Büyük İstanbul depreminde 30.000 can kaybı olur – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış
Millî Düşünce Merkezi
MİSAK logo

_______26 Eylül 2019_______

Büyük İstanbul depreminde 30.000 can kaybı olur

A. Selim Babaoğlu
Paylaş:
İstanbul depreminde can ve mal kaybı büyük olur
İstanbul’da deprem

https://www.irishtimes.com/news/world/europe/a-seismic-task-istanbul-awaits-a-once-in-a-century-earthquake-1.3605508, A seismic task: Istanbul awaits a once-in-a-century earthquake, 25/08/2018)

Irlanda gazetesi Irish Times’da çıkan haberde muhtemel büyük İstanbul depreminde bir gecede 30.000 can kaybı, 44.000 binanın yerle bir olacağı ve 2.4 milyon insanın evsiz kalabileceği dile getirildi.

Uzmanlara göre İstanbul’un kuzey Anadolu fay hattı üzerinde yer aldığı, şehrin tarihi olarak her yüz yılda bir büyük bir depremi tecrübe ettiği ve bir sonraki sarsıntının pek yakın olduğu ifade edildi.

Haberde Swiss reasürans şirketinin verilerine de yer verildi. Swiss Re şirketine göre olası büyük depremde 6.4 milyon kişinin tehlikede olduğu belirtildi.

İstanbul şehrinin Türkiye’nin iktisadi ve mali bakımdan baş şehri olduğu, yurtiçi gayri safi milli hasılaya %40 oranında katkısı bulunduğu bu bakımdan olası büyük depremdeki kayıpların Türk iktisadını ve maliyesini uzun vadede etkileyebileceği görüşü dile getirilmiş.

Ayrıca binlerce yıllık birçok binanın da olası büyük depremde yıkılacağı ya da tahrip olacağı ifade edilmiş.

Bütün bunları dikkate alarak Marmaray hattının, 3. Köprü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsünün büyük sarsıntılara dayanacak şekilde inşa edidiği ayrıca okulların ve hastanelerin depreme dayanacak şekilde güçlendirildiği belirtilmiş.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanının olası depremdeki rolüne de haberde yer verilirken bu hava limanının büyük sarsıntılara dayanacak şekilde inşa edildiği ayrıca hem konumu hem de büyüklüğü bakımından depremden sonra İstanbul’un ihtiyaç duyacağı insani yardımın sağlanabilmesine uygun olduğu dile getirilmiş.

Son olarak İstanbul’da 1.5 milyon binanın bulunduğu, bunların 3’te birinin 1960-1970 yıllarında inşa edildiği bu binaların küçük bir kısmının henüz depreme dayanıklı hale getirilebildiği bu oranın ise denizde ancak bir damla su misali olduğunun altı çizilmiş.

Paylaş:
Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları