İyi Saatte Olsunlar… – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Meselelerimiz- Sadi Somuncuoğlu   • Söz konusu açık oturum 10: Türkçesiz Türkler (Canlı yayın)

İyi Saatte Olsunlar…

İyi saatte olsunlar, iyilik ve aydınlık tanrısı olan Ahura Mazda’nın adamları gibi görünürler ve onun için çalıştıklarını söylerlerse de aslında karanlıklar tanrısı olan Ehrimen’in adamlarıdırlar. Ehrimen yalnız karanlıkların değil kötülüklerin, zulmün, belanın, hilenin ve ateşin de tanrısıdır.

24 Ekim 2020
Ahmet Bican Ercilasun

“Şeytan kulağına kurşun” deyip üç kere tahtaya vurmanın tam zamanıdır. Onların adını duyunca insanlar sebebi bilinmeyen, garip bir korkuya kapılırlar. Tüh tüh diyerek kulak memelerini çekiştirirler ve üç defa tahtaya vururlar.

İyi saatte olsunlar, iyilik ve aydınlık tanrısı olan Ahura Mazda’nın adamları gibi görünürler ve onun için çalıştıklarını söylerlerse de aslında karanlıklar tanrısı olan Ehrimen’in adamlarıdırlar. Ehrimen yalnız karanlıkların değil kötülüklerin, zulmün, belanın, hilenin ve ateşin de tanrısıdır.

İyi saatte olsunların temel niteliği hilekârlık ve yalancılıktır. Daha en baştan kendilerini Ahura Mazda’nın adamları gibi göstererek hilelerine başlarlar. Onların bir niteliği de esrarlı görünmeleridir. Bütün gizli ve derin bilgiler kendilerindeymiş gibi bir hava içindedirler. Esrarlı ve bilgiç tavırlarla insanlara yaklaşırlar ve “Sizin bilmediğiniz şeyler var.” derler. İnsanlar da onların bu gizli bilgilere vâkıf olduklarına ve iyilik tanrısı olan Ahura Mazda hesabına çalıştıklarına gerçekten inanırlar. Hatta onlara korku ve sevgiyle karışık bir saygı da gösterirler.

Ehrimen acımasız, zalim ve muhteris bir tanrıdır. Dünya devletinin üçte ikisini eline geçirmiştir ama onunla yetinmez; geri kalan üçte birine de sahip olmak ister. Elleri kolları uzundur. Dizlerinin altında görünmesin diye çok defa ellerini böğrünün üstüne koyar. Gövdesi de bazen ağır gelir ve sırtını hafifçe kamburlaştırır. Konuştuğu zaman kelimeler birer alev topuna döner ve havada savrulur.

Ehrimen’in yardımcıları da vardır. Bunlar çoğunlukla gözlerinin altı çukurlaşmış insancıklardır. Onlar da Ehrimen gibi konuşmak isterler ama seslerini idare edemezler ve ağızlarından çıkan kelimeler bir yerlere çarpıp kırılır. Bu eksiklerini gidermek için de sık sık çirkin, galiz ve mülevves kelimelere tutunurlar. Argo sözlere sarılıp havada dans ettiklerini görenler çok olmuştur.

Dünya devletinin üçte ikisini eline geçirmiş bulunan Ehrimen’in ihtirasının sonu yoktur. İnsanların beyinlerine ve yüreklerine de girmek ister. “Beyinlere sahip olamadık.” diye hayıflandığı çok görülmüştür. Gönüllere girmek için bazen çehresine munis ve yumuşak bir hava vermeye çalışır ama içindeki kötülük duygusu buna müsaade etmediğinden yüzünde tuhaf bir görünüm oluşur. Aslında bu görünüm, içindeki gayz, kin ve intikamı saklamak isteyen bir insan görünümüdür. Her ne kadar tanrı olsa da ihtiras ve kin duyguları yüzünden insan görünümünden bir türlü kurtulamaz.

Çok bilmiş iyi saatte olsunlar, Ehrimen’in her zaman sahaya sürdüğü askerleridir. Onlar çok defa Ahura Mazda’nın adamları arasına karışırlar. Zavallı Ahura Mazda!… İyilikler tanrısı olduğu için kötülük, hile ve yalan bilmez. Adamları da saf ve alıktır. İyi saatte olsunların sözlerine hemen inanırlar.

İyi saatte olsunların ellerinde türlü çeşitli tohumlar vardır: Nifak tohumları, fitne tohumları, yalan tohumları… İnsanlar üzerine bunları durmadan serperler. Zavallı insancıklar da saf saf bunları yutarlar.

Fakat insancıklar sadece saf değildir. Ne de olsa insandırlar. Onların da arzuları, hevesleri, ihtirasları vardır. İşte iyi saatte olsunlar, insanların bu duygularından da çok iyi yararlanırlar. Ellerinde nice yemler vardır. Para, makam, mevki… Bazen de şehvet.

Ehrimen’in saf adamları, içlerine sızmış bulunan iyi saatte olsunlara çabuk aldanırlar. Hiçbir ihtirası olmayan saf ve temiz olanlar da aldatılmaya çok müsaittirler. Çünkü onlar da iyi saatte olsunların Ahura Mazda’nın adamları olduğuna ve iyilik için çalıştıklarına inanmışlardır. Hatta bu sebeple onlara saygı ve sevgi dahi beslemektedirler. Öyle ya onlar en derin bilgilere sahip derin adamlardır. Şu esrarlı havaları da ne kadar derin olduklarını göstermektedir.

Ahura Mazda’nın ihtiraslı adamları ise zaten aldanmaya teşnedirler. Onlara bir makamın ucunu göstermek yeter. Tabii makam, öyle yekten gösterilmez. O makam sayesinde bazı iyilikler yapılacağı yönünde ikna çalışmaları olur önce. İhtiraslı adam da ihtirası yüzünden değil, iyilik yapmasına vesile olacağı için o makama gelmesi gerektiğine kendini inandırır. İyi saatte olsunların işi bundan sonra kolaydır. İhtirasını iyice besler adamın ve her dediğini yaptırır.

Bunlar derin bilgi sahibidirler ya, bazen de o derin mi derin istihbarat bilgilerini kullanarak birilerinin yüreğine korku salarlar. Bu yol da istediklerini yaptırabilmek için çok kullanılışlı bir yoldur.

Zavallı Ahura Mazda!… Sonunda bazı adamlarının birbirine girdiğini görür; bazı adamlarını kaybeder.

Kötülüklerin, karanlıkların ve belanın tanrısı ise kamburunu hafifçe titretip kahkahalarla güler. İyi saatte olsunlar da çevresini alarak kihkihlerle dans ederler. 

Yorum yapın!

Comment *

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları