TÜRK KAMUOYUNA AÇIKLAMA

16 Temmuz 2016

Dün Ordu içindeki bir kısım asker tarafından saat 21.30’da başlatılan darbe girişimi, kısa zamanda önlenmiştir. Yasadışı bu kalkışma sırasında şehit olan güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar dileriz.

Türk Milletini derinden sarsan bu olaylar karşısında; bütün siyasi partilerin derhal ortak tavır göstermiş olması birliğimiz açısından sevindiricidir.

İçeride ve dışarıda varlığımıza kasteden bölücü terörle mücadele edildiği bir sırada karşılaştığımız bu darbe teşebbüsü üzerinde ciddiyetle durulmalı ve bir an önce toplumda birlik ve huzurun tesisi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Bu açıdan bakıldığında;

  1. Yetkililer, halkı sokağa ve meydanlara çağırmaktan kesinlikle kaçınmalı, herkesi sağduyuya davet etmelidir. Devlet, bir an önce normalleşmeyi sağlamak üzere polisi, hâkimi ve mahkemesiyle hukukun gereğini yapmalıdır. Bu mümkünken, öfkeli kalabalıkları meydanlara çağırmak, vatandaşlar arasında çatışmalara yol açabilecek son derece vahim sonuçlar doğurabilecektir. Hatta halkın arasına karışan bölücü terör örgütü PKK ve IŞİD gibi düşman unsurların her gördükleri askeri linç etmeye, kafalarını kesmeye varan saldırılarıyla karşılaşmak mümkün olabilecektir. Nitekim bazı illerimizden gelen haberlerde bunların üzücü örnekleriyle karşılaşılmıştır.
  2. Siyasi iktidar başta olmak üzere hiçbir parti ve çevre, yaşanan ve sonuçlarının nereye varacağı kestirilemeyen bu olaylardan siyasi çıkar elde etme hevesine kapılmamalıdır.
  3. Ergenekon ve Balyoz gibi grup davalarıyla şanlı Ordumuzun beyin takımı, “Terör örgütü” ve “Darbeci” gibi ağır suçlamalarla tasfiye edilmiştir. Sonradan “Kumpas varmış, aldatıldık” denilerek yanlıştan dönülmüş ve suçlananların tamamı beraat etmiş olsa da, yıkım gerçekleşmiştir. Bugün de darbecilerle mücadele ederken, geçmişte olduğu gibi ideolojik hesaplarla hareket edilirse kurunun yanında yaş da yanacak, ikinci bir yıkım daha yapılmış olacaktır.
  4. Türkiye’nin bugünlere sürüklenmesinde, rejime ve devletin kuruluş esaslarına karşı yapılan hataların rolü araştırılmalı ve gereği yapılmalıdır.
  5. TBMM başta olmak üzere, hiçbir siyasi partide gerçek demokrasinin kurum ve kurallarıyla yaşatılmadığı bir gerçektir. Ülkemizi dikta anlayışı ve tek adam yönetimine doğru sürükleyen bu durum daha fazla devam edemez. Yaşanan her türlü kalkışma ve kuraldışı emrivakilerin gerekçesi yapılan böylesi uygulamaların ortadan kaldırılması için demokrasi tam anlamıyla hayata geçirilmelidir.

Yüce Türk Milletine saygıyla duyurulur.

MİLLİ DÜŞÜNCE MERKEZİ

3 Comments

  1. Halki meydanlara cagirmalarinin sebebi kendilerine duyduklari guven eksikliginden kaynaklandigini saniyorum. Zaten kendilerine guvenleri olsa, dediginiz gibi herkesi sukunete davet eder ve her turlu islemin adli yollardan ve gecikmeden yapilacagini ifade ederdiler. Ki adaletli bir uygulamada bulunamayacaklarini biliyorlar. Bu sebeple halki arkalarina almak icin meydanalara cagiriyorlar kanaatindeyim. Rabbim sonumuzh hayr eylesin. Selamlar.

  2. Temkin, tedbir ve uyanık olmak konusunda size katılıyorum. Yalnız halkın sokağa çıkmaması, terörist ve bölücü unsurların yapma ihtimali bulundukları eylemlerden dolayı insanların bu toplanmalardan uzak durmaları yanlış bir çağrıdır. Terörün sağlamak istediği netice de bu değil midir? Onlar kalabalığın arasına karışmaktan korkmuyorlarsa biz de korkmamalıyız, ama uyanık olmalıyız. Korkunun ecele faydası yoktur. Korkunun kendisinden başka korkulacak bir şey yoktur.

  3. Bana göre akl-ı selim bir insanın gece gündüz sokaklarda boş boş eylem yapması da doğru değil, size tümüyle sokaklardan çekilin diyen de yok. Saadece gündelik hayatımıza devam etmemiz ve işimizi yapmamız yeter. Bu da korkmadığımızı göstermez mi, halkı meydanlara toplamak daha önce yaşanan toplu terör olaylarına davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*