MİLLÎ EGEMENLİĞİN YÜZÜNCÜ YILI – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)   • Söz Konusu-5: Açık Oturum

MİLLÎ EGEMENLİĞİN YÜZÜNCÜ YILI

Yüce Türk milleti, kendisine bir vatan ve istiklal armağan eden Gazi Meclisi’ni elbette unutmayacak, “Millî Hâkimiyet” kavramını temsil eden TBMM’nin yeniden asli durumuna dönmesi ülküsünü gönlünden ve aklından çıkarmayacaktır.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, Türkiye’nin işgal edilmesine karşı, Türk milletinin doğrudan doğruya duruma el koymasıdır. Samsun’a çıkış, Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas kongreleri sürecinde Türk milleti, “Ya istiklâl ya ölüm!” demiş, seçtiği milletvekillerini Ankara’ya göndererek duruma el koymuştur. Bundan sonra ülkemiz, milletin seçtiği vekiller tarafından yönetilecektir ve bunun adı Millî Hâkimiyet’tir. Mustafa Kemal’in reisliğinde toplanan Gazi Meclis, Türk milletini yeniden teşkilatlandırmış, onu yeniden “ordu millet” hâline getirmiş ve yurdun dört bir yanında yürütülen destansı bir mücadele ile düşmanı geldiği yere geri göndermiş, ülkemizi bağımsızlığa kavuşturmuştur. Dolayısıyla 23 Nisan 1920, sıradan bir meclis açılışı değil, destansı “Millî Mücadele” ile “İstiklâl Harbi”mizi yöneten ve vatanımızın istiklalini sağlayan bir Gazi Meclis’in açılışıdır.

Bugün işte böyle bir meclisin açılışının yüzüncü yılını idrak ediyoruz. Türk milletinin, “Millî Egemenlik” kararını verdiği günün yüzüncü yılını idrak ediyoruz. Türk milletinin, istiklal ile sonuçlanacak bir millî mücadele için kendi azim ve kararıyla ülke yönetimini ele almasının yüzüncü yılını idrak ediyoruz. Ezelî devletimizin ilelebet payidar olacak Türkiye Cumhuriyetine giden sürecindeki o mukaddes günün yüzüncü yılını idrak ediyoruz.

Hiçbir millet, millî varlığının temellerinden birini teşkil eden böyle mukaddes bir günün yüzüncü yılını geçiştirmez. Türkiye’yi yönetenlerin bir süreden beri millî gün ve bayramları geçiştirmek istediğini, savsakladığını büyük bir üzüntüyle müşahede ediyoruz. 23 Nisan’ın yüzüncü yıl kutlamaları da virüs salgını bahanesiyle asgari seviyeye indirilmiştir. TBMM’nin dahi kendisine hayat veren bu günü kutlaması âdeta istenmemiş; bizzat meclis başkanı, parti başkanlarının gelmemesini, böylece katılımı azaltmalarını dile getirebilmiştir. Esasen son referandumdan sonra, millet egemenliğini temsil eden TBMM’nin işlevi de âdeta yok edilmiş ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne devredilmiştir.

Yüce Türk milleti, kendisine bir vatan ve istiklal armağan eden Gazi Meclisi’ni elbette unutmayacak, “Millî Hâkimiyet” kavramını temsil eden TBMM’nin yeniden asli durumuna dönmesi ülküsünü gönlünden ve aklından çıkarmayacaktır.

Millî Düşünce Merkezi olarak bu düşünce ve duygularla Türk milletinin Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın yüzüncü yılını kutluyor, daha nice yüz yıllara diyoruz.

MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!