{"id":3737,"date":"2018-10-25T19:30:19","date_gmt":"2018-10-25T16:30:19","guid":{"rendered":"http:\/\/misak.millidusunce.com\/?p=3737"},"modified":"2018-10-23T20:53:04","modified_gmt":"2018-10-23T17:53:04","slug":"ibn-haldunda-tarih-ve-devlet-kurami-uzerine-dusunceler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/ibn-haldunda-tarih-ve-devlet-kurami-uzerine-dusunceler\/","title":{"rendered":"\u0130bn Haldun&#8217;da tarih ve devlet kuram\u0131 \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnceler"},"content":{"rendered":"<div id=\"attachment_3738\" style=\"width: 1034px\" class=\"wp-caption alignnone\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-3738\" class=\"wp-image-3738 size-large\" style=\"font-weight: bold; text-align: center;\" src=\"http:\/\/misak.millidusunce.com\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel-1024x528.jpg\" alt=\"\" width=\"1024\" height=\"528\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel-1024x528.jpg 1024w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel-150x77.jpg 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel-300x155.jpg 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel-768x396.jpg 768w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/yavuzunatgorsel.jpg 1177w\" sizes=\"auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px\" \/><p id=\"caption-attachment-3738\" class=\"wp-caption-text\">\u0130bn Haldun<\/p><\/div>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, modern historiyografinin, sosyolojinin ve iktisad\u0131n \u00f6nc\u00fclerinden, 14. y\u00fczy\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc, devlet adam\u0131 ve tarih\u00e7idir.\u00a0\u00a0 Eski ve soylu bir ailenin \u00e7ocu\u011fu olan \u0130bn Haldun, 27 May\u0131s 1332 tarihinde Tunus&#8217;ta do\u011fdu. Gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131nda d\u00f6nemin \u00fcnl\u00fc hocalar\u0131ndan f\u0131k\u0131h, hadis, tefsir, akaid, mant\u0131k, felsefe, matematik, tabiat bilimleri, dil bilimleri, \u015fiir ile edebiyat dersleri alm\u0131\u015ft\u0131r. 20 ya\u015f\u0131ndayken \u00fclke y\u00f6netimini elinde tutan Beni Hafs hanedan\u0131ndan Sultan Ebu lshak&#8217;\u0131n k\u00e2tipli\u011fine getirilmesiyle de siyasi ya\u015fam\u0131 ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h2><strong>\u0130bn Haldun&#8217;un ya\u015fam\u0131 ve toplum anlay\u0131\u015f\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>\u0130bn Haldun, Fas Emiri Ebu \u0130nan taraf\u0131ndan bilim meclisine kabul edilmi\u015ftir. 1362 y\u0131l\u0131nda da \u0130spanya&#8217;ya giderek eski bir dostu olan G\u0131rnata Emiri Ebu Abdullah Muhammed&#8217;in hizmetine girmi\u015ftir. Bir s\u00fcre sonra da Kuzey Afrika&#8217;ya d\u00f6nerek Bicaye&#8217;de ba\u015fvezirlik makam\u0131na getirildi. Bunun yan\u0131nda ilmi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 da devam ettirdi.