{"id":2277,"date":"2018-06-04T19:30:00","date_gmt":"2018-06-04T16:30:00","guid":{"rendered":"http:\/\/misak.millidusunce.com?p=2277&#038;preview=true&#038;preview_id=2277"},"modified":"2018-06-04T18:39:26","modified_gmt":"2018-06-04T15:39:26","slug":"ortadoguda-islam-islam-mezhepleri-tarihi-acisindan-bir-bakis","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/ortadoguda-islam-islam-mezhepleri-tarihi-acisindan-bir-bakis\/","title":{"rendered":"Ortado\u011fu\u2019da \u0130sl\u00e2m: \u0130sl\u00e2m mezhepleri tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir bak\u0131\u015f"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter wp-image-2282 size-full\" src=\"http:\/\/misak.millidusunce.com\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/jerusalem-770x439_c.jpg\" alt=\"\" width=\"770\" height=\"439\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/jerusalem-770x439_c.jpg 770w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/jerusalem-770x439_c-150x86.jpg 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/jerusalem-770x439_c-300x171.jpg 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/jerusalem-770x439_c-768x438.jpg 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 770px) 100vw, 770px\" \/><\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, Arap\u00e7a\u00a0\u201csilm\u201d k\u00f6k\u00fcnden gelen bir isimdir ve \u201cteslim olma; g\u00f6n\u00fclden boyun e\u011fme; it\u00e2at etme; ba\u011flanma\u201d anlamlar\u0131na gelir. Bir di\u011fer anlam\u0131 da \u201cbar\u0131\u015f\u201d ve \u201cesenlik\u201dtir. Bu da bir kimsenin gerek madd\u00ee gerek manev\u00ee ve ruh\u00ee anlamda bar\u0131\u015fa ula\u015fabilmesinin, ancak Allah\u2019a g\u00f6n\u00fclden teslim olmas\u0131 ve ba\u011flanmas\u0131 ile m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fini ifade eder. G\u00f6n\u00fclden inanarak ya\u015fanan b\u00f6yle bir hayat, insan\u0131n kalbine huzur, esenlik ve bar\u0131\u015f\u0131 getirir ve b\u00f6ylece, geni\u015f anlamda, toplumda huzur ve bar\u0131\u015f sa\u011flanm\u0131\u015f olur. Esasen \u201c\u0130sl\u00e2m\u201d kelimesinin \u201cesleme\u201d \u015feklinde fiil olarak kullan\u0131lmas\u0131 halinde, \u201co kendini teslim etti\u201d veya \u201co huzur ve bar\u0131\u015fa erdi\u201d anlamlar\u0131 kastedilmi\u015f ve neticede de m\u00fcsl\u00fcman olan ki\u015finin Allah ve di\u011fer insanlarla bar\u0131\u015f halinde oldu\u011fu ifade edilmi\u015f olur. <em>\u201c&#8230;Kendini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Allah\u2019a teslim eden (esleme) ve ba\u015fkalar\u0131na da iyilik eden kimse, ecrini Rabbinden alacakt\u0131r. Art\u0131k onlara korku yoktur ve \u00fcz\u00fclmeyeceklerdir de.\u201d<\/em> (2. Bakara, 112) \u00e2yeti, bunun \u00e7ok a\u00e7\u0131k \u00f6rne\u011fidir.<\/p>\n<p>Mil\u00e2d\u00ee 610 y\u0131l\u0131nda Mekke\u2019de Hz. Muhammed\u00a0(s.a.s.)\u2019e indirilen ilk \u00e2yetle ba\u015flayan bu \u201cteslimiyet\u201d ve \u201cbar\u0131\u015f\u201d yani \u0130sl\u00e2m, bu dinin peygamberinin 622 y\u0131l\u0131nda Mekkeli m\u00fc\u015friklerin dayan\u0131lmaz zul\u00fcmleri kar\u015f\u0131s\u0131nda Medine\u2019ye hicreti ile yepyeni bir safhaya intikal etmi\u015ftir. Medine\u2019de \u0130sl\u00e2m, \u201cson\u201d ve \u201cekmel\u201d din h\u00fcviyetini kazanarak mutlak bir uyan\u0131\u015f\u0131n, insanl\u0131\u011f\u0131n muhta\u00e7 oldu\u011fu kurtulu\u015fun, huzur ve saadetin bitip-t\u00fckenmeyecek kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu c\u00fcmle \u00e2leme il\u00e2n eylemi\u015ftir. Yolunu \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f, arad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bulamam\u0131\u015f ve b\u00f6ylece kimi azg\u0131nl\u0131\u011fa kimi de \u00e7aresizli\u011fe\u00a0d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f insano\u011fluna, de\u011ferini ebediyete kadar yitirmeyecek h\u00fck\u00fcmlerini c\u00f6mert\u00e7e sunmu\u015f ve onlara \u015fif\u00e2 ve dev\u00e2 oca\u011f\u0131 oldu\u011funu bildirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Kaynaklar bize, en az\u0131ndan Hz. Peygamber zaman\u0131n\u0131n, <em>Kit\u00e2b<\/em> ve <em>S\u00fcnnet<\/em><strong>\u2019<\/strong>in onun il\u00e2h\u00ee-be\u015fer\u00ee dirayeti ile ikame edildi\u011fi, \u201cgecesi g\u00fcnd\u00fcze benzeyen bembeyaz nurlu ufuklar\u0131n\u201d h\u00e2kim oldu\u011fu bir devir oldu\u011funu bildirir. Ancak Hz. Peygamber\u2019in vefat\u0131ndan \u00e7ok k\u0131sa say\u0131labilecek bir s\u00fcre sonra ortaya \u00e7\u0131kan olaylar, insanlar\u0131n bu din\u00ee, Hz. Peygamber\u2019in takdim etti\u011fi ve yak\u0131n dostlar\u0131n\u0131n, \u00f6nde gelen sah\u00e2benin benimseyip ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 gibi \u201calg\u0131lamad\u0131\u011f\u0131n\u0131\u201d g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7i \u0130sl\u00e2m, Hz. Peygamber zaman\u0131nda ba\u015flat\u0131lan bir fetih faaliyeti sonucu, insanl\u0131k tarihinde hayret uyand\u0131ran bir s\u00fcr\u2019atle, Atlas Okyanusu\u2019ndan \u00c7in Seddi\u2019ne kadar uzanan \u00fclkelere damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015f; e\u015fsiz ve rakipsiz bir medeniyet kurmu\u015ftur. Ve bu medeniyet, zihn\u00ee ve ruh\u00ee kuvvetler aras\u0131nda bir vahdeti ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in gerekli unsurlara sahip oldu\u011funu, teredd\u00fcts\u00fcz g\u00f6stermi\u015fti; ama, ne var ki, \u0130sl\u00e2m tefekk\u00fcr\u00fcn\u00fc donduran, akl\u00ee tecess\u00fcs\u00fc durduran ve idrakini karartan taassup ve ceh\u00e2let ile siyas\u00ee ve d\u00fcnyev\u00ee menfaatlerin, h\u0131rs ve tamah\u0131n organize etti\u011fi ve <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem <\/em>ile <em>S\u00fcnnet-i Nebeviye<\/em>\u2019yi bile kullanmaktan \u00e7ekinmeyen hareketlerin kol gezmeye ba\u015flamas\u0131, \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kan\u0131n\u0131-can\u0131n\u0131 emmi\u015f ve onu hem \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi k\u00f6t\u00fc al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n hem de yabanc\u0131 fikir ve ideolojilerin \u015famar o\u011flan\u0131 haline getirmi\u015ftir. Nitekim bug\u00fcn hemen istisnas\u0131z her \u0130sl\u00e2m \u00fclkesinde ama galiba en yayg\u0131n olarak da Ortado\u011fu\u2019da M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n iktisad\u00ee, i\u00e7tima\u00ee ve k\u00fclt\u00fcrel b\u00fct\u00fcn mes\u2019ele ve m\u00fcesseseleri, fiilen veya dolayl\u0131 yoldan ya \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi zihniyetin h\u00e2kim oldu\u011fu al\u0131\u015fkanl\u0131klar yahut siyaset ve mezheb taassubunun ellerinde bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu tarih\u00ee maceray\u0131 tan\u0131madan g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn meselelerini kavrayabilmek ve ge\u00e7erli \u00e7\u00f6z\u00fcmler \u00fcretebilmek hemen hemen imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Onun i\u00e7in burada, bug\u00fcn, Ortado\u011fu\u00a0co\u011frafyas\u0131nda yer alan fikir ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin, g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki tezah\u00fcrlerine girmeksizin, tarih\u00ee evveliyat\u0131, \u0130sl\u00e2m mezhepleri tarih\u00ee a\u00e7\u0131s\u0131ndan g\u00f6r\u00fcp g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r. Ancak bunu yaparken de bu b\u00f6lgede do\u011fan mezhepleri ve fikir ak\u0131mlar\u0131n\u0131 teker\u00a0teker ele al\u0131p tasvir etmek yerine, bu z\u00fcmrelere veya z\u00fcmrele\u015fmeye h\u00e2kim olan zihniyet ve \u00e2miller genel \u00e7er\u00e7evede de\u011ferlendirilecektir.<\/p>\n<h2><strong>B\u00f6lgenin evveliyat\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>Ad\u0131 \u0130ngilizler\u00a0taraf\u0131ndan konmu\u015f ve asl\u0131nda \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131n\u0131n tam orta noktas\u0131 say\u0131labilecek bir b\u00f6lge durumundaki Ortado\u011fu, b\u00fcy\u00fck dinlerin, k\u00fclt\u00fcr ve medeniyetlerin be\u015fi\u011fidir. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n, Nuh\u00a0tufan\u0131ndan sonra, di\u011fer k\u0131talara bu b\u00f6lgeden yay\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funa inan\u0131lmaktad\u0131r. B\u00fcy\u00fck dinlerden Yahudilik\u00a0ve H\u0131ristiyanl\u0131k\u00a0da Ortado\u011fu\u2019nun merkezinde do\u011fmu\u015ftur. B\u00f6lgenin tam ortas\u0131 say\u0131labilecek k\u0131sm\u0131 ise, \u0130sl\u00e2m\u0131n do\u011fum yeri olma \u015ferefini ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Ortado\u011fu, bu b\u00fcy\u00fck dinlerden \u00f6nce Mandean, S\u00fcmer, Akad, Asur, B\u00e2bil, Himyer, Nabat\u00ee\u00a0gibi k\u00fclt\u00fcr ve medeniyetlere de ev sahipli\u011fi etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>D\u00fcnya haritas\u0131nda en geni\u015f yar\u0131mada olarak g\u00f6z\u00fcken ve Asya\u2019n\u0131n G\u00fcney Bat\u0131s\u0131na isabet eden bu b\u00f6lge, Kuzey\u2019de genel olarak Bat\u0131l\u0131lar\u0131n \u201cFertile Crescent\u201d dedikleri \u201cM\u00fcnbit Hil\u00e2l\u201d ad\u0131yla me\u015fhur Mezopotamya, Suriye, Filistin\u00a0ve bunlara biti\u015fik \u00e7\u00f6llerle, Do\u011fu ve G\u00fcney\u2019de Basra\u00a0K\u00f6rfezi\u00a0ve Hint\u00a0Okyanusu, Bat\u0131\u2019da ise K\u0131z\u0131ldeniz\u2019le \u00e7evrilidir. G\u00fcneybat\u0131\u2019daki Yemen\u00a0b\u00f6lgesi, ziraata ve nisbeten yerle\u015fik medeniyetlerin geli\u015fmesine imk\u00e2n vermi\u015f sulak ve da\u011fl\u0131k bir b\u00f6lgedir. Geri kalan yerler ise, arada bir rastlanan vahalar ile susuz stepler ve \u00e7\u00f6llerden ibarettir. N\u00fcfusun \u00e7o\u011fu da \u00e7oban ve g\u00f6\u00e7ebedir. Bunlar\u0131n hayat\u0131, vahalarda hayvanlar\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcnleriyle ge\u00e7inmek: kom\u015fu kabileleri s\u0131k s\u0131k ya\u011fmalamakla ge\u00e7er. Bu hayat\u0131n idamesinde, bedev\u00eenin en de\u011ferli iki varl\u0131\u011f\u0131 at ile devesidir. At, \u00e7\u00f6ldeki bak\u0131m\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, bedev\u00ee i\u00e7in servet sahipli\u011fiyle e\u015fde\u011ferdir. S\u00fcr\u2019ati ve atikli\u011fi sebebiyle ya\u011fmalar\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131 i\u00e7in, zarur\u00ee bir vas\u0131tad\u0131r. Deve ise, onun i\u00e7in her\u015feydir. O, Bedev\u00eenin en yak\u0131n arkada\u015f\u0131, dostu, su yerine s\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7ti\u011fi, etiyle ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, derisi ile \u00f6rt\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, y\u00fcn\u00fcnden giyindi\u011fi, g\u00fcbresi ile yakacak ihtiyac\u0131n\u0131 giderdi\u011fi ve bunun i\u00e7in de servetinin sahip oldu\u011fu \u201cdeve\u201d say\u0131s\u0131 ile \u00f6l\u00e7\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bir hayvand\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7\u00f6l hayat\u0131n\u0131 at\u0131 ve daha \u00e7ok devesi ile s\u00fcrd\u00fcrme mecburiyetindeki bedev\u00eeyi ve bedev\u00ee hayat\u0131n\u0131 biraz daha yak\u0131ndan tan\u0131mak, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n bu\u00a0insanlara neyi verip-neyi veremedi\u011fini g\u00f6rmek a\u00e7\u0131s\u0131ndan isabetli olacakt\u0131r. Asl\u0131nda \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesinde, bu b\u00f6lge sakinleri iki ana b\u00f6l\u00fcmd\u00fc: Yerle\u015fik halk ile g\u00f6\u00e7ebe hayat\u0131 s\u00fcren bedev\u00ee kabileleri.<\/p>\n<p>Orta ve Kuzey Arabistan\u00a0b\u00f6lgesinde ya\u015fayan halk\u0131n ekseriyeti bedev\u00ee kabilelerden m\u00fcte\u015fekkildi. Bedev\u00ee\u00a0toplumunda da birim fert de\u011fil, cemaatt\u0131r; mensup olunan kabiledir. Bedev\u00ee mensup oldu\u011fu kabilenin bir \u00fcyesi s\u0131fat\u0131yla hak ve vazifelere sahiptir. \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi bedev\u00eeleri i\u00e7in kabile, \u201cm\u00fcr\u00fcvve\u201d veya \u201cerkeklik-yi\u011fitlik\u201d kavram\u0131nda toplanan itibar ettikleri de\u011ferlerin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 idi ve bu da, irs\u00ee yolla yi\u011fitlik i\u00e7in gerekli g\u00fcc\u00fc intikal ettiren, kabileye ait bir \u015feydir. E\u011fer bir Arap, \u015ferefli bir i\u015f yapm\u0131\u015fsa, bu onun \u015ferefli bir soydan, yani \u015ferefli bir kabileden geli\u015fi y\u00fcz\u00fcndendir ve onun bu i\u015fi, kabilesinin \u015fan ve \u015ferefini artt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. O, kendisinde bulunmayan kaynaklar\u0131, ister zor kullanarak ya\u011fma yoluyla, ister m\u00fcbadele esasl\u0131 ticar\u00ee m\u00fcnasebetlere dayal\u0131 olarak sulh yoluyla daha imk\u00e2nl\u0131 durumdaki kom\u015fusundan temin etmeyi tabi\u00ee bir yol g\u00f6rmektedir. Onun i\u00e7in ya\u011fmac\u0131 ve sald\u0131rgan olmak kadar s\u00f6zde ticar\u00ee m\u00fcnasebetler i\u00e7inde bulunmak da son derece tabi\u00eedir. B\u00f6ylece yerle\u015fik halkla mesk\u00fbn \u00fclkelerin ve \u015fehirlerin mallar\u0131 ya birbirini takip eden ya\u011fmalar yahut da t\u00fcccar olmamakla beraber m\u00fcbadeleye dayal\u0131 ticar\u00ee m\u00fcnasebetler yoluyla, bu \u015fehirlere yak\u0131n kabileler vas\u0131tas\u0131yla i\u00e7 b\u00f6lgelerde ya\u015fayan kabilelere intikal etmi\u015f olurdu. Ayr\u0131ca kabile \u00e7o\u011fu zaman \u00f6zel toprak m\u00fclkiyeti tan\u0131maz ve otlaklar, su kaynaklar\u0131 ve benzeri \u015feyler, m\u00fc\u015fterek m\u00fclkiyet alt\u0131nda bulunurdu. H\u00e2s\u0131l\u0131 onun hayat\u0131 bu idi. Esasen bedev\u00ee, d\u00fcn ne idiyse, \u0130sl\u00e2m d\u00f6neminde de, sonras\u0131nda da o olmu\u015ftur. Onun k\u00fclt\u00fcr temelinde, cidd\u00ee bir de\u011fi\u015fme ve geli\u015fme beklemek, son derece iyi ve saf niyetli olmak demektir. Nitekim <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem<\/em> bile, bedev\u00eelerin\u00a0inan\u00e7s\u0131zl\u0131kta <em>(k\u00fcf\u00fcr)<\/em> ve ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fckte (<em>nifak)<\/em> en ileri gitmi\u015f kimseler olduklar\u0131n\u0131 ve onlar\u0131n Allah\u2019\u0131n peygamberine indirdi\u011finin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 bilmemenin onlar i\u00e7in daha l\u00e2y\u0131k oldu\u011funu (9. Tevbe, 97) bildirir. Dolay\u0131s\u0131yla onlar, Hz. Peygamber\u2019e de sadece s\u00f6zde kalan bir ba\u011fl\u0131l\u0131k i\u00e7inde olmu\u015flard\u0131r. Onlar i\u00e7in f\u0131rsat\u0131n\u0131 bulunca sald\u0131rganl\u0131k ve ya\u011fmac\u0131l\u0131kta bulunmak, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir hayat tarz\u0131d\u0131r. Mesel\u00e2 \u0130sl\u00e2m d\u00f6neminde bile, Emev\u00ee\u00a0iktidar\u0131n\u0131n ilk d\u00f6nemlerinin \u015f\u00e2iri el-Kut\u00e2m\u00ee, bu hayat\u0131 \u015fu ifadelerle dile getirir: <em>\u201cBizim i\u015fimiz, d\u00fc\u015fmana,\u00a0<\/em><em>kom\u015fumuza, bask\u0131n yapacak bir kimse bulamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z takdirde de bir karde\u015fimizi bulursak, kendi karde\u015fimize bask\u0131nlar vermektir.\u201d<\/em><\/p>\n<p>Esasen bedev\u00ee cemiyetinin temeli \u201csop\u201da (kavim) dayan\u0131r. Her \u201c\u00e7ad\u0131r\u201d bir aileyi; \u00e7ad\u0131rlar toplulu\u011fu (hayy) ise, \u201csop\u201du yani kavimi meydana getirir. Akraba ba\u011flar\u0131yla birbirlerine ba\u011fl\u0131 kavimlerin bir araya gelmesi de \u201ckabile\u201dyi te\u015fkil eder. Ayn\u0131 kavmin b\u00fct\u00fcn \u00fcyeleri kendilerini ayn\u0131 kandan gelmi\u015f sayarlar ve kavmin en ya\u015fl\u0131 ve en tecr\u00fcbelisi reisli\u011fe se\u00e7ilir. Reisin, \u015feyhin \u00f6zel bir yetkisi yoktur. O, di\u011fer kabile fertleri gibi e\u015fit haklara sahiptir, yani kendi e\u015fitleri aras\u0131nda bir ba\u015f, bir \u015fef <em>(primus inter pares<\/em><em>)<\/em>tir. \u015eeyh veya reis, kabile mensuplar\u0131na yol g\u00f6stermekten \u00e7ok, kabilenin gelenek ve g\u00f6reneklerine uygun hareket eder; vazife y\u00fckleyemez ve ceza veremezdi. Kabile \u015feyhi idareci olarak emretmekten ziyade, hakemlik ederdi; \u00e7\u00fcnk\u00fc kabile hayat\u0131n\u0131, ecdattan kalan \u00f6rfler, \u00e2detler, yani <em>s\u00fcnnet<\/em> d\u00fczenlerdi. Kabile \u015feyhi ve ona yard\u0131mc\u0131 olan ya\u015fl\u0131lar meclisi, mesel\u00e2 Mekke\u2019de <em>D\u00e2ru\u2019n-Nedve,<\/em> s\u00fcnnetin d\u0131\u015f sembol\u00fc ve tek icra organ\u0131 olarak g\u00f6rev yapard\u0131. \u015eeyh, kabileyi ilgilendiren meselelerde, kabile meclisi ile isti\u015f\u00e2re ederdi. Bedev\u00ee, bu te\u015fkilat yap\u0131s\u0131nda demokrat bir ferttir. \u015eeyhi ile bile e\u015fitlik esas\u0131na dayal\u0131 bir m\u00fcnasebet i\u00e7indedir; \u00e7\u00fcnk\u00fc i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 toplum da her \u015feyi e\u015fitlik temelinde ele al\u0131r. Ancak bu e\u015fitlik anlay\u0131\u015f\u0131na ra\u011fmen, son derece gururlu ve aristokratt\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce o, kendini \u00fcst\u00fcn, en as\u00eel ve \u015ferefli bir varl\u0131k olarak g\u00f6r\u00fcr. Kan\u0131n\u0131n safl\u0131\u011f\u0131, asaleti, soy ve nesebi bedev\u00ee i\u00e7in sonsuz iftihar kayna\u011f\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7indir ki Araplarda <em>neseb<\/em> konusu, bir ilim dal\u0131 olarak son derece \u00f6nemlidir. Bedev\u00ee bu anlay\u0131\u015f\u0131 y\u00fcz\u00fcndendir ki, <em>asabiyye<\/em>\u00a0dedi\u011fimiz, kabilesine ba\u011fl\u0131l\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncesine her \u015feyden fazla \u00f6nem verir. Onun i\u00e7in kendi kabilesinin d\u0131\u015f\u0131ndaki her kabile ve kavim kendisinin tabi\u00ee ve hatt\u00e2 kanun\u00ee bir av\u0131d\u0131r; dolay\u0131s\u0131yla ya\u011fmalanmaya veya katledilmeye m\u00fcsteh\u00e2kt\u0131r; yani <em>yabanc\u0131 <\/em>ile <em>d\u00fc\u015fman,<\/em> onun g\u00f6z\u00fcnde e\u015f anlaml\u0131d\u0131r. \u00d6yle olunca da, kabilesiz bir insan, her \u015feyini yitirmi\u015f ve yapayaln\u0131z kalm\u0131\u015f demektir. Bu bak\u0131mdan bedev\u00ee i\u00e7in kabilesi her \u015feyidir. Nitekim bir k\u00f6le bile az\u00e2d edilince, eski efendisinin ailesiyle bir ba\u011f tesis etmeyi, kendi menfaatine sayar. B\u00f6yle olan kimselere de <em>mevl\u00e2<\/em> denmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fin ilgi \u00e7ekici yan\u0131, fetihler s\u0131ras\u0131nda \u0130sl\u00e2m halifelerinin Araplar\u0131n bu kabile d\u00fczenini, asker\u00ee te\u015fkilatlanmada kullanm\u0131\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Onlar ordular\u0131n\u0131 kabile esaslar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde birliklere ay\u0131rm\u0131\u015flar ve fethedilen topraklardaki yerle\u015fmeleri, yine kabile esas\u0131na g\u00f6re ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdi. Ayr\u0131ca kendilerine tabi olan milletlerden ihtida edenleri, <em>mevl\u00e2<\/em> mu\u00e2melesine t\u00e2bi tutmu\u015flard\u0131. Araplar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n, bu tarzda <em>mevl\u00e2<\/em> h\u00fckm\u00fcne t\u00e2bi tutulmalar\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla Araplarca \u201casabiyye\u201dnin, yani kabile \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n daima \u00f6n pl\u00e2nda tutulmas\u0131, cidd\u00ee i\u00e7tima\u00ee ve siyas\u00ee \u00e7\u0131kmazlara; hatt\u00e2 par\u00e7alanmalara ve ufak ufak devlet\u00e7iklerin do\u011fu\u015funa sebep olacakt\u0131.<\/p>\n<p>B\u00f6lgenin sosyal yap\u0131s\u0131nda kad\u0131n ve aile kurumunun, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz de\u011ferlerine g\u00f6re fevkal\u00e2de k\u00f6t\u00fc ve sars\u0131lm\u0131\u015f durumda oldu\u011fu hemen ifade edilmelidir. Evlilik ve bo\u015fanma kurals\u0131zl\u0131\u011f\u0131n ad\u0131 idi. \u00c7ok kad\u0131nla evlenme <em>(poligami<\/em><em>)<\/em>, \u00e7ok kocayla evlenme <em>(poliandri<\/em><em>)<\/em>, ge\u00e7ici nik\u00e2h <em>(mut\u2018a<\/em><em>)<\/em> ve daha bir\u00e7ok \u015fekilde olu\u015fturulan evlilik, kad\u0131n\u0131n ad\u0131n\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir kurum idi. M\u00eeras hakk\u0131 bulunmayan, ancak \u00e7ocuk do\u011furduktan sonra ailenin ferdi olarak g\u00f6r\u00fclen, istendi\u011fi zaman bo\u015fan\u0131lan, \u00e7ocuklara bakma, hayvanlar\u0131 sa\u011fma, sava\u015flarda su ta\u015f\u0131ma ve erkekleri cesaretlendirme, \u00f6l\u00fclerin arkas\u0131ndan a\u011flayarak a\u011f\u0131t yakma, hurma lifinden has\u0131r, deve t\u00fcy\u00fcnden giyecek ve \u00e7ad\u0131r \u00f6rme gibi g\u00f6revleri bulunan kad\u0131n, toplumun en alt tabakas\u0131n\u0131 olu\u015fturuyordu. Ger\u00e7i h\u00fcr kad\u0131nlar al\u0131n\u0131p sat\u0131lam\u0131yordu ama, c\u00e2riyeler, Arap\u00a0i\u00e7in devesinden daha a\u015fa\u011f\u0131 de\u011ferde al\u0131n\u0131p sat\u0131labilen bir met\u00e2 idi.<\/p>\n<p>B\u00f6lgenin evveliyat\u0131 \u00f6zetlenirken \u00fczerinde durulacak bir husus da, b\u00f6lge insan\u0131n\u0131n din\u00ee durumudur. \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi Arap\u00a0yar\u0131madas\u0131n\u0131n hakim din\u00ee putperestlikti. Ger\u00e7i Yemen, Necran ve Medine\u2019de H\u0131ristiyanlar ve Yahudiler de mevcuttu. \u00dcstelik putperestli\u011fin merkezi say\u0131labilecek Mekke\u00a0ahalisi ve di\u011fer b\u00f6lgelerdeki putperestler, nazar\u00ee olarak Allah\u2019\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ederken, kendilerine Allah\u2019tan daha yak\u0131n sayd\u0131klar\u0131 putlara tapmaktan da geri kalm\u0131yorlar ve onlardan her\u015feyi umuyorlard\u0131. Bu put-il\u00e2hlar\u0131n en \u00f6nemlilerinden \u00fc\u00e7\u00fc L\u00e2t, Men\u00e2t\u00a0ve Uzz\u00e2\u00a0idi. Ayr\u0131ca kabilelerin kendilerine mahsus il\u00e2hlar\u0131 vard\u0131. Bunlar \u015feyhin evinde korunurdu. \u0130l\u00e2h ve\u00a0ona tap\u0131nma, kabile ile ayniyet kurmak ve onunla birlik olmak demekti. En \u00f6nemlisi, kabile din\u00eene riayet, siyas\u00ee it\u00e2at\u0131 g\u00f6sterir; din\u00ee ink\u00e2r da ih\u00e2netin tek g\u00f6stergesi say\u0131l\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Esasen <em>Kur\u2019an<\/em> da m\u00fc\u015frik Araplar\u0131n Allah\u2019\u0131n yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na inand\u0131klar\u0131na muhtelif yerlerde i\u015faret eder: \u201c<em>And olsun ki, onlara: G\u00f6kleri ve yeri yaratan, g\u00fcne\u015fi, ay\u0131 buyru\u011fu alt\u0131nda tutan kimdir? Diye sorarsan \u015f\u00fcphesiz \u2018Allah\u2019t\u0131r\u2019 derler. \u00d6yleyse ni\u00e7in (aldat\u0131l\u0131p) d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcyorlar?\u201d<\/em> (29. Ankebut, 61. Ayr. bkz. 29. Ankebut, 63; 31. Lokman, 25; Z\u00fcmer, 38). Ayn\u0131 \u015fekilde onlar\u0131n putlara kendilerini Allah\u2019a yakla\u015ft\u0131rs\u0131n ve \u015fef\u00e2at\u00e7i olsunlar diye kulluk ettiklerini bildirmektedir (Msl. bk.: Z\u00fcmer, 39\/3; Y\u00fbnus, 10\/18).<\/p>\n<p>Araplar Allah\u2019\u0131n yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na inanmalar\u0131na ra\u011fmen ahirete inanmamakta ve insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcm ile tam bir yoklu\u011fa g\u00f6m\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve tekrar diriltilmeyeceklerini s\u00f6ylemekte idiler (Msl. Bk: 6. En\u2018am, 29; 36. Y\u00e2-S\u00een, 78; 44. Duh\u00e2n, 34-36; 45. C\u00e2siye, 24). Onlara g\u00f6re kendilerini yoklu\u011fa s\u00fcr\u00fckleyen \u015fey dehr\u2019dir. Bir kimsenin ba\u015f\u0131na gelenler hep dehr (zaman) taraf\u0131ndan ortaya konur. Arab\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131 ve daha ziyade bahts\u0131zl\u0131\u011f\u0131 hep dehr\u2019den gelir. Dehr, hedefini hi\u00e7 \u015fa\u015f\u0131rmayan oklar atar. Ayn\u0131 zamanda bu anlay\u0131\u015f, \u00e7\u00f6ldeki bedev\u00ee hayat\u0131na da uygundur. Bir insan, her\u015feyin \u00f6nceden tayin ve tespit edildi\u011fini ve neticede ortaya \u00e7\u0131kan \u015feyin, kendi gayreti ile tesir alt\u0131na al\u0131namayaca\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi zaman, \u00e7\u00f6l \u015fartlar\u0131nda, fel\u00e2kete g\u00f6t\u00fcrmede bir \u00e2mil olan yersiz endi\u015feden kurtulur. \u00c7\u00f6ldeki Arab\u0131n hayat tecr\u00fcbesi, gelecek olaylara kar\u015f\u0131 korunma faydas\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da akla getirir. D\u00fcnyan\u0131n \u00f6teki b\u00f6lgelerindeki insanlar tabiat nizam\u0131na g\u00fcven duyabilirler; fakat Arabistan\u2019da ya\u011fmurun ya\u011f\u0131\u015f\u0131 gibi tabi\u00ee olaylar bile olduk\u00e7a d\u00fczensizdir. Kendi hayatlar\u0131na h\u00e2kim olan tek \u015fey dehr\u2019dir. \u0130nsan \u00f6nceden neye karar verirse versin, \u00f6l\u00fcm g\u00fcn\u00fc dehr taraf\u0131ndan \u00f6nceden tayin ve tespit olunmu\u015ftur ve \u00f6l\u00fcm de tam bir sondur. Nitekim <em>Kur\u2019an<\/em> Araplara yeniden diriltileceklerini ve d\u00fcnyada yapt\u0131klar\u0131n\u0131n hesab\u0131n\u0131 vereceklerini s\u00f6yledi\u011finde, Araplar Hz. Peygamber\u2019e \u015fiddetle kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc kabilenin din\u00eeni ink\u00e2r ederek sadece Allah\u2019\u0131n varl\u0131k ve\u00a0h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek demek, bedev\u00ee i\u00e7in siyas\u00ee ve toplumsal a\u00e7\u0131dan da itaatsizlik ve s\u00fcnnete ihanet demekti.<\/p>\n<h2><strong>\u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n mesaj\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6ylesine kar\u0131\u015f\u0131k ve tezatlarla dolu i\u00e7tima\u00ee ve itikad\u00ee anlay\u0131\u015f\u0131n h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, insan \u015feref ve haysiyetinin sadece kabile \u015ferefi ile e\u015f tutuldu\u011fu, her t\u00fcrl\u00fc ins\u00e2n\u00ee de\u011ferin, \u201cde\u011fer\u201d h\u00fckm\u00fcn\u00fc yitirdi\u011fi bir zamanda, 610 mil\u00e2d\u00ee y\u0131l\u0131nda, ilk vahye mazhar olarak <em>ris\u00e2let <\/em>g\u00f6revine ba\u015flayan Hz. Muhammed\u00a0(s.a.s.), cahiliye devri denen \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi Arap\u00a0co\u011frafyas\u0131n\u0131 ve hatt\u00e2 insanl\u0131\u011f\u0131n itikad sistemini temelinden sarst\u0131 ve y\u0131kt\u0131. \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n Allah fikri,<em> tevh\u00eed <\/em>prensibi etraf\u0131nda, <em>\u201cO Allah bir tek\u2019tir. Allah, do\u011furmam\u0131\u015f do\u011furulmam\u0131\u015f olan, hi\u00e7bir \u015fekilde dengi bulunmayan, her\u015feyden M\u00fcsta\u011fn\u00ee ve her\u015fey O\u2019na muhta\u00e7 oland\u0131r\u201d <\/em>(112. \u0130hl\u00e2s, 1-4) ifadeleriyle \u00e7er\u00e7eveleniyordu.<\/p>\n<p>Allah anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 bu \u015fekilde ikame etmeye memur olan Hz. Muhammed\u00a0(s.a.s.)\u2019in dine daveti de, <em>tevh\u00eed<\/em> esas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, \u015fu \u00fc\u00e7 temele dayan\u0131yordu:<\/p>\n<ol>\n<li>O, Allah\u2019\u0131n Res\u00fbl\u00fcd\u00fcr; b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 hak yola ula\u015ft\u0131rmak \u00fczere g\u00f6revlendirilmi\u015ftir.<\/li>\n<li>Araplar aras\u0131ndaki puta tapma al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Putlar Allah olamazlar. Art\u0131k her t\u00fcrl\u00fc ibadet, ancak \u0130hl\u00e2ss\u00fbresinde tavsif olunan Allah\u2019a yap\u0131lacak ve O\u2019ndan yard\u0131m umulacakt\u0131r.<\/li>\n<li>Bu d\u00fcnya hayat\u0131ndan sonra ba\u015flayacak ebed\u00ee bir hayat vard\u0131r. Herkes \u00f6ld\u00fckten sonra diriltilecek ve d\u00fcnyadaki hareketlerinin hesab\u0131 kendisinden sorulacakt\u0131r. Ameli iyi olanlar m\u00fck\u00e2fatland\u0131r\u0131lacak, k\u00f6t\u00fc olanlar ise cez\u00e2ya \u00e7arpt\u0131r\u0131lacaklard\u0131r.<\/li>\n<\/ol>\n<p>Oysa Araplar, uhrev\u00ee hayata, ah\u00eeret g\u00fcn\u00fcne ve dolay\u0131s\u0131yla yeniden dirili\u015fe inanmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in, bunu ink\u00e2r ediyorlar ve <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem<\/em>\u2019e akseden sorular\u0131nda \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: <em>\u201c\u00c7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f kemikleri kim yaratacak?\u201d<\/em> (36. Y\u00e2-S\u00een, 78);<em> \u201cHayat ancak bu d\u00fcny\u00e2dakinden ibarettir; biz tekrar dirilecek de\u011filiz, dediler\u201d <\/em>(6. En\u2018am, 29). Ayr\u0131ca kabile dinini ink\u00e2r ederek, sadece Allah\u2019\u0131n varl\u0131k ve h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmek demek, bedev\u00ee i\u00e7in, siyas\u00ee ve i\u00e7tima\u00ee a\u00e7\u0131dan itaatsizlik ve ihanet demekti.<\/p>\n<p>Hz. Peygamber\u2019in on\u00fc\u00e7 y\u0131l m\u00fcddetle Mekke\u2019de bu esaslar \u00e7er\u00e7evesinde devam eden daveti, Medine\u2019ye hicretinden (622) sonra da ayn\u0131 \u00fcsl\u00fbbla devam etti. Burada onun \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 tebli\u011fi ve yaymas\u0131 s\u0131ras\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fckler ve benzeri olaylar \u00fczerinde durulmayacakt\u0131r. \u015euras\u0131 bir ger\u00e7ek ki o, her t\u00fcrl\u00fc direni\u015fe ra\u011fmen, Allah\u2019\u0131n dinini en iyi \u015fekilde tebli\u011f etmi\u015f ve g\u00f6revini en m\u00fckemmel \u015fekilde tamamlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ancak Hz. Peygamber\u2019in b\u00fct\u00fcn gayretine ra\u011fmen, <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem\u2019<\/em>de emrolunan veya yasaklanan her\u015feyin b\u00fct\u00fcn insanlarca aynen benimsenerek b\u00fcnyele\u015ftirilebildi\u011fini s\u00f6yleyebilmek pek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. \u00d6yle ya; e\u011fer Hz. Muhammed\u00a0(s.a.s.) gibi, \u00e2lemlere rahmet olarak g\u00f6nderilmi\u015f bir peygamber, 23 y\u0131ll\u0131k n\u00fcb\u00fcvvet g\u00f6revi s\u00fcresince \u0131srarla \u00fczerinde durmu\u015f oldu\u011fu pek m\u00fchim baz\u0131 meseleleri, vefatlar\u0131ndan k\u0131sa say\u0131labilecek bir s\u00fcre \u00f6nce vuk\u00fb bulan Ved\u00e2 Hacc\u0131 Hutbesi\u2019nde, tekrar ve \u0131srarla yeniden g\u00fcndeme getirip \u201c&#8230;ilk kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m f\u00e2iz&#8230;, ilk kan d\u00e2v\u00e2s\u0131&#8230;\u201d vb. ifadelerle hat\u0131rlatmak l\u00fczumunu duymu\u015fsa, o toplumda, hen\u00fcz b\u00fcnyele\u015fmemi\u015f cidd\u00ee baz\u0131 meseleler var demek de\u011fil midir?<\/p>\n<p>Evet, bize g\u00f6re ger\u00e7ekten vard\u0131. Nitekim C\u00e2hiliye Araplar\u0131n\u0131n en temel \u00f6zelliklerinden biri ve ba\u015fl\u0131cas\u0131 olan kabile asabiyeti, as\u00e2let, \u015feref, \u0131rk ve cins fark\u0131 gibi ayr\u0131l\u0131klara yer tan\u0131mayan, Allah huzurunda herkesin e\u015fitli\u011fini vaz\u2019eden \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u0131srarla \u201ctefekk\u00fcr\u201d\u00fc, \u201cak\u0131l etme\u201dyi, \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnme\u201dyi emretmesi, bedev\u00ee\u2019nin al\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 ve hatt\u00e2 c\u00e2hiliye Araplar\u0131 i\u00e7in de yeni ve tuhaf g\u00f6r\u00fcnen bir hususiyeti idi. Art\u0131k insanlar m\u00fcstakil olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi esas alacaklar ve o g\u00fcne kadar inand\u0131klar\u0131 putlar\u0131, b\u00e2t\u0131l inan\u00e7lar\u0131, k\u00e2hinleri, fal oklar\u0131n\u0131, v\u00fccuttan cin ve k\u00f6t\u00fc ruh \u00e7\u0131karmalar\u0131 bir yana b\u0131rakarak ak\u0131llar\u0131n\u0131 kullanacaklard\u0131; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, ak\u0131l s\u00e2hibi her insan\u0131n, k\u00e2inat olaylar\u0131n\u0131, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve her \u015feyi d\u00fc\u015f\u00fcnmesini emretmekte ve \u201cemrine m\u00fcsehhar\u201d k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olan evrenin s\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmesini ve b\u00f6ylece her ke\u015fifte, her ad\u0131mda Allah\u2019\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00e2yetlerinin y\u00fcceli\u011fini idrak etmesini istemekte idi.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem\u2019<\/em>de if\u00e2desini bulan bu yeni d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131, iman esaslar\u0131 ve d\u00fczen, it\u00e2at ve kabile ay\u0131r\u0131m\u0131 g\u00f6zetmeksizin karde\u015flik ve dayan\u0131\u015fmay\u0131 esas alan bir hayat tarz\u0131, Araplar\u0131n cemiyet hayat\u0131n\u0131 k\u00f6k\u00fcnden de\u011fi\u015ftirmekle kalm\u0131yor; onlar\u0131n ak\u0131llar\u0131n\u0131 kullanan, fikir ve davran\u0131\u015f serbestisine sahip m\u00fcstakil birer \u015fahsiyet olmalar\u0131n\u0131 istihdaf ediyordu.<\/p>\n<p>Elbette <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem<\/em>\u2019in bu hedefinin, as\u0131rlard\u0131r tam aksi istikamette i\u015fleyen bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ve hayat tarz\u0131 i\u00e7inde bulunan bedev\u00ee arab\u0131 taraf\u0131ndan kolayca ve en \u00f6nemlisi tam anlam\u0131yla benimsenebildi\u011fini s\u00f6yleyebilmek, bize olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bir kere \u0130sl\u00e2m k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde insan\u0131n meden\u00eele\u015fmesi, bedev\u00eelikten ve g\u00f6\u00e7ebe k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden kurtulmas\u0131 esast\u0131r. Bu ise bedev\u00ee hayat\u0131 i\u00e7in cidd\u00ee ve topyek\u00fbn de\u011fi\u015fme demekti; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00f6nceleri bedev\u00ee iken, \u015fimdi, Hz. Peygamber ve \u00f6zellikle ondan sonraki d\u00f6nemlerde \u0130sl\u00e2m\u2019a girmi\u015f olan bu insanlar\u0131n atalar\u0131 ve bizzat kendileri, daha \u00f6nceki y\u0131llar boyunca hep \u00e7\u00f6lde deve g\u00fctm\u00fc\u015f ve kom\u015fu kabilelere bask\u0131nlar d\u00fczenleyip ya\u011fmalarda bulunmu\u015flard\u0131. Hz. Peygamber ve Hz. Eb\u00fb Bekir\u00a0devirlerinde de gazve ve seriyyelerden elde edilen ganimetler, onlar\u0131n geleneksel hayat tarzlar\u0131nda pek b\u00fcy\u00fck bir de\u011fi\u015fikli\u011fi inta\u00e7 etmiyordu. Ancak Hz. \u00d6mer\u00a0devrinden itibaren, art\u0131k bu insanlar, bir bak\u0131ma askerli\u011fi meslek edinmeye ba\u015flam\u0131\u015f olduklar\u0131 ve bu durumun, Hz. Osman\u00a0devrinde alabildi\u011fine yayg\u0131nla\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Bu d\u00f6nemlerde, s\u0131n\u0131r b\u00f6lgelerine yap\u0131lan asker\u00ee seferler, onlar\u0131n geleneksel sald\u0131r\u0131 ve ya\u011fma duygu ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131na uygun d\u00fc\u015f\u00fcyordu; ama bu seferlerden sonra onlar, \u00e7ad\u0131rlar\u0131na de\u011fil, Hz. \u00d6mer ve onu takiben Hz. Osman d\u00f6neminde olu\u015fturulan \u201c\u015fehir-ordug\u00e2h\u201dlara d\u00f6n\u00fcyorlard\u0131 ve buralardaki hayat da onlar i\u00e7in \u201cs\u0131k\u0131c\u0131\u201d ve \u201cl\u00fcks\u201d idi. \u015eehirler ve \u015fehir ordug\u00e2hlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, evrensel bir medeniyet teklif ve vaad eden bir hayat ve d\u00fc\u015f\u00fcnce tarz\u0131 i\u00e7in, son derece tabi\u00ee ve hatt\u00e2 zarur\u00ee idi. Elbette teklif edilen bu medeniyetin teess\u00fcs\u00fc i\u00e7in de teferruatl\u0131 ve disiplinli bir te\u015fkilatlanma gerekli idi. Bu ise, nerede ak\u015fam orada sabah serbestli\u011fi i\u00e7indeki bu insanlar\u0131n \u00e7\u00f6l\u00fcn h\u00fcrriyetinden, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u201cs\u0131k\u0131c\u0131\u201d bir b\u00fcrokrasinin, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hak ve hukuk, adalet, e\u015fitlik ve benzer\u00ee insan\u00ee de\u011ferlerin h\u00e2kim k\u0131l\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fczenin kontrol\u00fc alt\u0131na girmeleri demekti. Oysa onlar her ne kadar her hususta keyfince emirler vermese bile, i\u015flerin sorumlulu\u011funu y\u00fcklenen bir kabile \u015feyhiyle ya\u015faman\u0131n\u00a0ve kabilenin g\u00f6lgesine s\u0131\u011f\u0131nman\u0131n rahatl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde idiler. \u015eimdi ise, geni\u015f bir id\u00e2r\u00ee te\u015fkil\u00e2t\u0131n i\u015flerini yapmaya mecbur olacaklar, keyf\u00ee davranamayacaklard\u0131. Di\u011fer taraftan ordug\u00e2hlara yerle\u015ftirilen kabileler, ister istemez birbirleriyle birle\u015fmeye mecbur oldular ve b\u00f6ylece di\u011fer bir ordug\u00e2ha kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7 te\u015fkil etmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar, Bu ise onlar\u0131n y\u00fczy\u0131llard\u0131r Filistin, Suriye, Irak, Hicaz\u00a0ve Yemen\u2019de bulunmalar\u0131na ra\u011fmen g\u00fcney (Yemenliler) kuzey (Nizariler) a\u015f\u00eeretleri aras\u0131ndaki z\u0131ddiyet ve \u00e7eki\u015fmeyi yeni ve daha tehlikeli bir kal\u0131ba sokmalar\u0131 demekti. \u00d6yle ki ayn\u0131 yerde birbirlerine d\u00fc\u015fman kabileler, bazen yan yana veya \u00e7ok yak\u0131n olarak rekabet i\u00e7inde ya\u015fama zorunda b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. \u00d6yle olunca da hus\u00fbmet onlar\u0131, zaman zaman kuzeyli olmalar\u0131na ra\u011fmen, birbirlerine de d\u00fc\u015fman k\u0131labilmi\u015fti. Mesel\u00e2 Reb\u00eea\u00a0ve Mudar\u00a0kabilelerinde ve genel olarak Ha\u015fim\u00a0ve \u00dcmeyye\u00a0o\u011fullar\u0131 aras\u0131nda oldu\u011fu gibi&#8230; (Kabilelerin yerle\u015fme ve etno\u011frafik durumu hk. bk<em>.<\/em>:<em> \u0130sl\u00e2m Ans.,<\/em> 1, 481 vd.)<\/p>\n<p>Asl\u0131nda onlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir ekseriyeti, te\u015fkil\u00e2tl\u0131 bir toplumda ya\u015faman\u0131n fayda ve nimetlerini sevmi\u015flerdi ve bu hayat\u0131 istiyorlard\u0131; ama bu hayat\u0131n baz\u0131 yanlar\u0131 onlar i\u00e7in \u00e7ok s\u0131k\u0131c\u0131 idi. Maamafih az say\u0131da da olsa, onlar aras\u0131nda, \u00e7\u00f6le, g\u00f6\u00e7ebe hayat\u0131na d\u00f6nmeyi arzu edenler \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Herhalde, <em>\u201ci\u00e7inde r\u00fczg\u00e2rlar\u0131n \u00e7arpt\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7ad\u0131r, bana muazzam saraydan daha de\u011ferlidir\u201d<\/em> diyen halife Mu\u00e2viye\u2019nin Meys\u00fbn\u00a0adl\u0131 kar\u0131s\u0131, \u00e7arp\u0131c\u0131 bir \u00f6rnek olarak zikredilebilir.