Afganistan Türk tarihinin parçasıdır

Afganistan 1979 sonunda Sovyetler, 2001 sonunda da ABD tarafından işgal edilmiştir. 1996-2001 arasında selefî terör örgütü Tâliban’ın elinde olan Afganistan’da Tâliban şimdi yeniden sahnededir.


Öyle anlaşılıyor ki Afganistan uzun süre gündemde kalacaktır. Ülkenin son yıllarını ve bugünkü durumunu uzmanlar yazıp çiziyor, anlatıp duruyor. Basın yayın organları ve sosyal medya, Tâliban ve ABD yorumlarıyla dolu. Fakat bu topraklar bizim için ne ifade ediyor? Bu soru üzerinde hiç kimse durmuyor. Öyleyse ben de bu konudan söz edeyim.

Afganistan toprakları milat yıllarından 5. yüzyıl sonlarına dek Kuşanların yönetimindedir. Bugünkü Doğu Türkistan topraklarından Hunların baskısıyla bölgeye gelen Kuşanlar bazı tarihçilere göre Türk’tür. Bu konuda Enver Konukçu’nun Kuşan ve Akhunlar Tarihi ile Mehmet Tezcan’ın araştırmaları okunmalıdır.

5. yüzyılın ortalarına doğru Afganistan bölgesine Akhunlar hâkim olurlar. Yüzyılın ikinci yarısındaki Akhun hükümdarlarından biri Akşunvar (Aksungur) adını taşıyordu. Akşunvar, Sasanilerin iç işlerine karışacak kadar güçlü bir hükümdardı.

İstemi Kağan, Sasanilerle iş birliği yaparak 560 civarında Akhunlara son verdi. Ceyhun ırmağı Sasanilerle Köktürkler arasında sınır oldu. Araştırmacılar her ne kadar Afganistan bölgesinin Sasanilerde kaldığını söylüyorlarsa da bu toprakların sık sık Köktürklerin eline geçtiği muhakkaktır. Taberi tarihine göre 589 yılında “Türklerin melikül-âzamı Şaba 300.000 askeriyle (Sasani hükümdarı) Hürmüz’ün üzerine yürüdü ve Badgis ve Herat’a kadar geldi.” Taberi’de Türklerin büyük hükümdarı olarak geçen Şaba, aslında Tardu Kağanın damadıdır ve Türkçe adı Sab Tigin olmalıdır. 630 civarında bölgeyi gezen ünlü Budist rahip ve seyyah Hüen-tsang da Kunduz ve civarının, Batı Köktürk kağanı Tong Yabgu’nun oğlu Tardu Şad tarafından yönetildiğini kaydeder.

7. yüzyılın ikinci yarısıyla 9. yüzyılın ilk yarısında bölge Emevi ve Abbasi valilerince yönetilir. 9. yüzyılın 2. yarısında Afganistan’da Sâmânî hâkimiyeti başlar. Sâmânîlerin Türk komutanlarından Alp Tegin 963’te Gazneli hanedanını kurar. 998-1030 arasında hükümdarlık yapan Gazneli Mahmud, tarihin en büyük hükümdarlarından biridir; Hindistan fatihidir. Doğunun büyük bilgini Bîrûnî ve Şehnâme yazarı Firdevsî eserlerini, Gazneli Mahmud’un himayesinde yazmışlardır.

1040-1157 arasında Afganistan, Büyük Selçuklu toprağıdır. Daha sonra kısa bir süre Gurluların ve Harezmşahların idaresindedir. Gurlular döneminde bölgeyi yöneten Kutbeddin Aybek, Nâsirüddin Kabaca, Taceddin Yıldız gibi komutanlar Türk’tür. Kutbeddin Aybek, 1206’da Delhi Türk Sultanlığını kurmuştur.

Afganistan 1220’de Çengizlilerin eline geçer. 13. yüzyılın ikinci yarısıyla 14. yüzyılda Kâbil ve kuzeyi Çağatay Hanlığının, Herat ve Kandehar tarafları İlhanlıların hâkimiyetindedir.

14. yüzyılın sonlarında bölgeye Temürlüler hâkim olur ve bu durum 15. yüzyıl boyunca sürer. Kâbil 1504’te Babür’ün, Herat 1510’da Şah İsmail’in eline geçer. 1736’ya dek Afganistan’ın batısı Safevilerde, doğusu Babürlülerin hâkimiyetinde kalmıştır. 1738’de Nadir Şah bütün Afganistan’ı alır.

Bu kısa tarihin özeti şudur. Bugünkü Afganistan toprakları 5. yüzyıl ortalarından 18. yüzyıl ortalarına dek, aradaki diğer egemenlikleri çıkarırsak yaklaşık 1000 yıl Türklerin hâkimiyetinde kalmıştır: Akhunlar, Gazneliler, Selçuklular, Babürlüler ve Safeviler. Afganistan’da mevcut olan bugünkü Türklük işte bu tarihin eseridir.

Afganistan’da Peştunlara dayanan bir devlet ancak 1747’de Ahmed Şah Dürrânî tarafından kurulur. Ahmed Şah da Nadir Şah’ın komutanlarından biridir. Kazan’daki son tafsilatlı Oğuzname 1790’larda, Ahmed Şahın oğlu Timur Şah Dürrânî zamanında yazılmıştır. Oğuzname’nin yazıldığı Andhoy bölgesinde Afşarlar yaşıyordu ve Afşarlar, Timur Şahın önemli askerî güçlerinden biriydi.

19. yüzyıl boyunca Afganistan karışıklıklar içinde yaşamıştır. Bir türlü istikrara kavuşamayan ülke 1839-1842 ve 1878-1880 yıllarında İngilizler tarafından işgal edilmiştir. 1919-1929 arasındaki Emânullah Han dönemi malumdur. Emânullah Han Türkiye ile iyi ilişkiler kuran yenilikçi bir hükümdardı.

Afganistan 1979 sonunda Sovyetler, 2001 sonunda da ABD tarafından işgal edilmiştir. 1996-2001 arasında selefî terör örgütü Tâliban’ın elinde olan Afganistan’da Tâliban şimdi yeniden sahnededir.

Herat, Ali Şir Nevayi’nin şehridir. Çağatay Türkçesinin en büyük iki isminden biri olan Nevayi eserlerini Herat’ta yazmış; Babür Şah ise devletini Kâbil’de kurmuştur.

 

 

Yazar

Ahmet Bican Ercilasun

1 Yorum

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.