{"id":10625,"date":"2020-09-14T19:30:00","date_gmt":"2020-09-14T16:30:00","guid":{"rendered":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/?p=10625&#038;preview=true&#038;preview_id=10625"},"modified":"2020-09-10T21:27:03","modified_gmt":"2020-09-10T18:27:03","slug":"uc-medeniyet-devlet","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/uc-medeniyet-devlet\/","title":{"rendered":"\u00dc\u00e7 medeniyet: Devlet"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter size-medium_large wp-image-11313\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-768x430.png\" alt=\"\" width=\"768\" height=\"430\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-768x430.png 768w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-300x168.png 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-1024x573.png 1024w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-150x84.png 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780-1536x860.png 1536w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/09\/osmanl\u0131-arma-e1599509016780.png 1684w\" sizes=\"auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px\" \/><\/p>\n<p style=\"text-align: right;\"><em>Bu yaz\u0131, Ahmet A\u011fao\u011flu&#8217;nun \u00dc\u00e7 Medeniyet kitab\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. <\/em><br \/>\n<em>Eser, Do\u011fu Kitabevi Genel Yay\u0131n Y\u00f6netmenleri<\/em><br \/>\n<em>Ertan E\u011fribel ve Ufuk \u00d6zcan&#8217;\u0131n \u00f6zel izniyle kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/em><\/p>\n<p>Ta ilk \u00e7a\u011flardan beri Do\u011fu&#8217; da devlet kavram\u0131 \u00e7ok tuhaf bir manada anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Devlet h\u00fck\u00fbmetle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, ikisi g\u00fcya ayn\u0131 manay\u0131 ta\u015f\u0131r gibi kabul olunmu\u015ftur. Hele T\u00fcrklerde bu zihniyet daha ileri g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. T\u00fcrkler, devleti yaln\u0131z h\u00fck\u00fbmetle kar\u0131\u015ft\u0131rmakla kalmam\u0131\u015flard\u0131r. Kurduklar\u0131 h\u00fck\u00fbmetleri, devletleri bile bir \u015fahs\u0131n ad\u0131na, bir ailenin ad\u0131na g\u00f6re adland\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Bin y\u0131ldan beri de\u011fi\u015fik T\u00fcrk kabilelerinin kurduklar\u0131 bir\u00e7ok devletler, hep s\u00fclale namlar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131m\u0131\u015flard\u0131r. Gazneliler, Sel\u00e7uklular, Harzem\u015fahl\u0131lar, Osmanl\u0131lar bu hususta hep ayn\u0131 zihniyetle hareket edegelmi\u015flerdir. Halbuki bu \u00fc\u00e7 kavram, yani h\u00fck\u00fbmet, s\u00fclale ve devlet aras\u0131nda, gerek d\u0131\u015ftan, gerek i\u00e7ten, gerek maddi ve gerek manevi pek a\u00e7\u0131k farklar vard\u0131r. Fakat Do\u011fu bunlar\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015f, her s\u00fclaleyi ayr\u0131 bir devlet saym\u0131\u015f ve her yeni gelen kendisinden evvel gelenleri adeta yabanc\u0131 addetmi\u015f ve o suretle hareket eylemi\u015ftir. O derecede ki me\u015fhur bir \u015fairimiz bile \u00f6v\u00fcnerek \u015funu s\u00f6ylemi\u015ftir: &#8220;Biz ol nesl-i kerim-i d\u00fbde-yi Osmaniyaniz kim Cihangirane bir Devlet \u00e7\u0131kard\u0131k bir a\u015firetten.&#8221; Her T\u00fcrk&#8217;\u00fcn g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc iftiharla kabartan bu beyit, ger\u00e7ekte, olsa olsa, parlak bir &#8220;tarihi istiare&#8221; addolunabilir. Alt\u0131 y\u00fcz hanelik bir a\u015firetten d\u00fcnyay\u0131 fetheden bir devlet \u00e7\u0131karmak, cihanda g\u00f6r\u00fclen mucizelerden de\u011fildir, \u00f6yle bir devleti bir tek a\u015firet \u00e7\u0131karmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu devleti kuran, o a\u015firet de i\u00e7inde oldu\u011fu halde K\u00fc\u00e7\u00fck Asya&#8217; da evvelce ve yine yanl\u0131\u015f olarak &#8220;Sel\u00e7uklular&#8221; nam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan milyonlarca T\u00fcrk&#8217; t\u00fcr. \u0130ngiltere s\u00fclaleyi d\u00f6rt kere de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Son s\u00fclalenin zaman\u0131nda, \u0130ngiltere, s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 d\u00fcnyan\u0131n iki kutbuna dayatt\u0131. Fakat hi\u00e7bir zaman, hi\u00e7bir tarih\u00e7i veya \u015fair \u0130ngiltere&#8217;yi bu s\u00fclalelerin nam\u0131yla adland\u0131rmay\u0131 hat\u0131r\u0131na bile getirmemi\u015ftir. Bunun gibi, Fransa s\u00fclalelerini birka\u00e7 kere de\u011fi\u015ftirdi. Napolyon b\u00fct\u00fcn Avrupa&#8217;y\u0131 istila etti. Fakat bundan dolay\u0131 Fransa, ne Napolyon ad\u0131n\u0131 ald\u0131, ne de Frans\u0131z devletinin kurulu\u015fu ona ba\u011fland\u0131.<\/p>\n<p>Devlette tek ya\u015fayan ve esasl\u0131 olan unsur, devleti do\u011furan millettir. Bundan dolay\u0131, devletin de tek tabii ad\u0131, o milletin ad\u0131 olsa gerektir. Bak\u0131n\u0131z, bu hususta ta\u015f\u0131nan zihniyetin ne kadar \u00f6nemi vard\u0131r: Avrupal\u0131lar, bir devletin bir s\u00fclale nam\u0131 ile adland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc zihinlerine s\u0131\u011fd\u0131ramad\u0131klar\u0131ndan, &#8220;Osmanl\u0131&#8221; kelimesine bir t\u00fcrl\u00fc \u0131s\u0131nam\u0131yorlar, daima T\u00fcrkiye diyorlar. Ger\u00e7ekte devlet, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir milletin i\u015fgal etti\u011fi saha ile o milletin siyasi, i\u00e7timai, iktisadi te\u015fkilat\u0131n\u0131n hepsine dendi\u011fi halde, h\u00fck\u00fcmet yaln\u0131z o te\u015fkilat\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131, s\u00fclale ise pek s\u0131n\u0131rl\u0131 bir par\u00e7as\u0131n\u0131 ifade eder. Bir devlet ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaybetmedik\u00e7e vard\u0131r. Halbuki devlet s\u00fclalesiz ya\u015fayabilir. Nas\u0131l ki bug\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 cumhuriyet usul\u00fc ile ya\u015f\u0131yor.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fbmete gelince: O zaten mahiyeti itibariyle de\u011fi\u015fik bir \u015feydir ve her zaman ba\u015fka bir \u015fekil alabilir. Bundan dolay\u0131, bir devleti bir s\u00fclale veyahut H\u00fck\u00fbmet nam\u0131yla adland\u0131rmak kadar bilgisiz ve temelsiz bir hareket tasavvur edilemez. Ayn\u0131 zamanda bu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f tarz\u0131 pek korkun\u00e7 ve pek tehlikeli bir zihniyeti de g\u00f6sterir. Devleti s\u00fclale ad\u0131 ile adland\u0131rmak, devleti s\u00fclaleden ibaret saymakt\u0131r ki, bu takdirde, s\u00fclale y\u0131k\u0131l\u0131nca veya \u00e7\u00f6k\u00fcnce devletin de y\u0131k\u0131lmas\u0131, \u00e7\u00f6kmesi gerekir. Halbuki ger\u00e7ekte devleti yapan, devletin esasl\u0131 ve s\u00fcrekli amili ve kurucusu bulunan millet devam eder, kal\u0131r. S\u00fclale y\u0131k\u0131l\u0131yor, fakat millet ya\u015f\u0131yor ve daha liyakatli, istidatl\u0131 liderler arkas\u0131ndan ko\u015farak devletin temelini tazeliyor. Ona daha ziyade parlakl\u0131k veriyor. Ger\u00e7ek bundan ibaretken ve devlet kendisini kurmu\u015f olan milletin ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yarak milletin devam\u0131 ile kendisinin de devam\u0131n\u0131 idrak etmesi gerekirken, yanl\u0131\u015f bir g\u00f6r\u00fc\u015fle ba\u015fka bir ad alarak, kendisini ba\u015fka bir \u015fey san\u0131yor. Bu garip olay\u0131n neticesi olmak \u00fczere, milli tarihin kesildi\u011fini, milli birli\u011fin bozuldu\u011funu, g\u00fcya yeni kurulmu\u015f olan devletin eski devlete g\u00f6re bir \u00e7e\u015fit yabanc\u0131 ve hatta d\u00fc\u015fman kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz. Bu garip anlay\u0131\u015f tarz\u0131n\u0131n en canl\u0131 misalini bir taraftan \u0130ran, di\u011fer taraftan Osmanl\u0131 tarihlerinde g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. \u0130ran&#8217; da Safevileri, Af\u015farlar\u0131, Ka\u00e7arlar\u0131 i\u015fba\u015f\u0131na getiren, taht ve ta\u00e7 sahibi eden ayn\u0131 unsur, ayn\u0131 amildi. Fakat bu s\u00fclaleler kendilerini ayr\u0131 ayr\u0131 ve d\u00fc\u015fman devletler sayd\u0131klar\u0131ndan, her s\u00fclale kendini, kendisinden evvel gelmi\u015f olan s\u00fclalelerin b\u00fct\u00fcn eserlerini, b\u00fct\u00fcn miraslar\u0131n\u0131 y\u0131kmak ve bozmakla m\u00fckellef sayar. Bu anlay\u0131\u015f tarz\u0131n\u0131n ba\u015fka ve daha \u00f6nemli tesirleri vard\u0131r. S\u00fclalelerini devlet sayan milletlerde, s\u00fclalenin \u00e7\u00f6kmesiyle, devlet de bitmi\u015f say\u0131l\u0131yor. At\u0131k o devletin bir daha dirilmesi \u00fcmidi kalm\u0131yor. Mesela Hindistan b\u00f6yledir. Aksine olarak, devletlerini milletin b\u00fct\u00fcn\u00fcnde g\u00f6renler, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 kaybettikten sonra bile, devletlerini canland\u0131rmak \u00fcmidiyle ya\u015f\u0131yorlar ve bu \u00fcmit er ge\u00e7 ger\u00e7ekle\u015fiyor. Mesela Hindistan&#8217;\u0131n onda biri nispetinde bulunan Lehistan, \u0130talya, y\u00fczde biri nispetinde bulunan Yunanistan, S\u0131rbistan vb. Sonra, Osmanl\u0131 Devleti bir topluluk mu, yoksa tek bir varl\u0131k m\u0131? \u0130ngiltere bir topluluktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc onu kuran ba\u015fl\u0131ca \u00fc\u00e7 millet, belli sahalarda b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlukta olduklar\u0131 gibi, milli ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve te\u015fkilata sahiptirler ve belli anla\u015fmalarla birbirine talihlerini ba\u011flam\u0131\u015f ve ortak bir devlet meydana getirmi\u015flerdir. Ger\u00e7i daha sonra bu anla\u015fmalara riayet edilmemi\u015ftir. Kurucu unsurlardan birisi, Anglosaksonlar, di\u011ferleri \u00fczerine \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmu\u015flard\u0131r. Bu y\u00fczden bug\u00fcn bile \u015fiddetli m\u00fccadeleler olmaktad\u0131r. Fakat \u0130ngiltere devletinin kurulu\u015funda, \u0130sko\u00e7yal\u0131lar ve \u0130rlandal\u0131lar, Anglosaksonlar kadar, rol oynam\u0131\u015f ve \u00fc\u00e7 millet birbirlerine r\u0131zalar\u0131yla ba\u011flanm\u0131\u015flard\u0131r. Fakat Fransa&#8217; da oldu\u011fu gibi, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin kurulu\u015funda da, b\u00f6yle bir olaya rastlam\u0131yoruz. Devletin \u015f\u00fcmul dairesi i\u00e7ine girmi\u015f olan unsurlardan hi\u00e7 birisinin kendi r\u0131zas\u0131 veya bir anla\u015fma ile devlete talihini ba\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fcyoruz. Bundan ba\u015fka, bu unsurlardan bir\u00e7oklar\u0131 fethedildikleri s\u0131rada ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fildiler. Osmanl\u0131 Devleti onlar\u0131 ba\u015fka yabanc\u0131 tabiyetlerden al\u0131p; kendisine fetih hakk\u0131 olarak katm\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 kaybedenler ise, r\u0131zalar\u0131yla yap\u0131lm\u0131\u015f bir anla\u015fma ile ortak bir devlet kurmak i\u00e7in de\u011fil, yine fetih hakk\u0131 nam\u0131na devletin i\u00e7ine al\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. Ger\u00e7ekten, bu unsurlardan \u0130slam olanlar\u0131, ilk g\u00fcnden kurucu milletin b\u00fct\u00fcn haklar\u0131yla birlikte milli hakimiyete tamam\u0131yla i\u015ftirak ettirilmi\u015flerdir. Fakat bu olay, bir anla\u015fma, bir topluluk ad\u0131na de\u011fil, tek varl\u0131k olan devletin kabul etti\u011fi ve uygulad\u0131\u011f\u0131 bir prensip, bir usul nam\u0131na idi. B\u00fct\u00fcn bu yerlerde devlet, idare usul\u00fc, te\u015fkilat\u0131, kanunlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan tek bir varl\u0131k manzaras\u0131 g\u00f6steriyordu. Hristiyan kavimlere gelince, bunlar da s\u00f6yledi\u011fimiz ve daha d\u00fcne kadar b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada ge\u00e7erli ve hakim olan fetih hakk\u0131 nam\u0131na, devlete kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.<br \/>\nKat\u0131lma yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, yine b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada ge\u00e7erli olan milletleraras\u0131 kaide ve kanun gere\u011fince, bu milletler fatihin \u015fefkat ve merhametine s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka hi\u00e7bir iddia y\u00fcr\u00fctmek hakk\u0131na sahip de\u011fildiler. Bunlar o zaman kurucu milletle e\u015fit haklara sahip olmak veya milli hakimiyete kat\u0131lma iddias\u0131n\u0131 ileri s\u00fcremezlerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada ge\u00e7erli ve b\u00fct\u00fcn vicdanlara hakim olan prensip, galibin ma\u011flup \u00fczerinde mutlak tasarruf hakk\u0131n\u0131 kabulden ibaretti. Mesela Osmanl\u0131lar bu fetihleri yaparken, \u0130spanyollar da Araplara \u0130spanya&#8217;da galip geliyorlard\u0131, \u0130spanyollar fethettikleri yerlerde bir tek M\u00fcsl\u00fcman b\u0131rakmad\u0131lar. Mallar\u0131na, canlar\u0131na tamam\u0131yla el koydular. Fakat, Osmanl\u0131lar Hristiyanlara kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir itidal, o zaman e\u015fi g\u00f6r\u00fclmeyen bir c\u00f6mertlik g\u00f6sterdiler. Dini ve milli te\u015fkilatlar\u0131na dokunmad\u0131lar, bunlar\u0131n oldu\u011fu gibi kalmas\u0131na m\u00fcsaade ettiler. Fakat, bu da, topluluk nam\u0131na iki taraf\u0131n r\u0131zas\u0131yla yap\u0131lm\u0131\u015f bir anla\u015fma de\u011fildir. S\u0131rf fatih milletin kabul etti\u011fi ve uygulad\u0131\u011f\u0131 bir usul nam\u0131na idi. Devlet, \u0130ngiltere&#8217; de oldu\u011fu gibi, milletler devleti de\u011fildi. Bir b\u00fct\u00fcn varl\u0131kt\u0131 ki, onun kurucusu, idare ve te\u015fkilat hususunda uygun buldu\u011fu belli<br \/>\nbir usul\u00fc uyguluyordu. A\u00e7\u0131kt\u0131r ki, devletin temeli birlik oldu\u011fundan, yine o birli\u011fi koruma niyetiyle koyulan bir idare usul\u00fc gere\u011fince, bol bol verilen m\u00fcsaade ve imtiyazlar hi\u00e7bir zaman o birli\u011fi bozacak bir mahiyet ve \u015fekil alamazd\u0131. \u0130stedi\u011fi g\u00fcn onlar\u0131 kald\u0131rmak, yine devletin bir hakk\u0131yd\u0131 ve bu hakka kar\u015f\u0131 bir itirazda bulunulamazd\u0131.<\/p>\n<p>Osmanl\u0131 tarihinin incelenmesinden de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere, Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nin b\u00fcnyesi bir birlik halinde iken, yaz\u0131k ki, zaman a\u015f\u0131m\u0131 ile ve s\u0131rf devlet adamlar\u0131n\u0131n ihmalleri ve devletin mahiyetini anlamamalar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden bu birli\u011fin yerini bir topluluk, bir milletler devleti zihniyeti ald\u0131. Hristiyanlara bah\u015fedilmi\u015f olan bu m\u00fcsaadeler, gitgide sanki anla\u015fmayla al\u0131nm\u0131\u015f birer hak gibi say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, devletin dayand\u0131\u011f\u0131 b\u00fcnye sars\u0131lmaya ba\u015flad\u0131, birlik bozuldu. Her cemaat, kendini devlet i\u00e7inde \u015fahsi bir varl\u0131k sayarak, devlete kar\u015f\u0131 birtak\u0131m imtiyazlardan, \u00f6zel te\u015fkilattan s\u00f6z etmeye ba\u015flad\u0131. Osmanl\u0131 DevIeti&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131, ger\u00e7ekte o g\u00fcnden sonrad\u0131r. Bu olayda, kurucu millet b\u00fcy\u00fcklerinin ki, bunlar devleti idare eden b\u00fct\u00fcn Osmanl\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131ndan ibaretti, iki b\u00fcy\u00fck hatalar\u0131 oldu: Evvela bir devletin yaln\u0131z k\u0131l\u0131\u00e7la, yaln\u0131z kuvvetle kurulamayaca\u011f\u0131n\u0131 ve devam ettirilemeyece\u011fini vaktinde anlamamalar\u0131. K\u0131l\u0131\u00e7la fethedilmi\u015f olan yerler, yaln\u0131z dima\u011fla elde edilebilir. Dima\u011fdan maksad\u0131m\u0131z, iyi idare de\u011fildir. Ta 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n ortalar\u0131na kadar, Osmanl\u0131 idaresinin d\u00fcnyan\u0131n en d\u00fczenli idarelerinden birisi oldu\u011funu \u00e7ekinmeden iddia edebiliriz. Fakat maksad\u0131m\u0131z bu iyi idare de\u011fildir. \u00c7e\u015fitli milletlerin te\u015fkil etti\u011fi bir devleti iyi idare etmek, zaptedilmi\u015f topraklar\u0131 kazanmak de\u011fildir. Olsa olsa, o yerler \u00fczerinde asayi\u015fi ve inzibat\u0131 sa\u011flamaktan, ticaret ve sanayi geli\u015ftirmekten ibarettir. Fakat kalpleri, dima\u011flar\u0131 kazanm\u0131\u015f olmak de\u011fildir. Halbuki devlet adamlar\u0131n\u0131n en \u00f6nde gelen vazifeleri, bu kalp ve dima\u011flar\u0131 kazanarak, de\u011fi\u015fik milletleri birbirine yakla\u015ft\u0131rarak, onlar\u0131n kayna\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktan ibaret olabilir. As\u0131l devlet meselesi halk\u0131n hislerinde, emellerinde ve isteklerinde birlik meydana getirmektir. Bu hususta Arap ve Acem devlet adamlar\u0131, hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yoktur ki, bizimkilerden daha basiretli hareket etmi\u015flerdir. Pek az bir zaman i\u00e7inde Araplar, fethettikleri yerlerin hepsinde \u015fa\u015f\u0131lacak bir birlik meydana getirdiler. Osmanl\u0131 b\u00fcy\u00fckleri ise, sanki kasten takip ettikleri usul ile, milletler aras\u0131ndaki ayr\u0131l\u0131klar\u0131 devam ettirdiler. Hristiyan cemaatlerine bir taraftan \u00f6zel imtiyazlar ba\u011f\u0131\u015flayarak, onlar\u0131n milli \u015fahsiyetlerini bu suretle korumu\u015f oldular. Di\u011fer taraftan da, ayn\u0131 cemaatleri devletin umumi hayat\u0131na katmayarak, onlarla \u0130slam cemaati aras\u0131ndaki anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n sertle\u015fmesine, kat\u0131la\u015fmas\u0131na sebep oldular. Ayn\u0131 devletin tebaas\u0131 olan insanlar devlet taraf\u0131ndan de\u011fi\u015fik muameleler g\u00f6rd\u00fcler. Hristiyanlar kendi okul<br \/>\nve medreselerinde terbiye edilerek, milli \u015fahsiyetlerini geli\u015ftirdikleri halde, devlet okullar\u0131 onlar i\u00e7in uzun zaman kapal\u0131 kald\u0131. Ayn\u0131 cemaatler askerlik vazifesinden, h\u00fck\u00fbmet dairelerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaktan muaf tutuldular. Bu suretle, devlet, vazifelerinin tamam\u0131yla aksini yapm\u0131\u015f oldu. Milletler aras\u0131na adeta setler koyarak, onlar\u0131 ayr\u0131 ayr\u0131 tuttu; okul, medrese, askerlik, devlet memuriyeti gibi, toplanma ve birlik vas\u0131talar\u0131n\u0131 aksine olarak, ayr\u0131lma ve par\u00e7alanma vas\u0131talar\u0131 haline soktu. Ger\u00e7ekte Osmanl\u0131 devlet adamlar\u0131 sonradan bu b\u00fcy\u00fck hatalar\u0131n\u0131 anlam\u0131\u015f bulundular. Tanzimat&#8217;tan beri onlar\u0131 tamire kalk\u0131\u015ft\u0131lar. Fakat, yaz\u0131k ki, devletin temeli art\u0131k sars\u0131lm\u0131\u015f, v\u00fccuduna zaaf gelmi\u015fti. Evvelce kolayl\u0131kla yapabilece\u011fi bir i\u015fi, bu kere yapamaz bir hale gelmi\u015fti. Ayn\u0131 zamanda, vaktiyle devletin bah\u015fetmi\u015f oldu\u011fu imtiyazlar sayesinde, \u00e7e\u015fitli cemaatler, milli \u015fahsiyetlerini yaln\u0131z korumakla kalmam\u0131\u015f, bir kat daha kuvvetlendirmi\u015flerdi. Y\u00fczy\u0131llarca devam eden anla\u015fmazl\u0131k ve tezat, bunlarda derin k\u00f6kler salm\u0131\u015ft\u0131. Milli vicdanlar\u0131 geli\u015fmi\u015fti. Bu sefer, d\u0131\u015far\u0131dan da kuvvet alarak, kolay kolay devletin dileklerine uymaz olmu\u015flard\u0131. Osmanl\u0131 devlet adamlar\u0131n\u0131n ikinci ve daha b\u00fcy\u00fck hatalar\u0131, devletin kurucu unsuruna, devlette \u00f6zel bir yer vermemeleriydi: Bir\u00e7ok milletlerden kurulan devletlerin hepsinde, daima iki \u00e7e\u015fit kuvvet kendi kendine meydana gelir: Birisi merkeze y\u00f6nelen, \u00f6teki devlet\u00e7i olmayan. Osmanl\u0131 Devleti&#8217;nde merkeze y\u00f6nelen unsur T\u00fcrk&#8217;t\u00fc. Merkezden uzakla\u015fan unsurlar da di\u011ferleriydi. \u015eu halde, Osmanl\u0131 b\u00fcy\u00fckleri bu ger\u00e7e\u011fi dikkate alarak ona g\u00f6re hareket etmeliydiler. Daima T\u00fcrk unsurunu kuvvetlendirmeye \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131yd\u0131lar. Onun bilgisinin, fenninin, ekonomik durumunun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sa\u011flamal\u0131yd\u0131lar. \u00c7\u00fcnk\u00fc devlet, tabiat\u0131yla kuvvetini daima bundan alacakt\u0131r. Zor zamanlarda daima buna ba\u015fvuracakt\u0131. Zaten T\u00fcrk, devlet\u00e7i ve merkeze y\u00f6nelmi\u015f oldu\u011fundan, devletin esas\u0131n\u0131, temelini te\u015fkil ediyordu ve devleti m\u00fc\u015fk\u00fcl durumlara sokmaktan sak\u0131nacakt\u0131. Fakat Osmanl\u0131 devlet adamlar\u0131, Fatih&#8217; ten sonra, bu prensibin tamam\u0131yla aksine hareket etmi\u015f bulundular. Onlar\u0131n faaliyet merkezleri Anadolu olacakt\u0131. \u00d6zellikle Anadolu&#8217;nun geli\u015fmesine \u00e7al\u0131\u015facaklard\u0131. Fakat tamam\u0131yla aksini yapt\u0131lar; \u0130stanbul daima kuvvetini Anadolu&#8217; dan ald\u0131\u011f\u0131, oraya dayand\u0131\u011f\u0131 halde Anadolu&#8217;yu tamam\u0131yla unuttu, ihmal etti. Zaten pek az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen \u015fehircilik hususunda Anadolu asla hat\u0131ra gelmedi. T\u00fcrk, bol bol can\u0131n\u0131 devlete feda etti\u011fi gibi, ekonomisini, bilgisini, irfan\u0131n\u0131, sanayisini de feda etti. Bu suretle devletin kurucusu bulunan \u0131rk, gittik\u00e7e zay\u0131flad\u0131 ve nihayet devleti eski b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve ihti\u015fam\u0131 ile ayakta tutamayacak bir hale geldi, devlet d\u00fc\u015fmeye ba\u015flad\u0131. Anadolu&#8217;nun bu suretle unutulmas\u0131n\u0131n tek sebebini yine o devlet anlay\u0131\u015f\u0131nda aramal\u0131d\u0131r. Devletin h\u00fck\u00fcmdardan ve s\u00fclaleden ibaret say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir yerde, bu halin olu\u015fu pek tabiidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc h\u00fck\u00fcmdardan ibaret addolunan bir devlette kurucu unsurun de\u011feri, \u00f6zelli\u011fi kendi kendine ortadan kalkm\u0131\u015f olur. B\u00f6yle bir devlette b\u00fct\u00fcn tebaas\u0131na ayn\u0131 g\u00f6zle bakar, onlara diledi\u011fi gibi davran\u0131r. \u0130stedi\u011fini i\u015f ba\u015f\u0131na getirir, istedi\u011fini kahreder. \u0130ltifat kazanmak, g\u00fcven sa\u011flamak ve dolay\u0131s\u0131yla mevki, ikbal, makam sahibi olabilmek i\u00e7in, tek aranan s\u0131fat bilgi, liyakat, kudret, tecr\u00fcbe, sadakat, namus de\u011fil, h\u00fck\u00fcmdara sadakat ve itaattir. \u0130ran bu esas\u0131n uygulanmas\u0131nda garip usuller icat etmi\u015ftir. Devlet adamlar\u0131n\u0131n sadakat ve ba\u011fl\u0131l\u0131k derecelerini ke\u015fif i\u00e7in acayip yollar d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Amcalar\u0131mdan birisi bana bu hususta bir hikaye s\u00f6ylemi\u015fti, burada onu oldu\u011fu gibi yazmay\u0131 faydas\u0131z bulmuyorum.<\/p>\n<p>Amcam Karaba\u011f&#8217; da Aras nehri \u00fczerinde bulunan evine gider. Nehrin \u00f6teki taraf\u0131nda oturan \u0130ran hanlar\u0131ndan birisi kendisini davet eder. Bu arada, o zaman veliaht ve sonradan \u015fah olan Muzafferettin, o taraflara av i\u00e7in gelir. Tabiat\u0131yla b\u00fct\u00fcn hanlar huzuruna ko\u015farlar. Amcam\u0131 davet eden han da kendisini al\u0131r ve veliahd\u0131n huzuruna giderler. Avdan sonra bir yerde dinlenilirken, veliaht d\u00fcrb\u00fcn\u00fcn\u00fc ufka do\u011fru \u00e7evirir ve hemen hanlardan birisini yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rarak: &#8220;\u015eu da\u011fda bir beyaz at var, s\u0131rt\u0131nda da \u00e7ok g\u00fczel bir hal\u0131, gel bak&#8221; der. Han d\u00fcrb\u00fcn\u00fc al\u0131r, g\u00f6sterilen yere do\u011fru \u00e7evirir ve hemen: &#8220;Evet, kurban oldu\u011fum, ne g\u00fczel at ve ne g\u00fczel hal\u0131!&#8221; der. Daha sonra, \u00f6b\u00fcr hanlar da, ayn\u0131 suretle davet edilir ve ayn\u0131 surette cevap verirler. Nihayet veliaht, kendisine evvelce takdim olunan amcama hitap ederek: &#8220;Ali Bey, geliniz siz de g\u00f6r\u00fcn\u00fcz&#8221; der. Amcam d\u00fcrb\u00fcn\u00fc al\u0131r, bakar, bakar, ne da\u011f g\u00f6r\u00fcr, ne at ve ne de hal\u0131. \u015ea\u015f\u0131r\u0131r, d\u00fcrb\u00fcn\u00fc \u00f6teye, beriye \u00e7evirir, yine bir \u015fey g\u00f6remez ve nihayet, &#8220;Kurban<br \/>\noldu\u011fum, ben bir \u015fey g\u00f6rm\u00fcyorum&#8221; der. Veliaht k\u0131zar, ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7evirir ve amcama iltifat etmez. Bu olaydan pek \u00fcz\u00fclen amcam\u0131 davet eden zat, veliaht gittikten sonra, amcama adeta azarlayan bir sesle \u015f\u00f6yle der: &#8220;Ah, Ali Bey, do\u011fru s\u00f6ylemek i\u00e7in yer mi buldun? Zannediyor musun ki, ben de, ba\u015fkalar\u0131 da, d\u00fcrb\u00fcnle bir \u015fey g\u00f6rd\u00fck? Biz g\u00f6rmedi\u011fimiz gibi, zaten veliaht kendisi de hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6rm\u00fcyordu. O bizi imtihan ediyordu.<br \/>\nKendisine ne derece ba\u011fl\u0131 oldu\u011fumuzu, onun g\u00f6z\u00fc ile g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz\u00fc, kula\u011f\u0131 ile i\u015fitti\u011fimizi, k\u0131sacas\u0131 kendimizden ge\u00e7erek, &#8220;o&#8221; olup olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 imtihan ediyordu.&#8221;<\/p>\n<p>Ben de, Muzafferettin \u015eah Bak\u00fc&#8217;den Avrupa&#8217;ya ge\u00e7erken, maiyetindeki devlet adamlar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm. Bunlar aras\u0131nda \u00f6zellikle \u015eah\u0131n tam g\u00fcvenini kazanm\u0131\u015f ve b\u00fct\u00fcn devletin tek amiri olmu\u015f bir adam vard\u0131. Tam cehaletine, hi\u00e7 bir meziyet sahibi olmamas\u0131na ra\u011fmen, bu adam Emir Bahad\u0131r Cenk unvan\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor ve \u015eah onsuz bir tek ad\u0131m atm\u0131yordu. B\u00f6yle bir adam\u0131n bu kadar n\u00fcfuz kazanmas\u0131na \u00f6nce \u015fa\u015ft\u0131m. Fakat sonra bilmeceyi \u00e7\u00f6zd\u00fcm. Bu adam \u015eah&#8217;a k\u00f6pek gibi ba\u011fl\u0131 idi. Geceleri \u015eah&#8217;\u0131n yatak odas\u0131n\u0131n e\u015fi\u011fi \u00fczerinde serilir, sabaha kadar uyumaz. \u015eah&#8217;\u0131 bekler, \u015eah aka kara derse, o da der, \u015eah&#8217;\u0131n ad\u0131 ge\u00e7ti\u011fi zaman aya\u011fa kalkar, salavat getirir, dualar okurdu. Bir g\u00fcn, Bak\u00fc&#8217;de Rus k\u0131talar\u0131na bir resmi ge\u00e7it yapt\u0131r\u0131ld\u0131. \u015eah, Rus askerlerindeki nizam\u0131, intizam\u0131 g\u00f6rerek \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc belirtti. Bu adam, hemen ileri at\u0131larak, peygamber huzurunda gibi e\u011filerek, b\u00fcy\u00fck bir cesaretle: &#8220;Emrediniz, o \u00e7ar\u0131 Petersburg&#8217;dan ta Tahran&#8217;a s\u00fcr\u00fcye s\u00fcr\u00fcye getireyim!&#8221; dedi. \u015eah g\u00fcl\u00fcmsedi ve memnun oldu.<br \/>\nDevlete de\u011fil, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n \u015fahs\u0131na ba\u011fl\u0131l\u0131k, Do\u011fu kavimleri aras\u0131nda daima bir fazilet addedilegelmi\u015ftir. Daha iki y\u0131l evvel, pek bilgili say\u0131lan ayan \u00fcyelerinden birisi, eski devlet adamlar\u0131n\u0131n g\u00fczel huylar\u0131ndan yana yak\u0131la bahsederken, bir ibret dersi olmak \u00fczere, a\u015fa\u011f\u0131daki hikayeyi anlatt\u0131: Sadrazamlardan &#8220;it burnu&#8221; lakab\u0131yla me\u015fhur Ahmet Pa\u015fa, her nedense padi\u015fah\u0131n g\u00f6z\u00fcnden d\u00fc\u015fer, kovulur. Sonra da, arkas\u0131ndan cellatlar g\u00f6nderilerek, bulundu\u011fu yerde \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi emredilir. Cellatlar Ahmet Pa\u015fa&#8217;y\u0131 namaz k\u0131larken bulurlar. Fakat birisi kendisinden iyilik g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden, ka\u00e7mas\u0131n\u0131 teklif eder. Ahmet Pa\u015fa, uzun sakal\u0131n\u0131 kald\u0131rarak: &#8220;Hay\u0131r, hay\u0131r, padi\u015fah\u0131n emrine itaat etmemek yolu benden ba\u015flamas\u0131n, kes!&#8221; diye bo\u011faz\u0131n\u0131 uzatm\u0131\u015f ve tabiat\u0131yla boynu vurulmu\u015ftur. \u0130\u015fte hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmeden, s\u0131rf keyif \u00fczerine, bir zorba zalimin vermi\u015f oldu\u011fu h\u00fckme uyma fazileti! Sokrat da \u00f6\u011frencilerinin ka\u00e7mak tekliflerine kar\u015f\u0131: &#8220;Kanuna itaat fazilettir. Beni faziletsizli\u011fe davet etmeyiniz!&#8221; demi\u015ftir. \u0130ki adam aras\u0131ndaki farka bak\u0131n\u0131z! Birisi h\u00fck\u00fcmdar diyor, \u00f6teki kanun. Birisi \u015fahsa itaatten ilham al\u0131yor, \u00f6teki devlete; birisi keyfe sayg\u0131 g\u00f6steriyor, \u00f6teki kanuna. Devleti h\u00fck\u00fcmdardan ibaret addeden bir \u00e7evrede bu g\u00f6r\u00fc\u015f tarz\u0131 pek tabiidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc her \u00e7e\u015fit meziyet yerine, s\u0131rf \u015fahsi ba\u011fl\u0131l\u0131k sayesinde, hi\u00e7ten en y\u00fcksek mevkilere y\u00fckselebilenler, tabiat\u0131yla Allah&#8217;\u0131 padi\u015fahta g\u00f6r\u00fcrler. Padi\u015fah\u0131n iradesini Allah&#8217;\u0131n iradesi gibi sayarlar. Fakat, i\u015f bir kere \u015fahsi ba\u011fl\u0131l\u0131k alan\u0131na d\u00f6k\u00fcld\u00fc m\u00fc, yaltaklanma, iki y\u00fczl\u00fcl\u00fck, hile, yalan, entrika, h\u0131yanet ve cinayet devlet adamlar\u0131 i\u00e7in meziyet ve fazilet yerine ge\u00e7er. Rekabet, devleti iyi idare etmekteki liyakat, bilgi, azim, metanet, namus sahas\u0131ndan \u00e7\u0131kar. \u015eahsa ba\u011fl\u0131l\u0131k alan\u0131ndaki zillet ve rezaletlere d\u00f6k\u00fcl\u00fcr. Ger\u00e7ek ak\u0131l, zeka ve fazilet yerine, kurnazl\u0131k, hile, desise ge\u00e7er. T\u00fcrk, tabiat\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131, m\u00fctevekkil, sokulganl\u0131\u011f\u0131 sevmez, riya ve dalkavuklu\u011fu nefsine a\u011f\u0131r g\u00f6r\u00fcr, mert, saf, hile ve desiseden nefret eden, h\u0131yanete ve cinayete tenezz\u00fcl etmez bir varl\u0131kt\u0131r. Zaten halk aras\u0131nda, T\u00fcrk demek, saf insan demek de\u011fil midir? T\u00fcrk&#8217;e &#8220;anlamaz&#8221; demeleri de, hilekarlara mahsus s\u0131fatlardan uzak oldu\u011fu i\u00e7indir. \u0130\u015fte bundan dolay\u0131, tarihimizde \u015fahsa ba\u011fl\u0131l\u0131k kaidesi, devlete ba\u011fl\u0131l\u0131k prensibine hakim oldu\u011fundan beri, T\u00fcrk, idare sahas\u0131ndan kovulmu\u015ftur. \u00dc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ldan beri i\u015fba\u015f\u0131na ge\u00e7mi\u015f olan devlet adamlar\u0131n\u0131n sicilleri incelenirse, aralar\u0131nda y\u00fczde yirmisinin bile T\u00fcrk olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. B\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 o kullard\u0131r ki, devleti kurmu\u015f olan unsurla ilgisi olmay\u0131p, s\u0131rf padi\u015fahlara kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdikleri rezilce ba\u011fl\u0131l\u0131k sayesinde, \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit hileler, ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fck, dalkavukluk ve cinayetlerle mevki ve makam sahibi olmu\u015flard\u0131r. Bunlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 ya d\u00f6nme veya d\u00f6nme as\u0131ll\u0131 olanlard\u0131r. Bunlar hi\u00e7 bir zaman, kan\u0131 ile, kalbi ile T\u00fcrk&#8217;e ba\u011fl\u0131 olmam\u0131\u015flard\u0131r, T\u00fcrk&#8217;\u00fc anlamam\u0131\u015flard\u0131r. T\u00fcrk&#8217;\u00fcn sevin\u00e7lerine kat\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131r ve felaketli zamanlarda T\u00fcrk&#8217;\u00fc terk edip gitmi\u015flerdir ki pek tabiidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131 devlete ba\u011flayan tek \u015fey, padi\u015fah\u0131n tevecc\u00fch\u00fcd\u00fcr. Bu tevecc\u00fch, herhangi bir sebeple ve \u00f6zellikle bir felaketle kayboldu mu, onlar\u0131 art\u0131k devlete ve millete ba\u011flayacak bir amil kalmaz. Milletleri devlete kar\u015f\u0131 isyan etmi\u015f ve devletin temelini y\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir Aramyan Efendi&#8217;nin, bir Aristidi Pa\u015fa&#8217;n\u0131n padi\u015fahtan kopard\u0131klar\u0131 nimetlerden ba\u015fka, devletle bir ilgileri olaca\u011f\u0131n\u0131 tasavvur etmek i\u00e7in, budala olmal\u0131d\u0131r. Arap Hadi Pa\u015fa ile Arnavut R\u0131za Tevfik&#8217; in Sevr Muahedename&#8217; sini, elleri titremeksizin, T\u00fcrk nam\u0131na imza etmeleri pek tabiidir. Onlar bir \u015fey kaybetmiyorlar ki &#8230; Aksine olarak, adlar\u0131 bu suretle de olsa, tarihe ge\u00e7iyor ve zaten millet\u00e7e T\u00fcrk&#8217;e vurmu\u015f olduklar\u0131 darbeyi bu kere de \u015fahsi bir imza ile tamaml\u0131yorlar. R\u0131za Tevfik ka\u00e7 kere bu devlet ve milletten ayr\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6ylemi\u015ftir, fakat yine bu adam, devletin en buhranl\u0131 zaman\u0131nda ba\u015f\u0131na ge\u00e7iyor, idaresine kat\u0131l\u0131yor, talihi hakk\u0131nda n\u00fcfuzlu bir oy sahibi oluyor ve nihayet \u00f6l\u00fcm belgesi olan bir anla\u015fmay\u0131 Anadolu&#8217;nun, yani T\u00fcrk vatan\u0131n\u0131n isyan\u0131na ra\u011fmen, yine T\u00fcrk nam\u0131na imza ediyor! Emir H\u00fcseyin Arabistan&#8217;da isyan ve \u0130ngiliz&#8217;lerle i\u015fbirli\u011fi ederek, devlete en a\u011f\u0131r darbeyi indirmi\u015f oldu\u011fu halde, onun karde\u015fi Nas\u0131r Pa\u015fa hala da devletin en y\u00fcksek m\u00fcessesesi olan Ayan Meclisinin (Senatonun) \u00fcyesi s\u0131fat\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yor, saltanat \u015f\u00fbras\u0131na i\u015ftirak ettiriliyor. \u0130stanbul&#8217;daki \u0130ngiliz kumandan\u0131, kendisine ta\u00e7 sahibi bir kimsenin karde\u015fi muamelesini yapt\u0131\u011f\u0131 halde, Anadolu&#8217;yu \u0130ngilizlere teslimden ba\u015fka mana ta\u015f\u0131mayan bir muahedenamenin kabul\u00fc hakk\u0131nda yine fikri soruluyor! Bu gibi facialar, yaln\u0131z bizim gibi kendini bilmeyen, devleti padi\u015fah\u0131n mal\u0131 sanan \u00e7evrelerde olabilir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7 y\u00fcz y\u0131ldan beri saraya girmek imkan\u0131n\u0131 bulan, soyu sopu bilinmeyen, devletin kurucu unsuru ile maddi ve manevi hi\u00e7 bir ilgisi bulunmayan nice kad\u0131n ve erkek, bu devletin ba\u015f\u0131na ne kadar m\u00fcthi\u015f felaketler getirmi\u015flerdir! Milli tarihimize o kanl\u0131 ve m\u00fcthi\u015f \u015fekli verenlerin, hemen y\u00fczde doksan\u0131, bu gibi T\u00fcrk olmayanlard\u0131r. Bunlar\u0131n saray ve saray \u00e7evresinde yapt\u0131klar\u0131 hile ve desiseler, ettikleri h\u0131yanetler, i\u015fledikleri cinayetler ve kanl\u0131 facialard\u0131r ki, milli tarihimizi kan lekeleri ile kirletmi\u015ftir. Bunlar aras\u0131nda ger\u00e7ekten hizmet edenler de olmu\u015ftur. Fakat hizmetlerin hemen hepsi, yine saraya, padi\u015fah\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, \u015fan\u0131n\u0131 y\u00fckseltmeye y\u00f6nelmi\u015ftir. Yoksa, halk d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015ftir. Halk\u0131n refah\u0131, \u015fehirlerin onar\u0131lmas\u0131, devletin ger\u00e7ekten y\u00fckselmesi asla dikkate al\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Kesin olarak denilebilir ki, Kanuni Sultan S\u00fcleyman zaman\u0131ndan beri, \u015fehir imar\u0131, halk\u0131n maddi ve manevi refah\u0131n\u0131n art\u0131r\u0131lmas\u0131 yolunda, bir tek ad\u0131m at\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Aksine olarak, gerek Sel\u00e7uklular zaman\u0131nda ve gerek Kanuni&#8217; ye kadar yap\u0131lm\u0131\u015f olan imar\u0131n hepsi, derece derece yok edilmi\u015f ve nihayet T\u00fcrk, o harabe kul\u00fcbesi ve bitkin v\u00fccuduna kalm\u0131\u015ft\u0131r. M\u00fctarekeden sonra, devletin as\u0131l kurucusu olan T\u00fcrkler, Ankara&#8217;n\u0131n etraf\u0131na toplanarak, ocaklar\u0131n\u0131, din ve milliyetlerini son bir gayretle m\u00fcdafaa ederken, her taraftan saray\u0131n etraf\u0131na konulmu\u015f olan de\u011fi\u015fik \u0131rklardan adamlar, d\u00fc\u015fmanlarla i\u015fbirli\u011fi ederek Anadolu aleyhine bir ordu \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Ger\u00e7ekte T\u00fcrklerden kopmu\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, yine T\u00fcrk nam\u0131na memleketi d\u00fc\u015fmana teslimde teredd\u00fct etmiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte devlet kavram\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f telakkisinin \u00fcz\u00fcnt\u00fcl\u00fc ve feci neticeleri! Devlet ne padi\u015faht\u0131r ve ne de h\u00fck\u00fcmet, XIV. Louis&#8217;nin &#8220;devlet benim&#8221; dedi\u011fi zamanlar \u00e7oktan ge\u00e7mi\u015ftir. O prensip Fransa&#8217; ya b\u00fcy\u00fck bir ink\u0131lap pahas\u0131na mal oldu\u011fu gibi, bizim i\u00e7in de m\u00fcthi\u015f felaketlere sebep oldu. Devlet millettir, devleti kuran unsurdur. B\u00fct\u00fcn hakimiyet ona ait oldu\u011fu gibi, b\u00fct\u00fcn haklar da onundur. Locke, J. J. Rousseau zaman\u0131ndan beri bu prensip, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz \u00e7evrenin mukaddes bir temeli olmu\u015ftur. Biz de, ister istemez, Sadi&#8217;den ayr\u0131larak J.J. Rousseau&#8217;ya uymak zorunday\u0131z. Bunu kendimiz yaparsak ne mutlu!.. Bunu olaylar ba\u015f\u0131m\u0131za d\u00f6ve d\u00f6ve, felaketten felakete s\u00fcr\u00fckleyerek kabul ettirirse ne k\u00f6rl\u00fck!.. Devlet adam\u0131 ilhamlar\u0131n\u0131, prensiplerini saraydan, padi\u015fahtan de\u011fil, milletten, devleti kurmu\u015f olan unsurdan alacakt\u0131r. O, yaln\u0131z o unsuru, onun \u015fahsiyetinin geli\u015fmesini, onun maddi ve manevi kuvvetlenmesini d\u00fc\u015f\u00fcnmekle m\u00fckelleftir. O unsurun maddi ve manevi ihtiya\u00e7lar\u0131 her \u015feye hakim olacak, her \u015feyin \u00fcst\u00fcnde tutulacakt\u0131r. B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen, bu prensibi kabul etmeyen kimse, devlet idaresine kat\u0131lamaz. Ya\u015famakta oldu\u011fumuz zaman\u0131n\u0131n devlet hakk\u0131ndaki telakkisi bundan ibarettir. Bol\u015fevikler bile bu prensibi var kuvvetleriyle uygulamaktad\u0131rlar. Azerbaycan, Ukrayna, G\u00fcrcistan, Ermenistan, T\u00fcrkistan, k\u0131sacas\u0131, b\u00fct\u00fcn Rus olmayan unsurlar, as\u0131l unsurun, yani Rus&#8217;un ruhunu, \u015fahsiyetini, idare tarz\u0131n\u0131 kabul etmek mecburiyetindedirler. Bu prensibin sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in, kendilerine sad\u0131k yerlileri i\u015fba\u015f\u0131na getirmekle kalmay\u0131p, her tarafta idare ba\u015f\u0131nda bir Rus \u00e7o\u011funlu\u011fu bulundurmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Devlet ne padi\u015faht\u0131r ve ne de h\u00fck\u00fcmet, XIV. Louis&#8217;nin &#8220;devlet benim&#8221; dedi\u011fi zamanlar \u00e7oktan ge\u00e7mi\u015ftir. O prensip Fransa&#8217; ya b\u00fcy\u00fck bir ink\u0131lap pahas\u0131na mal oldu\u011fu gibi, bizim i\u00e7in de m\u00fcthi\u015f felaketlere sebep oldu.<\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":11313,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[2,64,66],"tags":[1219,78,1497,1496,609,1389],"coauthors":[4],"class_list":["post-10625","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-genel","category-kurumlar","category-siyaset-tarih","tag-ahmet-agaoglu","tag-devlet","tag-devlet-anlayisi","tag-kurucu-unsur","tag-turk","tag-uc-medeniyet"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10625","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=10625"}],"version-history":[{"count":14,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10625\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":11326,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/10625\/revisions\/11326"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/11313"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=10625"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=10625"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=10625"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=10625"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}