<\/p>\n<p>Ancak biraz \u00f6nce de ifade edildi\u011fi \u00fczere, onlar i\u00e7in b\u00fct\u00fcn s\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen art\u0131k cazib hale gelen bu hayattan kurtulu\u015f olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissetmeye ve fiilen g\u00f6rmeye ba\u015flay\u0131nca, bu insanlar i\u00e7in bir tek \u015fey kal\u0131yordu: O da eski h\u00fcrriyetin hasretini \u00e7ekmek ve bu hasretin do\u011furdu\u011fu hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve belki de g\u00fcvensizlik duygusu ile i\u00e7i\u00e7e ya\u015famaya mecbur olmak&#8230; Bir kere onlar, o g\u00fcne kadar hi\u00e7 al\u0131\u015f\u0131k olmad\u0131klar\u0131 yepyeni bir i\u00e7tima\u00ee, iktisad\u00ee ve siyas\u00ee yap\u0131 i\u00e7inde ya\u015famaya ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131 ve hen\u00fcz bu hayata da intibak edebilmi\u015f de\u011fillerdi. Bu da elbette bir g\u00fcvensizlik ve hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 do\u011furmaktayd\u0131. Onlar\u0131n eski hayat\u0131na g\u00f6re bu \u015fartlar olumsuz \u015fartlard\u0131 ve d\u00fczeltilmesi gerekli idi. \u0130\u015fte bu tarz hiss\u00ee gerginlikler ve geleneklerin birikiminden do\u011fan heyecanlar, patlama noktas\u0131na ula\u015f\u0131ncaya kadar\u00a0y\u00fckseldi ve nih\u00e2yet onlar\u0131 \u0130sl\u00e2m toplumunda Hz. Osman\u00a0zaman\u0131ndan itibaren arka arkaya ortaya \u00e7\u0131kan bir dizi patlaman\u0131n f\u00e2illeri k\u0131ld\u0131.<\/p>\n<h2><strong>Kabile r\u00fbhunun canlanmas\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>Hz. Osman\u2019\u0131n \u015feh\u00eed edilmesi, bu dizi patlamalar\u0131n ilki olarak g\u00f6r\u00fclebilir. Hz. Peygamber\u2019in vefat\u0131ndan sonra hil\u00e2fet makam\u0131na getirilen Hz. Eb\u00fb Bekir\u00a0zaman\u0131nda baz\u0131 kabilelerin dinden d\u00f6nd\u00fcklerini ve isyan eden bu kabilelerin Hz. Eb\u00fb Bekir\u2019in kararl\u0131 ve dirayetli tutumu sonucu itaat alt\u0131na al\u0131nd\u0131klar\u0131n\u0131 biliyoruz.<\/p>\n<p>Hz. Eb\u00fb Bekir\u2019den sonra hil\u00e2fet makam\u0131na ge\u00e7en Hz. \u00d6mer\u00a0zaman\u0131nda ise \u0130sl\u00e2m devletinin s\u0131n\u0131rlar\u0131, \u00e7ok k\u0131sa s\u00fcre i\u00e7inde, son derece geni\u015fler. Art\u0131k \u0130sl\u00e2m, Mekke-Medine\u00a0hudutlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131na ta\u015farak \u0130ran, Suriye, M\u0131s\u0131r, Irak\u00a0ve G\u00fcney Arabistan\u2019\u0131n tamam\u0131na h\u00e2kim h\u00e2le gelmi\u015ftir. Hz. \u00d6mer\u2019in on y\u0131ll\u0131k hil\u00e2feti s\u00fcresince ger\u00e7ekle\u015ftirilen bu h\u0131zl\u0131 geli\u015fme, \u00e7ok de\u011fi\u015fik gelenek ve g\u00f6reneklere sahip k\u00fclt\u00fcrleri, zihniyetleri ve hatt\u00e2 inan\u00e7lar\u0131 birbirinden farkl\u0131 pek \u00e7ok kavim ve kabile toplulu\u011funu \u0130sl\u00e2m\u2019a sokar. Farkl\u0131 din ve k\u00fclt\u00fcrlere, binlerce y\u0131ll\u0131k al\u0131\u015fkanl\u0131klara, ya\u015fay\u0131\u015fa sahip olup da bu defa \u0130sl\u00e2m fethiyle m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmi\u015f insanlar\u0131n, bir anda eski din ve k\u00fclt\u00fcrlerin tesirinden, k\u0131saca, o zamana kadar hayat tarzlar\u0131n\u0131 ve karakterlerini olu\u015fturan esaslardan tamamen uzakla\u015fabildiklerini s\u00f6yleyebilmek \u00e7ok g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Toptan dahi olsa din de\u011fi\u015ftiren bir toplulu\u011fun, hatt\u00e2 ihtida eden bir ki\u015finin, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle kendi gelenek, g\u00f6renek, k\u00fclt\u00fcr ve al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131ndan s\u0131yr\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 ve s\u0131yr\u0131lamayaca\u011f\u0131 sosyolojik bir ger\u00e7ekliktir. Bir topluluk. nas\u0131l ve ne derece \u00fcst\u00fcn bir medeniyet \u00e7evresine girmi\u015f olursa olsun, y\u00fczy\u0131llardan beri devam eden ya\u015fay\u0131\u015f, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc\u015f ve inan\u0131\u015flar\u0131n\u0131, ister istemez birden bire fed\u00e2 edip onlardan uzak kalamaz. Olsa olsa onlar\u0131 \u0130sl\u00e2mla\u015ft\u0131rma yoluna giderler. Ancak bu durumda da \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n farkl\u0131 seviye ve a\u00e7\u0131lardan idrak edilmesi ve \u00f6ylece benimsenmesi ve yorumlanmas\u0131 keyfiyeti s\u00f6z konusu olur. Nitekim bedev\u00ee hayattan gelenler, \u201cdevlet\u201d, \u201csiyas\u00ee ve id\u00e2r\u00ee te\u015fkil\u00e2tlanma\u201d, \u201cnizam\u201d ve \u201cit\u00e2at\u201d gibi, \u0130bn Haldun\u2019un \u201c<em>hadar\u00eelik\u201d<\/em> ad\u0131n\u0131 verdi\u011fi meden\u00eele\u015fmeye\u00a0kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karken, il\u00e2h\u00ee vas\u0131flarla donat\u0131lm\u0131\u015f kral al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na sahip g\u00fcneyliler, s\u0131radan y\u00f6netici-halife yerine, \u201c<em>karizmatik imam<\/em><em>\u201d<\/em> anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ar\u0131yorlard\u0131. K\u0131saca fetihler yoluyla vuk\u00fb bulan \u0130sl\u00e2mla\u015fma olay\u0131 y\u00fczlerce y\u0131ll\u0131k k\u00fclt\u00fcr ve zihniyetlerin derin tesirleri i\u00e7inde cereyan etmekte, \u0130sl\u00e2m da o kal\u0131ba g\u00f6re \u015fekillendirilmekte idi.<\/p>\n<p>Nitekim c\u00f6mertli\u011fi, zenginli\u011fi, yumu\u015fak huylulu\u011fu ile tan\u0131nm\u0131\u015f olan Hz. Osman\u00a0devrinde ortaya \u00e7\u0131kan kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klarda, onun selefi Hz. \u00d6mer\u00a0kadar dirayetli olamay\u0131\u015f\u0131 yan\u0131nda, \u00f6zellikle mensubu bulundu\u011fu Emev\u00ee\u00a0ailesinin, onun halife olu\u015fu ile Peygamber\u2019in ailesi H\u00e2\u015fim soyuna kar\u015f\u0131 kaybettikleri n\u00fcfuz ve iktidar\u0131 kaybetmemek i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc bask\u0131 ve ta\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ihtiyar etmi\u015f olduklar\u0131 ger\u00e7e\u011fi vard\u0131r. B\u00f6ylece kabilelerin rekabetleri yeniden canlanm\u0131\u015f ve bedev\u00ee toplum yap\u0131s\u0131n\u0131n al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131, bu defa, \u201c<em>hil\u00e2fet\u201d<\/em> etraf\u0131nda kendini g\u00f6sterir olmu\u015ftur. Hz. Osman\u2019\u0131n M\u0131s\u0131r, K\u00fbfe\u00a0ve Basra\u2019l\u0131 isyanc\u0131lar taraf\u0131ndan \u015fehid edilmesinden sonra, bu durum pek b\u00e2riz bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Mu\u00e2viye\u2019nin ne pahas\u0131na olursa olsun, kabilesinin kazand\u0131\u011f\u0131 iktidar\u0131 kaybetmeme yolundaki faaliyetleri ve ihtiras\u0131, art\u0131k Hz. Peygamber\u2019den bir \u00e7eyrek as\u0131r sonra, kabilecilik ruh ve anar\u015fizminin, \u0130sl\u00e2m ve kutsal de\u011ferlerini istismarda hi\u00e7 beis g\u00f6rmedi\u011finin i\u015fareti idi.<\/p>\n<p>Mu\u00e2viye, \u201cOsman\u2019\u0131n Vel\u00eesi\u201d s\u0131fat\u0131n\u0131, \u015fer\u2019an hakk\u0131 bulunmamas\u0131na ve <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem<\/em>\u2019in bu \u015fekilde tefs\u00eer ve te\u2019v\u00eel edilmesi yanl\u0131\u015f ve hatal\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen, kabile hayat\u0131n\u0131n \u201ckan d\u00e2v\u00e2s\u0131\u201d gibi son derece etkili fakt\u00f6r\u00fcn\u00fc harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in kullanmas\u0131 ve bu yolda her imk\u00e2na ba\u015fvurmas\u0131, do\u011frusu \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n adalet, do\u011fruluk ve fazilet kavramlar\u0131 yerine ancak<em> kabile karizmas\u0131<\/em><em>\u00a0ve bedev\u00ee anar\u015fizmi<\/em>\u00a0ile izah edilebilir.<\/p>\n<p>Nitekim onun, S\u0131ff\u00een\u00a0sava\u015f\u0131n\u0131 kaybetmek \u00fczere iken askerlerine <em>Kur\u2019an<\/em> sayfalar\u0131n\u0131 m\u0131zraklar\u0131n\u0131n ucuna takt\u0131rarak, Allah\u2019\u0131n Kit\u00e2b\u0131n\u0131n hakemli\u011fine m\u00fcracaat etmesi, bedev\u00eelerin\u00a0disiplin kabul etmeyen \u201canar\u015fik\u201d tabiatlar\u0131n\u0131 tahrik amac\u0131ndan ba\u015fka bir anlam ifade etmez. \u0130lerde H\u00e2riciler\u00a0ad\u0131n\u0131 alacak bu fanatik bedev\u00ee topluluklar, asl\u0131nda S\u0131ff\u00een\u2019de cereyan eden\u00a0\u201ctahk\u00eem\u201d olay\u0131<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[1]<\/a> ile kabilecilik ruhunu canland\u0131rm\u0131\u015f oluyor; sadece kendi inand\u0131klar\u0131 ve s\u00f6ylediklerinin mutlak do\u011frulu\u011fu ve hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ettiklerini ifade ediyorlard\u0131. Ayr\u0131ca bu insanlar, uzun as\u0131rlar \u00e2\u015fina olduklar\u0131 \u00e7\u00f6l hayat\u0131ndan \u015fehir hayat\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fckleri i\u00e7ine girince, ona bir t\u00fcrl\u00fc intibak edememi\u015fler ve bu hayat\u0131 anlayamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in de, dini \u00e7\u00f6l hayat\u0131n\u0131n basitli\u011fi i\u00e7inde s\u0131n\u0131rland\u0131rarak bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc her \u015feyi \u0130sl\u00e2m\u2019dan uzakla\u015fma \u015feklinde tavs\u00eef etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>H\u00e2s\u0131l\u0131 bu zihniyet, yerle\u015fik medeniyetin ve \u015fehirle\u015fmenin eseri olan i\u00e7tima\u00ee d\u00fczene yabanc\u0131 ve hatta d\u00fc\u015fmand\u0131r; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu zihniyetin mensuplar\u0131 i\u00e7in yeg\u00e2ne \u00f6rnek kabile toplumudur. B\u00f6yle bir toplumda, b\u00fct\u00fcn i\u00e7tima\u00ee ve manev\u00ee de\u011ferler kabilede olu\u015fur ve kabile d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir de\u011fer kabul edilmez. Hi\u00e7bir kimse de dost g\u00f6r\u00fclmez. \u00dcstelik kabile k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde geleneklerin ne \u015fekilde olursa olsun en az\u0131ndan ihl\u00e2li bile \u015fiddetle cezaland\u0131r\u0131lmay\u0131 gerektiren bir su\u00e7tur. Bu bak\u0131mdan kabilede ferdin de\u011fil, sadece kabilenin karizmas\u0131 s\u00f6z konusudur. Bu da ferdin ki\u015fili\u011finin erimesi ve \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u015fahs\u00ee sorumluluk duygusunun kavranamamas\u0131 sonucunu do\u011furmu\u015ftur. B\u00f6yle olunca da, bu insanlar her ne kadar iyi niyetli, d\u00fcr\u00fcst ve dindar olmalar\u0131na ra\u011fmen \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n kavramlar\u0131 aras\u0131ndaki farklar\u0131 anlayabilecek derecede bilgi sahibi olmad\u0131klar\u0131 ve dar g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc kimseler olduklar\u0131 i\u00e7in, din\u00ee ve i\u00e7tima\u00ee de\u011ferlerin inceliklerine n\u00fcfuz edemediler ve dolay\u0131s\u0131yla daima reaksiyoner bir tavr\u0131n i\u00e7inde oldular. Bir kere daha anla\u015f\u0131l\u0131yordu ki, din de\u011fi\u015fmedi\u011fi halde insanlar\u0131n dinle ilgili anlay\u0131\u015flar\u0131 bir\u00e7ok fakt\u00f6re g\u00f6re de\u011fi\u015febilmektedir. Bu fakt\u00f6rlerin ba\u015f\u0131nda insanlar\u0131n y\u00fczy\u0131llar boyu ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 gelenek ve g\u00f6renekleri ile din\u00ee ve k\u00fclt\u00fcrel de\u011ferleri, i\u00e7lerinde do\u011fup yeti\u015ftikleri co\u011frafi, siyas\u00ee, i\u00e7tima\u00ee ve iktisad\u00ee \u015fartlar gelmektedir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u2019da Hz. Osman\u00a0zaman\u0131nda ba\u015flayan patlamalar zincirinin failleri olan bu bedev\u00ee topluluklar\u0131, ziraat, san\u2019at ve ticaretin her \u00e7e\u015fidini insan as\u00e2letine yak\u0131\u015fmayan a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k i\u015flerden say\u0131yorlard\u0131. Onlar\u0131n ge\u00e7im yollar\u0131, ahl\u00e2k ve zihniyet yap\u0131lar\u0131, avc\u0131l\u0131k, \u00e7obanl\u0131k, ya\u011fmac\u0131l\u0131k, fizik g\u00fcc\u00fcn\u00fcn\u00fcst\u00fcn tutuldu\u011fu yi\u011fitlik-erkeklik de\u011ferlerine dayan\u0131yordu. Oysa dinde meden\u00eele\u015fme, bedev\u00eelikten \u00fcst\u00fcn tutulmakta; dolay\u0131s\u0131yla ilerleme ve geli\u015fme istenmektedir. Bu ise, bedev\u00ee zihniyetin, kabile te\u015fkilat ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 veya en az\u0131ndan \u00e7\u00f6z\u00fclmesi demekti. \u0130\u015fte, daha sonra h\u00e2r\u00eec\u00eeler ad\u0131n\u0131 alacak bu isyanc\u0131lar, asl\u0131nda, \u0130sl\u00e2m toplumunun bedev\u00eelikten, had\u00e2rete yani devlet ve \u015fehir hayat\u0131na ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminde kabile zihniyetinin tepkisini dile getirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcnen o ki, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n h\u0131zla yay\u0131lmas\u0131 sonucu \u00e7ok farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcrlerle temasa ge\u00e7mesi, sosyal de\u011fi\u015fme olay\u0131n\u0131 da alabildi\u011fine h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bu durum, bir bak\u0131ma insanlar\u0131n sosyal a\u00e7\u0131dan alt-\u00fcst olmas\u0131, i\u015flerinin, hayatlar\u0131n\u0131n ve zihniyetlerinin karmakar\u0131\u015f\u0131k hale gelmesi demekti. Bu h\u0131zl\u0131 sosyal de\u011fi\u015fme kar\u015f\u0131s\u0131nda kendilerine sa\u011flam dayanaklar arayan bu insanlardan, g\u00fcneyli olup da y\u00fczy\u0131llard\u0131r ba\u015flar\u0131ndaki reisleri yar\u0131 il\u00e2h olarak tel\u00e2kki edenler, \u201c<em>masum imam<\/em><em>\u201d<\/em> s\u0131fat\u0131n\u0131 verdikleri bir \u201cki\u015fi\u201dye t\u00e2bi olmay\u0131 tercih ederek \u015fi\u00eele\u015firken, bedev\u00ee kabileler eski hayatlar\u0131nda al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 kabilenin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve yan\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 tercihle <em>\u201ckarizmatik toplum<\/em><em>\u201d<\/em>u benimsediler ve Haric\u00ee oldular. Onlara g\u00f6re b\u00f6yle bir topluma mensubiyet, asl\u0131nda \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n istedi\u011fi ve kurtulu\u015fu i\u00e7in gerekli bir tutumdur. Bu toplumun d\u0131\u015f\u0131nda kalmak, \u201ck\u00e2fir\u201d olmak i\u00e7in yeter sebeptir. Asl\u0131nda bu zihniyet, eski \u00e7\u00f6l hayat\u0131nda \u00e2\u015fina olunan ve s\u0131rf dayan\u0131\u015fmadan ibaret kabilecili\u011fi, kendilerince anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde din\u00ee bir h\u00fcviyete kavu\u015fturma gayreti idi. B\u00f6ylece onlar, kabilecili\u011fin icap ettirdi\u011fi her t\u00fcrl\u00fc davran\u0131\u015f\u0131 me\u015fr\u00fbla\u015ft\u0131rmak ve h\u00e2kimiyetlerini tesis veya idame ettirebilmek i\u00e7in, dar ve kat\u0131 zihniyetlerine \u0130sl\u00e2m ad\u0131n\u0131 vererek, esas niyetlerini <em>Kur\u2019an <\/em>ve <em>S\u00fcnnet<\/em>\u2019ten bi\u00e7ilmi\u015f kaftanlar\u0131n, sloganlar\u0131n ard\u0131na gizlemek ve \u00f6rtmek yolunu tutmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Esasen \u0130bn Haldun\u2019un son derece \u00f6nemli tesbitine g\u00f6re, \u00e7ok say\u0131da kabileler ve \u00e7e\u015fitli cemaatlar\u0131n bulundu\u011fu topraklarda kuvvetli ve sa\u011flam bir devletin kurulmas\u0131 n\u00e2diren rastlanan bir olayd\u0131r. Ger\u00e7ekten hepsi de bedev\u00ee olan, asabiyye\u00a0ve a\u015f\u00eeret hayat\u0131n\u0131 benimsemi\u015f topluluklar\u0131n, <em>Kur\u2019an-\u0131 Ker\u00eem<\/em>\u2019in \u0131srarla \u00fczerinde durdu\u011fu <em>\u201culu\u2019l-emre it\u00e2at\u201d<\/em>, yani h\u00fck\u00fbmet fikrine yatk\u0131n h\u00e2le gelmeleri fevkalade g\u00fc\u00e7t\u00fcr.<\/p>\n<p>Nitekim b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n birli\u011fi ve karde\u015fli\u011finin derin hissi ile bir ve beraber olmay\u0131, fitneden uzak kalarak \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n emretti\u011fi \u201culu\u2019l-emre it\u00e2at\u201d, \u201cnizam\u201d, \u201chuzur\u201d, \u201cistikrar\u201d endi\u015fesini d\u00e2ima \u00f6n planda tutmu\u015f olan S\u00fcnn\u00eeli\u011fin aksine, H\u00e2ric\u00eeler ve \u015ei\u00eeler, ba\u015ftan itibaren isyan, anar\u015fi ve ter\u00f6r\u00fcn failleri olmu\u015flard\u0131r. H\u00e2ric\u00eeler, <em>kabile karizmas\u0131<\/em>\u00a0i\u00e7inde m\u00fcessesele\u015fmi\u015f devleti temsil eden \u201cemiru\u2019l-m\u00fc\u2019minin\u201de, devleti reddettikleri ve bu m\u00fcesseseyi tan\u0131mad\u0131klar\u0131 i\u00e7in kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karken, \u015ei\u00eeler ba\u015ftaki \u201cemiru\u2019l-m\u00fc\u2019minin\u201d kendi <em>karizmatik<\/em> <em>imam<\/em><em>lar\u0131<\/em>\u00a0olmad\u0131\u011f\u0131ndan isyan etmi\u015flerdir.<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[2]<\/a> D\u00fcn Humeyn\u00ee\u2019nin, bug\u00fcn de Saddam\u2019\u0131n hareketleri, pek\u00e2l\u00e2 ayn\u0131 zihniyetin tipik tez\u00e2h\u00fcrleri olarak de\u011ferlendirilebilir. Her ikisinde de a\u00e7\u0131k bir jakobenlik g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Kendi dar ve kat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce d\u00fcnyalar\u0131n\u0131 \u201ctek ve mutlak hakikat; ger\u00e7ek \u0130sl\u00e2m\u201d say\u0131p bu anlay\u0131\u015f\u0131 zorla ve yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya kitleye kabul ettirme zihniyetine jakobenlik dendi\u011fine g\u00f6re, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde H\u00e2ric\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcncenin m\u00fcmessili sayabilece\u011fimiz Saddam\u2019\u0131n sadece kendi g\u00f6r\u00fc\u015flerini do\u011fru say\u0131p kendi d\u0131\u015f\u0131ndakileri d\u00fc\u015fman ve k\u00e2fir olarak g\u00f6rmesi; \u015ei\u00ee\u00a0d\u00fc\u015f\u00fcncenin m\u00fcmessili Humeyn\u00ee\u2019nin de \u201cHer yer Kerbel\u00e2, her g\u00fcn \u00e2\u015f\u00fbr\u00e2\u201d slogan\u0131n\u0131 ve \u201c<em>karizmatik imam<\/em>\u201d nizam\u0131n\u0131, devrim ihrac\u0131 yoluyla ve gerekti\u011finde zorla b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya kabul ettirme gayreti, san\u0131r\u0131m tek kelimeyle jakobenlik de\u011fil midir?<\/p>\n<h2><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\"aligncenter wp-image-2281 size-large\" src=\"http:\/\/misak.millidusunce.com\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1-1024x244.jpg\" alt=\"\" width=\"1024\" height=\"244\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1-1024x244.jpg 1024w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1-150x36.jpg 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1-300x72.jpg 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1-768x183.jpg 768w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/06\/HABER_BG_ORTADOGU1.jpg 1636w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><\/h2>\n<h2><strong>Ter\u00f6r\u00fcn vatan\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>Konunun bir ba\u015fka ilgi \u00e7eken y\u00f6n\u00fc, co\u011frafyan\u0131n arzetti\u011fi siyas\u00ee, tarih\u00ee ve k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zellikleridir. \u0130sl\u00e2m\u2019da cidd\u00ee kopmalar\u0131n vuk\u00fb buldu\u011fu yer, gariptir, hep K\u00fbfe\u2019yi merkez kabul edebilece\u011fimiz b\u00f6lge olmu\u015ftur. K\u00fbfe, G\u00fcney Irak\u2019ta, \u00e7ok eskiden me\u015fhur bir \u015fehir iken \u0130sl\u00e2m\u0131n do\u011fu\u015fu s\u0131ralar\u0131nda hi\u00e7 \u00f6nemi kalmam\u0131\u015f; ama Hz. \u00d6mer\u2019in K\u00e2disiye\u00a0zaferinden sonra, yeni fethedilmi\u015f b\u00f6lgeleri kontrol alt\u0131nda tutabilmek maksad\u0131yla, yine onun emriyle, m\u00fcstahkem bir kararg\u00e2h olarak hicr\u00ee 17\u00a0(638) y\u0131l\u0131nda, F\u0131rat\u00a0nehrinin bat\u0131 yakas\u0131nda kurulmu\u015ftur. Yine F\u0131rat\u2019\u0131n bat\u0131s\u0131nda kurulu Basra\u00a0ile K\u00fbfe\u2019nin \u00f6nemi, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n do\u011fu f\u00fctuhat\u0131 ile birlikte artm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fbfe\u2019nin n\u00fcfusu, \u00f6zellikle G\u00fcney Arabistan\u00a0bedev\u00eelerinden\u00a0olu\u015fan muhtelif a\u015firetlere mensup kabileler ile k\u0131smen \u0130ran\u2019\u0131n fethinden sonra gelip buraya yerle\u015fen \u0130ranl\u0131lardan m\u00fcte\u015fekkildi. Burada kabile asabiyyeti, kabilecilik ruhu varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 aynen s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, Hz. \u00d6mer\u2019in ve haleflerinin bedev\u00eelikten medenili\u011fe ge\u00e7i\u015f yolunda giri\u015fti\u011fi b\u00fct\u00fcn hamlelere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak veya en az\u0131ndan vefas\u0131zl\u0131k ve karars\u0131zl\u0131k i\u00e7inde olmak, \u015fehrin ve hatta b\u00f6lgenin ay\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zelli\u011fi haline gelmi\u015fti. \u015eehrin kurucusu Hz. \u00d6mer bile buraya yerle\u015fmi\u015f olan kabilelerin hi\u00e7bir \u015feyden memnun olmayan, disipline ve it\u00e2ata ayak uydurmayan ve hatta g\u00f6nderilen valilere daima kusur bulan bu insanlar\u0131n it\u00e2ats\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan \u015fik\u00e2yet etmi\u015fti. Onlar\u0131n isteklerini yerine getirmeyi tercih eden Hz. \u00d6mer, halifeli\u011finin son alt\u0131 y\u0131l\u0131nda K\u00fbfe v\u00e2lilerini \u00fc\u00e7 defa de\u011fi\u015ftirmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131. Hz. Osman\u00a0devri, K\u00fbfelilerin tabiatlar\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilme a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece m\u00fcsait \u015fartlar ta\u015f\u0131yordu. Emev\u00ee\u00a0soyunun ve id\u00e2recilerinin tipik kabilecilik ruhunu sergileyen adaletsiz. \u015f\u0131mar\u0131k ve \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n reddetti\u011fi asabiyyete\u00a0dayal\u0131 icraat\u0131, di\u011fer kabileler demek olan Emev\u00eeler d\u0131\u015f\u0131ndaki topluluklar\u0131 da tahr\u00eek etmi\u015fti. Bundan dolay\u0131 Hz. Osman devrinde do\u011fan ho\u015fnutsuzluk ve arkas\u0131ndan patlayan isyan s\u0131ras\u0131nda, yine K\u00fbfeliler ba\u015f\u0131 \u00e7ekmi\u015flerdi. M\u0131s\u0131r, Basra ve K\u00fbfe\u2019den yola \u00e7\u0131kan bu isyanc\u0131 tak\u0131mlar\u0131n pek\u00e7o\u011fu bedev\u00ee kabilelerin mensuplar\u0131 idi. \u0130syanla, d\u00fczene kar\u015f\u0131 gelmi\u015flerdi. Sonra, hil\u00e2fet mevkiine getirilen Hz. Ali\u2019yi desteklediler. Ancak S\u0131ff\u00een\u00a0sava\u015f\u0131nda bir kere daha kabile ruhunu canland\u0131rarak Halife\u2019yi yaln\u0131z b\u0131rakt\u0131lar. Onlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 H\u00e2r\u00eec\u00eeler ad\u0131 alt\u0131nda ayr\u0131ld\u0131. Hz. Ali\u2019nin yan\u0131nda kalan K\u00fbfeliler ise, onun hakemlerin verdi\u011fi haks\u0131z ve hileli karar \u00fczerine Mu\u00e2viye ile yeniden sava\u015f iste\u011fine, \u201coklar\u0131m\u0131z t\u00fckendi, k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131m\u0131z k\u00f6rlendi\u201d diyerek kat\u0131lmad\u0131lar ve onu \u00e7aresiz durumda b\u0131rakt\u0131lar. Hz. Ali\u2019nin 40 (661) y\u0131l\u0131nda \u015feh\u00eed edilmesi \u00fczerine Mu\u00e2viye\u2019nin hil\u00e2fetini tan\u0131yan K\u00fbfeliler, Yez\u00eed\u2019in halife olu\u015fu ile yeniden sahneye \u00e7\u0131kt\u0131lar. Onlar, Hz. H\u00fcseyin\u2019in Yez\u00eed\u2019e bey\u2019at etmedi\u011fini \u00f6\u011frenince, hemen haber g\u00f6nderirler ve ilk anda on sekiz bin ki\u015finin Hz. H\u00fcseyin\u2019e bey\u2019ata haz\u0131r oldu\u011funu bildirirler. Maamafih Hz. H\u00fcseyin\u2019e K\u00fbfelilerin s\u00f6zlerine\u00a0g\u00fcvenilemeyece\u011fi \u0131srarla hat\u0131rlat\u0131l\u0131rsa da o dinlemez ve K\u00fbfe\u2019ye do\u011fru yola\u00a0\u00e7\u0131kar. Ancak Kerbel\u00e2\u00a0m\u0131nt\u0131kas\u0131na geldi\u011finde K\u00fbfelilerin bey\u2019atlar\u0131ndan d\u00f6nm\u00fc\u015f oldu\u011funu \u00f6\u011frenir; ama art\u0131k i\u015f i\u015ften ge\u00e7mi\u015ftir. Yez\u00eed\u2019in ordusu, Kerbel\u00e2\u2019da Hz. H\u00fcseyin ve yan\u0131nda bulunan 63 ki\u015filik taraftar\u0131n\u0131 hunharca \u015fehid eder (10 Muharrem 61\/10 Ekim 680 Cuma).<\/p>\n<p>Asl\u0131nda tam anlam\u0131yla bir kabilecilik ve asabiyye\u00a0zihniyeti ile hareket eden Emev\u00ee\u00a0idarecileri, Hz. H\u00fcseyin\u2019i \u015fehid etmekle, bir meseleyi \u00e7\u00f6zm\u00fc\u015f olmuyor; aksine ard\u0131 arkas\u0131 kesilmeyecek bir fitne oca\u011f\u0131n\u0131 ate\u015flemi\u015f; ter\u00f6r ve anar\u015fiye yol vermi\u015f oluyorlard\u0131. Nitekim Kerbel\u00e2\u2019dan hemen sonra Tevvab\u00fbn\u00a0hareketi, Muhtar b. Eb\u00ee Ubeyd\u2019in isyan\u0131 ve H\u00e2r\u00eec\u00eelerin Emev\u00eeler d\u00f6nemindeki faaliyetleri, asl\u0131nda \u0130sl\u00e2m d\u00fcnyas\u0131nda m\u00fcesses nizama kar\u015f\u0131 giri\u015filmi\u015f hareketlerdir. Muhtar\u2019\u0131n isyan\u0131nda rol alan \u00e7ok say\u0131daki mev\u00e2liyi bir yana b\u0131rakacak olursak, di\u011fer isyanlar\u0131n tamam\u0131 muhtelif Arap\u00a0kabilelerinin mensuplar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu isyanlar\u0131, \u00e7o\u011fu \u015ei\u00ee\u00a0kaynakl\u0131 ayaklanmalar takip etmi\u015f ve Emev\u00eeler devrinden itibaren b\u00f6lge, daima huzursuzluk, kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k, hatt\u00e2 anar\u015fi ve ter\u00f6r yata\u011f\u0131 olma vasf\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr, dense m\u00fcbala\u011fa edilmemi\u015f olur. Halifelerin ve valilerin g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kudretli olduklar\u0131 d\u00f6nemlerde, mevzii s\u00fck\u00fbnet ve d\u00fczene rastlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7i b\u00f6lgenin kuzeyi daha Ha\u00e7l\u0131lar\u00a0devrinden itibaren Bat\u0131l\u0131lar\u0131 tan\u0131m\u0131\u015f ve zaman zaman mahall\u00ee idarelere kar\u015f\u0131 onlarla ittifak i\u00e7inde olmu\u015flarsa da, \u00f6zellikle Osmanl\u0131lar\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc olduklar\u0131 d\u00f6nemlerde, devletin ne oldu\u011funu tan\u0131ma f\u0131rsat\u0131n\u0131 elde eden b\u00f6lge, en az\u0131ndan Bat\u0131l\u0131 s\u00f6m\u00fcrgecilerin b\u00f6lgedeki bedev\u00ee zihniyetini uyand\u0131racak yeralt\u0131 faaliyetlerine ve sinsi gerilla oyunlar\u0131na te\u015febb\u00fcs etmeye ba\u015flad\u0131klar\u0131 d\u00f6nemlere kadar, z\u00e2hir\u00ee bir itaat alt\u0131nda imi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015euras\u0131 muhakkak ki, H\u00e2ricilerden sonra tam bir f\u0131rka h\u00fcviyetiyle b\u00f6lgeyi parselleyen z\u00fcmrelerden Karmat\u00eeler, \u015ei\u00eeli\u011fin b\u00f6lgenin eski din ve k\u00fclt\u00fcrlerin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan kollar\u0131ndan Keys\u00e2niyye, H\u00e2\u015fimiyye, N\u00e2v\u00fbsiyye, M\u00fcbarekiyye, Hurremiyye, Ravendiyye, Bey\u00e2niyye, Mug\u00eeriyye, Hatt\u00e2biyye, \u0130bahiyye, Hul\u00fbliyye\u00a0ve daha onlarcas\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte tarihin sayfalar\u0131 aras\u0131nda kaybolmu\u015ftur; ama onlar\u0131n bakiyeleri, c\u00fcz\u2019i de olsa\u00a0Suriye, L\u00fcbnan, Filistin\u00a0ve Irak\u2019ta varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, ba\u015fka isimler alt\u0131nda s\u00fcrd\u00fcrmektedir. <a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\">[3]<\/a><\/p>\n<h2><strong>G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki g\u00f6r\u00fcn\u00fcm<\/strong><\/h2>\n<p>Bug\u00fcn Ortado\u011fu\u2019da ad\u0131na \u201cdevlet\u201d denen bir\u00e7ok \u00fclke var. Asl\u0131nda bunlar, gerek \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n yay\u0131l\u0131\u015f d\u00f6neminde gerek uzun as\u0131rlar y\u00f6netimi alt\u0131nda bulunduklar\u0131 Osmanl\u0131lar zaman\u0131nda, birer \u201cvil\u00e2yet\u201d idi. Birinci D\u00fcnya sava\u015f\u0131ndan ve Osmanl\u0131\u00a0Devleti\u2019nin \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcnden sonra, s\u00f6m\u00fcrgeci \u00fclkeler, yani \u0130ngilizler\u00a0ve Frans\u0131zlar, Ortado\u011fu\u2019yu yeniden istikrars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n kuca\u011f\u0131na att\u0131lar. \u00d6yle ki, b\u00f6lgeye, ge\u00e7mi\u015fte Ha\u00e7l\u0131\u00a0ordular\u0131n\u0131 s\u00fcren Bat\u0131, bu defa ortaya onlarca makam ve s\u00f6zde idar\u00ee taksimat \u00e7\u0131kararak, bunlar\u0131 i\u015fbirlik\u00e7ilerine da\u011f\u0131tt\u0131lar. \u015eerif H\u00fcseyin\u2019in o\u011fullar\u0131n\u0131n \u201ce\u015fsiz hizmetlerinin\u201d (!) kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u00dcrd\u00fcn\u2019de kukla bir monar\u015fi kuruldu. L\u00fcbnan, b\u00f6lgedeki D\u00fcrz\u00eelerin\u00a0Osmanl\u0131\u2019y\u0131 arkadan vuran hizmetlerinin m\u00fck\u00e2fat\u0131 olarak Suriye\u2019den kopar\u0131l\u0131p M\u00e2r\u00fbn\u00ee\u00a0H\u0131ristiyanlara verildi. Irak\u00a0ve Suudi Arabistan\u00a0ve arkas\u0131ndan tarihte a\u015firetlerin bile merkez ittihaz edemedikleri, ad\u0131-san\u0131 duyulmam\u0131\u015f mek\u00e2nlar \u201cdevlet\u201d ad\u0131 alt\u0131nda L\u00fcbnan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birle\u015fik Arap\u00a0Emirlikleri\u00a0ve benzeri par\u00e7alar, kolay yutulacak lokmalar halinde \u0130ngiliz kontroluna girdi.