Ayna’ya Düşen Aşk – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz Konusu-5: Açık Oturum   • Çağrı: Bize katılın

Ayna’ya Düşen Aşk

Yüce Allah kendisinde bulunan bütün isimlerden bir pay da İnsana vermiştir. Şimdi daha iyi anlamıştım Hz. Muhammed (S.A.V)’in neden “Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı” dediğini.

16 Nisan 2020
Emine Baştuğ

Biliriz ki Allah’ın en nadide varlığı insandır. Öyleyse diyebilir miyiz;  “Allah’ın halifesi olan insan, O’nun  zat sıfat fiillerinin en mükemmel şekliyle tecelli ettiği varlıktır…” diye. İnsan,  bu yüzden Allah’ın eksiksiz bir görüntüsü ve O’nu gösteren mükemmel bir aynadır.

Bu sebepledir ki; yer yer kendi duygularımla bezeli ve çok etkilendiğimi söyleyebileceğim bir büyüğümün de  bana verdiği haz ve ilhamla böyle bir yazı kaleme almaya karar verdim.

Fakat bunları yazarken, fazla ukalalık yapıp, çok derine dalmadan, yüzeysel ama tamamen kendi duygularımla örülü bir yazı ortaya çıkarmak istediğimi de belirtmek istiyorum. Çünkü ben asla bu hususun piri değilim. Konuyu bilenlerden alıntılar yaparak ve saygıdeğer büyüğümden etkilendiğim kadarıyla, naçizane bir şeyler sunmak istedim sadece.

……   …..

……

Geçenlerde ne zamandır yapmak istediğim, Allah’ın isimlerini derinlemesine ilk defa incelemiştim. Daha doğrusu Coronavirüslü günlerin getirdiği zorunlu ev hapsi vesilesiyle buna fırsat bulmuştum demek daha doğru olurdu aslında. Ve sonuçta gördüm ki; Yüce Allah kendisinde bulunan bütün isimlerden bir pay da İnsana vermiştir. Şimdi daha iyi anlamıştım Hz. Muhammed  (S.A.V)’in  neden “Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı” dediğini.

İnsanda bütün ilahi isimleri zuhur ettiğinden dolayı, insan gökte değil, dünyada halife olmuştur. Divan Edebiyatımızın son büyük şairi Şeyh Galib de bu hususla ilgili şunları söylemiştir:

“Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen,

Merdum-i dide- ekvan olan Ademsin sen…”

Yani der ki: “Kendine dikkatlice bak, sen alemin özüsün, kainatın gözbebeği olan insansın sen.”

Konuyla ilgili olması hasebiyle bu linkten dinleyeceğiniz “Kainatın aynasıyım” adlı bir şarkı kısaca her şeyi anlatmaktadır diyebilirim. https://www.youtube.com/watch?v=sSqh8y217VA

Hz Ali’ye sormuşlar “Sen taptığın Tanrı’yı görüyor musun?” diye. O da iki sözcükle kısa ve öz cevap vermiş. “Görmeseydim tapmazdım.” Yani kainatı kastetmiştir. Her nereye, neye bakarsa onda Allah’ı gördüğünü belirtmiştir.

…….

Bir yandan bendeniz de değerli büyüğümün bana zaman zaman zikrettiği gibi,  bomboş bir hayat sürüp giderken, gayesi olan, dolu bir hayata geçmiş olduğumu fark etmiştim. Hayatımda öyle bir şey olmuştu ki; çevremdekilerin ne kadar bomboş yaşadıkları dikkatimi çekmeye başlamıştı artık…

Bir yandan da  zaman zaman gülmeler, ağlamalar da olmuyor değildi hani. O da belki amaçsız ve boşa geçen aylarıma, hatta yıllarıma akıttığım gözyaşlarıydı kim bilir(!) Ya da gelecek olan mutluluk gözyaşları için göz pınarlarım temizlik yapıyor da olabilirdi.

Kıymetli büyüğümün dediğine göre gönlümdeki pası, kiri bu yolla atarak rahatlama yaşamaktaydım bir nevi. Kısaca ayna temizleniyordu. Bir de içimde inanılmaz bir şekilde herkese ve her şeye karşı acayip bir sevgi patlaması oluşmuştu. Yoldan geçen herkese, canlı cansız her şeye sarılmak geliyordu içimden. Daha doğrusu karnımda kelebekler uçuşuyordu. O zaman anladım ki sevmek ne kadar da güzelmiş… İnsana ne kadar çok huzur, rahatlık, mutluluk veriyormuş meğerse. Tabiri caizse mutasyona uğramış ve bunun sonucunda da liseli aptal aşığa dönüşmüştüm.

Tam burada girişteki konumuza dönecek olursam Allah sevgisi insan sevgisine eş değerdir diyebiliriz aslında. Allah’ın nadide varlığı insanı sevmek, Allah’ı sevmek demektir. Onun yarattığı kainatı görmek O’nu görmek demektir. Sevgi varsa, kavga ve ötekileştirme yoktur,  hele savaş asla yoktur.

Tam da burada değerli büyüğüm, Allah dostu, öyle bir şey söylemişti ki, bende dengeler altüst olmuştu. “Sen sevdikçe sevilmen de bir o kadar artacaktır. Sen sevmeye devam et. Yalnız dikkat et, sevgin ayağa düşmesin. Layık olmayan, negatif biri şayet pozitif olmuyorsa, inatsa, meymenet yoksa, seveceğim diye sakın uğraşma. Sen iyi niyetle sevmeye devam et ama arada mesafe de bırak. Yalnız kibir olmadan vakar ile…” Bunun üstüne ben de ona sadece, “Eyvallah” dediğimi hatırlıyorum.

Bunca öğretinin yanında öğrendiğim çok önemli bir detay da; başkasına ayna olmanın da, aynaya bakmanın da kalp temizliğiyle alakalı bir durum olduğu idi. İşte bu yüzdendir ki insanlar birbirinin aynasıdırlar. Kısaca, sen karşındakini nasıl görüyorsan bil ki sen de öylesindir.

Tam da konuyla ilgili olarak asıl adı Mehmet olan ve  9 Mart 1618’de Malatya’nın Aspozi kasabasında doğan büyük şair Niyazi Mısri’nin dediği gibi:

“Halk içre bir ayineyim herkes bakar bir an görür

Her ne görür kendin görür ger yahşi, ger yaman görür.”

Softa mollanın “Kabe’nin duvarına bakmak ibadettir” sözüne karşılık, güzel insan, öyle bir söz söylüyor ki, okuyanın bir daha durup düşünmesini gerektiren cinstendi doğrusu: “Siz bakadurun, biz yar eşiğine yüz sürmeye devam edelim. Siz bin varın dört duvara, biz gönüllere varalım…

İşte yüreği güzel insanın bu sözleri Yunus Emre’nin şu dizeleriyle ne kadar da benzeşiyordu: “… Cennet cennet dedikleri / Birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver anları / Bana seni gerek seni…”

Buraya kadar anlatılanları özetleyecek olursam, kısaca sevgi her kapının anahtarıdır diyebilirim. Sevgi deyince bunun en belirgin göstergesinin tebessüm ve gülümsemek olduğunu biliyor muydunuz? Bu yüzdendir ki tebessüm ilahi bir nimettir.

Yine üstadın sözlerinden bu konuyla ilgili bir pasaj daha sunmak istiyorum sizlere:

“Kardeşinin yüzüne sımsıcak bir gülümsemeyle bakman sadakadır. Tebessüm,  ne acayip bir şey. Onu sevgiliye hediye etsen rahatlar. Düşmana hediye etsen pişmanlık duyar. Tanımadığın birine hediye etsen, onun dostu olursun. Kendin için gülümsersen kuvvetin daha da bir artar…”

İçimizde sevgi olmasa yüzdeki gülümseme olur muydu? Asla olmazdı bence. Yine SEVGİ! YİNE SEVGİ! Sevgili dostlar görüldüğü üzere bütün yollar sevgiye çıkmaktadır…

“Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mahım,

Kurbanın olam var mı benim bunda günahım…”  diye ne de güzel söylemiş şair.

Bu arada gözler, gönülün hem kapısı hem de penceresidir derler. Ben de diyorum ki; inşallah kapılar sürgülü, pencereler perdeli değildir. Umarım değildir de, gönüller birbirinin aynası olmayı başarır ve sevgiyi dalga dalga yayarlar. Kırgın, üzgün, perişan edilmiş, hak etmediği davranışlara maruz kalmış ülke halkımın inanın bu sevgiye bu günlerde çok ihtiyacı var…

Güzel yurdumun güzel insanları, hiç kimsenin sevgiden, iyilikten bihaber, gönül gözünün kör ve aynasının kırık  olmadığı aydınlık günler dilerim.

Hadi sevelim, sevilelim!

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları