yol alan gemi 17 Mayıs günü gece saat 23.00 civarında İnebolu Limanı’na girmiş, 18 Mayıs 1919 tarihinde öğle üzeri 12.00’de de Sinop Limanı’na yanaşmıştır. Üsteğmen Hikmet Bey sandal ile kıyıya çıkmış ve yolda olduklarını Samsun Tümen Komutanlığı’na telgraf ile bildirmiştir. Bandırma Vapuru, bu telgraftan bir gün sonra kutlu yolcuları ile 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ulaştı. Atatürk, sabah saat sekiz civarında merkez iskelesinden karaya çıktı. Bu çıkışla birlikte Türklerin 3 yıl 3 ay 25 gün sürecek ve zaferle sonuçlanacak İstiklâl Mücadelesi başlıyordu… Anadolu, Atatürk’ü bağrına basmıştı… Kutlu Başbuğ, silah arkadaşlarıyla birlikte, bir daha ayrılmamak üzere, mensubu olmakla iftihar ettiği Türk Milletinin sinesine dönmüştü…

 

Atatürk ile Samsun’a çıkan Karargâh Heyeti:

 

  1. Kur. Alb. Refet Bey (General BELE) — 3. Kolordu Komutanı
  2. Kur. Alb. Manastırlı Kazım Bey (General DİRİK) — Müfettişlik Kurmay Başkanı
  3. Dr. Alb. İbrahim Tali Bey (ÖNGÖREN) — Müfettişlik Sağlık Başkanı
  4. Kur. Yb. Mehmet Arif Bey (AYICI) — Kurmay Başkanı Yardımcısı
  5. Kur. Bnb. Hüsrev Bey (GEREDE) — Kh. Erkanı Harbiyesi İstih. ve Siyaset Şb. Md.  
  6. Top. Bnb. Kemal Bey (DOĞAN) — Müfettişlik Topçu Komutanı
  7. Dr. Bnb. Refik Bey (SAYDAM) — Sağlık Başkan Yardımcısı
  8. Piyade Yüzbaşı Cevat Abbas Bey (GÜRER) — Müfettişlik Başyaveri
  9. Kd. Yüzbaşı Mümtaz (TÜNAY) – Kurmay Mülhakı
  10. Yüzbaşı Sıdıkoğlu İsmail Hakkı Bey – (EDE) Kurmay Mülhakı
  11. Yüzbaşı Ali Şevket Bey (ÖNDERSEV) — Müfettişlik Emir Subayı
  12. Yüzbaşı Mustafa Vasfi Bey (SÜSOY) — Karargâh Komutanı
  13. Üsteğmen Hay’ti Bey ( Hayati ) — Kur. Bşk. Emir Sub. ve Müfettişlik Kalem Amiri
  14. Üsteğmen Arif Hikmet Bey (GERÇEKÇİ) — Kur. Mülhakı sonra Refet Bey’in yaveri
  15. Üsteğmen Abdullah Bey (KUNT) — İaşe Subayı
  16. Teğmen Muzaffer Bey (KILIÇ) — Müfettişlik ikinci Yaveri
  17. Birinci Sınıf Kâtip Faik Bey (AYBARS) — Şifre Kâtibi
  18. Dördüncü Sınıf Kâtip Memduh (ATASEV) Şifre Kâtibi Yardımcısı

 

Allah, Türkiye’mizi bizlere ebedi vatan yapan Atatürk’ten, şehitlerimizden, gâzilerimizden, ulu atalarımızdan razı olsun. Nur içinde yatsınlar…  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları