{"id":17215,"date":"2023-06-12T10:30:00","date_gmt":"2023-06-12T07:30:00","guid":{"rendered":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/?p=17215&#038;preview=true&#038;preview_id=17215"},"modified":"2023-06-11T11:51:24","modified_gmt":"2023-06-11T08:51:24","slug":"din-millet-ve-milliyetcilik-islamin-islevi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/din-millet-ve-milliyetcilik-islamin-islevi\/","title":{"rendered":"Din, millet ve milliyet\u00e7ilik: \u0130slam&#8217;\u0131n i\u015flevi"},"content":{"rendered":"<p>Serinin bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde, \u201cTarihte ve bug\u00fcn, \u0130slam\u2019\u0131n devlet ve toplum d\u00fczeni a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fcstlendi\u011fi i\u015flevler nelerdir ve nas\u0131l bir de\u011fi\u015fim ge\u00e7irmi\u015ftir?\u201d sorusuna cevap aranacakt\u0131r.<\/p>\n<h2><strong>Tarihten g\u00fcn\u00fcm\u00fcze \u0130slam\u2019\u0131n devlet ve toplum d\u00fczeni a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fcstlendi\u011fi i\u015flevler ve de\u011fi\u015fimler <\/strong><\/h2>\n<p>Hayat bir devinim h\u00e2lindedir. Dinamiktir; de\u011fi\u015fir, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Hayat\u0131 ya\u015fayan insanlar, insanla var olan toplumlar i\u00e7in de bu ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir ger\u00e7ekliktir. Gelecek kavram\u0131ndaki belirsizlik hissi, bu gelece\u011fe ilerlerken g\u00fcnde kalma, g\u00fcveni sa\u011flama alacak bir dayan\u0131\u015fma ihtiyac\u0131 ve payla\u015f\u0131m insan\u0131 gelece\u011fe ta\u015f\u0131rken, s\u00fcre\u00e7 boyunca edindi\u011fi bilgilerin nesillere aktar\u0131lmas\u0131n\u0131 da sa\u011flar. Bu aktar\u0131m, mutlaka geldi\u011fi d\u00f6nemin \u015fartlar\u0131, geli\u015fmi\u015fli\u011fi ile t\u00f6rp\u00fclenmi\u015f bir k\u00fcm\u00fclatif bilgiyi do\u011furur. Her yeni bilgi, i\u00e7inde bir \u00f6ncekinden izler bar\u0131nd\u0131r\u0131rken; kendisinden de yeni bir \u015feyler katar. \u0130\u015fte bu noktada bilgi, ilk h\u00e2linden farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f, de\u011fi\u015fmi\u015f, d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve asl\u0131nda geli\u015fmi\u015ftir. \u015eu h\u00e2lde insan, s\u00fcrekli yenile\u015fme ihtiyac\u0131 i\u00e7indedir. Dinler de insan\u0131n bu ihtiyac\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamas\u0131n\u0131n birer arac\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir; devrimler gibi&#8230;<\/p>\n<p>Herhangi bir dinin belli kal\u0131plar i\u00e7ine hapsedilmesi, geli\u015fimden ka\u00e7\u0131nma ba\u015fka bir yeniye, de\u011fi\u015fikli\u011fe veya d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme duyulan ihtiyac\u0131 artt\u0131racakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yeni bir din, t\u00fcm kat\u0131la\u015fm\u0131\u015f inan\u0131\u015flar\u0131, tabula\u015fm\u0131\u015f gelenekleri y\u0131kar; tamamen yenidir, de\u011fi\u015fiktir ve denemelere a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00d6rne\u011fin; \u0130slamiyet ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zamanda, kavmiyet\u00e7ili\u011fi y\u0131k\u0131p daha b\u00fcy\u00fck bir \u00f6rg\u00fctlenmeyi \u00f6\u011fretmi\u015ftir veya k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n diri diri topra\u011fa g\u00f6m\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir gelenekte, insana cinsiyet ayr\u0131m\u0131 yapmadan de\u011fer vererek modernle\u015fmeyi sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir devrimdir; de\u011fi\u015fimdir. Benzer \u015fekilde H\u0131ristiyanl\u0131k da birbirlerini kesen Avrupa topluluklar\u0131n\u0131 dizginlemi\u015f, onlara uygarl\u0131k getirmi\u015ftir. Daha sonra bozulacak olsa da\u2026 Ayr\u0131ca Protestan Kiliselerinin kurulmas\u0131 da dinin kendi i\u00e7erisindeki de\u011fi\u015fiminin en iyi \u00f6rneklerindendir.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla toplum, \u00e7a\u011f\u0131n ihtiya\u00e7 ve k\u0131s\u0131tlar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme ya da de\u011fi\u015fime mutlaka ihtiya\u00e7 duyacakt\u0131r. O zaman, bug\u00fcn\u00fcn gerekleri do\u011frultusunda kurtar\u0131c\u0131 de\u011ferlere ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Din de bu aray\u0131\u015f temelinde kendine yer bulan bir olgudur.<\/p>\n<h2><strong>\u0130slamiyet ve getirdi\u011fi \u2018medeniyet\u2019<\/strong><\/h2>\n<p>\u015eu anlamda de\u011fi\u015fimin sonuncusunu \u0130slamiyet ve onun getirdi\u011fi medeniyet olarak ele alabiliriz. \u0130slam medeniyeti, Yunan ve Roma medeniyetinin ard\u0131ndan kendisinden en \u00e7ok s\u00f6z ettiren medeniyettir. B\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de tarihin belli d\u00f6nemlerinde ispatlam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle 19. ve 20. asra kadar h\u00e2kimiyetini s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Elbette, bundaki en \u00f6nemli etken \u0130slam\u2019a ba\u011fl\u0131 devletlerin siyas\u00ee \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>En g\u00f6rkemli devrini 9-11. y\u00fczy\u0131l aras\u0131nda ya\u015fayan \u0130slam medeniyeti, bu h\u00e2kimiyetini mutlaka ilim, felsefe, teknoloji, hukuk, askerlik vb. alanlardaki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne bor\u00e7ludur. Sel\u00e7uklu ve Osmanl\u0131\u2019n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere T\u00fcrklerin etkisi yads\u0131namayacak kadar b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u00d6zellikle halifelik makam\u0131n\u0131n Osmanl\u0131\u2019ya ge\u00e7i\u015fiyle beraber, \u0130slam\u2019\u0131n hukuk \u00fczerindeki etkisi de daha belirgin h\u00e2le gelmi\u015ftir. Bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck zaman zaman sekteye u\u011fram\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnse de -\u00f6rne\u011fin; 13. as\u0131rdaki Mo\u011fol istilalar\u0131- asl\u0131nda 17. y\u00fczy\u0131la kadar bir \u015fekilde bask\u0131n k\u00fclt\u00fcr olmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131r. 14. ve 15. y\u00fczy\u0131llarda bat\u0131n\u0131n teknoloji ve di\u011fer ilm\u00ee sahalardaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n yeterince ciddiye al\u0131nmamas\u0131 ileride bu bask\u0131nl\u0131\u011f\u0131n duraklamas\u0131na sonra da gerilemesine sebep olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fcnyas\u0131, \u00f6zelde de Osmanl\u0131\u2019daki ilm\u00ee faaliyetlerin durma noktas\u0131na gelmesinin arkas\u0131nda yenilik ve \u00e7a\u011f\u0131n gerektirdi\u011fi de\u011fi\u015fim ihtiyac\u0131na g\u00f6z\u00fcn\u00fc kula\u011f\u0131n\u0131 kapatmas\u0131 vard\u0131r. G\u00fcng\u00f6r, bunu \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar: \u201c<em>Onalt\u0131, hatta onyedinci y\u00fczy\u0131la kadar \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131 o zamana kadar mevcut m\u00fcesseseleriyle, bilgi ve teknoloji birikimiyle \u00f6yle istikrarl\u0131 bir cemiyet nizam\u0131 getirdi ki burada insanlar\u0131 de\u011fi\u015fmek, ileri gitmek vs. i\u00e7in te\u015fvik edecek ciddi ihtiya\u00e7lar yoktu.<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\"><strong>[1]<\/strong><\/a><\/em>\u201d\u00a0\u00a0 Bu da bir anlamda d\u00fcnyaya, yani o g\u00fcn\u00fcn d\u00fcnyas\u0131 olma yolunda emin ad\u0131mlarla ilerleyen Bat\u0131\u2019ya kulak t\u0131kay\u0131\u015f\u0131n psikolojik arka plan\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<h2><strong>Gerilemenin sebepleri<\/strong><\/h2>\n<p>\u0130slamiyet, kapitalist bir iktisat sistemini onaylamad\u0131\u011f\u0131ndan Bat\u0131\u2019daki bu t\u00fcrden geli\u015fmeler Osmanl\u0131 i\u00e7in neredeyse yok h\u00fckm\u00fcndeydi. Ne var ki ilm\u00ee ve ekonomik geli\u015fmelerin sa\u011flanamamas\u0131n\u0131n su\u00e7unu yaln\u0131zca \u0130slamiyet\u2019e atmak do\u011fru de\u011fildir. Bu bo\u015f vermi\u015fli\u011fin getirdi\u011fi geri kalm\u0131\u015fl\u0131k probleminin esas d\u00fc\u011f\u00fcm noktas\u0131 baz\u0131 zihniyet t\u00fcrleridir. Tuhaf bir kadercilik ve bu d\u00fcnyadan elini ete\u011fini \u00e7ekme \u201cfelsefesi\u201d, ilmin geli\u015fiminin temel ta\u015f\u0131 olan yanl\u0131\u015flama, sorgulama, ge\u00e7mi\u015f birikimin \u00fczerine farkl\u0131 bilimsel ili\u015fkiler kurarak yeni teknolojiler geli\u015ftirme mant\u0131\u011f\u0131yla tamamen z\u0131tt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yenile\u015ferek \u00fcretme anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n oturdu\u011fu zemin ak\u0131ld\u0131r. Akl\u0131 devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakan ve ger\u00e7e\u011fi bu d\u00fcnya yerine metafizik ortamlarda arayan zihniyetin, bu geli\u015fim ve de\u011fi\u015fimi yakalama imk\u00e2n\u0131 yoktur. Hatta b\u00f6yle bir arzu ve hedefi de yoktur. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131 temsil eden en iyi \u00f6rnek tasavvuftur. Tasavvuftaki \u201cbir lokma bir h\u0131rka\u201d anlay\u0131\u015f\u0131 b\u00fct\u00fcn ekonomik geli\u015fimlerin \u00f6n\u00fcne ket geren bir yakla\u015f\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Benzer \u015fekilde bu medeniyetin gerilemesinin bir boyutunu da bahsi ge\u00e7en d\u00f6nemdeki edebiyat metinlerinde g\u00f6rmekteyiz. Aktar\u0131m temas\u0131yla kemikle\u015fen inan\u0131\u015f bi\u00e7imi, kendisini yaz\u0131n d\u00fcnyas\u0131nda da g\u00f6sterir. Orijinal fikir ya da yorum bulabilmek neredeyse imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. D\u00f6nemin en iyi eserleri denilecek \u00e7al\u0131\u015fmalarda bile \u00f6ncekilerin birer kopyas\u0131n\u0131 g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Felsef\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcnce, kendi d\u0131\u015f\u0131ndakileri yok saymakla duraklam\u0131\u015ft\u0131r. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnme metoduna verilecek \u00f6rnekler aras\u0131nda, yine mistik t\u0131n\u0131lar\u0131n yo\u011fun kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tasavvufu g\u00f6rmekteyiz. Bunlar\u0131n yan\u0131nda iyi giden \u015feyler de yok de\u011fildir. \u00d6rne\u011fin; sanat ve bilhassa da mus\u0131k\u00ee d\u00f6nemin en iyi \u00fcr\u00fcn veren sahalar\u0131ndand\u0131 diyebiliriz.<\/p>\n<h2><strong>Osmanl\u0131\u2019daki \u00e7ok dinlilik<\/strong><\/h2>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlarla birlikte g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lamayacak bir nokta da Osmanl\u0131\u2019daki \u00e7ok dinli yap\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle Tanzimat\u2019la birlikte ortaya \u00e7\u0131kan yenile\u015fme hareketlerinin etkisiyle din-devlet-siyaset ili\u015fkisinde de ciddi k\u0131r\u0131lmalar oldu\u011fu g\u00f6zlenmektedir. Bu d\u00f6nemde bir siyas\u00ee politika olarak devlet kat\u0131nda din biraz daha geri planda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu halk aras\u0131nda da birtak\u0131m ho\u015fnutsuzluklara sebep olmu\u015ftur. Esasen yukar\u0131da say\u0131lan gerileme \u00f6rnekleri, bir bak\u0131ma bilin\u00e7li\/bilin\u00e7siz bu siyasetin bir tezah\u00fcr\u00fc olarak da kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kabilmektedir.<\/p>\n<p>Pe\u015fi s\u0131ra gelen Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 y\u0131llar\u0131 ve Mill\u00ee M\u00fccadele\u2019ye giden s\u00fcre\u00e7te de benzer sorunlarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Toplumda ve dahi y\u00f6netim talebinde bulunan gruplarda din-siyaset ili\u015fkisinin gerilimli oldu\u011funu ifade etmek \u00e7ok da yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r. D\u00f6nemin h\u00e2kim iki fikir grubu \u0130slamc\u0131lar ve T\u00fcrk\u00e7\u00fclerdir. Bir taraf hilafetin korunmas\u0131 gerekti\u011fini savunmu\u015ftur. Di\u011fer taraf olan T\u00fcrk\u00e7\u00fclerdir. \u00d6zellikle Mustafa Kemal Pa\u015fa \u00f6nderli\u011findeki T\u00fcrk\u00e7\u00fcler, t\u00fcm kar\u015f\u0131t d\u00fc\u015f\u00fcncelere ra\u011fmen esas varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrecek fikrin milliyet\u00e7ilik oldu\u011funu hararetle savunmu\u015flard\u0131r<a href=\"#_ftn2\" name=\"_ftnref2\">[2]<\/a>.<\/p>\n<p>Hen\u00fcz her fikir ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n derinlemesine topluma n\u00fcfuz etmesinin g\u00fc\u00e7 oldu\u011fu d\u00f6nemlerde, bu \u00e7eki\u015fme, asl\u0131nda toplum taraf\u0131ndan da fark edilmedi. T\u00fcm sava\u015f ve kurtulu\u015f s\u00fcrecinde milletin motivasyon kaynaklar\u0131 hem milliyet duygusu hem de din ile ba\u011f\u0131ndaki kuvvetti. Bu ikisini birbirinden ay\u0131rmak belki \u015fimdilik sadece entelekt\u00fcel tart\u0131\u015fmalarda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan bir durumdu.<\/p>\n<h2><strong>Cumhuriyetle gelen zihniyet d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc<\/strong><\/h2>\n<p>600 k\u00fcsur y\u0131ll\u0131k Osmanl\u0131 hakimiyetinin biti\u015fiyle do\u011fan \u00f6n cumhuriyet d\u00f6neminde de din-siyaset-devlet ili\u015fkileri hususunda k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fiklikler yap\u0131ld\u0131. Mustafa Kemal Pa\u015fa ve kadrosu, \u00f6zellikle devlet hayat\u0131n\u0131 laikle\u015ftirmek i\u00e7in ciddi \u00e7al\u0131\u015fmalar yapt\u0131. Buna kar\u015f\u0131n ge\u00e7i\u015fin yumu\u015fat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in de gayret g\u00f6sterildi. \u00d6rne\u011fin; laik d\u00fczenin tesis edilmesinin hedeflendi\u011fi saltanat\u0131n kald\u0131r\u0131lmas\u0131 karar\u0131 al\u0131nmas\u0131na ra\u011fmen Halifelik makam\u0131 devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir s\u00fcre daha korudu. Cumhuriyetin il\u00e2n\u0131yla devletin rejimi belirlendi ve halifelik makam\u0131 da misyonunu tamamlad\u0131.<\/p>\n<p>Buna kar\u015f\u0131n T\u00fcrkiye Cumhuriyeti i\u00e7in laiklik demek din kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 demek de\u011fildir. Bu devrimle, Atat\u00fcrk bir bak\u0131ma dini ve o dine inananlar\u0131 \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmeyi de ama\u00e7l\u0131yordu. Toplumu ve sosyal hayat\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc bat\u0131l olan ne varsa hepsinden ar\u0131nd\u0131rarak, daha anla\u015f\u0131l\u0131r ve ya\u015fan\u0131r, saf ve kat\u0131ks\u0131z, ayn\u0131 zamanda da \u00f6zg\u00fcrce ya\u015fanacak bir inan\u00e7 ortam\u0131n\u0131n tesis edilmesi i\u00e7in de bu karar al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. \u00d6te taraftan din; de\u011fi\u015fmez kurallar\u0131, h\u00fck\u00fcm ve yarg\u0131lar\u0131 