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn buralarda y\u00f6netimleri ellerinde bulunduranlar, asl\u0131nda, y\u00f6netilenlere, yani kendi halklar\u0131na g\u00fcvenmemekte olduklar\u0131ndan son derece g\u00fc\u00e7l\u00fc merkez\u00ee bir sistem olu\u015fturup otoritelerini alabildi\u011fine g\u00fc\u00e7lendirmektedirler. Bu ise \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n devlet ve siyaset anlay\u0131\u015f\u0131yla kat\u2019iyyen uyu\u015fmamaktad\u0131r. Y\u00f6netimi elinde bulunduran ister asker\u00ee bir diktat\u00f6r, ister kral, ister tek parti olsun, isteklerini halka tart\u0131\u015fmas\u0131z kabul ettirmektedirler. Onlar\u0131n siyasetlerini, halk\u0131n arzusu veya daha kesin hatlar\u0131yla dinin g\u00f6sterdi\u011fi istikamette de\u011fi\u015ftirmeleri s\u00f6z konusu de\u011fildir. Onlar\u0131n i\u015f ba\u015f\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131r\u0131labilmeleri i\u00e7in, t\u0131pk\u0131 H\u00e2ric\u00eeler veya \u015ei\u00eeler \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, \u015fiddete ba\u015f vurmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz h\u00e2le sokulmaktad\u0131r. Bu durum tek partili \u00fclkeler i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Mesel\u00e2 Suriye\u00a0ve Irak\u2019ta Baas Partisi, \u00fclkeyi y\u00f6neten Haf\u0131z Esed\u00a0ve Saddam\u00a0H\u00fcseyin\u2019in ideolojilerinin temsilcisi\u00a0durumundad\u0131r. Her iki \u00fclkede de muhalifler yoktur. Polisin, istihbarat \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn ve ordunun vatanda\u015fa diledi\u011fini yapma serbestisi vard\u0131r. O kadar ki, Irak\u2019ta bir saat i\u00e7inde seksene yak\u0131n \u0130sl\u00e2m \u00e2limi idam edilebilir. \u0130ran\u2019la sava\u015fta \u00e7o\u011fu T\u00fcrk bir milyona yak\u0131n masum insan hayat\u0131n\u0131 kaybedebilir. Daha 1988\u2019de Halep\u00e7e\u2019de binlerce kad\u0131n, \u00e7ocuk ve ya\u015fl\u0131, kimyasal sil\u00e2hlarla yok edilebilir. Ve arkas\u0131ndan h\u00e2l\u00e2 daha bu y\u00f6neticiler, \u201cBen devletim\u201d, \u201c\u0130sl\u00e2m ad\u0131na i\u015f g\u00f6r\u00fcyorum\u201d, \u201cMustaz\u2019aflar\u0131n seyisiyim\u201d, \u201cEmperyalistlere kar\u015f\u0131 Filistin\u00a0ve Arap\u00a0davas\u0131n\u0131n m\u00fcmessiliyim\u201d diyebilmektedirler; \u00e7\u00fcnk\u00fc, bunlar, her ne kadar \u201cdevlet\u201d ad\u0131yla an\u0131lsa da kabile ve a\u015f\u00eeret zihniyetinden kurtulabilmi\u015f de\u011fillerdir. Onun i\u00e7in de devlet, ad\u0131 ne olursa olsun y\u00f6netici ile bir tutulmakta ve ona kar\u015f\u0131 tav\u0131r almak devlete kar\u015f\u0131 tav\u0131r almak \u015feklinde de\u011ferlendirilmektedir. \u015ei\u00ee\u00a0patentli D\u00fcrz\u00eelik, Nusayr\u00eelik, \u0130mamiyye\u00a0gibi f\u0131rkalar da, mek\u00e2nlar\u0131 olan L\u00fcbnan, Suriye ve Irak\u2019ta, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131 sadece \u201cbizimki do\u011frudur\u201d anlay\u0131\u015f\u0131yla g\u00f6r\u00fcp g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 i\u00e7in, bir bak\u0131ma bu a\u015f\u00eeret y\u00f6neticilerinin ekmeklerine ya\u011f s\u00fcrm\u00fc\u015f olmakta ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n birbirlerine sald\u0131rmalar\u0131ndan \u201cbizden\u201d veya \u201cbizden de\u011fil\u201d zihniyetiyle hareket ettiklerinden hi\u00e7 rahats\u0131zl\u0131k duymamaktad\u0131rlar. Oysa y\u00fcce Allah, <em>\u201cE\u011fer m\u00fc\u2019minlerden iki topluluk birbirleriyle sava\u015facak olurlarsa aralar\u0131n\u0131 d\u00fczeltiniz. Buna ra\u011fmen taraflardan biri (uzla\u015fmaz ve bar\u0131\u015fa yana\u015fm\u0131yarak) di\u011ferine sald\u0131r\u0131rsa, sald\u0131rganla Allah\u2019\u0131n emrine d\u00f6n\u00fcnceye kadar sava\u015f\u0131n\u0131z&#8230;\u201d <\/em>(49. Hucur\u00e2t, 9) buyurmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Acaba bug\u00fcn Ortado\u011fu\u2019nun ac\u0131 ve ac\u0131kl\u0131 hali, cahiliye \u00e2detleri uyar\u0131nca kabile ve asabiyye\u00a0zihniyetine sahip insanlar\u0131n, hen\u00fcz \u0130sl\u00e2m\u0131n y\u00fcceli\u011finden nasiplenemediklerini g\u00f6steren Y\u00fcce Kel\u00e2m\u2019\u0131n bir kere daha dile gelmesi midir?; <em>\u201cEy Muhammed! Bedev\u00eeler, \u2018inand\u0131k\u2019 dediler. De ki, \u2018inanmad\u0131n\u0131z; ama \u0130sl\u00e2m olduk, deyin; iman hen\u00fcz kalplerinize yerle\u015fmedi&#8230;\u201d<\/em> (49. Hucur\u00e2t, 14).<\/p>\n<p>Yoksa acaba b\u00fct\u00fcn bu olup-bitenler, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131na H\u00e2ric\u00ee ve \u015ei\u00ee\u00a0zihniyetin \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n meden\u00ee ve evrensel mesaj\u0131ndan ne denli uzak oldu\u011funu g\u00f6steren bir il\u00e2h\u00ee cilve midir?<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde Ortado\u011fu\u2019da kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan b\u00fct\u00fcn bu i\u015fler, \u201cAllah k\u0131y\u00e2mete kadar kanlar\u0131n\u0131z\u0131, mallar\u0131n\u0131z\u0131, \u0131rzlar\u0131n\u0131z\u0131 birbirinize haram (yasak) k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r&#8230; Size bir \u015fey b\u0131rak\u0131yorum ki, o da <em>Allah\u2019\u0131n Kit\u00e2b\u0131\u2019<\/em>d\u0131r. Ona sar\u0131l\u0131n ve sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmeyin&#8230; Sak\u0131n benden sonra cahiliye \u00e2detlerine d\u00f6n\u00fcp birbirinizin boynunu vurmay\u0131n&#8230;\u201d buyuran Hz. Peygamber\u2019in yolunda oldu\u011funu s\u00f6yleyen (!) ve g\u00fby\u00e2 onun yolu i\u00e7in \u00e7\u0131\u011f\u0131rtkanl\u0131k yapan ve soyundan geldiklerini ileri s\u00fcrerek b\u00f6b\u00fcrlenen zavall\u0131lar\u0131n amelleri olmas\u0131na ve asabiyyete\u00a0dayal\u0131 kabile ruhunun diriltilerek, \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n \u015fahs\u00ee emeller i\u00e7in istismar edilmesine ra\u011fmen, bu sak\u00eem zihniyete kucak a\u00e7anlar\u0131n bulunmas\u0131na bilmem ne demeli?&#8230; Galiba \u015fimdilik yapabilece\u011fimiz tek \u015fey du\u00e2: Allah, \u0130sl\u00e2m d\u00e2v\u00e2s\u0131 pe\u015finde oldu\u011funu s\u00f6yleyenlere, l\u00fctfen ve merhameten biraz ak\u0131l, iz\u2019an ve bas\u00eeret nas\u00eeb eylesin&#8230;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[1]<\/a> S\u0131ff\u00een\u00a0olay\u0131 ve buradaki geli\u015fmeler hk. bk.: Ethem Ruhi F\u0131\u011flal\u0131, <em>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda \u0130tikad\u00ee \u0130sl\u00e2m Mezhepleri, <\/em>44 vd.; ayn\u0131 yazar, <em>\u0130badiyye\u2019nin Do\u011fu\u015fu ve G\u00f6r\u00fc\u015fleri, 44 vd.<\/em><\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[2]<\/a> Daha \u00f6nce de ifade edildi\u011fi gibi, burada Har\u00eec\u00eel\u0131k, \u015ei\u00eelik ve benzeri mezheplerin bu b\u00f6lgedeki do\u011fu\u015f ve geli\u015fmeleri ele al\u0131nmayaca\u011f\u0131ndan bu hususlarda, benim, <em>\u201c\u0130b\u00e2diyye\u2019nin Do\u011fu\u015fu ve G\u00f6r\u00fc\u015fleri\u201d, \u201c\u0130m\u00e2miyye \u015e\u00eeas\u0131\u201d, \u201c\u00c7a\u011f\u0131m\u0131zda \u0130tikad\u00ee \u0130sl\u00e2m Mezhepleri\u201d <\/em>ba\u015fl\u0131kl\u0131 eserlerime bak\u0131labilir.<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\">[3]<\/a> B\u00f6lgenin f\u0131rkalar\u0131 hk. bk.: Ba\u011fd\u00e2d\u00ee, <em>Mezhepler Aras\u0131ndaki Farklar,<\/em> \u00c7ev. E.Ruhi F\u0131\u011flal\u0131, Ank.1991(2.Bs.); E. R. F\u0131\u011flal\u0131, <em>\u00c7a\u011f\u0131m\u0131zdaki \u0130tikadi \u0130sl\u00e2m Mezhepleri, <\/em>\u0130st., 1999 (10.Bs.)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Ortado\u011fu&#8217;da \u0130sl\u00e2m mezhepleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k inan\u0131\u015f\u0131 nas\u0131l anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r? Ortado\u011fu k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u0130sl\u00e2m ile ter\u00f6rizm ba\u011flant\u0131s\u0131 var m\u0131d\u0131r? Ge\u00e7mi\u015ften g\u00fcn\u00fcm\u00fcze genel bir de\u011ferlendirme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda b\u00f6lgede peygamberin mesaj\u0131 nas\u0131l yans\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r?<\/p>\n","protected":false},"author":16,"featured_media":2280,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[61,2,66,67,69],"tags":[],"coauthors":[18],"class_list":["post-2277","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-din","category-genel","category-siyaset-tarih","category-tehditler","category-yakin-cografya"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2277","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/16"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2277"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2277\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/2280"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2277"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2277"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2277"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=2277"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}