{"id":10610,"date":"2020-06-22T19:30:00","date_gmt":"2020-06-22T16:30:00","guid":{"rendered":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/?p=10610&#038;preview=true&#038;preview_id=10610"},"modified":"2020-06-21T14:21:50","modified_gmt":"2020-06-21T11:21:50","slug":"uc-medeniyet","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/uc-medeniyet\/","title":{"rendered":"\u00dc\u00e7 medeniyet"},"content":{"rendered":"<div id=\"attachment_10652\" style=\"width: 650px\" class=\"wp-caption aligncenter\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-10652\" class=\"wp-image-10652 size-full\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/uygarl\u0131k.jpg\" alt=\"\" width=\"640\" height=\"480\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/uygarl\u0131k.jpg 640w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/uygarl\u0131k-300x225.jpg 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/06\/uygarl\u0131k-150x113.jpg 150w\" sizes=\"auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px\" \/><p id=\"caption-attachment-10652\" class=\"wp-caption-text\">Uygarl\u0131k<\/p><\/div>\n<p style=\"text-align: right;\"><em>Bu yaz\u0131, Ahmet A\u011fao\u011flu&#8217;nun \u00dc\u00e7 Medeniyet kitab\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. <\/em><br \/>\n<em>Bu eser, Do\u011fu Kitabevi Genel Yay\u0131n Y\u00f6netmenleri<\/em><br \/>\n<em>Ertan E\u011fribel ve Ufuk \u00d6zcan&#8217;\u0131n \u00f6zel izniyle kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/em><\/p>\n<h2><strong>\u0130slam medeniyeti, Avrupa veya Bat\u0131 medeniyeti, Buda-Brahman medeniyeti&#8230;<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Bu eser Malta esareti s\u0131ras\u0131nda, 1919 y\u0131l\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Medeniyet nedir? \u0130slam medeniyeti, Avrupa veya Bat\u0131 medeniyeti, Buda-Brahman medeniyeti, \u00e7e\u015fitli medeniyetlere mensup kavimler aras\u0131ndaki ortak hususlar, galip medeniyete, ma\u011flup medeniyetlerin takip edece\u011fi yol. &#8220;Medeniyet&#8221; gibi m\u00fccerret kavramlar\u0131 ifade eden deyimlerden kastolunan manalar \u00f6nceden tespit edilemezse, herkes o kavramlar\u0131 kendi anlay\u0131\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re kabul eder ve konu yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131labilir. Buna meydan vermemek ve neden bahsetmek istedi\u011fimizi okuyuculara \u00f6nceden a\u00e7\u0131k\u00e7a belli etmek i\u00e7in medeniyet deyimini hangi m\u00e2n\u00e2da kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 belirtmeyi uygun bulduk.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Medeniyet (civilisation) deyimi \u00e7e\u015fitli surette tarif edilmi\u015ftir. Biz bu deyimi, zann\u0131m\u0131zca, b\u00fct\u00fcn tarifleri i\u00e7ine alan ve bu kelimeye en geni\u015f manay\u0131 veren &#8220;hayat tarz\u0131&#8221; olarak kabul ediyoruz. \u015e\u00f6yle ki, medeniyet demek &#8220;hayat tarz\u0131&#8221; demektir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Yaln\u0131z hayat kavram\u0131n\u0131 en geni\u015f ve \u015f\u00fcmull\u00fc bir manada almal\u0131d\u0131r. Hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn tecellilerini, madd\u00ee ve manev\u00ee b\u00fct\u00fcn olaylar\u0131n\u0131 o kavram i\u00e7ine koymal\u0131d\u0131r. O halde medeniyet, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve tecess\u00fcs tarz\u0131ndan ba\u015flayarak giyini\u015f \u015fekline kadar hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn olaylar\u0131n\u0131 i\u00e7ine al\u0131r.<\/p>\n<h2><strong>Meden\u00ee insan \u00fc\u00e7 medeniyet aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">\u0130\u015fte medeniyet bu m\u00e2n\u00e2da al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 halde, meden\u00ee insan cemiyetinin ba\u015fl\u0131ca \u00fc\u00e7 &#8220;hayat tarz\u0131&#8221; veyahut \u00fc\u00e7 &#8220;medeniyet&#8221; aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnm\u00fc\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Tabii bu b\u00f6lme kesin de\u011fildir, \u00e7e\u015fitli medeniyetler aras\u0131nda birer \u00c7in Seddi tasavvur etmek do\u011fru olamaz, aralar\u0131nda a\u015fa\u011f\u0131da g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere bir\u00e7ok temaslar, s\u0131zmalar, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 birbiri i\u00e7ine girmeler vard\u0131r; b\u00f6lme ve s\u0131n\u0131fland\u0131rma yaln\u0131z temel \u00e7izgilere, a\u00e7\u0131k \u00f6zelliklere, bir medeniyetin kendi sistemine vermi\u015f oldu\u011fu \u00f6rnek hallere aittir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">\u015eimdi, bu \u00fc\u00e7 medeniyetten n\u00fcfus bak\u0131m\u0131ndan en \u00f6nemlisi Buda-Brahman medeniyetidir ki, tahminen sekiz y\u00fcz milyonluk bir cemaati i\u00e7ine al\u0131r ve yay\u0131lma alan\u0131 Hindistan, \u00c7inhindi, \u00c7in, Kore, Japonya&#8217; d\u0131r. Yine ayn\u0131 bak\u0131mdan ikinci derecede \u00f6nemlisi, bat\u0131 veya Avrupa medeniyetidir ki Avrupa, Amerika ve Avustralya&#8217;y\u0131 i\u00e7ine al\u0131r. Gerek tarih , gerek n\u00fcfus bak\u0131m\u0131ndan en sonuncusu da \u0130slam medeniyetidir ki Afrika&#8217;y\u0131 hemen tamam\u0131yla, Asya ile Avrupa&#8217;n\u0131n ise bir k\u0131sm\u0131n\u0131 i\u00e7ine al\u0131r. Bu \u00e7e\u015fitli medeniyet z\u00fcmrelerinden herhangi birisinin yay\u0131lma sahas\u0131na dikkatli bir g\u00f6zle bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, i\u00e7ine alm\u0131\u015f oldu\u011fu kavimlerin \u00e7oklu\u011funa, kan,cins, renk ve dil de\u011fi\u015fikliklerine ra\u011fmen, baz\u0131 ortak ve genel taraflar\u0131n bulundu\u011fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130\u015fte bu ortak taraflar o medeniyetin esas\u0131n\u0131, ruhunu, \u00f6z\u00fcn\u00fc te\u015fkil eder. Onu ba\u015fkalar\u0131ndan ay\u0131r\u0131r. Mesela s\u0131radan bir adam, \u0130stanbul&#8217; dan kalk\u0131p Marake\u015f&#8217;e, Mezopotamya&#8217;ya, Kahire&#8217;ye, Mekke&#8217;ye, \u015eam&#8217;a, Bak\u00fc&#8217;ye, Tahran&#8217;a, \u015eiraz&#8217;a, Kabil&#8217;e, Lahor&#8217;a, Kalk\u00fcta&#8217;ya ve Semerkant&#8217;a gitse, bu beldelerin hi\u00e7 birinde kendini tamam\u0131yla yabanc\u0131 hissetmez; hi\u00e7 olmasa yan\u0131 ba\u015f\u0131ndaki Sofya, Atina vs.deki kadar kendini ba\u015fka bir \u00e7evrede, ba\u015fka bir hava i\u00e7inde duymaz; kendini az \u00e7ok al\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu levhalar, \u015fekiller, hareketler ve tav\u0131rlar aras\u0131nda g\u00f6r\u00fcr. \u0130nsanlar\u0131n giyini\u015f tarzlar\u0131, ge\u00e7im \u015fekilleri, adet ve halleri az \u00e7ok onun kendi evinde al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131na benzer. Ayn\u0131 sar\u0131k, ayn\u0131 aba, kad\u0131nlarda ayn\u0131 \u00f6rt\u00fcnmeler, ayn\u0131 camiler, ayn\u0131 ibadetler, ayn\u0131 ezan, ayn\u0131 ayinler, ayn\u0131 dualar ve benzerleri. Bu benzeyi\u015f yaln\u0131z g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fle de kalmaz. Daha ileri gider: Zihniyetlere, zekalara, zekan\u0131n me\u015fgul oldu\u011fu konulara kadar yay\u0131l\u0131r. S\u0131radan bir \u0130stanbullu, s\u0131radan bir Marake\u015fliyi, bir Kabilliyi, bir Kalk\u00fctal\u0131y\u0131, kendisi gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, kendisini me\u015fgul eden konularla u\u011fra\u015f\u0131r, onlarla ayn\u0131 surette telakki eder, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00b7<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Di\u011fer medeniyet z\u00fcmrelerine mensup olanlar aras\u0131nda da ayn\u0131 hal vard\u0131r. Faraza, bir Romal\u0131 Paris&#8217; te, Viyana&#8217; da, Berlin&#8217; de, Londra&#8217; da, Washington&#8217; da kendisini \u00f6z muhitinde gibi bulur. Bunun gibi, bir Japon da Kore&#8217; de, Pekin&#8217; de, Tibet&#8217; te kendisini yabanc\u0131 hissetmez. \u0130\u015fte, bir medeniyet z\u00fcmresine mensup olan kavimler aras\u0131ndaki \u015fu genel ve ortak taraflard\u0131r ki, bu medeniyetin \u00f6zelli\u011fini g\u00f6sterir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Yukar\u0131da da s\u00f6ylendi\u011fi \u00fczere, bu hususlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 manev\u00eedir. Madd\u00ee k\u0131s\u0131m, mesela elbisenin \u015fekli, binalar\u0131n bi\u00e7imi, ibadet ve ayinlerin yap\u0131l\u0131\u015f tarz\u0131 vs.den ibarettir. Manev\u00ee k\u0131s\u0131m ise, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve duyguya ait oldu\u011fundan, yay\u0131l\u0131\u015f sahas\u0131 daha geni\u015ftir. Genellikle denebilir ki, her medeniyetin kendine g\u00f6re ortak bir d\u00fc\u015f\u00fcnme g\u00fcc\u00fc, bir zekas\u0131 vard\u0131r; adeta bir dima\u011fa sahiptir. Bunu gibi, her medeniyetin bir kalbi vard\u0131r. Bir duyu\u015f tarz\u0131 vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, ortak bir ahl\u00e2ka, bir de\u011fer duygusuna, ortak bir iyi ve k\u00f6t\u00fc, g\u00fczel ve \u00e7irkin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne sahiptir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">\u0130slam \u00e2lemini geziniz; ne garip hallere rastlars\u0131n\u0131z. Aralar\u0131nda binlerce kilometrelik mesafeler bulunan, cins, dil ve renk itibariyle birbirine tamam\u0131yla yabanc\u0131 olan ve sathi bir ba\u011flant\u0131dan mahrum bulunan kavimlerin fertlerini ayn\u0131 zihniyeti, ayn\u0131 ruh hallerini ta\u015f\u0131r, ayn\u0131 meseleler, konularla me\u015fgul, i\u015fler ve olaylar hakk\u0131nda ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f tarzlar\u0131 i\u00e7inde, ayn\u0131 h\u00fck\u00fcmleri verir g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. G\u00fczellik ve \u00e7irkinlik, iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck, bunlar\u0131n aras\u0131nda hemen ayn\u0131 tarzda telakki olunur. Bu hal, uzun ve ortak bir dima\u011f\u00ee faaliyetin, ortak bir duyu\u015f tarz\u0131n\u0131n, ortak ve genel amillerin devaml\u0131 tesirleriyle has\u0131l olmu\u015ftur. \u0130slam aleminde en hareketli ve m\u00fcessir bir amil olan din ortak oldu\u011fu gibi, bir zamanlar pek hareketli olan zek\u00e2 ve kalbin de \u00e7e\u015fitli belirtileri ortak bir mahsul halini al\u0131yordu. O zamanlar, \u0130slam aleminin herhangi bir taraf\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015f bir ese matbaac\u0131l\u0131\u011f\u0131n olmamas\u0131na ra\u011fmen, s\u0131rf el yaz\u0131s\u0131yla yaz\u0131larak \u015fa\u015f\u0131lacak bir \u00e7abuklukla b\u00fct\u00fcn \u0130slam alemine yay\u0131l\u0131yor ve birka\u00e7 ay sonra bu alemin en \u00fccra k\u00f6\u015felerinde okunarak fikirlerin ve duygular\u0131n birle\u015fmesini sa\u011fl\u0131yordu. O zaman\u0131n \u00e2limleri aras\u0131ndaki ilgiyi, yaz\u0131\u015fmay\u0131, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak ileri