Evden çalışma kalıcı mı?

Artık çalışanın verimliği bir masanın başında kaç saat oturduğuyla değil, çıkardığı iş miktarı ile ölçülecek. Muhakkak ki daha anlamlı bir ölçme!


Ya hastalanarak yahut aşılanarak pandemiyi bitireceğe benzeriz. Hastalanmak da bir nevi aşı. Ne zaman bitireceğiz? Belli değil. Tamamen mi? Belli değil. Fakat hiç olmazsa virüsün azgın yayılışı sona erecektir. Aşıda bizden önce davranan İsrail ve İskoçya gibi küçük ülkelerde bu eğilim açıkça görülüyor.

O zaman “normal”e dönüş için iki uç senaryo düşünebiliriz. Birincisinde her şey tam eskisi gibi, meselâ 2019’yılının başı gibi olacak ve o zaman alışverişten, eğitimden, iş hayatına kadar her şeyde tıpkı eskisi gibi davranacağız. İkincisinde atlardan motorlu taşıtlara geçiş gibi, gelecek artık hiç mi hiç eskiye benzemeyecek.

Bu iki uç da gerçekçi değil. Gerçek, bu ikisinin arasında bir yere oturacak. Tahmin edilen geleceğin bazı yönlerinden Cuma günü bahsettim. Şimdi iş hayatından ve özellikle uzaktan çalışmadan söz etmek isterim.

Dünyada evden çalışma

Biraz yurt dışına bakalım, sonra yurda döneriz.

Hitachi, çalışanlarının %70’inin salgından sonra da evden çalışacaklarını açıkladı. Firmanın Japonya’da 296 bin çalışanı var. Demek ki 207 bini artık hiç işe gitmeyecek.

Twitter, çalışanlarına devamlı evden çalışabileceklerini bildirdi. Twitter’in 5.000 çalışanı var.

Geçen yıl, Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg, çalışanlara, çoğunluğunun hep evden çalışabileceklerini bildirdi. Bu yaklaşık 58 bin kişiyi kapsıyor.

Hitachi gibi maddî üretim yapan bir şirketle, sanal ortamdaki firmaların çalışan sayıları arasındaki uçurum, gelecekteki işsizliğin de bir habercisi olarak değerlendirilebilir. Üstelik sanal ortam firmalarının geliri Hitachi’nin çok üstünde. 2019 yılında Hitachi’nin geliri 1,2 milyar dolar, Facebook’un 71 milyar dolar ve Twitter’in 3,46 milyar dolar. Demek Hitachi, Twitter ve Facebook’un çalışan başına firmaya ortalama getirisi, veya isterseniz verimi deyin, sırayla 4 bin, 692 bin ve 1,2 milyon dolar. Eski büyük endüstrilerin bir şeyler yapması gerekiyor.

Türkiye’de evden çalışma

Şimdi Türkiye’ye ve asıl konumuza, uzaktan çalışmaya dönelim.

Geçen ay Koç Holding, 45.000 çalışanını sürekli uzaktan çalışmaya geçireceğini bildirdi.

Akbank Genel Müdürlüğü, pandemiden sonra da çalışanlarının %52’sinin evden %36’sının hibrid, %12’sinin  ofisten çalışacağını açıkladı. Hibrid, yani melez, bazen evden bazen iş yerinden çalışacakların etiketi. Şubelerde evden çalışacak sayısı %50’nin biraz altında kalacak. Müşterilerin İnternet bankacılığına kayışı bu yüzdeleri evde çalışma yönüne kaydıracaktır. Şimdiden başarılı şubesiz bankacılık sistemlerimiz var. COVID bunlara da avantaj sağlamıştır mutlaka.

Bankacılık böyle; ya sigortacılık? Allianz Türkiye sigorta şirketi, evde çalışma modelini kalıcı hâle getirdiğini çalışanlarına duyurdu. Saha ekibi hibrid: Haftada 1 gün evde, 4 gün sahada olacak. Çağrı merkezinde çalışanlar haftanın beş günü evde olacak. Bu iki uç arasındakiler haftanın iki günü ofiste, üç günü evden çalışacak. Allianz bu kararları, çalışanlarına danışarak ve onların istekleri doğrultusunda aldığını açıkladı.

Verim ve çevre

Şimdi bazı insanların, “Olur mu öyle şey? Evden çalışılır mı? Evde ancak kaytarılır. Maaşını verdiğim adam gözümün önünde olmalı!” dediğini duyar gibiyim. Gerçekten böyle kontrol hastası patronlar vardır. Hani yönetimi kasanın başından ayrılmamak diye anlayanlar. Personelin firmaya ve işe bağlılığını yok etmek için bundan daha etkilisi yoktur. En sıkı kontrolü uygulayan büyük bir firmada, firma aleyhinde büyük yolsuzlukların yapıldığına şâhit olmuştum. Pygmalion etkisi!

Evden çalışma için yapılan bir yorum: Artık çalışanın verimliği bir masanın başında kaç saat oturduğuyla değil, çıkardığı iş miktarı ile ölçülecek. Muhakkak ki daha anlamlı bir ölçme!

Kontrolcü patronu yalanlayan olumsuz bir gelişme var: Evden çalışmada aylaklığın tam tersi gelişiyor; iş saati sınırlarının aşıldığı gözleniyor. İş eskiden yolda geçen zamana da, aileyle geçirilen zamana da tecavüz etmeğe başlamış. Bu hem çalışanın hem ailenin sağlığına zararlı. Evden çalışanların önce kendi disiplinlerini sağlayarak çalışma saatlerini sınırlamaları gerekiyor.

Salgına karşı kapanma olumlu sonuçlar da doğurdu. Uydular atmosferdeki azot dioksitin azaldığını raporluyor. Azot dioksit en önemli hava kirliliği unsurlarından biri; fosil yakıtların yanmasıyla oluşuyor. Bu düşüşün bir bileşeni endüstri; fakat önemli bir bölümü de otomobil egzozu. Endüstrinin kirliliği geri dönecektir. Ulaşımın yol açtığı kirlilik azalacak. Eski büyük ofis binalarının da.

Daha şimdiden insanların taşraya, yazlıklara taşınıp orada çalıştıkları haberleri geliyor. Marmara’da Erdek’te, Tanaşa’da, Çeşme’de ve tabi Marmaris ve Bodrum’da yazlıkçılar, şehirlere dönmemiş.

Dünyada ve bizde de ofis binalarının fiyatları düşüşte. AVM’lerin arkasından bunlar geliyor.

Yazar

İskender Öksüz

2 Yorum

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.