{"id":10616,"date":"2020-08-08T19:30:00","date_gmt":"2020-08-08T16:30:00","guid":{"rendered":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/?p=10616&#038;preview=true&#038;preview_id=10616"},"modified":"2020-08-07T12:25:41","modified_gmt":"2020-08-07T09:25:41","slug":"uc-medeniyet-ahlak-anlayisimizin-kaynaklari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/uc-medeniyet-ahlak-anlayisimizin-kaynaklari\/","title":{"rendered":"\u00dc\u00e7 medeniyet: Ahl\u00e2k anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n kaynaklar\u0131"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: right;\"><em>Bu yaz\u0131, Ahmet A\u011fao\u011flu&#8217;nun \u00dc\u00e7 Medeniyet kitab\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. <\/em><br \/>\n<em>Eser, Do\u011fu Kitabevi Genel Yay\u0131n Y\u00f6netmenleri<\/em><br \/>\n<em>Ertan E\u011fribel ve Ufuk \u00d6zcan&#8217;\u0131n \u00f6zel izniyle kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/em><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><em><a href=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/uc-medeniyet-ahlak-anlayisimiz\/\" target=\"_blank\" rel=\"noopener noreferrer\">\u00dc\u00e7 medeniyet: Ahl\u00e2k anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z<\/a> yaz\u0131s\u0131n\u0131n devam\u0131d\u0131r.<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">\u015eimdi bu ahl\u00e2k d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fcn sebeplerini a\u00e7\u0131klayal\u0131m. Bir milletin fertleri ahl\u00e2k telakkilerinin hepsini \u00e7evresinden al\u0131r. \u00c7evre onlara bu telakkileri bir\u00e7ok kanallar vas\u0131tas\u0131yla verir. Bu kanallardan ba\u015fl\u0131calar\u0131 \u015funlard\u0131r: Din, aile, okul, edebiyat ve havam\u0131za hakim olan milli gelenekler. \u015eimdi bu kanallar\u0131 birer birer inceleyelim, i\u015fte o zaman ahl\u00e2k d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fcklerimizin hi\u00e7 olmazsa kaynaklar\u0131 belirmi\u015f olur.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-11044 aligncenter\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din-300x169.png\" alt=\"\" width=\"502\" height=\"283\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din-300x169.png 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din-1024x576.png 1024w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din-150x84.png 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din-768x432.png 768w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/din.png 1200w\" sizes=\"auto, (max-width: 502px) 100vw, 502px\" \/><\/p>\n<h2><strong>Din<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">\u015eahsi ahl\u00e2k bak\u0131m\u0131ndan \u0130slamiyet&#8217;in koymu\u015f oldu\u011fu esaslar hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki pek y\u00fcksektir. Do\u011fruluk, mertlik, adalet, ba\u011f\u0131\u015f, ba\u015fkas\u0131n\u0131n can\u0131na ve mal\u0131na, \u0131rz\u0131na, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve duygular\u0131na sayg\u0131, yard\u0131m, dayan\u0131\u015fma, vefa, mertlik, insaf ve di\u011fer bu gibi faziletler o esaslardand\u0131r. Fakat ger\u00e7ekte \u0130slamiyet&#8217; in bu prensipleri bizde g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor, hatta unutulmu\u015ftur bile. Gerek okul \u00f6\u011fretiminde ve gerek aile terbiyesinde tamam\u0131yla ihmal olunmu\u015ftur. Bizim okullar\u0131m\u0131zda okutulan dini h\u00fck\u00fcmlere ait kitaplar\u0131 inceleyiniz. Bu hususlar hemen yok gibidir. Din dersleri \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131n ruh ve dima\u011f\u0131n\u0131 ezen kuru ve cans\u0131z teferruattan ibarettir. Sekiz-dokuz ya\u015f\u0131ndaki \u00e7ocuk farz, vacip, helal ve haram kelimeleri alt\u0131nda bo\u011fulup kal\u0131yor. \u00c7ocukluk zamanlar\u0131nda biz ona: &#8220;\u0130slamiyet senden iyi adam olman\u0131 istiyor ve bunun i\u00e7in de falan filan s\u0131fatlara sahip olman gerekir&#8221; demiyoruz. Biz sekiz-dokuz ya\u015f\u0131ndaki \u00e7ocuklar\u0131n kalplerini abdest alman\u0131n teferruat\u0131na, gus\u00fcl ve taharetin \u00e7e\u015fitlerine ait tafsilatla kurutuyor, \u00f6ld\u00fcr\u00fcyoruz. Onun i\u00e7in de, \u00e7ocuk okulu bitirirken bile, ger\u00e7ek \u0130slam s\u0131fatlar\u0131n\u0131n neden ibaret oldu\u011funu anlamadan \u00e7\u0131k\u0131yor. Zorlukla ezberlemi\u015f oldu\u011fu teferruat\u0131 bile unutuyor. Din derslerimizin bu taraf\u0131 taassupla takip olunmaktad\u0131r. Hilafet merkezi olan \u0130stanbul okullar\u0131n\u0131n program\u0131 tespit olunurken, ben, Kuran&#8217; da s\u0131rf ahl\u00e2ka ait ayetlerin ayr\u0131ca toplanarak, bir b\u00fct\u00fcn \u015feklinde hem ezberlenmesini ve hem de terc\u00fcme olunarak \u00f6\u011fretilmesini teklif ettim. Ayetleri anlayarak ezberlemenin \u00f6zel bir zevki vard\u0131r. \u00c7ocu\u011fun ruhunda bu suretle ferahl\u0131k olursa, hem Kuran&#8217;a yakla\u015f\u0131r ve hem de ruh ve kalbini ger\u00e7ekten y\u00fckseltecek ve ayd\u0131nlatacak kaidelere al\u0131\u015f\u0131r. Fakat bu fikri bile y\u00fcr\u00fctemedik. Umumi belam\u0131z olan yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015f araya girdi. Din\u00ee \u00f6\u011fretimin kalkmas\u0131 istendi\u011fi zannolundu ve teklif sar\u0131kl\u0131lar taraf\u0131ndan reddedildi. Y\u00fczlerce y\u0131l devam ederek bizi bu hale getiren \u00e7\u0131\u011f\u0131r yine takip olundu. Apa\u00e7\u0131kt\u0131r ki, gus\u00fcl, abdest ve temizli\u011fe ait teferruat bir insan\u0131 ne dindar eder, ne de ahl\u00e2k sahibi. \u0130stibra (idrar ihtiyac\u0131n\u0131 giderdikten sonra temizlenme) ile din\u00ee ahl\u00e2k aras\u0131nda tabiat\u0131yla alaka olamaz, i\u015fte bunun i\u00e7indir ki, bazen d\u0131\u015far\u0131dan dindar g\u00f6r\u00fcnen bir adam, ayn\u0131 zamanda pek ahl\u00e2ks\u0131z olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc zanneder ki, gus\u00fcl ve istibra kaidelerine riayet etti mi, Allah&#8217;\u0131na kar\u015f\u0131 b\u00fct\u00fcn vazifelerini yapm\u0131\u015f olur. Mesela, hi\u00e7 \u015f\u00fcphe etmem ki, Mustafa Sabri veya Hoca Vasfi<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[1]<\/a> dindard\u0131rlar. Fakat aram\u0131zda onlara ahl\u00e2kl\u0131 diyecek bir tek adam bulunur mu? Hele Sait Molla&#8217;dan bahis bile etmem.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Dinin genel ahl\u00e2k taraf\u0131na gelince, yaz\u0131k ki teferruat bu yan\u0131 da kurutmu\u015ftur. Hi\u00e7 unutmam; \u00fcniversitede profes\u00f6rken \u0130lahiyat Fak\u00fcltesi&#8217;ne girmek isteyenleri tarihten imtihan ederdim. Yirmi be\u015f, otuz ya\u015f\u0131nda sar\u0131kl\u0131lar gelirlerdi. Kimse inanamaz ki, bunlardan baz\u0131lar\u0131 ilk d\u00f6rt halifenin adlar\u0131n\u0131 s\u0131rayla s\u00f6yleyemezlerdi ve hemen hepsi, mesela Akabe-i Ula ve Saniye<a href=\"#_ftn2\" name=\"_ftnref2\">[2]<\/a>, Veda Hacc\u0131 gibi tarihi olaylar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan bile habersizdi. D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn\u00fcz ki, bunlar halka din a\u015f\u0131layacaklard\u0131, gidip halk\u0131n \u00f6nderleri olacaklard\u0131. Ben bunu me\u015fhur bir \u00e2limimizle konu\u015furken: &#8220;Bunlar biyografiler ve tarihin seyridir. M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in onlar\u0131 bilmek vacip de\u011fildir. Gus\u00fcl kaidelerini \u00f6\u011frenmek daha l\u00fczumludur.&#8221; dedi. Art\u0131k bundan sonra ne beklenebilir? Teferruat ve hurafeler alt\u0131nda bo\u011fulmu\u015f olan dinin as\u0131l ruhu kalplere kadar varm\u0131yor. Onun i\u00e7in de din, adi kelimelerden, birtak\u0131m d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe ait adetlerden ibaret kalarak, i\u00e7imize kadar girmiyor. Ruhlar\u0131m\u0131z\u0131 ve kalplerimizi \u0131s\u0131tarak bizi y\u00fckseltmek kudretinden mahrum kal\u0131yor. Bug\u00fcn dinin ahl\u00e2ki etkisini yaln\u0131z bir k\u00f6\u015feye \u00e7ekilmi\u015f ve kendisini ibadete vermi\u015f pek az insanda g\u00f6r\u00fcyoruz. Fakat bu gibiler de yaln\u0131z kendi kendilerini kurtarmakla \u00f6v\u00fcn\u00fcrler. Bunun i\u00e7in de en sa\u011flam yolu, ilgi ve ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131yla keserek, tekkelerde ibadetle me\u015fgul olmakta g\u00f6r\u00fcyorlar. Bu ise, bencilli\u011fin en y\u00fcksek ve en geni\u015f bir g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Yaln\u0131z kendini kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015fmak, kendinden ba\u015fka kimseyi d\u00fc\u015f\u00fcnmemek demektir. Bu ise, \u0130slamiyet&#8217;in esas\u0131na ve ruhuna muhaliftir. Ger\u00e7ek m\u00fcmin din u\u011fruna \u00e7arp\u0131\u015fand\u0131r. Fakat b\u00f6yle olabilmek i\u00e7in evvela \u00e7a\u011f\u0131, \u00e7a\u011f\u0131n ruhunu bilmek, daha sonra dinde esaslar\u0131 teferruattan ay\u0131r\u0131p, esaslar \u00fczerinde \u0131srar edebilmek ve onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n ruhuna uygun bir \u015fekle koymak mevkiinde bulunmak gerekir. Yaz\u0131k ki kendilerini dine vermi\u015f olanlar bu hassalardan yoksundurlar. Onlar\u0131n \u00e7o\u011fu ne \u00e7a\u011f\u0131 bilir, ne de esaslar\u0131 teferruattan ay\u0131rarak onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n ruhuna uygun bir tarzda yorumlamak kabiliyetine sahiptir. Din alimleri, \u015eeyh Abduh, \u015eeyh Celaleddin-i Afgani ve Musa Begiyef gibi kimselerin a\u00e7m\u0131\u015f olduklar\u0131 yol \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcyerek sava\u015fabilmi\u015f ve \u0130slam&#8217;\u0131n y\u00fcksek fikirlerini hurafelerden kurtararak okullar\u0131m\u0131za, medreselerimize ve bas\u0131n alan\u0131na d\u00f6km\u00fc\u015f olsalard\u0131, elbette bu y\u00fcksek fikirler etkisini g\u00f6sterecek ve \u0130slam kavimlerinin yeniden kuvvetlenmesi i\u00e7in \u00f6nemli bir amil olacakt\u0131. Yaz\u0131k ki, \u015feyh\u00fclislaml\u0131k unvan\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan, fakat \u0130slamiyet i\u00e7in bir leke olan Mustafa Sabri gibi 20. y\u00fczy\u0131lda 10. y\u00fczy\u0131l\u0131n El-kaim Billah&#8217;lar\u0131n\u0131 taklit ederek kad\u0131nlara elbise formalar\u0131 \u00e7izen ve sokaklara \u00e7\u0131kmalar\u0131n\u0131 yasaklamaya yeltenen din reisleri, elbette ki \u0130slamiyet&#8217;i anlayacak kadar y\u00fcksek bir ruh ve kalbe hi\u00e7bir zaman sahip olamazlar. Bundan dolay\u0131. \u0130slamiyet bu gibi adamlar\u0131n ellerinde kald\u0131k\u00e7a, manevi etkilerini gitgide daha ziyade kaybetmeye mahkumdur. Ehli ve erbab\u0131 olmayan adamlar\u0131n ellerinde din yaln\u0131z etkisini de\u011fil, kendisini de kaybetmektedir.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-11042 aligncenter\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/edebiyat.png\" alt=\"\" width=\"512\" height=\"409\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/edebiyat.png 512w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/edebiyat-300x240.png 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/edebiyat-150x120.png 150w\" sizes=\"auto, (max-width: 512px) 100vw, 512px\" \/><\/p>\n<h2><strong>Edebiyat ve felsefe<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Dinden sonra, bir milletin ahl\u00e2ki g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u00fczerine etki yapacak en \u00f6nemli amil, o milletin sahip oldu\u011fu edebiyatla felsefe eserleridir. Bizim daha d\u00fcne kadar taklit etti\u011fimiz edebiyat ve felsefe eserlerinin \u00f6rnekleri Arap ve Acem kaynaklar\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015f bulunanlard\u0131r. Bunlar aras\u0131nda bug\u00fcn \u00e7a\u011f\u0131n ruhunu tatmin edecek tek bir eser g\u00f6sterilebilir mi? Dikkate de\u011fer ki, son zamanlara kadar, ne okullar\u0131m\u0131zda ve ne de medreselerimizde ahl\u00e2k nam\u0131na ayr\u0131ca hi\u00e7bir ders yoktu. Nereden olsun? Nazariyeleri bak\u0131m\u0131ndan incelenerek, kaideler \u00e7\u0131kar\u0131larak okullarda okutulacak ahl\u00e2ka ait bir tek eser yoktur. Ger\u00e7i \u0130slam fikir adamlar\u0131n\u0131n hemen hepsi ahl\u00e2ktan bahsetmi\u015flerdir. Fakat bu bahisler hep dinle ilgili olarak y\u00fcr\u00fct\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ayr\u0131ca ve m\u00fcstakil olarak ahl\u00e2k hakk\u0131nda eser yazanlar\u0131n say\u0131s\u0131, Ahl\u00e2k-\u0131 Nas\u0131ri sahibi Nas\u0131r-\u0131 Tusi gibiler, pek azd\u0131r. Zaten \u0130slam fikir adamlar\u0131 hi\u00e7bir zaman ahl\u00e2k\u0131 m\u00fcstakil bir bilgi \u015fubesi olarak kabul etmemi\u015flerdir. Ahl\u00e2k\u0131 daima dinle ilgili saym\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara g\u00f6re, iyi ve k\u00f6t\u00fc de\u011ferleri tayin, yaln\u0131z \u015feriat sahibinin yetkisi i\u00e7indedir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, \u015feriat\u00e7a tayin edilmi\u015f olan ahl\u00e2k prensipleri daim\u00ee ve ebed\u00eedir. Ne mek\u00e2na, ne zamana ve ne de sosyal \u015fartlara ba\u011fl\u0131d\u0131r. O halde, ahl\u00e2ktan ayr\u0131ca ve m\u00fcstakil olarak s\u00f6z etmeye l\u00fczum var m\u0131d\u0131r? Mutasavv\u0131flar ise, din ve ahl\u00e2k\u0131 birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r ve dinin ahl\u00e2ktan ibaret oldu\u011funa inanmaktad\u0131rlar. Bunlar \u015fekli ibadetlere o kadar \u00f6nem vermezler. Onlarca aslolan i\u00e7 temizli\u011fidir. Fakat bu mezhep de ahl\u00e2k\u0131 kendi kendine ve do\u011frudan do\u011fruya bir gaye diye kabul etmiyor. Yaln\u0131z bir vas\u0131ta olmak \u00fczere telakki ediyor. As\u0131l hedef &#8220;huzura ula\u015fma&#8221; d\u0131r. Bu gayeye var\u0131ld\u0131 m\u0131, veya daha do\u011frusu var\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zannedildi mi, art\u0131k ahl\u00e2ka bile l\u00fczum kalmaz. Bu cihet ne kadar \u00e7ekicidir! Kendini Allah&#8217;\u0131n huzuruna, ebed\u00ee tecelli yerine ula\u015fm\u0131\u015f sayan birisi i\u00e7in art\u0131k i\u00e7 ba\u011flant\u0131lara tabiat\u0131yla ihtiya\u00e7 kalm\u0131yor. Bu y\u00fczden ilgisizlik, laubalilik yolunu tutmu\u015f olanlar ne kadar \u00e7oktur! Esas itibariyle, tarikatlar\u0131m\u0131z\u0131n hepsinde bug\u00fcn g\u00f6r\u00fclen baz\u0131 hafifme\u015freplik, baz\u0131 ahl\u00e2k gev\u015fekli\u011fi, hep bu g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131n\u0131n etkisiyledir. Cahil ve sarho\u015f bir Bekta\u015fi babas\u0131, her \u00e7e\u015fit laubalilikleri, s\u0131rf o i\u00e7 alemi sevme nam\u0131na yap\u0131yor. Halbuki ger\u00e7ekte, kendi mezhebinden, i\u00e7 ve d\u0131\u015f kelimelerinin ifade ettikleri hakiki manalardan bile habersizdir. Bununla beraber, \u015furas\u0131n\u0131 da hemen ilave ediyoruz ki, \u0130slam&#8217;\u0131n y\u00fcce fikirlerinin ve ahl\u00e2k\u0131n\u0131n canland\u0131r\u0131lmas\u0131, geli\u015fmesi ve y\u00fckselmesi ancak bu tasavvuf yolunu \u00e7a\u011f\u0131n ruhuyla ahenkli ve akla dayanan bir tarzda yenilemek ve y\u00fckseltmekle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Dini m\u00fcesseselerimiz aras\u0131nda hayat kabiliyetini \u00f6zellikle burada g\u00f6r\u00fcyoruz. Yaln\u0131z, onu tazelemek, kendisine yeni bir kan vermek, ruh a\u015f\u0131lamak ve te\u015fkilat\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131n icaplar\u0131na g\u00f6re d\u00fczenlemek gerektir. K\u0131saca denebilir ki, dinin ahl\u00e2ki etkileri pek zay\u0131f, pek cans\u0131zd\u0131r. Bu bak\u0131mdan, din zaten etkili bir amil olmak g\u00fcc\u00fcnden pek uzak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Medreselerimizde ahl\u00e2k dersi hi\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, alimlerimiz de ahl\u00e2k\u0131 dini vazifelerin d\u0131\u015f\u0131nda g\u00f6remiyorlar. Fakat yukar\u0131da s\u00f6yledi\u011fimiz \u00fczere, bu vazifeler de birtak\u0131m kuru, cans\u0131z, ruhsuz ve g\u00fcndelik adetler s\u0131ras\u0131na ge\u00e7mi\u015f olan kaidelerden ibaret oldu\u011fundan, fert ve cemiyeti y\u00fckseltecek, onlara kuvvetli heyecanlar verecek, y\u00fcksek jestlere itecek \u00f6zden, kudretten yoksundur.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">\u015eimdi edebiyat\u0131m\u0131za gelelim: Yaz\u0131k ki, bu alanda da, ilham ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00e7evreler gere\u011fi biz, fakiriz. Ama ne kadar fakiriz. Me\u015frutiyetin ilan\u0131na kadar, yaln\u0131z medreselerimizde de\u011fil, di\u011fer okullar\u0131m\u0131zda da ahl\u00e2k nam\u0131na bir ders yoktu. Okullarda olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, edebiyat ve bas\u0131n alan\u0131nda da, bu konuya ait \u00f6nemli bir eser yaz\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131 ve yaz\u0131lamazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc, bu gibi konular\u0131 incelemek ve hakk\u0131nda eserler yaz\u0131p yay\u0131nlayabilmek i\u00e7in, memlekette kuvvetli fikri cereyanlar\u0131n bulunmas\u0131 \u015fartt\u0131. Bizde ise, ta son zamanlara kadar, bu gibi cereyanlar hemen hemen yok gibiydi. Avrupa&#8217; daki fikir cereyanlar\u0131 ba\u015f\u0131m\u0131z \u00fczerinden gelip ge\u00e7mi\u015f ve bizim haberimiz bile olmam\u0131\u015ft\u0131. Fikir hayat\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, her ne kadar bug\u00fcn \u00fcniversitemizin baz\u0131 fak\u00fcltelerinde ve baz\u0131 dergi sayfalar\u0131nda Avrupa&#8217;n\u0131n en son fikir adamlar\u0131n\u0131n ad ve eserlerinden bahis olunursa da, \u00e7evre fikri bak\u0131m\u0131ndan Fransa&#8217; da Pascal&#8217;\u0131n, Almanya&#8217;da Leibniz&#8217;in zamanlar\u0131ndan daha geriyiz. Dilimizde ahl\u00e2ka ait hi\u00e7bir \u00f6nemli eser olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, ilkokullarda da \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131 soylu ve y\u00fcksek fikir ve duygulara \u0131s\u0131nd\u0131racak hi\u00e7bir eser yoktur. Mesela, Esopos&#8217;un, La Fontaine&#8217;in, Crilof&#8217;un &#8220;fabl&#8221; dedikleri teliflerine benzer, de\u011fil yaln\u0131z bizim dilimizde, hatta mensup oldu\u011fumuz medeniyet z\u00fcmresinin dillerinde de, eser yaz\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Hinducadan Fars\u00e7a ve Arap\u00e7aya \u00e7evrilmi\u015f Kelile ve Dimne ve \u015eeyh Sadi&#8217;nin G\u00fclistan ve Bostan&#8217;\u0131ndan ba\u015fka, bu hususa ait hi\u00e7bir \u015feye sahip de\u011filiz. Kelile ve Dimne T\u00fcrkler aras\u0131nda yay\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00fclistan ve Bostan&#8217;\u0131n manevi etkilerine gelince, genel olarak \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131 tatmin edecek mahiyette olmad\u0131\u011f\u0131 pek a\u015fikard\u0131r. \u015eeyh Sadi \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck adam\u0131 ve hatta en b\u00fcy\u00fck d\u00e2hisi olabilir. \u00dcslubu Fars\u00e7an\u0131n en m\u00fckemmel, en y\u00fcksek bir \u00f6rne\u011fi say\u0131l\u0131yor. Fikir bak\u0131m\u0131ndan, yer yer, inci denecek kadar zarif ve ilahi denecek kadar y\u00fcksek vecizeler sa\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Fakat genellikle, \u015eeyh Sadi&#8217;nin felsefesi, d\u00fcnyaya bak\u0131\u015f\u0131, hayat hakk\u0131ndaki telakkileri, fazilet ve g\u00fczellik denilen mefhumlara ait duygular\u0131 bug\u00fcn, 20. y\u00fczy\u0131lda, bize ilham verecek bir de\u011fer ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r. Bunlar\u0131n hemen hepsini okumu\u015fuz, ilk ahl\u00e2k derslerimizi onlardan alm\u0131\u015f\u0131z. Yaln\u0131z biz mi? Bizden evvel bir\u00e7ok ku\u015faklar da. \u015eeyh&#8217; in ideali nedir? Bize ve bizden evvelkilere ne gibi d\u00fc\u015f\u00fcnceler, duygular a\u015f\u0131lam\u0131\u015ft\u0131r? Bu meseleyi biraz derinle\u015ftirelim. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015eeyh&#8217;in prensipleri \u0130slam medeniyet z\u00fcmresinin \u00f6zel ve i\u00e7timai hayat\u0131n\u0131n bir \u00e7e\u015fit \u00f6zeti mahiyetindedir. \u015eeyh&#8217; ten evvel ve sonra, bizim zamanlar\u0131m\u0131za kadar o prensipler h\u00fck\u00fcm s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr, hayat\u0131m\u0131z\u0131n \u00e7e\u015fitli \u015fekillerini belirtmi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">B\u00f6l\u00fcmlerden birincisi padi\u015fahlardan bahsediyor. Bu b\u00f6l\u00fcmde \u015eeyh \u0130slam medeniyeti z\u00fcmresinin h\u00fck\u00fcmete ait idealini g\u00f6stermi\u015ftir. &#8220;Salah-\u0131 memleket-i hi\u015f Husrevan danend.&#8221; (Kendi memleketinin iyili\u011fini h\u00fck\u00fcmdarlar bilir.) Tebaa, padi\u015faha kar\u015f\u0131 mutlak itaat, mal, can ve hatta \u0131rz fedak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131yla ba\u011fl\u0131 ve m\u00fckelleftir. Fakat \u015eah tebaaya kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir vazifeyle m\u00fckellef de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn hukuk onda, b\u00fct\u00fcn vazife de tebaada. \u0130\u015fte \u015eeyh&#8217; in h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k, h\u00fck\u00fcmet ve h\u00fck\u00fcmet felsefesi hakk\u0131ndaki esas fikri! Bununla beraber, o daima h\u00fck\u00fcmdarlara nasihat ediyor, tebaaya iyilik ve insafla muamele etmelerini tavsiye ediyor. Fakat bu nasihatler, bu \u00f6\u011f\u00fctler bir hak nam\u0131na, zulme kar\u015f\u0131 tebaan\u0131n isyan ve ayaklanmak hakk\u0131n\u0131 tan\u0131mak i\u00e7in de\u011fildir. Yine s\u0131rf h\u00fck\u00fcmdar\u0131n menfaati bak\u0131m\u0131ndand\u0131r. H\u00fck\u00fcmdar, iyilik ve insafla muamele ederse, asayi\u015f yolunda olur. Halk h\u00fck\u00fcmdara \u0131s\u0131n\u0131r, vergiler muntazam verilir, ba\u015fka memleketler fethedilir. \u201cPadi\u015fah\u0131 ko reva dared sitem her zir-i dest Dostdare\u015f n\u0131z-i sahti d\u00fc\u015fmeni zur avarest Ba raiyyet sulhk\u00fcn vez ceng-i has\u0131n eymen ni\u015fin Z&#8217;anki \u015fahin\u015fahi adil ra raiyyet le\u015fkerest.\u201d (Eli alt\u0131ndakilere zulm\u00fc reva g\u00f6ren bir padi\u015fah\u0131n s\u0131k\u0131nt\u0131 g\u00fcn\u00fcnde dostu, \u00fczerine y\u00fcr\u00fcyen d\u00fc\u015fmand\u0131r. Tebaayla sulh halinde ol da, d\u00fc\u015fman\u0131n sava\u015f\u0131ndan emin olarak otur. \u00c7\u00fcnk\u00fc adil h\u00fck\u00fcmdarlara tebaa asker olur.) \u201cGufteme\u015f ber raiyyet-i zaif rahmet k\u00fcn, ta ez d\u00fc\u015fmen-i kavi zahmet ne bini<em>.<\/em>\u201d (Zay\u0131f tebaaya merhametli ol ki kuvvetli d\u00fc\u015fmandan zahmet g\u00f6rmeyesin, dedim.) Hakka, hukuka ait tabiat\u0131yla bir tek kelime bile yoktur. H\u00fck\u00fcmdar zalim ve zorba oldu\u011fu halde, yine sab\u0131r ve tahamm\u00fclden ba\u015fka \u00e7are yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc: &#8220;Her\u00e7i reved ber serem \u00e7un tu pesendi revast Bende \u00e7i dava kuned, hukm hudavendrast.&#8221; (Ba\u015f\u0131na ne gelse, madem ki sen be\u011fendin, rev\u00e2d\u0131r. K\u00f6lenin ne dile\u011fi olur ki? H\u00fck\u00fcm efendinindir.) &#8220;Sf\u00fcd-i simin-i hodra rence kerd Her ki ba pulad-bazu pen\u00e7e kerd.&#8221; (\u00c7elik pazulu bir kimse ile pen\u00e7ele\u015fen herkes kendi g\u00fcm\u00fc\u015f tenli bile\u011fini incitir.) &#8220;\u00c7u kerdi ba kuluh-endaz peykar Ser-i hodra be nadani \u015fikesti&#8221; (Kerpi\u00e7 atan hasm\u0131n ile sava\u015ft\u0131\u011f\u0131n zaman, ba\u015f\u0131n\u0131 cehalet y\u00fcz\u00fcnden yarars\u0131n.) Pek a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, bu gibi hi\u00e7bir kay\u0131tla ba\u011fl\u0131 olmayan, hi\u00e7bir maddi ve manevi sorumlulu\u011fu bulunmayan ve yery\u00fcz\u00fcnde mutlak zul\u00fcm ve kahr\u0131 temsil eden bir makam m\u00fcthi\u015ftir. Onun i\u00e7indir ki, atalar\u0131m\u0131zdan beri: &#8220;Kurb-i sultan f\u00fce\u015f-i suzan&#8221; (Padi\u015faha yak\u0131nl\u0131k yak\u0131c\u0131 ate\u015ftir) deyip dururuz. \u015eeyh Sadi de: &#8220;Ez televv\u00fcn-i tab-\u0131 padi\u015fahan ber hazer bayed bud ki vakti ber selam\u0131 birencend u gahi be d\u00fc\u015fnami hil&#8217;at bidihend&#8221; (H\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n miza\u00e7lar\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesinden \u00e7ekinmelidir; zira bazen bir selamdan incinir, bazen (kendilerine s\u00f6ylenen) bir k\u00f6t\u00fc s\u00f6z \u00fczerine hil&#8217;at (kaftan) verirler.) diyor. \u015eu halde, zavall\u0131 \u015eeyh, kendisi de b\u00f6yle bir makama yakla\u015fmak hayalinden bile titriyor: &#8220;Be-dest ahen-i tefte kerden hamir Bih ez dest her sine pu\u015f-i emir.&#8221; (K\u0131zg\u0131n demiri elle yo\u011furmak, Emirin huzurunda el pen\u00e7e divan durmaktan iyidir.)<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">B\u00fct\u00fcn vezirlerini \u00f6ld\u00fcrtm\u00fc\u015f olan bir padi\u015fahtan, vezirlerin i\u015flerinde kusur say\u0131lacak bir \u015fey mi g\u00f6rd\u00fc, diye sorduklar\u0131 zaman, \u015f\u00f6yle cevap veriyor: &#8220;Hay\u0131r g\u00f6rmedim. Fakat benden \u00e7ok korktuklar\u0131n\u0131 anlad\u0131m. Filozoflar\u0131n, yani Do\u011fu filozoflar\u0131n\u0131n <em>Ez ank&#8217;ez tu tersed biters ey haki <\/em>(Ey hakim, senden korkandan kork.) s\u00f6zlerine uyarak hareket ettim ve \u00f6ld\u00fcrtt\u00fcm.&#8221; Korkmak da bela, korkmamak da! \u0130\u015fte medeni z\u00fcmremizin h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k hakk\u0131ndaki ideali! Bu ideali, ilk d\u00f6rt halifeden sonra, b\u00fct\u00fcn \u0130slam kavimleri m\u00fckemmel surette ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Yukar\u0131dan beri s\u00f6yledi\u011fimiz \u015eeyh&#8217; in h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k hakk\u0131ndaki nazariyesini esas sayarak tarihimizi g\u00f6zden ge\u00e7iriniz. Ne kadar acayip, garip, \u015fa\u015f\u0131lacak ve deh\u015fet verici olaylar\u0131 bu ruh haliyle anlatabilir ve pek tabii bulabilirsiniz. \u015eeyh&#8217; in, yani b\u00fct\u00fcn medeni z\u00fcmremizin bu nazariyesiyle, \u015fimdi girmek istedi\u011fimiz medeni z\u00fcmre temsilcisi olan Montesquieu&#8217;n\u00fcn &#8220;Kanunlar\u0131n Ruhu&#8221; ve J.J. Rousseau&#8217;nun &#8220;\u0130\u00e7timai Mukavele&#8221; nazariyeleri veya bug\u00fcnk\u00fc Karl Marx&#8217;\u0131n &#8220;Tarih\u00ee Materyalizm&#8221; nazariyesi aras\u0131nda ne b\u00fcy\u00fck u\u00e7urum, ne derece uzla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 imkans\u0131z ayk\u0131r\u0131l\u0131k vard\u0131r! Fakat en garibi ve ayn\u0131 zamanda yapt\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 ne derece idrak etti\u011fimizi g\u00f6steren h\u00e2l \u015fudur ki, biz bir taraftan &#8220;Kanunlar\u0131n Ruhu&#8221; ve &#8220;\u0130\u00e7timai Mukavele&#8221; nazariyelerine dayanan m\u00fcesseseleri birer birer taklit ederken ve uygularken, di\u011fer taraftan ruhlar\u0131m\u0131z\u0131 yine o \u015eeyh Sadi&#8217;nin prensipleri \u00fczerine e\u011fitmeye devam etmekteyiz. Milli hakimiyet prensibini uygularken, h\u00fck\u00fcmetin sorumlulu\u011fu esas\u0131n\u0131 kabul ederken, halk\u0131n se\u00e7imlere kat\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flarken, yani h\u00fck\u00fcmet ve h\u00fck\u00fcmranl\u0131k kayna\u011f\u0131n\u0131 \u00e7obandan al\u0131p koyunlara verirken, koyunlar i\u00e7in denetleme yetkileri kabul ederken, okullar\u0131m\u0131zda ve medreselerimizde yine &#8220;Bab-\u0131 evvel-i der siyret-i Padi\u015fahan&#8221; (Padi\u015fahlar\u0131n hayat ve karakterlerine ait b\u00f6l\u00fcm) derslerine devamla orada bulunan nazariyeleri telkin ediyor, h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n yine &#8220;Allah&#8217;\u0131n g\u00f6lgesi&#8221; olduklar\u0131n\u0131 okutuyoruz. Bunca birbirine uymayan hareketlere \u015fa\u015fmamak kabil midir? Ge\u00e7irmekte oldu\u011fumuz buhran ve anar\u015fi devri \u00f6zellikle bu gibi \u00e7eli\u015fmelerde aksediyor. Biz, \u0130ran&#8217;la Avrupa aras\u0131nda hala da teredd\u00fct i\u00e7indeyiz. Hangisini kesin olarak kabul edelim? Evet, Tahran ile Paris, Berlin, Roma aras\u0131ndaki fark o kadar a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, sa\u011fduyu i\u00e7in art\u0131k teredd\u00fcde bile l\u00fczum yoktur.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Yine o mahut hilafet merkezi olan \u0130stanbul okullar\u0131 program\u0131 d\u00fczenlenirken, ben yukar\u0131da ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm fikirleri bildirerek, G\u00fclistan ve Bostan&#8217;\u0131 s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irmeyi ve maksat m\u00fckemmel Fars\u00e7a \u00f6rne\u011fi ise, Sadi&#8217;nin pek y\u00fcksek ve insani olan birtak\u0131m \u015fiirlerini ayr\u0131ca toplamay\u0131 ve bu suretle okullar\u0131n d\u00fczeltilmesi ve \u0131slah\u0131yla, takip etti\u011fimiz gayenin bozulmamas\u0131n\u0131 teklif ettim. Sar\u0131kl\u0131lardan birisi b\u00fcy\u00fck bir hiddetle: &#8220;-Efendim, \u015eeyh Sadi hakk\u0131nda Molla Cami, &#8216;O din sahibi de\u011filse de, kitab\u0131 vard\u0131r&#8217; demi\u015ftir. Biz kimsenin \u015eeyh Sadi&#8217;yi s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7irmesine m\u00fcsaade etmeyiz&#8221; diye teklifimi reddettirdi. \u0130\u015fte g\u00f6r\u00fcyorsunuz ki, 20. y\u00fczy\u0131lda, ruhlar\u0131m\u0131z \u00fczerinde alt\u0131 y\u00fcz bu kadar y\u0131l \u00f6nce ya\u015fam\u0131\u015f \u015eeyh Sadi&#8217;ler, Molla Cami&#8217;ler hakimdirler. Nas\u0131l istersiniz ki ilerleyelim. Hayat bizi b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, kudreti, gazab\u0131yla ileriye do\u011fru itiyor. Fakat \u00f6l\u00fcler, gulyabaniler gibi, durdurarak bo\u011fazlar\u0131m\u0131za sar\u0131l\u0131p bo\u011fuyorlar. Elektrik, u\u00e7ak, denizalt\u0131, telsiz-telgraf \u00e7a\u011f\u0131nday\u0131z. Biz hala alt\u0131 y\u00fcz y\u0131l \u00f6nceki \u00f6l\u00fclerden bereketler, nimetler, kerametler bekliyoruz.<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">\u015eeyh&#8217;in kitab\u0131n\u0131n ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc olan &#8220;Der Ahl\u00e2k-\u0131 Dervi\u015fin&#8221; (Dervi\u015flerin Ahl\u00e2k\u0131), do\u011frudan do\u011fruya ahl\u00e2ka aittir. \u015eeyh&#8217; in kendisi bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonunda ahl\u00e2k prensiplerini \u015f\u00f6ylece \u00f6zetliyor: &#8220;Dervi\u015flerin yolu zikr, \u015f\u00fck\u00fcr, halvet, itaat, kanaat, tevhid, tevekk\u00fcl, teslim ve tahamm\u00fcld\u00fcr. Bu s\u0131fatlar\u0131 ta\u015f\u0131yan herkes ger\u00e7ekten dervi\u015ftir.&#8221; Bu c\u00fcmlenin son k\u0131sm\u0131 ispat ediyor ki, \u015eeyh&#8217; in &#8220;dervi\u015f&#8221; kelimesinden maksad\u0131, yaln\u0131z bildi\u011fimiz tarikat mensuplar\u0131 de\u011fil, herhangi bir adamd\u0131r. \u015eeyh bu adam\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131, daha do\u011frusu iyi adam olmak i\u00e7in gerekli olan s\u0131fatlar\u0131 say\u0131yor. Bug\u00fcn bile mensup oldu\u011fumuz medeni z\u00fcmrenin iyi adamdan bekledi\u011fi bu s\u0131fatlard\u0131r. Bu s\u0131fatlar\u0131n hepsi T\u00fcrk&#8217; \u00fcn \u015fu atalar s\u00f6z\u00fcne toplanm\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;Az\u0131c\u0131k a\u015f\u0131m, a\u011fr\u0131s\u0131z ba\u015f\u0131m.&#8221; Bir ferdi kurtarmak ve \u015fahsi mutlulu\u011funu sa\u011flamak i\u00e7in, belki de bu s\u0131fatlar yeterlidir. Fakat o fert tamam\u0131yla cemiyetin d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015famak \u015fart\u0131yla. \u00c7\u00fcnk\u00fc cemiyet i\u00e7inde ya\u015fayan fertler, beraber ya\u015faman\u0131n neticesi olarak, ister istemez kendi hemcinsleriyle ilgilenmek, onlara kar\u015f\u0131 belli baz\u0131 ba\u011flarla ba\u011flanmak zorundad\u0131rlar. \u0130\u015fte bizim filozofumuz ve onunla beraber b\u00fct\u00fcn di\u011fer filozoflar\u0131m\u0131z, katiyen bu ba\u011flar\u0131 dikkate alm\u0131yorlar. Onlar fertleri sanki tamam\u0131yla yaln\u0131zm\u0131\u015f gibi farz ederek, o suretle onlardan bahsediyorlar. \u0130\u015fte onun i\u00e7indir ki, b\u00fct\u00fcn \u0130slam edebiyat\u0131nda ve eserleri aras\u0131nda i\u00e7timai ahl\u00e2ka ait hi\u00e7bir ciddi eser bulamazs\u0131n\u0131z. Bu husus pek a\u00e7\u0131k ve pek manal\u0131d\u0131r. Yukar\u0131da \u00f6zetledi\u011fimiz \u015eeyh Sadi&#8217;nin h\u00fck\u00fcmet felsefesi bu ciheti pek iyi anlat\u0131yor. \u00c7evredeki insanlar s\u00fcr\u00fc gibi say\u0131larak, Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f bir \u00e7obana emanet olundu\u011fu inan\u0131\u015f\u0131 meydana geldikten sonra, art\u0131k o s\u00fcr\u00fcn\u00fcn halinden, ona ait hak ve vazifelerden, onu te\u015fkil eden fertlerin birbirlerine kar\u015f\u0131 ilgilerinden bahse l\u00fczum kal\u0131r m\u0131? Sorumlu olmayan ve ba\u015fkas\u0131 taraf\u0131ndan istenildi\u011fi surette, istenildi\u011fi tarafa g\u00f6t\u00fcr\u00fclen bir y\u0131\u011f\u0131n hangi fikir adam\u0131n\u0131n, yazar\u0131n, alimin dikkatini \u00e7eker? \u015eeyh&#8217; in tavsiye etti\u011fi s\u0131fatlara dikkat ediniz: itaat, kanaat, teslim, tevekk\u00fcl, tahamm\u00fcl! Hep ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan g\u00fcd\u00fclen, iradesiz, cans\u0131z, dilsiz y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 anlatan s\u0131fatlar! Bir koyun \u00e7obana kar\u015f\u0131 yaln\u0131z teslim, tevekk\u00fcl, tahamm\u00fcl s\u0131fatlar\u0131 ta\u015f\u0131r, \u00e7oban\u0131n g\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc otlarla kanaat eder, \u00e7oban\u0131n istedi\u011fi postu, eti, kemi\u011fi verme\u011fe haz\u0131r olmakla m\u00fckelleftir. Allah vermesin, teslim, tevekk\u00fcl, tahamm\u00fcl \u00a0g\u00f6stermez, \u00f6teye beriye sapar, ba\u011f\u0131rmaya ba\u015flarsa, onu \u00e7oban\u0131n de\u011fne\u011finden veya b\u0131\u00e7a\u011f\u0131ndan kim ve ne kurtar\u0131r? Bundan dolay\u0131, en iyisi, kendini kurtarmak i\u00e7in tevekk\u00fcl, r\u0131za, tahamm\u00fcl, kanaat g\u00f6stermeli. Bununla beraber, \u00e7oban yine de\u011fne\u011fini ve b\u0131\u00e7a\u011f\u0131n\u0131 i\u015fletirse, i\u015fte o zaman talihine ve k\u0131smetine k\u00fcsmeli. K\u0131smet! Bu da medeni z\u00fcmremizin ba\u015fka bir prensibi de\u011fil mi? Bu prensip de \u00f6teki prensiplerle ahenkli de\u011fil mi? Bu felsefenin bir kere ne kadar bencil ve kendini be\u011fenmi\u015f\u00e7esine oldu\u011fu meydandad\u0131r. B\u00fct\u00fcn prensip ferdin kendini, kendi nefsini kurtarmas\u0131na y\u00f6nelmi\u015ftir. Ferdin kendi cinsine kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir vazife y\u00fcklemez. Fert yaln\u0131z kendini kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015facakt\u0131r, ba\u015fkas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyecektir. Bu felsefenin ruhlar\u0131m\u0131z \u00fczerinde ne kadar y\u0131k\u0131c\u0131 bir etki yapm\u0131\u015f oldu\u011fu meydandad\u0131r. Denebilir ki \u0130slam cemaati bencilli\u011fin en fazla kol gezdi\u011fi bir sahad\u0131r. Bencillik bizde esast\u0131r. \u0130\u015fte bunun i\u00e7indir ki bizde i\u00e7timai te\u015fkilat kolayl\u0131kla meydana gelmiyor. \u015eimdi \u015eeyh&#8217; in di\u011fer b\u00f6l\u00fcmlerine ge\u00e7elim: Bunlarda aram\u0131zda h\u00fck\u00fcm s\u00fcren prensiplerin hepsini bulaca\u011f\u0131z. Mesela \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00f6l\u00fcm kanaatten bahseder, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc de susmaktan. \u015eeyh&#8217; in tavsiye etti\u011fi kanaat, iktisat\u00e7\u0131lar\u0131n tavsiye ettikleri tasarruf de\u011fildir. Hay\u0131r, \u015eeyh b\u00fct\u00fcn Do\u011fu cemiyetlerinin fiili olarak uygulad\u0131klar\u0131 fakirli\u011fi ve ihtiyac\u0131, bir ideal, bir mefk\u00fbre haline koyuyor. Onun i\u00e7in fakirlik ve ihtiya\u00e7 bir fazilettir. \u00c7al\u0131\u015f\u0131p zengin olmak ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da servetinden faydaland\u0131rmak, i\u015f ve sermaye ile genel zenginli\u011fi art\u0131rmak, do\u011fru yoldan \u00e7\u0131kma, manevi bir kabahattir: &#8220;Kana&#8217; at kun ey nefs ber endeki ki sultan u dervi\u015f bini yeki.&#8221; (Ey nefis az bir \u015feyle kanaat et ki, Sultan ve dervi\u015fi bir g\u00f6resin.) &#8220;Hudavend ez an bende horsend nist Ki razi be kism-i hudavend nist.&#8221; (Sahip (efendi) k\u00f6le kadar da kanaatkar (ve memnun) de\u011fil, \u00e7\u00fcnk\u00fc o, efendili\u011fin payla\u015f\u0131lmas\u0131na raz\u0131 olamaz.) &#8220;Ne danist Karun-i ni&#8217;met-perest Ki genc-i selamet be-kunc enderest.&#8221; (Ni&#8217;metperest Kanin, selamet hazinesinin k\u00f6\u015feye \u00e7ekilmekte oldu\u011funu bilmedi.) K\u0131sacas\u0131, bir k\u00f6\u015feye \u00e7ekilerek k\u0131smetin vermi\u015f oldu\u011fu hisseye kanaat etmek, bu fani d\u00fcnya i\u00e7in \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmamak, g\u00fcnl\u00fck hayat\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc ge\u00e7irmek. \u0130\u015fte \u00f6teden beri Do\u011fu fikir adamlar\u0131n\u0131n idealleri! Bu idealin b\u00fct\u00fcn Do\u011fu hayat\u0131 \u00fczerine yapm\u0131\u015f oldu\u011fu y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 merhum Ziya Pa\u015fa o \u00fcnl\u00fc \u015fiirinde ne g\u00fczel tasvir etmi\u015ftir:<\/p>\n<p style=\"text-align: left;\"><em>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0Diyar-\u0131 k\u00fcfr\u00fc gezdim beldeler ka\u015faneler g\u00f6rd\u00fcm,<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: left;\"><em>\u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0 \u00a0Dola\u015ft\u0131m m\u00fclk-i \u0130slam&#8217;\u0131 b\u00fct\u00fcn viraneler g\u00f6rd\u00fcm.<\/em><\/p>\n<p style=\"text-align: left;\">Bu beytin ifade etti\u011fi hakikat Do\u011fu idealinin pek parlak bir tarzda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f oldu\u011funa bir delil de\u011fil midir? \u015eeyh&#8217; in tavsiye etti\u011fi susmaya gelince: O da atalar\u0131n\u0131zdan ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir mirast\u0131r. Bu hususa ait &#8220;Sela-met-\u00fcl insan fi h\u0131fz-\u00fcl lisan&#8221; (\u0130nsan\u0131n selameti dilini tutmas\u0131ndad\u0131r.) atas\u00f6z\u00fc hepimizin dilindedir. \u015eeyh ise pek zengin ve ibret verici beyitler s\u00f6yl\u00fcyor: &#8220;Ez an merd-i dana dehen suhte end Ki binid ki \u015fem&#8217; ez zeban suhteend Ne g\u00fcfte ne dared kesi ba tu kar Velik.in \u00e7u gufti delile\u015f biyar Zeban derke\u015f ey merdi bisyardan Ki ferda kalem nist ber bizeban.&#8221; (Bu y\u00fczden bilgin ki\u015finin a\u011fz\u0131n\u0131 yakt\u0131lar, Zira mumun dilinin yak\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn Konu\u015fmazsan kimsenin seninle bir i\u015fi olmaz. Ve fakat konu\u015fursan [s\u00f6ylediklerinin] delilini de ortaya koy. Ey \u00e7ok bilen ki\u015fi, dilini \u00e7ek [sus], \u00e7\u00fcnk\u00fc Yar\u0131n [ahret g\u00fcn\u00fcnde] dilsizlere hesap sorulmayacak.) \u0130nsan\u0131 hayvandan ay\u0131ran bir alamet olan konu\u015fma kabahat say\u0131l\u0131yor. \u00c7ok s\u00f6ylemek hafiflik alametidir. Aksine olarak, susmak, hele o sahte vakar ve a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131kla birle\u015fen susma, deha alametidir. K\u00fc\u00e7\u00fcklerin b\u00fcy\u00fckler huzurunda s\u00f6z s\u00f6ylemesi ba\u011f\u0131\u015flanmaz bir terbiyesizliktir. Kad\u0131nlarsa ta\u015f kesilmelidirler. Onlar\u0131n sesleri hi\u00e7 i\u015fitilmemelidir. K\u0131sacas\u0131, dilsiz olmak, bu acayip Do\u011fu&#8217;nun ba\u015fka bir idealidir. Onun i\u00e7indir ki meclislerimiz, toplant\u0131lar\u0131m\u0131z her \u00e7e\u015fit ne\u015feden yoksun! B\u00fcy\u00fcklerimiz susmay\u0131 bir fazilet, bir ak\u0131l alameti sayar, k\u00fc\u00e7\u00fcklerimiz s\u00f6z s\u00f6ylemekten \u00e7ekinirler. Hele k\u0131zlar\u0131m\u0131z, kad\u0131nlar\u0131m\u0131z s\u00f6z s\u00f6ylemek yerine birtak\u0131m k\u0131zarmalar, bozarmalar, kekelemeler yaparak Allah&#8217;\u0131n ve tabiat\u0131n kendilerine vermi\u015f oldu\u011fu konu\u015fma kudretinden faydalanamaz olmu\u015flard\u0131r. \u015eeyh&#8217; in di\u011fer ahl\u00e2k, terbiye ve sosyal prensipleri \u00fczerinde fazla \u0131srara l\u00fczum yoktur. Bunlar herkes taraf\u0131ndan az \u00e7ok bilinmektedir: herkesin az \u00e7ok ve her g\u00fcn uygulad\u0131\u011f\u0131 veya \u00e7evresinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feylerdir. Biz \u015eeyh&#8217;i m\u00fckemmel bir \u00f6rnek olmak \u00fczere se\u00e7tik. Eski edebiyat\u0131m\u0131zda, bu gibi ahl\u00e2k ve terbiye eserleri yazanlar\u0131n hepsi, onu \u00f6rnek olarak alm\u0131\u015flard\u0131r, onu taklide \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Ayn\u0131 prensipleri ba\u015fka kelimelerle ve az \u00e7ok ona benzeyen \u015fekillerde tekrar edegelmi\u015flerdir. \u015eimdi, bu gibi edebiyat \u00f6rnekleriyle okutulan, terbiye edilenlerle bir de Yunan ve Roma edeb\u00ee eserlerinin \u00f6rnekleriyle okutulan ve terbiye edilenlerin ruhi halleri dikkate al\u0131ns\u0131n. O zaman Do\u011fu ile Bat\u0131 aras\u0131nda edebi izlerin farklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r ve iki tarih aras\u0131nda ayr\u0131l\u0131k sebepleri de kavranm\u0131\u015f olur. Biz \u00d6rneklerimizi \u015eiraz&#8217;dan ve Isfahan&#8217;dan al\u0131yoruz. Avrupa ise, eski Yunanistan&#8217; la eski Roma&#8217; dan al\u0131yor. Biz Zerd\u00fc\u015ftlerin gelenekleriyle terbiye ediliyoruz. Onlarsa Eflatun&#8217;lar\u0131n, Aristo&#8217;lar\u0131n, Solon&#8217;lar\u0131n gelenekleriyle. Biz &#8220;Ferr-i yezdan&#8221; (Allah&#8217;\u0131n ha\u015fmetinin timsali) ve yar\u0131 allahlar \u00f6n\u00fcnde kanaat, teslim ve r\u0131zaya, tahamm\u00fcl ve susmaya kalbimizi ba\u011flarken, onlar \u00f6nlerinde b\u00fcy\u00fck bir h\u00fcrriyet destan\u0131n\u0131n, hak ve adalet tarihinin alt\u0131n sayfalar\u0131n\u0131 seyrediyorlar. Biz Dara&#8217;lar ile d\u00fc\u015f\u00fcp kalkarken, onlar Sokrat&#8217;lardan ilham al\u0131yorlar. Ne gariptir ki, \u0130slam medeniyeti, Roma ve Yunan&#8217;la temas ederken ve ondan felsefeyi ve m\u00fcspet ilimlere ait bilgileri al\u0131rken Yunan edebiyat\u0131 ile Roma hukukuna tamam\u0131yla yabanc\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Yunan felsefesinden ve ilimlerinden ilham alarak bunca ince, derin eserler v\u00fccuda getiren \u0130slam fikir adamlar\u0131, Yunan y\u00fcksek edebiyat\u0131yla Roma&#8217;n\u0131n hukuk hazinesini g\u00f6rememi\u015flerdir. Halbuki haktan ve h\u00fcrriyetten ilham alan bu edebiyatla bu hukuk, \u0130slam esaslar\u0131na \u0130ran geleneklerinden daha ziyade uyard\u0131 ve daha ahenkli olurdu. \u0130cma-i \u00fcmmet&#8217;i<a href=\"#_ftn3\" name=\"_ftnref3\">[3]<\/a> esas tutarak h\u00fck\u00fcmetin binas\u0131n\u0131 g\u00f6kten ziyade yerde kurmak istemi\u015f ve h\u00fck\u00fcmet yetkisini tamam\u0131yla cemiyete emanet ederek denetlemeyi de ona teslim etmi\u015f olan \u0130slamiyet, Ferr-i Yezdan, Allah&#8217;\u0131n g\u00f6lgesi ve benzerleri gibi Zerd\u00fc\u015ft nazariyelerine tamam\u0131yla yabanc\u0131 ve kar\u015f\u0131yd\u0131. Eflatun&#8217;la daha uygun ve ahenkliydi. Fakat, yaz\u0131k ki i\u015f aksine olmu\u015ftur. O Ferr-i Yezdan nazariyeleri \u0130slamiyet&#8217;e galip geldi\u011fi gibi, Yunan ve Roma hazinelerini de \u0130slam&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcnden saklam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki R\u00f6nesans devrinden sonra, Avrupal\u0131lar bu hazineleri ke\u015ffederek, verimli bir hayat kayna\u011f\u0131 buldular. \u015e\u00f6yle ki, medeniyetlerinin esaslar\u0131n\u0131 bile Roma ve Yunan gelenekleri te\u015fkil etti. E\u011fitim ve \u00f6\u011fretim usul\u00fcnde biz Sadi&#8217;yi \u00f6rnek tuttu\u011fumuz gibi, onlar da Xenophon, Petrarque ve Cicero&#8217;lar\u0131 \u00f6rnek tuttular. \u0130ki oca\u011f\u0131n ate\u015fi aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck farklar vard\u0131r. Birisi kurutucu, k\u00fcl edici, \u00f6teki \u0131s\u0131t\u0131c\u0131, ferah verici, te\u015fvik edici; birisi \u00f6l\u00fcm, \u00f6teki hayat vericidir. Birisinin etkisi 1226 y\u0131l\u0131nda \u0130ngiltere&#8217; de &#8220;H\u00fcrriyetlerin B\u00fcy\u00fck Berat\u0131&#8221;, 1789 y\u0131l\u0131nda Frans\u0131z ink\u0131lab\u0131 ile &#8220;\u0130nsan Haklar\u0131 Beyannamesi&#8221;, \u00f6tekinin etkisi b\u00fct\u00fcn \u0130slam kavim ve memleketlerinin mahv ve peri\u015fan olmas\u0131! Pek a\u00e7\u0131k ve besbellidir ki, \u015fimdiye kadar takip etti\u011fimiz bu \u00f6rnekleri taklide devam eder, girmek \u00fczere oldu\u011fumuz medeniyetin \u00f6rnek prensiplerine uymazsak, bizim i\u00e7in kurtulu\u015f yoktur.<\/p>\n<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"alignnone size-full wp-image-11043 aligncenter\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/aile.png\" alt=\"\" width=\"576\" height=\"324\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/aile.png 576w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/aile-300x169.png 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/08\/aile-150x84.png 150w\" sizes=\"auto, (max-width: 576px) 100vw, 576px\" \/><\/p>\n<h2 style=\"text-align: left;\"><strong>Aile<\/strong><\/h2>\n<p style=\"text-align: left;\">Ailenin ahl\u00e2ki etkilerine gelince, bu konuyu &#8220;aile&#8221; b\u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczde geni\u015f olarak inceleyece\u011fiz. \u015eimdilik \u015fu kadar s\u00f6ylemekle yetinelim ki, bizdeki aile te\u015fkilat\u0131 \u00e7ocu\u011fun ruhu \u00fczerine sosyoloji bak\u0131m\u0131ndan iyi etkiler b\u0131rakacak bir mahiyette de\u011fildir. Koca ile kar\u0131 aras\u0131ndaki hukuk e\u015fitsizli\u011fi, \u00f6rt\u00fcnme ve \u00f6rt\u00fcnmenin sebep oldu\u011fu &#8220;kapal\u0131&#8221; hayat, ailenin harem ve selaml\u0131k aras\u0131nda b\u00f6l\u00fcnmesi \u00e7ocu\u011fu sosyoloji bak\u0131m\u0131ndan en \u00f6nemli say\u0131lan faziletlerin do\u011fmas\u0131ndan yoksun ediyor. Ve bu durum bizdeki egoizmin beslenmesi i\u00e7in pek m\u00fcsait bir zemin haz\u0131rl\u0131yor. Aile te\u015fkilat\u0131m\u0131z \u0131slah edilip kad\u0131na \u00e7a\u011fda\u015f cemiyetlerdeki yer sa\u011flanmaz ve kad\u0131n sosyal hayata i\u015ftirak ettirilmezse, aile e\u011fitimi ve etkileri sosyoloji bak\u0131m\u0131ndan daima menfi bir mahiyette kalacakt\u0131r. \u00c7evre ve havada dola\u015fan ahl\u00e2k prensipleri ise, zaten yukardan beri sayd\u0131klar\u0131m\u0131zdan ibaret oldu\u011fundan, bu husus \u00fczerinde fazla durmayaca\u011f\u0131z. Bu prensiplerin ana kaynaklar\u0131n\u0131 sayd\u0131k, o kaynaklar temizlenip tazelenmezse hava da tazelenmez. Bundan dolay\u0131, yukar\u0131daki fikrimizi \u00f6zetleyerek diyebiliriz ki; evvela ahl\u00e2k\u0131 yaln\u0131z cinsi m\u00fcnasebetlerle s\u0131n\u0131rland\u0131rmamal\u0131y\u0131z. Bu hususa ait hassasiyetimizi muhafaza etmekle beraber, unutmamal\u0131y\u0131z ki, bir cemiyet yaln\u0131z cinsi m\u00fcnasebetlerle ya\u015fam\u0131yor. Daha y\u00fcksek, daha m\u00fcspet ahl\u00e2k sahalar\u0131n\u0131 da ayn\u0131 \u00f6nemle ele almal\u0131y\u0131z. Sadakat, vefa, vazife severlik, dayan\u0131\u015fma, yard\u0131mla\u015fma, hak a\u015fk\u0131, hakikat a\u015fk\u0131, y\u00fcksek manada \u015feref, haysiyet, fedakarl\u0131k gibi medeni ve vatani faziletlere de ayn\u0131 kuvvetle sar\u0131lmak al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yerle\u015ftirmeliyiz. Okullar\u0131m\u0131zda genel edebiyat derslerinde Yunan, Roma ve Avrupa kavimlerinin kahramanl\u0131k devirlerine ait edebi eserleri \u00f6zel bir dikkatle okutmal\u0131y\u0131z. Bunun i\u00e7in de, o devirlerin en \u00f6nemli eserlerini hemen dilimize \u00e7evirmeye koyulmal\u0131y\u0131z. \u00d6zel ve genel hayatta ahl\u00e2ki m\u00fceyyidelere riayet etmeyi esas tutmal\u0131y\u0131z. \u0130yi ve iyilik sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z davran\u0131\u015f ve s\u00f6zlere kar\u015f\u0131 sevgi, fena ve fenal\u0131k sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z davran\u0131\u015f ve s\u00f6zlere kar\u015f\u0131 nefretlerimizi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermeye al\u0131\u015fmal\u0131y\u0131z. Maddi zinaya kar\u015f\u0131 tutumumuzu manevi zinalara, s\u00f6z, kalem, fikir ve hareket zinalar\u0131na kar\u015f\u0131 da g\u00f6stermeliyiz. Yoksa, iyi ile k\u00f6t\u00fc hareketlerimiz aras\u0131nda fark g\u00f6rmezsek, kurtulmam\u0131z \u015f\u00fcphelidir. Ge\u00e7irmi\u015f oldu\u011fumuz felaketler bu hususta bizi uyand\u0131rm\u0131\u015fsa, bu felaket bir nimet mahiyetini kazan\u0131r ve bizim i\u00e7in alt\u0131n k\u00fcl\u00e7esini temizleyen bir ate\u015f rol\u00fcn\u00fc oynam\u0131\u015f olur. Fakat Allah g\u00f6stermesin, her \u015fey eskisi gibi kal\u0131r ve ruhlar\u0131m\u0131z temizlenmi\u015f olmazsa, bize yaz\u0131k olur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[1]<\/a> M\u00fctareke d\u00f6neminde Damat Ferit h\u00fck\u00fcmetlerinde g\u00f6rev alm\u0131\u015f \u015feyh\u00fclislamlar. (T.T.)<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref2\" name=\"_ftn2\">[2]<\/a> Hz. Muhammed&#8217; in Medine ileri gelenleriyle yapt\u0131\u011f\u0131 iki gizli gece konu\u015fmas\u0131. (T.T.)<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref3\" name=\"_ftn3\">[3]<\/a> \u0130\u00e7tihat devrinde imamlarla fakihlerin ve ileri gelenlerin din konulu bir i\u015fte birlik olmalar\u0131. (T.T.)<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00c7ocuklar\u0131m\u0131za, &#8220;\u0130slamiyet senden iyi adam olman\u0131 istiyor ve bunun i\u00e7in de falan filan s\u0131fatlara sahip olman gerekir&#8221; demiyoruz.  \u00c7ocuklar\u0131n kalplerini abdest alman\u0131n teferruat\u0131na, gus\u00fcl ve taharetin \u00e7e\u015fitlerine ait tafsilatla kurutuyor, \u00f6ld\u00fcr\u00fcyoruz.<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":11045,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[61,62,2],"tags":[1412,293,1096,1454,355,1455,1456],"coauthors":[4],"class_list":["post-10616","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-din","category-egitim-kultur","category-genel","tag-ahlak","tag-din","tag-edebiyat","tag-erdem","tag-felsefe","tag-gulistan-ve-bostan","tag-seyh-sadi-sirazi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10616","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=10616"}],"version-history":[{"count":18,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10616\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11053,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10616\/revisions\/11053"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/11045"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=10616"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=10616"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=10616"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=10616"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}