olan bir olguydu. Devlet ve siyaset ise \u00e7a\u011f\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131na uygun d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlere a\u00e7\u0131k olmal\u0131yd\u0131. Bu organizasyonlardaki esnekli\u011fi sa\u011flayabilmek i\u00e7in dinin siyasetten ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 gerekiyordu. B\u00f6ylece din, siyasetin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerine maruz b\u0131rak\u0131lamayacak, bir anlamda iktidar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ve devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bir istismar arac\u0131 olarak kullan\u0131lamayacakt\u0131.<\/p>\n<p>Aradan ge\u00e7en 100 y\u0131lda \u00e7e\u015fitli d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131lar\u0131na sahip iktidarlarla y\u00f6netilen T\u00fcrkiye Cumhuriyeti, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde laiklik tart\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n tam ortas\u0131nda kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zellikle son y\u0131llarda bu ilkenin y\u0131prat\u0131lmas\u0131 hatta dikkate bile al\u0131nmamas\u0131, \u0130slam dininin de y\u0131pranmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Din, hem de hi\u00e7 telkin etmedi\u011fi arg\u00fcmanlarla devlet ve siyaset ortam\u0131nda yeniden sun\u00ee eller yard\u0131m\u0131yla yerle\u015ftirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019nin yak\u0131n gelece\u011finde din-devlet-siyaset ili\u015fkisi tekrar tekrar tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131lacak ve taraflar\u0131n sert \u00e7eki\u015fmelerine sahne olacak gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p><em>(Devam\u0131 yar\u0131n\u2026)<\/em><\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[1]<\/a> Erol G\u00fcng\u00f6r, <strong>Sosyal Meseleler ve Ad\u0131nlar<\/strong>, \u00d6t\u00fcken Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul, 1996, s. 91.<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref2\" name=\"_ftn2\">[2]<\/a> Mustafa Kemal Atat\u00fcrk, <strong>Atat\u00fcrk\u2019\u00fcn S\u00f6ylev ve Deme\u00e7leri I-II<\/strong>, Divan Yay\u0131nc\u0131l\u0131k, Atat\u00fcrk K\u00fclt\u00fcr, Dil ve Tarih Y\u00fcksek Kurumu Atat\u00fcrk Ara\u015ft\u0131rma Merkezi, Ankara, 2006, s.305.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Serinin ikinci yaz\u0131s\u0131nda yazar\u0131m\u0131z Bur\u00e7in \u00d6ner, tarihte ve bug\u00fcn, \u0130slam\u2019\u0131n devlet ve toplum d\u00fczeni a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fcstlendi\u011fi i\u015flevleri incelerken bir yandan da bu i\u015flevlerin nas\u0131l bir de\u011fi\u015fim ge\u00e7irdi\u011fine dair dokunu\u015flar yap\u0131yor. <\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":17216,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[61],"tags":[],"coauthors":[8],"class_list":["post-17215","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-din"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/17215","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=17215"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/17215\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":17218,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/17215\/revisions\/17218"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/17216"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=17215"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=17215"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=17215"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=17215"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}