YABANCI BASIN: İran Suriye’nin Kuzeyinde ne istiyor? Türkiye’nin vermesi gereken zor karar, yeni göç dalgası, Avrupa ve TÜRKİYE – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

Bahattin Karakoç vefat etti

Büyük şair, değerli insan Bahattin Karakoç vefat etti.
-
_______26 Eylül 2018_______

YABANCI BASIN: İran Suriye’nin Kuzeyinde ne istiyor? Türkiye’nin vermesi gereken zor karar, yeni göç dalgası, Avrupa ve TÜRKİYE

Mustafa Çağrı Parmaksız
Paylaş:

Mustafa Çağrı Parmaksız

What does Iran want in northern Syria?

https://www.aljazeera.com/indepth/opinion/iran-northern-syria-180922094328020.html

Aljazeera.com yazarlarından Hassan Ahmadian, Tahran yönetiminin Suriye politikasını, özellikle de Fırat’ın doğusundaki Amerikan varlığına karşı izlediği politikaları değerlendiren bir yazı kaleme aldı.

Ahmadian, Trump yönetiminin Ortadoğu’dan asker çekmeyi ilan ettiği bir dönemde, aksi bir tutum sergilenerek “belirsiz bir süreliğine” Amerikan askerlerinin Suriye’de kalmaya devam edeceği ilan edildi.

Aynı zamanda, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanlarından John Bolton, İsrail’e yaptığı ziyarette biran önce İran’ın Suriye’deki askeri varlığına son vermesini yüksek ses ile belirtti.

Tahran yönetiminin bu taleplere karşı tavrı, Şam Yönetimi’yle askeri işbirliğini kuvvetlendirici yeni bir antlaşmaya imza atmak oldu.

İsrail ve ABD’nin, İran’ın bölgedeki gücünün kırmaya dönük baskısı sürmekle birlikte, Tahran yönetimi Türkiye ve Rusya’nın desteğini arkasına alarak sahadaki askeri varlığını kuvvetlendirerek, korumaya devam ediyor. Fırat’ın doğusunda PYD’deyi destekleyen ABD’yi “işgalci” olarak tanımlayan Tahran, uluslararası kamuoyunun da desteğini arkasına alarak Washington yönetimini “çekilmeye” zorluyor.

Hassan Ahmadian, İran için çözülmesini beklemesi gereken İdlib sorununun ortada durduğuna işaret ediyor. Suriye yönetiminin İdlib çözülmeden Fırat’ın doğusuna yönelmeyeceğini savunuyor. Bu durumunda İran’ın bölgedeki hedefleri için ciddi bir engel olduğuna vurgu yapılıyor. Başka alanlarda ciddi yaklaşım farklılıkları olmakla birlikte Rusya, Türkiye ve İran’ın Fırat’ın doğusu için ortak bir hedefleri olabileceği iddia ediliyor. Rusya, İran ile yakın bir işbirliği içerisinde olmaktan askeri ve ekonomik anlamda her zaman kârlı çıkarken, 2003’te Irak’ta olduğu gibi İran’ın, Suriye’deki radikal Arap unsurları organize ederek Fırat’ın doğusundaki Amerikan birliklerinin üzerine salma ihtimalinin de masada olduğunun altı çiziliyor.

Turkey Must Choose the Tough Option and Leave Syria

https://nationalinterest.org/blog/middle-east-watch/turkey-must-choose-tough-option-and-leave-syria-31907

The Nationalinterest.org yazarı Mohammed Ayoob, Türkiye’nin bölgede nihai sonu ertelemek için imkânsız stratejilere başvurduğunu iddia ediyor. İdlib konusunda Soçi’de Rusya ile yapılan antlaşmanın er veya geç Şam yönetiminin arkasında duran taraflar tarafından ihlâl edileceğini ve İdlib’in kontrolünün de diğer yerler gibi Şii milisler ile desteklenmiş Esad rejimine geçeceğini belirtiliyor. İdlib’de yaşanılacak bir insani krizin, uluslararası kamuoyunda Rusya’yı zor durumda bırakacağı işaret ediliyor. Soçi mutabakatının bir yandan zaman kazanmaya dönük bir stratejisi olmakla birlikte, İdlib’deki HTS gibi grupların anlaşmayı ihlâl ederek saldırılarına devam etmesi halinde Esad rejiminin bölgeye saldırmak için kendisine meşru bir zemin bulacağı iddia ediliyor. Er veya geç Türkiye’nin, Rusya’nın desteğini kaybetmemek için Özgür Suriye Ordusu da dâhil olmak üzere desteklediği muhalif grupları kaderine terk ederek, bölgeden askeri varlığını çekmek mecburiyetinde kalacağı ve Esad rejimiyle görüşmeye başlayacağı iddia ediliyor. Bu durumun Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı mülteci sorununa çözüm üretmese bile Fırat’ın doğusunda YPG’nin siyasi ve askeri varlığını Moskova ve Şam yönetimi tarafından sınırlandırmasını talep edebileceği öne sürülüyor. ABD’nin her geçen gün Esad rejimini politik bir gerçeklik olarak kabul etme eğilimi ve Türkiye-ABD arasında yaşanılan gerilimlerin Türkiye’nin bölgede elini zayıflattığı iddia ediliyor.

Turkey Stands Between Europe and the Next Refugee Crisis

https://www.nytimes.com/2018/09/25/opinion/syria-idlib-refugees-turkey-war-erdogan-putin-assad.html

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Köşer Akçapar, New York Times için kaleme aldığı makalede, İdlib konusunda varılan mutabakatın başarılı olmaması halinde Avrupa’nın yeni bir göç dalgası ve terör saldırıları ile karşı karşıya kalacağına işaret ediyor.

İç savaşın başladığı günden bugüne 3.5 milyon Suriyelinin Türkiye’ye yerleştiği ve 30 milyar dolarlık bir kaynağın  mülteciler için harcandığı hatırlatılarak, Türkiye’nin artık daha fazla mülteciyi sınırlarına alamayacağı vurgulanıyor.

Bilgi Üniversitesi ve Alman Marshall Vakfı’nın birlikte yaptığı bir çalışmada, ülke nüfusunun yüzde %85’ten fazlasının Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi noktasında hemfikir olduğunun altı çiziliyor.

Türkiye’de yaşanılan ekonomik daralmayla birlikte Suriyelilere gösterilen müsamahanın, gitgide sokakta azalmaya başladığı iddia ediliyor. Birleşmiş Milletler öncülüğünde yeni insani krizler yaşanmadan İdlib’de çözüm bulunması tavsiye ediliyor.

Paylaş:

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları