Avrasya Ekonomik Birliği tutar mı? – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______21.12.2018_______

Avrasya Ekonomik Birliği tutar mı?

Süleyman Karahan

 

Rusya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kurulan Cumhuriyetlerin ekonomilerini bütünleştirmek için çeşitli girişimlerde bulundu. 1994 yılının Mart ayında Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Moskova Devlet Üniversitesi’nde bir konuşma sırasında ticaret ittifakı kurma fikrini öneren ilk isimdir. Avrasya Birliği için hazırlanmış plan taslağı Haziran 1994 de Devlet Başkanlarına teslim edildi. Belarus , Kazakistan ve Rusya 1995 yılında Gümrük Birliği Antlaşması’nı imzalayarak devletlerarasında serbest ekonomik işbirliği için zemin hazırladılar. Daha sonraki yıllarda yapılan bir dizi ek anlaşma daha önce Sovyetler Birliği’ne üye olan Avrasya ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirdi.

Ancak, 2010 yılında Rusya, Beyaz Rusya (Belarus) ve Kazakistan Gümrük Birliği’ni başlatana kadar çok az ilerleme kaydedilmiştir (1).

Avrasya Ekonomik Birliği (EEAU), Ocak 2015’te resmi olarak kurulmuş bir kurumdur. Amacı bölgesel ekonomiyi bütünleştirmektir. Rusya, Kazakistan, Beyaz Rusya, Ermenistan ve Kırgızistan olmak üzere beş üye ülkeyi kapsar. Para birimi olarak Ermenistan DramıBeyaz Rusya RublesiKazakistan TengesiKırgızistan SomuRus Rublesi kullanılmaktadır. 2015 yılında 1,59 trilyon dolarlık GSYİH, 2014’te 1,3 trilyon dolarlık sanayi üretimi ve 2016 itibariyle 200 milyona yakın nüfusu olan EEAU, hem Putin’in iddialı politik gündemini hem de Birliğin ekonomik beklentilerini destekleyen jeopolitik bir başarıyı temsil eder. Rusya’nın liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği, Putin’in öngördüğü şekilde hizmet veren yarı-ekonomi ve yarı-politik bir yapı olarak düşünülebilir. Bugüne kadar ümit vaat eden adımlara rağmen, hedefine tam olarak ulaştığı söylenemez. Rusya’nın Birlik içindeki uzun zamandır oynadığı rol, bunun yanı sıra iktidarı ve politik motivasyonları da dikkate alınması gereken hususlardır (2).

Kısmen AB’den modellenen bu blok, malların, hizmetlerin, kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımıyla AB tarzı bir Avrasya iç pazarı oluşturmayı amaçlamaktadır. Şimdiye kadar, Birliğin performansı zayıftır. Yeni bloğun uzun vadede rekabetçiliğe zarar verebilecek küresel ticarete açıklık konusunda korumacılığa destek olduğuna dair işaretler var (1).

Yeni kurulan Birlik, en önemlisi Çin olmak üzere, Avrupa ve Asya ülkeleriyle ekonomik ve politik olarak ilgilenme durumundadır. Bununla birlikte, Avrasya Ekonomik Birliği’nin kesin coğrafi sınırları bilinmemektedir. Birliğe katılacak yeni ülkeler sınırların genişlemesine imkân verirken bazı ülkelerin birlikten ayrılmasına sebep olabilir. Örneğin Kazakistan, Tacikistan gibi ülkelerin birliğe katılması sonucu parasının ABD Doları karşısında değer kaybetme ve ticari cirosunun düşme olasılığı nedeniyle birlikten ayrılabilir. Rusya, yeni üye ülkeleri cezbetmek için diplomatik çaba içindedir. Rusya’nın bu çabası Avrupa Ekonomik Birliği için endişe kaynağıdır. Ve Birliğe kesin üyesi olmayan ülkelerin politikaları, Birliğin uygulanması adına sorun oluşturmaktadır.

Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, 28 Eylül 2015 de BM genel kurulunda bölgesel ekonomik projelerle ilgili olarak uluslararası ticaretin evrensel ve şeffaf kurallarının entegrasyonunun entegrasyonuna değinen bir konuşma yaptı. Putin konuşmasında şunları da vurguladı: “Örnek olarak, Çin’in İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nın inisiyatifi ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında bağlantı kurma planlarımızı belirtmek isterim.” (2)

Benzer şekilde, Kazakistan Cumhurbaşkanı da 2016 yılının Haziran ayında AB ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında bağlantı kurabilecek olan “entegrasyonların entegrasyonu”ndan bahsetmiştir. Daha sonraları da Avrasya Ekonomik Birliği’nin Avrupa Birliği ile bütünleşmesinin son derece ümit verici olacağını söylemeye devam etti.

Tüm Avrasya ülkeleri için ekonomik kalkınmada dengeli bir fırsat sağlanması yönünde daha fazla çaba sarf edilmelidir. Ancak Rusya’nın tarihi ve yeni rolünün ne olacağı da merak konusudur.

Özellikle, AB ve Rusya arasında Ukrayna’ya yönelik güç gösterisinin ardından, Avrasya Ekonomik Birliği, Batı’da yaygın olarak Rusya’nın Sovyet sonrası nüfuz alanını pekiştirmek için jeopolitik bir araç olarak görülüyor. Rus egemenliğinin korkusu ve birlik üyesi ülkeler arasındaki ticaret anlaşmazlıkları, birliğin ekonomik hedeflerine doğru ilerlemeyi engelliyor. Ancak, Rusya durgunluktan çıktığında umutlar gelişebilir. Birlik, 2015 yılında, bu blok ile serbest ticaret anlaşması imzalayan ilk ülke olan Vietnam gibi üçüncü ülkelerle ilişkiler geliştiriyor. Kendi adına AB, Doğu Ukrayna’daki ihtilafın sona ermesi için Rusya’nın Minsk Anlaşmaları kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesine kadar Avrasya Ekonomik Birliği’ni meşru bir ortak olarak tanınmasını reddetti (1).

Avrupa Parlamentosu tarafından 2017 yılında yayınlanan “Eurasian Economic Union: The rocky road to integration (Avrasya Ekonomik Birliği: Entegrasyona giden taşlı yol) adlı raporda, aşağıda verilen değerlendirmelere yer vermiştir.

Gümrük birliği: Avrasya Ekonomik Birliği üçüncü ülkelerden ithalat için ortak gümrük tarifesine sahiptir. Mallar, ilke olarak gümrük bariyerleri olmadan birlik içinde serbestçe dolaşabilirler.

İç pazar: AB’de olduğu gibi Avrasya Ekonomik Birliği; malların, hizmetlerin, kişilerin ve sermayenin serbest dolaşımını öngörür. Gümrük engellerinin kaldırılması, malların serbest dolaşımını sağlamak için yeterli değildir. Dolayısıyla birlik; standartları, çok çeşitli alanlarla uyumlu hale getirmeyi de amaçlamaktadır. Örneğin, Şubat 2016’da ortak bir ilaç piyasasına ilk adım atıldı. İnşaat ve turizm gibi sektörlerde sınır ötesi ticaretin kademeli olarak liberalleşmesi nedeniyle, tek bir hizmet piyasasına yönelik ilerleme devam etmektedir. Bununla birlikte şirketlerin, üye devletlerdeki kamu alımlarına eşit olmayan erişimleri gibi birçok engel mevcuttur. Konuyla ilgili olarak Mart 2016’da, Avrasya Ekonomik Komisyonu 60 sorunlu alanın bir listesini yayınladı. Birlik üyesi ülkelerin vatandaşları, bir iç pasaportta (bir kimlik kartına benzer şekilde) birlik içinde serbestçe seyahat edebilirler. Ayrıca çalışma izni olmadan birliğin herhangi bir yerinde çalışabilirler. Ortak vize politikasının bulunmadığı göz önüne alındığında (örneğin, AB vatandaşlarının Rusya’ya girmek için vize almaları gerekir, ancak diğer birlik ülkeleri için değil), iç sınır kontrollerinin kaldırılması olası görülmemektedir.

Birlik üyesi ülkeler, tarım sübvansiyonları ve piyasa destek tedbirleri gibi konuları koordine etmeyi kabul etmişlerdir, ancak AB’nin aksine bunlar, ulusal yeterlilikler olarak kalacaktır. Ayrıca birlik tarım politikası için ortak bir plan bulunmamaktadır.

Birlik, Rusya’nın tek taraflı eylemleriyle de oldukça güç kaybetti. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı sadece müttefiklerini endişelendirmekle kalmıyor, aynı zamanda birlik için de pratik sorunlar yaratıyor. Moskova, Ocak 2016’da Ukrayna’ya kadar genişlettiği birçok AB tarımsal gıda ürününe yönelik tek taraflı yasak kararını, birlik ortakları ile istişarede bulunmadan aldı. Bunun üzerine diğer ortaklar da bu yasaklara uymadı. Örneğin Belarus (Beyaz Rusya), iç gümrük kontrollerinin yokluğunda, orada yasaklanmış olmasına rağmen Rusya’ya yeniden ihraç edilebilen AB tarımsal mallarını ithal etmeye devam etti. Bu olayı durdurmak için Aralık 2014’te Rusya-Belarus sınırında gayri resmi gümrük kontrolleri yapıldı ve Ağustos 2015’ten itibaren Rusya, AB’den kaynaklandığından şüphelendiği Belarus’tan gıda ithalatını durdurdu. Bu önlemlere rağmen, ticaret istatistikleri Polonya, elma gibi ürünlerin Belarus üzerinden Rusya’ya ulaşmaya devam ettiğini gösteriyor.

Rusya ve Kazakistan arasındaki ticaret anlaşmazlıkları daha az sıklıkta olmaktadır; bununla birlikte, Mart 2015’te, Kazakistan pazarları, Rublenin değer kaybından faydalanan ucuz Rus ihracatı nedeniyle dolup taştıktan sonra, Kazakistan geçici olarak Rus petrol ürünlerinin, yanı sıra et, süt ürünlerinin ve çikolatanın ithalatını engelledi. Rusya da buna benzer önlemlerle karşılık verdi. Bu gerilimler, Kazakistan Tenge’sinin yılın ikinci yarısında değer kaybı yaşamasıyla, Rus ithalatını yeniden daha pahalı hale getirdi.

Gümrük Birliği’nin iki yeni üye ülkesinde de sorunlar var. Kırgızistan, ürünlerini Kazakistan sınırındaki veterinerlik ve diğer kontrollerden geçirmekte zorlanmaktadır. Öte yandan, Ermenistan ile ticaret, Karabağ açısından daha da karmaşık bir durum göstermektedir. Çünkü Karabağ, bir taraftan sınırda ve tartışmalı da olsa toprakları Erivan’ın fiili kontrolü altında, bir taraftan da Azerbaycan’ın yasal olarak bir parçası. Dolayısıyla Karabağ, Gümrük Birliği dışında ve birlik, gümrük kontrollerini reddediyor.

Avrasya Ekonomik Birliği’nin üçüncü ülkelerle ilişkileri ve birliğin genişleme umutları bakımından Tacikistan, Birliğin yeni üyesi olarak görülüyor. Moskova’nın bir askeri müttefiki olan Tacikistan, GSYİH’nın dörtte birini, Tacik göçmenlerin Rusya’dan gönderdiği paralardan elde ediyor ve bu nedenle Rus işgücü piyasasına sınırsız erişimden çok şey kazanıyor. Birlik üyeliği için ülkede güçlü bir halk desteği vardır. Şubat 2017’de Vladimir Putin tarafından yapılan ziyarete rağmen Tacikistan henüz açıkça katılmayı taahhüt etmedi. Özbekistan, Rusya’ya işçi göçünün bir diğer temel kaynağı olarak, birlik üyeliğinden de faydalanabilir. Ancak, 2012 yılında Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı (CSTO) askeri ittifakından çekilerek, geleneksel açıdan kendini Rusya’dan uzak tuttu. Yeni Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev’in ikili ilişkileri ilerlemiş olmasına rağmen, Taşkent’in yakında Rusya’nın etki alanına yeniden girmesi pek olası görünmüyor. Gürcistan’daki iki Rus kontrolündeki ayrılıkçı topraklardan Abhazya, birlik üyeliğini bir olasılık olarak dile getirmekte. Bununla birlikte, Rusya’nın etnik Rus ayrılıkçılarına verdiği destek konusunda endişelenen ve bloğun dış ilişkilerini karmaşık hale getirerek birliğin ortaklarını üzecek olması göz önüne alındığında, bu mümkün görünmemektedir. Gürcistan, Moldova ve Ukrayna: AB ile ortaklık anlaşmaları imzalayan üç ülkenin, birliğe karşı en güçlü muhalefetin Gürcistan’da ve beklenmedik bir şekilde Ukrayna’da olduğu görülmektedir. Öte yandan Moldova bölünmüş bir durum göstermektedir. 2016 yılında, yukarıda bahsedilen entegrasyon bakımından birliği destekleyen Moldovların oranı %53’ü göstermişti. Moldova’nın mallarının Rusya’ya girişini engelleyen Rus ambargosunu sona erdirmek ve işçi göçünü kolaylaştırmak (şu anda 250 000 Moldova vatandaşı yasadışı olarak Rusya’da yaşıyor) bakımından birlik üyeliği cazip görülmektedir.

Mart 2017’de Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon, birlik gözlemci statüsüne başvurmaya karar verdiğini duyurdu. Başvurusu, Dodon’un şahsen katıldığı Nisan 2017 EEU zirvesinden sadece birkaç hafta sonra onaylandı. Bununla birlikte, Moldova’nın AB ile ortaklık anlaşmasını yırtıp yırtmayacağı ve tam bir birlik üyeliği arayıp aramayacağı açık değildir. Mevcut durumda, bu gelişmelere AB yanlısı iktidar koalisyonu tarafından karşı çıkılmakta. Ancak son anketlerin gösterdiği gibi Dodon’un Sosyalist Partisi Kasım 2018 parlamento seçimlerini kazanması halinde bu durum değişecektir. Azerbaycan ve Türkmenistan; ne Rusya ile yakın ilişkilere sahip ne de Avrasya Ekonomik Birliği’ne ilgi duyduklarını ifade etmiş. Birlik üyeliği eski Sovyet ülkeleriyle sınırlı değil. Kasım 2016’da Moğolistan, birliğe ilgi gösterdi, ancak katılıp katılmayacağı belli değil.

Üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları kapsamında Vietnam: Ekim 2016’da, Gümrük Birliği ve Vietnam arasındaki müzakerelerin başlamasından sadece üç yıl sonra, birliğin ilk harici serbest ticaret anlaşması yürürlüğe girmiştir. Şu anda birliğin dış ticaretinin %0,7’si; ticaret dengesi mevcut durumunda Vietnam ihracatı lehinedir. Temmuz 2015’te Vladimir Putin ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, birliğin, Çin’in İpek Yolu Ekonomik Kuşağı bölgesel entegrasyon girişimi ile nasıl birleştirilebileceğini tartıştı, ancak bunun nasıl olabileceği henüz belli değil. Çin’in Kasım 2016’da önerdiği gibi herhangi bir serbest ticaret anlaşması, ucuz Çin mallarının Avrasya pazarlarına taşma potansiyeli nedeniyle sorunlu olabilir. Birliğin ticaret anlaşmaları için diğer öncelikli ülkeler arasında İran, Hindistan, İsrail ve Singapur bulunmakta; yaklaşık 30 ülke daha bu blok ile anlaşmalar yapmakla ilgilendiği bildirilmiştir (1).

Golam Mostafa ve Monowar Mahmood (2018) tarafından “Journal of Eurasian Studies” dergisi için kaleme alınan “Avrasya Ekonomik Birliği: Avrasya Ekonomik Birliği: Evrim, zorluklar ve gelecekteki muhtemel yönler” başlıklı inceleme yazısında; “Rus egemenliği, etkisi, kontrolü ve baskısı aynı zamanda birliğin ilerleme ve başarı eksikliğinin de sebebi olabilir. Üye devletler arasındaki uzun, acı tarihsel anılar ve güvensizlik de entegrasyon sürecini zorlaştırdı.” denmektedir. Makale, eski SSCB bölgesindeki bu yeni girişimin sorunlu gibi göründüğü ve Rusya’daki kötüleşen ekonomik şartlar, Ruble ile ilgili kriz, Rusya’nın Ukrayna ile sürekli çatışması ve üye ülkeler arasındaki güvensizlik nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanabileceği sonucuna varmıştır (3).

Bölgede önceki entegrasyon sürecinin ve diğer bölgesel entegrasyon inisiyatiflerinin deneyimlerine dayanarak birliğin geleceğinin aşağıda incelenen üç potansiyel yönden herhangi birinde hareket edebileceğini öngörmektedir:

  • Sınırlı ve minimum etkinlikle devam edilmesi.

Mevcut durumda, birlik daha fazla krizle karşı karşıya kalabilir ve üye devletlerin faaliyetlerinde etkili olması için uygun destek ve ilgiden yoksun kalacaktır. Ancak, Sovyet sonrası entegrasyon örgütlerinin yaptığı gibi ölmeyebilir; asgari faaliyetlerle hayatta kalabilir. Faaliyetlerini sınırlı faaliyetlerle kısıtlayacak ve mevcut üye devletler zayıf üyelerin Moskova’dan olabildiğince kazanç elde etmeye çalışacakları zayıf bir bölgesel örgüt olarak devam edecekler.

Bu nedenle, birçok uzmanın düşündüğüne göre birlik büyük olasılıkla “ölü” olmayacaktır, ancak asgari faaliyetlerle ayakta kalacaktır ve BDT’nin kaderini takip edebilir.

  • Daha fazla üyelik ve daha yakın entegrasyon ile genişletilmesi.

İkinci olasılık çok iyimser ve idealisttir. Rusya, Ukrayna ile olan çatışmasını çözebilir ve iyi küresel vatandaşlık odaklı bir tutumla Moskova siyasi, ideolojik ve askeri güvenlik tehditlerini ve baskılarını terk ederek uluslararası topluma geri dönebilir. Nihayetinde, Batı yaptırımları kaldırılabilir, ulusal para birimleri istikrar kazanacak ve üye devletlerin ekonomileri önemli ölçüde büyüyecektir.

Birliğin geleceği çoğunlukla Rus liderliğine bağlıdır. Sadece Rusya gerçek anlamda değişiklikler yapabilir ve Ukrayna, Batı ve diğer birlik üyelerine yönelik politikaları, algıları ve vizyonlarında köklü değişiklikler yaparak birliği yeniden canlandırabilir.

  • Birlik, Çin’le birleşik olarak başka bir entegrasyona liderlik eden Çin ile birleştirilebilir.

Çin, Avrasya’daki ekonomik entegrasyon sürecinin gelişimini yakından gözlemlerken, aynı zamanda, Orta Asya ülkeleri ve Rusya ile doğrudan çatışmaya girmeden petrol ve gaz sektörlerine girerek ekonomik ilişkiler geliştirmek için kendi stratejisini geliştiriyor. Çin’in başlıca hedefleri Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve diğer Orta Asya ülkeleri olmuştur. Çin çabaları ödüllendirildi ve son yıllarda Orta Asya ülkelerinin başlıca ticaret ve yatırım ortağı haline geldi. 2013 yılında, Pekin kendi entegrasyon planını, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nı önerdi. Bölgesel devletleri bu geniş ekonomik işbirliğine katılmaya ve daha yakın entegrasyon girişimlerini seçmeye davet etti. Ukrayna krizinden sonra bile Çin, çok ihtiyatlı ve dikkatli bir politika izledi; sessiz diplomasiyi kabul etti ve Rusya’ya yardım teklif etti; birkaç devasa petrol ve gaz anlaşması imzaladı. Buradan anlaşılıyor ki siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda daha fazla işbirliği yapmaya kararlı. Avrasya Ekonomik Birliği’nin beş üyesi arasında, üç ülke, yani Kazakistan, Kırgızistan ve Rusya, Şanghay İşbirliği Örgütü aktif üyeleridir (Belarus bir Gözlemcidir ve Ermenistan bir Diyalog Üyesidir). Son zamanlarda, organizasyon daha çok ekonomik işbirliği ve üyeler arası entegrasyon üzerinde yoğunlaşıyor. Bu nedenle, birlik ciddi bir sorun yaşarsa, üyeleri Şanghay İşbirliği Örgütü ile birleşmeye ve daha geniş ve genişletilmiş bir çerçevede çalışmaya karar verebilir. Daha önce de belirtildiği gibi Hindistan (Şanghay İşbirliği Örgütü’nün yeni bir üyesi), İran ve Moğolistan (Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Gözlemcileri), birlik ile yapılan anlaşmaların imzalanmasına olan ilgiyi şimdiden dile getirmişlerdir. Birlik üyesi devletler, Rusya’nın ve onun liderliğinin, politikaları ve davranışları konusunda hüsrana uğradığında, bu iki kuruluşun gelecekteki olası entegrasyonları, özellikle ciddi bir muhalefetle karşılaşmayabilir.

Yukarıda uzmanlarca incelenen ve öngörülen üç potansiyel seçenek / yön arasında, birincisi, birliğin mevcut durumu, Rusya’daki koşullar, Rusya’nın bölgedeki konumu ve küresel katılımı göz önünde bulundurularak daha gerçekçi görünmekte olduğu ifade edilmiştir (3).

 

Kaynaklar:

  1. Eurasian Economic Union. The rocky road to integration: European Parliament

URL: http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2017/599432/EPRS_BRI(2017)599432_EN.pdf

  1. Sergi, B. (2018). Putin’s and Russian-led Eurasian Economic Union: A hybrid half-economics and half political “Janus Bifrons”. Journal of Eurasian Studies. Volume 9, Issue 1, January 2018, Pages 52-60

URL: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1879366517300258

  1. Mostafa, G ve Mahmod M. (2018). Eurasian Economic Union: Evolution, challenges and possible future directions. Journal of Eurasian Studies, Volume 9, Issue 2, July 2018, Pages 163-172.

URL: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1879366518300149

Kaynaklar Belarus veya Beyaz Rusya olarak ta vermektedir. Birisi seçilebilir veya ikisi de kullanılabilir belki!

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!
       

Yazarın MİSAK'taki yazıları