s\u00fcr\u00fclen fikirleri incelerken \u015fa\u015fmamak kabil de\u011fildir. \u0130bni Sina&#8217;n\u0131n Orta Asya&#8217; da yazd\u0131\u011f\u0131 eserler garip bir \u00e7abuklukla Afrika&#8217;n\u0131n kuzeyi\u0131:\u0131de hararetli tarh\u015fmalara sebep oluyor. Fas&#8217; ta do\u011fmu\u015f, Ni\u015fabur&#8217;da e\u011fitim ve \u00f6\u011fretim g\u00f6rm\u00fc\u015f olan \u0130bni Sabah&#8217;\u0131n faaliyet yeri Suriye ve Hrasan&#8217; d\u0131r. Haru,n&#8217;un, Memun&#8217; un, Gazneli Mahmut&#8217; un, Melik \u015eah&#8217;\u0131n, H\u00fclagu&#8217;nun ve sonralar\u0131 Emir Timur &#8216;un ba\u015f\u0131na \u0130slam aleminin her taraf\u0131ndan alimler, edipler toplan\u0131p adeta bir \u00e7e\u015fit akademi kuruyorlard\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Osmanl\u0131 sultanlar\u0131n\u0131n saraylar\u0131, Afrika ve Asya&#8217;n\u0131n \u00fccra k\u00f6\u015felerinden gelmi\u015f alimlerin toplanh yeriydi. H\u0131yve&#8217; de do\u011fmu\u015f birisi Anadolu&#8217; da kad\u0131l\u0131k, m\u00fcft\u00fcl\u00fck ediyor, Fars\u00e7a ve Arap\u00e7a yaz\u0131lm\u0131\u015f edebi eserler ayn\u0131 \u00e7abuklukla yay\u0131l\u0131yor ve b\u00fct\u00fcn \u0130slam kavimleri aras\u0131nda terc\u00fcme edenler, taklit edenler ve yorumlayanlar bulunuyor. Haf\u0131z&#8217;\u0131n, Hayyam&#8217;\u0131n, Mevlana&#8217;n\u0131n, Ekber \u015eah&#8217;\u0131n, Eb\u00fcl&#8217;ula&#8217;n\u0131n ve bu gibi \u00fcnl\u00fc alim, \u015fair ve ediplerin eserlerini g\u00f6rmeyen, bilmeyen bir \u0130slam fikir adam\u0131na rastlanm\u0131yor. \u0130\u015fte bu ortak din, bu ortak dima\u011f ve kalp faaliyetidir ki b\u00fct\u00fcn bu alemin zihniyetini, g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131, duygular\u0131n\u0131, kalplerini birle\u015ftirmi\u015ftir. Her nereye gitseniz ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f ve duyu\u015f tarz\u0131na, ayn\u0131 zihniyete, kafa ve kalbin ayn\u0131 metot \u00fczerine hareket ettiklerine rastlars\u0131n\u0131z. \u00b7<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Avrupa ve Bat\u0131 medeniyeti de ayn\u0131 haldedir; bug\u00fcn en a\u015fa\u011f\u0131 \u00fc\u00e7 Avrupa dilini -Frans\u0131zcay\u0131, \u0130ngilizceyi, Almancay\u0131- bilmeyen ciddi bir Avrupal\u0131 alim ve edibine hemen hemen rastlanmaz. Bunlar zaten ortak olan ve Avrupa medeniyeti amillerinden bulunan eski Yunan ve Latinceyi de ta \u00e7ocukluklar\u0131ndan \u00f6\u011freniyorlar. Bir zamanlar bu iki dil, \u0130slam \u00e2leminde Arap\u00e7a ve Fars\u00e7a gibi, Bah aleminde ortak ilim ve edebiyat diliydi. B\u00fct\u00fcn \u00e2limler Latince yazarlard\u0131. Ediplerden ilk milli dili kullanan Frans\u0131zlardan Montaigne, \u0130talyanlardan Dante, Almanlardan Luther&#8217;dir; onlara kadar, hatta edipler bile, Latinceyi kullan\u0131yorlard\u0131. 19. y\u00fczy\u0131lda matbaac\u0131l\u0131k ile ula\u015ft\u0131rma ara\u00e7lar\u0131n\u0131n geli\u015fmesi ilerleyince Avrupa adeta bir aile \u015feklini ald\u0131. \u0130talyan, \u0130ngiliz, Frans\u0131z, Alman, Rus ve benzeri memleketlerin alim ve edipleri yurtlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bulunan \u00e2lim ve ediplerin eserlerini hemen g\u00fcn\u00fc g\u00fcn\u00fcne biliyorlar. Tolstoy&#8217;un eserleri Rusya&#8217; da tamamlanmadan \u0130ngilizceye, Frans\u0131zcaya, Almancaya \u00e7evriliyor; Wagner&#8217; in m\u00fczik eserleri Almanya&#8217; dan evvel di\u011fer h\u00fck\u00fcmet merkezlerinde dinleniyordu. A\u00e7\u0131n\u0131z Darwin&#8217;in eserlerini, mesela <em>The Origin of Species<\/em>&#8216;i (T\u00fcrlerin K\u00f6keni) veya <em>Descent of Man<\/em>&#8216;\u0131 (\u0130nsan\u0131n T\u00fcreyi\u015fi) ve bunlar\u0131n a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 inceleyiniz . Bu \u00f6l\u00fcms\u00fcz bilginin di\u011fer Avrupal\u0131 meslekta\u015flar\u0131ndan ald\u0131\u011f\u0131 \u00f6zel bilgilerin bollu\u011funa \u015fa\u015fars\u0131n\u0131z. Frans\u0131z, Alman, \u0130talyan, Danimarka, Hollanda bilginleri ve di\u011ferleri, me\u015fhur \u0130ngiliz bilgininin adeta, g\u00fcn\u00fc g\u00fcn\u00fcne ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, hangi mesele ile u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorlar ve onu ilgilendirecek olaylardan kendisini haberdar ediyorlar. Burada da bu ortak hayat, bu ortak dima\u011f ve kalbin faaliyetidir ki ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnme g\u00fc\u00e7lerini, ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f ve duyu\u015f tarz\u0131n\u0131, ayn\u0131 zihniyeti beslemi\u015ftir; hele Avrupa&#8217; da bulunan ve \u0130slam \u00e2leminde \u00f6rne\u011fine rastlanmayan milletler aras\u0131 te\u015fkilattan biz burada s\u00f6z etmiyoruz. Mesel\u00e2 milletler aras\u0131 i\u015f\u00e7i ve \u00e2limler kongreleri, tr\u00f6stler vs. gibi amiller, Avrupa kavimleri aras\u0131nda, hatta genel \u00fclk\u00fcler, ama\u00e7lar, hedefler bile do\u011furmu\u015ftur.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Yukar\u0131da medeniyetlerin kalp ve dima\u011flar\u0131 ad\u0131yla yad etti\u011fimiz hususlar, i\u015fte bu ortak ve genel amillerin tesirleri ile meydana gelmi\u015ftir. Bu suretle ayn\u0131 medeniyet z\u00fcmresini, ayn\u0131 kafa ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, ayn\u0131 kalp ile duyar ve ayn\u0131 manev\u00ee cihazlarla donanm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcyoruz. \u015eimdi bu medeniyetlerin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 durumlar\u0131na s\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fc getirirken, bunlardan birisinin, yani Bat\u0131 medeniyetinin galip ve di\u011fer ikisinin de, yani \u0130sl\u00e2m ve Buda-Brahman medeniyetlerinin ma\u011flup durumda olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Evet! Bu ma\u011flubiyeti itiraf etmek zorunda kald\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan biz de pek \u00fczg\u00fcn\u00fcz fakat bunu bir kere a\u00e7\u0131k ve kesin surette itiraf etmelidir. Bizde h\u00e2l\u00e2. kelimelerle oynayarak, ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rmemekten ho\u015flanan k\u00f6rler vard\u0131r. Fakat g\u00fcne\u015f gibi a\u00e7\u0131k bir olay\u0131 ink\u00e2r etmek ahmakl\u0131\u011f\u0131n ta kendisidir ve art\u0131k bu ahmakl\u0131ktan yakay\u0131 kurtarmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<h2><strong>Madd\u00ee ve manev\u00ee yenilgi<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Yenilme iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr: madd\u00ee ve manev\u00ee. Madd\u00ee yenilme o kadar a\u00e7\u0131kt\u0131r ki art\u0131k hepimizin beynimize kadar zannederim girdi. Yenilmenin bu k\u0131sm\u0131 bug\u00fcn de\u011fil, \u00fc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ldan beri ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r; \u0130slam cemiyetleri birbiri ard\u0131nca ve g\u00fcr\u00fclt\u00fcl\u00fc bir tarzda y\u0131k\u0131lmakta ve mahvolmaktad\u0131r. Bir\u00e7ok ba\u011f\u0131ms\u0131z \u0130slam h\u00fck\u00fcmetlerinden tek bir tanesi bug\u00fcn kendini koruyamad\u0131; \u0130slamiyet&#8217; in son sa\u011flam kalesi olan Osmanl\u0131l\u0131k da bug\u00fcnk\u00fc peri\u015fan haline d\u00fc\u015ft\u00fc. Art\u0131k bu kadar y\u0131k\u0131l\u0131\u015f inkar olunacak gibi de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn bu peri\u015fanl\u0131klar, bu y\u0131k\u0131l\u0131\u015flar, \u015f\u00fcphesiz Bat\u0131 medeniyeti ile olan m\u00fccadelenin do\u011frudan do\u011fruya sonucudur.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Manev\u00ee yenilmeye gelince; madd\u00ee yenilme kadar a\u00e7\u0131k de\u011filse de bir fikir adam\u0131 i\u00e7in o derecede muhakkakt\u0131r. Yenilme nedir? Ba\u015fkas\u0131n\u0131n \u015fahsiyetini kabul ve iradesine tabi olmak de\u011fil midir? Bu kabul ve tabi olu\u015f, istekle de olsa, zorla da olsa yine yenilmedir. Bu bak\u0131mdan gerek \u0130slam ve gerek Buda-Brahman medeniyeti yenilmi\u015flerdir, Bab medeniyetinin \u015fahsiyet ve \u00f6zelliklerini kabul ve onun iradesine tabi olmak mecburiyetindedirler. Gerek M\u00fcsl\u00fcmanlar ve gerek Sar\u0131 \u0131rk \u00e7evresi, elbiselerinden ve evlerinin d\u00f6\u015fenmesi gibi hayat\u0131n maddi tecellilerinden ba\u015flayarak, edebiyat ve m\u00fczik gibi manevi taraflar\u0131n en munis k\u00f6\u015felerine kadar Avrupa modellerini taklit etmektedirler. Hele i\u00e7timai, siyasi, teknik m\u00fcesseselerde, e\u011fitim ve \u00f6\u011fretimde Avrupa&#8217;n\u0131n b\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcn \u00f6\u011frencisidir. Bu taklit, bu al\u0131\u015f bazen iste\u011fe ba\u011fl\u0131 ise de, bazen de s\u0131rf zorla yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Japonya Avrupa medeniyeti yolunu tutmak i\u00e7in i\u00e7inde ne kadar sars\u0131nt\u0131lar ge\u00e7irdi. \u00c7in ile Osmanl\u0131 Devleti&#8217; ne gelince, ayn\u0131 i\u015fin yap\u0131lmas\u0131 bu memleketlerin b\u00fcnyelerini bile sarst\u0131. Avrupa do\u011frudan do\u011fruya bunlar\u0131 bu i\u015fi yapmaya zorlam\u0131yordu ise de fikir ve devlet adamlar\u0131 bunsuz ya\u015faman\u0131n imkan\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 takdir ediyorlar ve dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn v\u00fccudu sarsmak pahas\u0131na da olsa bunu yapmakta teredd\u00fct etmiyorlard\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Bu yenilme de\u011fil de nedir? Hem de yenilmenin en a\u011f\u0131r\u0131. Bug\u00fcn Asya cemiyetlerinin hepsine bir bak\u0131n\u0131z; her tarafta i\u00e7eride iki ak\u0131m\u0131n birbiriyle m\u00fccadelesini g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz. Mahalli, eski, geleneklere dayanan medeniyetle Avrupa medeniyeti taraftarlar\u0131 \u00e7arp\u0131\u015f\u0131yorlar, bir \u00f6l\u00fcm-dirim m\u00fccadelesidir gidiyor. Bir taraf eskiyi, gelene\u011fi korumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, \u00f6b\u00fcr taraf ise, bu muhafazak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n \u00f6l\u00fcm demek oldu\u011funu takdir ederek, Avrupa medeniyetini almak sayesinde varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirmeye \u00e7abal\u0131yor. Hayat\u0131n her g\u00fcnk\u00fc tecr\u00fcbeleri, olaylar\u0131 bu ikinci cereyana hak vermektedir. Avrupa medeniyetinden sak\u0131nmak<br \/>\nisteyen b\u00fct\u00fcn cemiyetlerin ve \u00f6zellikle \u0130slam medeniyetine mensup olanlar\u0131n her g\u00fcn t\u00fckenip gitmekte olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Aksine olarak, Japonya gibi, o medeniyetlere vaktinde ve tam olarak yakla\u015fm\u0131\u015f olanlar\u0131 hayatlar\u0131n\u0131 korumu\u015f, kuvvet ve kudretlerini art\u0131rm\u0131\u015f buluyoruz. Pek a\u00e7\u0131k olan bu halin ink\u00e2r ve tevili kabil de\u011fildir. Sel gibi ak\u0131p gelen ve kar\u015f\u0131s\u0131nda kendi t\u00fcr\u00fcnden engeller g\u00f6rmeyen Avrupa medeniyeti her \u015feyi s\u00fcr\u00fckleyip g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor. \u015eu halde tek \u00e7are, yine o medeniyete \u0131s\u0131nmak, onu almakt\u0131r. Fakat bu al\u0131\u015f\u0131n \u00f6nemli ve belli olmayan bir taraf\u0131 vard\u0131r ki, \u00f6zellikle ayd\u0131nlat\u0131lmaya ve anlat\u0131lmaya muhta\u00e7t\u0131r. Bug\u00fcn aram\u0131zda Avrupa medeniyetinin \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve galebesini takdir etmeyen hemen hi\u00e7bir anlay\u0131\u015fl\u0131 insan kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, o medeniyetin yaln\u0131z baz\u0131 unsurlar\u0131na, mesela bilim ve fennine ba\u011flayarak, ba\u015fka taraflar\u0131ndan vazge\u00e7mek isteyenler vard\u0131r. Ba\u015fka bir deyi\u015fle, bu gibiler, Avrupa medeniyetinde g\u00f6r\u00fclen bir\u00e7ok noksan ve hatta i\u011fren\u00e7 taraflardan kurtulmak niyetiyle, o medeniyetin bir s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irilmesini istiyorlar. Bu gibi fikirleri s\u00f6yleyenler samimi de\u011fillerse, cahiller mant\u0131\u011f\u0131na uymak isteyenlerdir. Samimi iseler, medeniyetin ne oldu\u011funu hakk\u0131yla takdir edemeyenlerdir.<\/p>\n<h2><strong>Medeniyet z\u00fcmresi b\u00f6l\u00fcnemez bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, par\u00e7alanamaz<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Yukar\u0131dan beri k\u0131saca s\u00f6yledi\u011fimiz d\u00fc\u015f\u00fcnceler ispat ediyor ki bir medeniyet z\u00fcmresi b\u00f6l\u00fcnemez bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, par\u00e7alanamaz. S\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irilemez. Galibiyet ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc kazanan onun b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Yoksa ayr\u0131 ayr\u0131 filan veyahut filan k\u0131sm\u0131 de\u011fildir. Avrupa sahas\u0131nda bilim ve fen ba\u015fka \u00e7evrelerden ziyade geli\u015fiyorsa, bunun sebepleri o \u00e7evrenin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde aranmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Bug\u00fcnk\u00fc Avrupa bilim ve fenni do\u011frudan do\u011fruya kendi \u015fartlar\u0131n\u0131n ve genel unsurlar\u0131n\u0131n bir eseridir. Ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bunlar o bitkilere benzerler ki, geli\u015fmeleri i\u00e7in belli \u015fartlar\u0131n bulunmas\u0131na muhta\u00e7t\u0131rlar. Ba\u015fka \u00e7evrelerde, ba\u015fka \u015fartlar i\u00e7inde hemen solup giderler. Bundan dolay\u0131, Avrupa medeniyeti ba\u015fka medeniyetlere galebe \u00e7alm\u0131\u015fsa, yaln\u0131z ilim ve fenni ile de\u011fil, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle, b\u00fct\u00fcn elemanlar\u0131yla, b\u00fct\u00fcn noksanlar\u0131 ve faziletleriyle \u00e7alm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eu halde, bu sele kar\u015f\u0131, gene onun vas\u0131tas\u0131yla hayatlar\u0131n\u0131 korumak isteyenler, onu oldu\u011fu gibi kabul etmelidirler. Yoksa par\u00e7a par\u00e7a, k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m almalar hi\u00e7bir netice vermez, nas\u0131l ki veremedi ve veremez de. Mesela Avrupa sanayini al\u0131p, end\u00fcstriyalizmden, sosyalizmden \u00e7ekinmek ne kadar m\u00fcmk\u00fcn de\u011filse, birbirinin gerekli par\u00e7alar\u0131 olan di\u011fer al\u0131\u015flar da \u00f6yledir. Bir taraftan s\u00f6z h\u00fcrriyeti istemek ve di\u011fer taraftan da filan ve filan \u015feyden bahsolunmamas\u0131 iddias\u0131nda bulunmak, istenilen \u015feyin mahiyetini anlamamak veya samimiyetten uzak olmak demektir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Genellikle ve asl\u0131nda medeniyeti inkar etmeyi, ondan \u00e7ekinmeyi ve sak\u0131nmay\u0131 biz anlar ve hatta bir dereceye kadar takdir ederiz. Nas\u0131l ki, J.J. Rousseau ve Tolstoy gibi y\u00fcksek idealli, derin d\u00fc\u015f\u00fcnceli fikir adamlar\u0131 medeniyeti ancak bir felaket diye telakki etmi\u015flerdir. Tabiat\u0131 taparcas\u0131na seven J. J. Rousseau medeniyeti bozucu ve aldat\u0131c\u0131 addetmi\u015ftir. Onun fikrince tabii hale yak\u0131n insanlar, yaln\u0131z daha asil, daha temiz, daha ahlakl\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda daha mutludurlar.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Tolstoy ise bug\u00fcnk\u00fc milyonlarca n\u00fcfusu ta\u015f\u0131yan \u015fehir y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131 ve sanayi merkezlerini sadece bir felaket gibi g\u00f6r\u00fcyor. Bu fikir adam\u0131na g\u00f6re ilim ve fen ve hatta edebiyat ve felsefe bile insanl\u0131\u011f\u0131n kurtulu\u015funa de\u011fil, felaket ve soysuzla\u015fmas\u0131na sebep oluyor ve &#8220;<em>\u0130nsan Ne ile Ya\u015far?<\/em>&#8221; adl\u0131 eserinde Tolstoy b\u00fct\u00fcn Avrupa ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131na ve fikir adamlar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn eserlerine \u0130ncil&#8217;in bir tek c\u00fcmlesi kadar k\u0131ymet vermiyor. Tolstoy&#8217; a g\u00f6re, insanlar i\u00e7in tek mutluluk \u00e7aresi \u015fehirleri b\u0131rak\u0131p k\u00f6ylere ta\u015f\u0131nmak, tabii hale d\u00f6nmektir. \u0130\u015fte bu bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr ve hem de tam geni\u015f bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Bunu herkes anlar, zevk ve inan\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re ya kat\u0131l\u0131r veya reddeder. Fakat bir taraftan medeniyeti kabul, onu \u00e7e\u015fitli vas\u0131talarla almaya \u00e7al\u0131\u015fmak, hatta tek kurtulu\u015f \u00e7aresini onunla uyu\u015fmakta g\u00f6rmek, di\u011fer taraftan da onu par\u00e7alamak, baz\u0131 k\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 al\u0131p di\u011ferlerini atmak istemek hi\u00e7bir mant\u0131k ve esasa dayanm\u0131\u015f say\u0131lmaz.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Zaten medeniyet b\u00f6l\u00fcnmez oldu\u011fundan, onu tam almak istemeyenler ona \u00e7arp\u0131yor, \u00e7\u00f6k\u00fcyorlar. Y\u00fcz y\u0131ldan beri \u00e7abalay\u0131p m\u00fcspet bir sonuca varamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n sebebi hep budur. Medeniyeti \u015f\u00f6yle-b\u00f6yle idare etmek usul\u00fcne tabi tutmak isteyerek g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kahredici bir kudreti pazar manh\u011f\u0131 ile idare etmek emelinde bulunduk. Ve tabii o kuvvete \u00e7arp\u0131yor, mahvoluyoruz. Her \u015feyden evvel samimi olmal\u0131y\u0131z; Bat\u0131 medeniyetinin \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve galebesini kabul ve itiraf ediyor muyuz, etmiyor muyuz? Ediyorsak, o galebeyi yaln\u0131z ilim ve fenne ve hatta baz\u0131 siyasi ve i\u00e7timai te\u015fkilata ba\u011flamamal\u0131y\u0131z, medeniyetin b\u00fct\u00fcn\u00fcne, zihniyetine, g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131na, ruhuna, kafas\u0131na, dima\u011f\u0131na, kalbine ba\u011flamal\u0131y\u0131z.<\/p>\n<h2><strong>Ya mill\u00ee \u015fahsiyetimiz&#8230;<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Bat\u0131 hayat\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bizim hayat\u0131m\u0131z\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcne galebe \u00e7alm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 kurtulmak, ya\u015famak, varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 devam ettirmek istiyorsak, hayat\u0131m\u0131z\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcyle -yaln\u0131z elbiselerimiz ve baz\u0131 m\u00fcesseselerimizle de\u011fil- kafam\u0131z, kalbimiz, g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131m\u0131z, zihniyetimiz ile de ona uymal\u0131y\u0131z. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda kurtulu\u015f yoktur. Burada \u00f6nemli bir noktaya dokunuyoruz. Mill\u00ee \u015fahsiyetimiz ne olacakt\u0131r? Acaba b\u00f6yle d\u0131\u015ftan ve i\u00e7ten b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131m\u0131zla ba\u015fkalar\u0131na uymak istersek, milli \u015fahsiyetimizi kaybetmek tehlikesine u\u011framaz m\u0131y\u0131z?<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Evvela bu \u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcn neden ibaret oldu\u011funu anlayal\u0131m. Acaba bir millette de\u011fi\u015fmeyen, \u00f6l\u00fcms\u00fcz, mukadder bir \u00f6zellik, bir \u00f6zl\u00fck var m\u0131d\u0131r? \u00d6zl\u00fckten bahsedenler devaml\u0131 olarak bunun ahlaktan, hukuktan, dilden vs. ibaret oldu\u011funu iddia ediyorlar. Fakat milletler tarihi \u00fczerinde en sathi bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f b\u00fct\u00fcn bu elemanlar\u0131n de\u011fi\u015fmez ve ebedi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispat eder.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Tarihinde dinini en a\u015fa\u011f\u0131 iki kere de\u011fi\u015ftirmeyen hangi millet vard\u0131r? T\u00fcrkler mesela vaktiyle \u015eamanizm ve daha sonra bir\u00e7ok dinlere girdikten sonra \u0130slamiyet&#8217;i kabul etmi\u015flerdir. Araplar da \u0130slamiyet&#8217; ten evvel birka\u00e7 dine mensuptular. Zaten b\u00f6yle olmayan bir tek millet yoktur. Ahl\u00e2k ve hukuka gelince, bunlar mahiyetleri itibariyle bile de\u011fi\u015fiktirler. Daha d\u00fcn fena ve \u00e7irkin say\u0131lan bir \u015fey veya hareketin, ayn\u0131 \u00e7evre i\u00e7inde bug\u00fcn iyi ve g\u00fczel say\u0131ld\u0131\u011f\u0131, her g\u00fcn g\u00f6r\u00fclen olaylardand\u0131r. Hukuka gelince, hayat\u0131n devaml\u0131 olarak ge\u00e7irdi\u011fi de\u011fi\u015fiklikleri tespit etmek i\u00e7indir ki b\u00fct\u00fcn bu yasama meclisleri, bu parlamentolar b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada kurulmu\u015ftur. Hukukunu de\u011fi\u015fmez sayan milletler donmu\u015f ve fosil haline ge\u00e7mi\u015f olan kavimlerdir ki onlardan burada s\u00f6z edilemez.<\/p>\n<h2><strong>Dilden gelen ebed\u00eelik kokusu<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Az \u00e7ok ebed\u00eelik kokusu dilden geliyor. Fakat bu da ger\u00e7ek ve genel de\u011fildir. Mesela bug\u00fcn Slavcay\u0131 kabul etmi\u015f olan Bulgarlar kendi eski dillerini kaybetmi\u015flerdir. Bunun gibi, bug\u00fcnk\u00fc \u0130ngilizce, \u0130ngiltere&#8217; de ya\u015fayan ba\u015fl\u0131ca d\u00f6rt unsurdan hangisine ait dilin devam\u0131d\u0131r? Hangisi \u00f6zel bir tarzda onu benimseyebilir? Bununla beraber, bir milletin tarihinde en sa\u011flam olan ve hemen de\u011fi\u015fmezlik derecesine varan amil dildir; yani yaln\u0131z dildir ki mahiyeti de\u011fi\u015fmeden geli\u015fme \u00f6zelli\u011fini ta\u015f\u0131r. Demek ki, genellikle \u015fahsiyet ve \u00f6zl\u00fck denilen mefhum dille beraber bir milletin maddi varl\u0131\u011f\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Her maddi v\u00fccudun