Atsız, Türkçülüğün sönmeyen ateşi – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türkiye’nin Korona’yla Sınavı (Canlı Yayın)   • Bayramınız Kutlu Olsun…

Atsız, Türkçülüğün sönmeyen ateşi

Konuk yazarımız Özgehan Özkan, ölümünün 44. yıl dönümünde büyük fikir adamı Atsız’ı yazıyor.

10 Aralık 2019
Özgehan Özkan

Mavi göğün altında nice yazarlar, bilginler, sanatçılar gelmiş geçmiştir. Her birinin kendine göre sevenleri, sevmeyenleri, hayranları olmuştur. Ancak ATSIZ başkadır. Onu seven başka türlü sever. Onu ilk kez okuyan artık başka bir dünyanın insanıdır. Hatta artık  başka bir insandır. Bu sevgi sadece fikirlerine, eserlerine duyulan hayranlık ile açıklanamaz. Bu ta derinden kurulan ve artık çözülmesi mümkün olmayan bir gönül bağıdır. Bir şiirinde ATSIZ  “Ram ol bana ruhun yeni bir aleme girsin” girsin der. Onu okuyanların ruhları da kitabın kapağını kapattıklarında artık yeni bir aleme girmiştir. Ve “Mutlak severiz onu, bundan kaçamayız”. Onunla tamamen zıt dünya görüşünde olanlar bile onun kalemindeki bu etkiyi, adeta sihri hissederler ve kabul ederler.

Türkçülük denildiği zaman kuşkusuz ilk olarak Ziya Gökalp, Yusuf Akçura gibi isimler akla gelir. Türkçülük denizindeki halkalar bu isimlerden önceki  ve sonraki başka kalemlerle de genişletilebilir. Evet, her biri okurlarının zihinlerine, fikir dünyalarına, bilgi birikimlerine, beyin kıvrımlarına tariflere sığmayan zenginlikler katmışlardır. Türkçülüğü sistemleştirmişlerdir. ATSIZ ise bütün bunların yanı sıra okurlarının kanına karışarak onlarla bir bütün olmuş, onların bir parçası haline gelmiştir.  Her satırı gözlerden zihinlere, zihinlerden  yüreklere akarak okurlarını o adanmışlığın bir parçası haline getirir. Bunu başarabilen başka kalem var mıdır?

Sevenleri ona “Atsız Ata”, “Gök Bilge” derken ve herkesten başka bir yere koyarken  en az onun kadar gerçektir. En az onun kadar yalansızdır. En az onun kadar doğrudur.

ATSIZ’ı sevenler başka türlü sever. Çünkü ATSIZ Türk’ün göğünü aydınlatan sayısız yıldız ve gezegen içinde çekim gücü en yüksen olandır. O bu göğü aydınlatmak için yanmaktan hiç çekinmemiş, çekinmek bir yana kendisi bizzat ateş olmuştur. Türk’ün, Türkçülüğün sönmeyen ateşi.

O satırlar durdukça, o satırları birileri okudukça bu ateş yanmaya, güçlenerek parlamaya devam edecektir.

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları