<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Gül Baba’nın Makamında yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Nov 2025 20:38:16 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: M. Hayati Özkaya		</title>
		<link>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/#comment-13126</link>

		<dc:creator><![CDATA[M. Hayati Özkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 11:35:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51629#comment-13126</guid>

					<description><![CDATA[Ne güzel bir gezi ve de ne güzel bir yazı... Elinize sağlık Hocam Gül Baba&#039;nın ruhu şâd olmuştur...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne güzel bir gezi ve de ne güzel bir yazı&#8230; Elinize sağlık Hocam Gül Baba&#8217;nın ruhu şâd olmuştur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Aziz Korkmaz		</title>
		<link>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/#comment-13116</link>

		<dc:creator><![CDATA[Aziz Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 20:32:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51629#comment-13116</guid>

					<description><![CDATA[Ayşe Hanım, elinize, yüreğinize sağlık. Aydınlatıcı bilgilerle yüklü çok güzel bir yazı.
Günümüzün Evliya Çelebisi!nden de ancak bu beklenirdi.
Yazınızı okurken, &quot;zaman tüneli&quot;ne bir yolculuk yaptım :
Balkan ülkeleri içinde idaremiz altında en az kalan ülke Macaristan. 160 yıl kadar. Fakat bu 160 yıl içinde doğru-dürüst hiçbir problem yaşamamışız.
Bir Macar tarih profesörünün kitabından okumuştum : Macaristan 1686&#039;da bizden ayrıldıktan sonra, Macar halkı, yıllarca &quot;Ah Osmanlı idaresi, ah Osmanlı idaresi..!&quot; diye hasretle Osmanlı idaresini aramıştır. Düşünün bir kere; bir ülke, başka bir ülkenin idaresinden bağımsızlığına kavuşuyor; fakat, idaresinden kurtulduğu ülkenin idaresini hasretle yâd ediyor! Dünyada bunun örneği yoktur.
Diğer Balkan ülkeleri, bizden ayrıldıktan sonra, bizden kalan bütün eserleri yok edip izlerimizi silmek için âdetâ birbirleriyle yarışmışlardır. Bilhassa Yunanistan. Bugün Atina&#039;da bizden kalan bir tek eser yoktur. Macaristan ise, bizden kalan hiçbir eseri tahrip edip yok etmediği gibi, tam tersine muhafaza etmiştir. &quot;Gül Baba&quot;da olduğu gibi.

Bu arada bir şey daha düşündüm :

Mâlûm, Macarlar Hunlar&#039;ın torunlarıdır. Osmanlılar Macaristan&#039;ı fethettiklerinde, ne Osmanlılar Macarlar&#039;ın Türk asıllı olduklarını biliyorlardı, ne de Macarlar Türk asıllı olduklarını biliyorlardı. 19. Asırda Türkoloji çalışmaları hız kazandıktan sonra, ancak biz de, Macarlar da, Macarlar&#039;ın Türk asıllı olduklarını öğrendik. Macarlar bunun şuuruna vardıktan sonra tavırları değişti. Bugün Macaristan&#039;ın resmi adı Hungaria&#039;dır.

Eğer o devirde, biz de, Macaristan da, Macarlar&#039;ın Türk asıllı olduklarını bilseydik, dünya tarihi değişirdi, diye düşünüyorum, 

Selâm ve saygılarımla.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe Hanım, elinize, yüreğinize sağlık. Aydınlatıcı bilgilerle yüklü çok güzel bir yazı.<br />
Günümüzün Evliya Çelebisi!nden de ancak bu beklenirdi.<br />
Yazınızı okurken, &#8220;zaman tüneli&#8221;ne bir yolculuk yaptım :<br />
Balkan ülkeleri içinde idaremiz altında en az kalan ülke Macaristan. 160 yıl kadar. Fakat bu 160 yıl içinde doğru-dürüst hiçbir problem yaşamamışız.<br />
Bir Macar tarih profesörünün kitabından okumuştum : Macaristan 1686&#8217;da bizden ayrıldıktan sonra, Macar halkı, yıllarca &#8220;Ah Osmanlı idaresi, ah Osmanlı idaresi..!&#8221; diye hasretle Osmanlı idaresini aramıştır. Düşünün bir kere; bir ülke, başka bir ülkenin idaresinden bağımsızlığına kavuşuyor; fakat, idaresinden kurtulduğu ülkenin idaresini hasretle yâd ediyor! Dünyada bunun örneği yoktur.<br />
Diğer Balkan ülkeleri, bizden ayrıldıktan sonra, bizden kalan bütün eserleri yok edip izlerimizi silmek için âdetâ birbirleriyle yarışmışlardır. Bilhassa Yunanistan. Bugün Atina&#8217;da bizden kalan bir tek eser yoktur. Macaristan ise, bizden kalan hiçbir eseri tahrip edip yok etmediği gibi, tam tersine muhafaza etmiştir. &#8220;Gül Baba&#8221;da olduğu gibi.</p>
<p>Bu arada bir şey daha düşündüm :</p>
<p>Mâlûm, Macarlar Hunlar&#8217;ın torunlarıdır. Osmanlılar Macaristan&#8217;ı fethettiklerinde, ne Osmanlılar Macarlar&#8217;ın Türk asıllı olduklarını biliyorlardı, ne de Macarlar Türk asıllı olduklarını biliyorlardı. 19. Asırda Türkoloji çalışmaları hız kazandıktan sonra, ancak biz de, Macarlar da, Macarlar&#8217;ın Türk asıllı olduklarını öğrendik. Macarlar bunun şuuruna vardıktan sonra tavırları değişti. Bugün Macaristan&#8217;ın resmi adı Hungaria&#8217;dır.</p>
<p>Eğer o devirde, biz de, Macaristan da, Macarlar&#8217;ın Türk asıllı olduklarını bilseydik, dünya tarihi değişirdi, diye düşünüyorum, </p>
<p>Selâm ve saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