bir \u015fahsiyeti vard\u0131r. Yani onu ba\u015fka v\u00fccutlardan, ba\u015fka e\u015fyadan ay\u0131ran taraflar vard\u0131r. Bu cihet b\u00fct\u00fcn kainatta ortak bir ger\u00e7ektir; kainatta ayn\u0131l\u0131k yoktur. Ayn\u0131l\u0131k olmad\u0131k\u00e7a \u015fahsiyet gereklidir; ayn\u0131 ta\u015f\u0131n iki par\u00e7as\u0131 tamam\u0131yla birbirinin ayn\u0131 de\u011fildir. \u015eekil, terkip ve maddeleri bak\u0131m\u0131ndan aralar\u0131nda mutlak bir fark vard\u0131r. \u0130\u015fte bu fark bunlar\u0131n \u00f6zelliklerini, \u015fahsiyetlerini g\u00f6sterir. Ayn\u0131 milletin \u00e7e\u015fitli fertleri asla birbirlerine benzemezler. En benzer olanlar\u0131n aras\u0131nda bile b\u00fcy\u00fck farklar vard\u0131r ki bu ayr\u0131l\u0131klarla onlar\u0131n \u015fahsiyetleri kendisini g\u00f6sterir. Bunun gibi, millet varl\u0131\u011f\u0131 ile bile, bir \u015fahsiyet ta\u015f\u0131r. Di\u011fer milletlerden mutlak surette ayr\u0131l\u0131r. Fakat bu \u015fahsiyet, filan ahl\u00e2k ve hukukla, filan m\u00fczik ve mimar\u00ee ile \u015fartlanm\u0131\u015f de\u011fildir. Geli\u015fme derecesine g\u00f6re, herhangi ahl\u00e2k ve hukuku, herhangi m\u00fczik ve mimar\u00eeyi elde etmek ve anlamak kabiliyetini ta\u015f\u0131r; eski Latinlerin dedikleri gibi: &#8220;<em>Homo sum, nihil humanum mihi alienum est<\/em>&#8221; (\u0130nsan\u0131m, insan\u00ee hi\u00e7bir \u015fey bana yabanc\u0131 de\u011fildir). Bir insan i\u00e7in ger\u00e7ekten insan\u00ee hi\u00e7bir \u015fey yabanc\u0131 say\u0131lamaz.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Gustave Le Bon&#8217;un donmu\u015f \u0131rk nazariyesi bug\u00fcn ciddi hi\u00e7bir \u00e2lim taraf\u0131ndan kabul edilmiyor. Bir zamanlar do\u011fru g\u00f6r\u00fcn\u00fcr gibi olan bu nazariyeyi y\u00fczy\u0131l\u0131n ilmi ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 tamam\u0131yla yalanlad\u0131. D\u00fcn ilerleme yolunda y\u00fckseklere \u00e7\u0131kamayacaklar\u0131 farz olunan bir\u00e7ok kavimler bu iddian\u0131n tamam\u0131yla aksini ispat ettiler. Mesela sar\u0131 \u0131rka mensup Japonlar, \u00c2r\u00ee \u0131rk\u0131na mensup olan Ruslardan daha \u00e7abuk ve daha iyi bug\u00fcnk\u00fc medeniyete intibak hassas\u0131n\u0131 g\u00f6sterdiler. Siyah \u0131rka gelince, hayvanla insan aras\u0131nda bir \u00e7e\u015fit mahluk say\u0131lan bu \u0131rk, hayat \u015fartlar\u0131 de\u011fi\u015fince y\u00fcksek addolunan \u0131rklar\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 yapmakta gecikmedi. Amerika zencileri bug\u00fcn\u00fcn medeniyetine intibak hassas\u0131 g\u00f6stermektedirler. Demek ki insan, her yerde insand\u0131r. Her insan\u00ee belirti onun mal\u0131d\u0131r. \u0130\u015fine elveren her \u015feyi, her yerden alabilir. Bununla \u015fahsiyetini asla kaybetmez. Aksine olarak, desteklemi\u015f ve kuvvetlendirmi\u015f olur. \u015eahsiyetin yeni belirtilerine yeni alanlar a\u00e7m\u0131\u015f bulunur. \u00c7\u00fcnk\u00fc, yukar\u0131da s\u00f6yledi\u011fimiz \u00fczere, \u015fahsiyet hi\u00e7bir belli \u015fartla s\u0131n\u0131rl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131ndan ve mahiyeti bak\u0131m\u0131ndan <em>sui generis<\/em> (kendine mahsus) bulundu\u011fundan, her millet ister istemez, \u015fuursuz olarak ve kendili\u011finden sonradan elde ettiklerine o do\u011fu\u015ftan olan \u015fahsiyeti hemen verir. Nas\u0131l g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131, \u00e7e\u015fitli muhitlerden ge\u00e7erken \u00e7e\u015fitli tayflar meydana getirir ve \u00e7e\u015fitli surette aksederse, t\u0131pk\u0131 onun gibi<br \/>\nayn\u0131 medeniyetin de\u011fi\u015fik bir\u00e7ok belirtileri, m\u00fcesseseleri, \u00e7e\u015fitli milletlerin ruhlar\u0131ndan ge\u00e7erken t\u00fcrl\u00fc \u015fekil ve renk al\u0131r. Her millet onlarda kendine has olan do\u011fu\u015ftan \u015fahsiyeti aksettirir. Bu hususu her g\u00fcnk\u00fc m\u00fc\u015fahedelerimiz ve tecr\u00fcbelerimizle tespit edebiliriz. Al\u0131n\u0131z mesela ayn\u0131 medeniyete mensup, hatta ayn\u0131 \u0131rktan \u00e7e\u015fitli milletleri; aralar\u0131nda hakim ve a\u00e7\u0131k olan olay ayn\u0131l\u0131k de\u011fil, aksine olarak \u015fekillerin ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Mesela Ruslar, Almanlar, Frans\u0131zlar, \u0130ngilizler, \u0130talyanlar ayn\u0131 Ari \u0131rk\u0131na ve ayn\u0131 Bat\u0131 medeniyetine mensupturlar. Fakat aralar\u0131nda ne kadar ayr\u0131l\u0131k var! Frans\u0131z damgas\u0131, \u0130ngiliz damgas\u0131, Alman damgas\u0131. Ayn\u0131 \u00f6rne\u011fi \u0130slam medeniyetine uygulay\u0131n\u0131z. Fasl\u0131larla T\u00fcrkler, K\u00fcrtlerle Araplar aras\u0131nda \u00f6zellik, damga bak\u0131m\u0131ndan ne kadar farklar vard\u0131r! Ayn\u0131 medeniyet bunlar\u0131n \u00e7e\u015fitli ruhlar\u0131ndan ge\u00e7erken t\u00fcrl\u00fc surette aksetmi\u015ftir. Asl\u0131 bir, ama \u015fekiller \u00e7ok &#8230; Ve i\u015fte \u015fu \u015fekil \u00e7oklu\u011fu, \u015fu \u00f6zellik milli \u015fahsiyettir, \u00f6zl\u00fck denilen \u015fey bundan ibarettir. Bu do\u011fu\u015ftand\u0131r, mukadderdir, iste\u011fe ba\u011fl\u0131 de\u011fildir, ister istemez kendini g\u00f6sterir. Hi\u00e7bir ba\u015fkalar\u0131ndan al\u0131\u015f onu tehlikeye sokmaz. Aksine olarak, kendini g\u00f6stermek i\u00e7in yeni sahalar haz\u0131rlar.<\/p>\n<h2><strong>Mill\u00ee \u015fahsiyeti yaln\u0131z hareketsizlik \u00f6ld\u00fcr\u00fcr<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Milli \u015fahsiyeti yaln\u0131z hareketsizlik \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. Gerek fertlerde ve gerek milletlerde hayat, ne kadar koyu ve kuvvetli ise, \u015fahsiyet de o nispette ziyadedir. Kalbinin heyecanlar\u0131n\u0131 yeni ahenklerle s\u00f6ylemeyen, zeka ve dima\u011f\u0131n\u0131n mahsulleriyle insanl\u0131\u011f\u0131 verimli k\u0131lmaya kudretli olamayan, faaliyetinin meyvelerini genel pazara \u00e7\u0131karamayan cemiyetler hangi \u015fahsiyetten, hangi \u00f6zl\u00fckten s\u00f6z edebilirler.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Bize gelince; dilimizi yabanc\u0131lara de\u011fil, k\u00f6yl\u00fclerimize bile okutturamad\u0131k; geri bir tar\u0131mdan ba\u015fka elimizde mill\u00ee denebilecek bir sanat\u0131m\u0131z yok, zek\u00e2 ve dima\u011f\u0131m\u0131zm \u00e7al\u0131\u015fma alan\u0131 pek s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Kalbimizin \u00e7arpmas\u0131 pek zay\u0131ft\u0131r. Gene bereket versin ki, herkesin faydaland\u0131\u011f\u0131 o genel sofrada hissemize d\u00fc\u015fen k\u0131r\u0131nt\u0131larla bir \u00e7e\u015fit \u015f\u00f6yle-b\u00f6yle idare etmekle g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc kurtarmaya \u00e7abal\u0131yoruz. <em>Gustave Le Bon, Durkheim, Bergson<\/em> ve daha ba\u015fkalar\u0131 olmasayd\u0131, dima\u011f\u0131m\u0131z\u0131n i\u00e7indekiler eski tasavvufun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamazd\u0131. Frans\u0131z edebiyat\u0131n\u0131n etkisi olmasayd\u0131, ruhumuz harabat edebiyat\u0131n\u0131n i\u00e7inde bunal\u0131p kalm\u0131\u015f olacakt\u0131.<\/p>\n<h2><strong>Medeniyet alan\u0131ndaki ma\u011flubiyetimiz<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Medeniyet alan\u0131nda ma\u011flubiyetimiz kat&#8217;idir. Galip medeniyeti benimsemek mecburiyetinden vazge\u00e7ilemez. Bu ger\u00e7e\u011fi, ne kadar ac\u0131 olsa itiraf etmeli ve gere\u011fince hareket eylemelidir. Hem de kat&#8217;i, a\u00e7\u0131k, kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z hareket etmelidir. Kendimizi kelimelerle, aldat\u0131c\u0131 nazariyelerle, cahilce &#8220;idare-i maslahat&#8221;larla oyalamamal\u0131y\u0131z. Etraf\u0131m\u0131zda tufanlar oluyor, k\u0131yametler kopuyor. Bar\u0131\u015f konferans\u0131 \u00fcyelerinden G\u00fcney Afrika&#8217;n\u0131n bir delegesi <em>General Smith<\/em> bug\u00fcnk\u00fc durumu \u00e7ok a\u00e7\u0131k olarak a\u015fa\u011f\u0131daki s\u00f6zlerle belirtmi\u015ftir: <em>&#8220;\u0130nsanl\u0131k yeniden \u00e7ad\u0131rlar\u0131n\u0131n iplerini \u00e7\u00f6zd\u00fc ve o ebed\u00ee seferine ba\u015flay\u0131p yeni ve hen\u00fcz belli olmayan ufuklara do\u011fru yol ald\u0131.&#8221;<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Yaz\u0131k ki insanl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6\u00e7\u00fcp b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 bu merhaleden bile hen\u00fcz pek uza\u011f\u0131z. Oraya varmak i\u00e7in bile bir\u00e7ok yeni ku\u015faklar gerektir. Bug\u00fcn etraf\u0131m\u0131zda kopup kaynayan tufanlar medeni insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn sosyal, ekonomik, siyasi esaslar\u0131n\u0131 ve b\u00fct\u00fcn fikri ve hissi de\u011ferlerini alt\u00fcst etmektedir. Bizim i\u00e7in daha pek uzak bir \u00fclk\u00fc gibi beliren bu varl\u0131kla insanl\u0131k yetinmeyerek kendisine yeni yeni \u00fclk\u00fcler, \u015fuurlar, esaslar ar\u0131yor.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Biz, de\u011fil onunla ayn\u0131 halde ve ayn\u0131 kanatla u\u00e7abilmek, onun b\u0131rak\u0131p gitti\u011fi yerden bile pek uza\u011f\u0131z. Bundan dolay\u0131 kelimelerle, nazariyelerle, idare-i maslahatlarla, yar\u0131m \u00e7arelerle kendimizi oyalamak, vakit kaybetmek zaman\u0131 \u00e7oktan ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Dipnot:<br \/>\n1 Bu sat\u0131rlar okunurken eserin 1919 y\u0131l\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. (T. T.)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Medeniyet alan\u0131ndaki kesindir. Art\u0131k galip medeniyeti kabul etmemiz ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. S\u00f6zc\u00fcklerle, kuramlarla, cahilce &#8216;idare-i maslahat&#8217;larla oyalanamay\u0131z. <\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":10653,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[62,2,66],"tags":[1377,1378,1382,1379,1380,1124,1381],"coauthors":[4],"class_list":["post-10610","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-egitim-kultur","category-genel","category-siyaset-tarih","tag-avrupa-medeniyeti","tag-batililasma","tag-irk","tag-islam-medeniyeti","tag-j-j-rousseau","tag-medeniyet","tag-tolstoy"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10610","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=10610"}],"version-history":[{"count":5,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10610\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":10659,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10610\/revisions\/10659"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/10653"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=10610"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=10610"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=10610"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=10610"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}