<\/p>\n<p>1366&#8217;daki y\u00f6netim de\u011fi\u015fikli\u011fi \u00fczerine de vazifesinden ayr\u0131larak kabileler aras\u0131nda dola\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Daha sonra 1374 senesinde \u0130spanya&#8217;ya d\u00f6nmek zorunda kald\u0131. Fakat siyasi s\u00fcrt\u00fc\u015fmeler sebebiyle \u00fclkeden \u00e7\u0131kar\u0131larak yeniden Afrika&#8217;ya g\u00f6nderildi. Siyasi \u00e7alkant\u0131lardan b\u0131k\u0131p usanan \u0130bni Haldun, bu d\u00f6nemde \u0130bni Selame denilen bir kaleye yerle\u015fmi\u015ftir. Kendisini b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ilmi \u00e7al\u0131\u015fmalara vererek \u00fcnl\u00fc eseri Mukaddime&#8217;yi 1374&#8217;de burada tamamlad\u0131. 1382 y\u0131l\u0131nda da M\u0131s\u0131r&#8217;a giderek Kahire&#8217;de bulunan medreselerde m\u00fcderrislik yapmaya ba\u015flad\u0131. Bunun yan\u0131nda Hicaz, Kud\u00fcs ve Suriye&#8217;ye de seyahatler d\u00fczenledi. \u0130bni Haldun 1406 y\u0131l\u0131nda Kahire&#8217;de hayata g\u00f6zlerini yumdu.<\/p>\n<p>Bilmemiz gereken \u00f6nemli bir husus var; 19. y\u00fczy\u0131l sonlar\u0131ndan itibaren \u0130bn Haldun&#8217;un tezleri\u00a0Karl Marx&#8217;\u0131n tezleriyle birlikte ele al\u0131n\u0131yordu.<a href=\"#_ftn1\" name=\"_ftnref1\"><sup>[1]<\/sup><\/a> 16. y\u00fczy\u0131lda ise <em>Katip<\/em><em>\u00a0\u00c7elebi&#8217;den,\u00a0Ko\u00e7i Bey&#8217;e<\/em> kadar bir\u00e7ok Osmanl\u0131\u00a0toplum d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc Haldun&#8217;dan ve \u00f6zellikle onun\u00a0&#8216;\u00e7\u00f6k\u00fc\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncesinden&#8217; do\u011frudan ya da dolayl\u0131\u00a0olarak etkilenmi\u015fti.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;un Karl Marx&#8217;la benzerliklerinin oldu\u011fu bir ger\u00e7ektir. Diyalektik\u00a0olarak adland\u0131r\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnce ve kavray\u0131\u015f tarz\u0131, \u0130bn Haldun&#8217;un \u00e7evrimsel\u00a0zamana\u00a0yapm\u0131\u015f oldu\u011fu vurgular,\u00a0 evrimcili\u011fe\u00a0y\u00f6nelik anlay\u0131\u015f\u0131,\u00a0tarihi\u00a0somut ve sabit de\u011fil dinamik bir realite olarak benimsemesiyle\u00a0Karl Marx&#8217;\u0131n bu konulardaki yakla\u015f\u0131m\u0131 neredeyse tamamen ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun tarih biliminin kurucu metinlerinden, Kitab-\u00fcl \u0130ber\u2019in giri\u015f k\u0131sm\u0131 olan Mukaddime\u2018nin ilk sat\u0131rlar\u0131na \u015f\u00f6yle ba\u015flar: <em>\u201cTarih fenni (ilmi) kavimlerin ve milletlerin yekdi\u011ferine nakledegeldikleri fenlerdendir. Bu ilim i\u00e7in sefere \u00e7\u0131k\u0131l\u0131r, binekler haz\u0131rlan\u0131r, yolculuk i\u00e7in kafileler d\u00fczenlenir. S\u0131radan kimseler ve gaflet i\u00e7indeki ki\u015filer bile bu ilmi \u00f6\u011frenmek i\u00e7in heveslenirler. H\u00fck\u00fcmdarlar ve devlet adamlar\u0131 ise bu konuda yar\u0131\u015f\u0131rlar. Bu ilmi anlama hususunda \u00e2limler ile cahiller birbirine e\u015fit olurlar. Zira tarih; zahiri (d\u0131\u015f) g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f itibariyle eski zamanlardan, devletlerden ve \u00f6nceki \u00e7a\u011flarda meydana gelen vakalardan haber vermekten daha fazla bir \u015fey de\u011fildir. Tarihte eski \u00e7a\u011f ile de ilgili olmak \u00fczere bir\u00e7ok \u015fey anlat\u0131l\u0131r. O konuda misaller verilir. Toplant\u0131 yerlerinde halk bir araya geldi\u011fi zaman can s\u0131k\u0131l\u0131nca tarihi olaylar nakledilerek ho\u015f vakit ge\u00e7irilir. B\u00e2t\u0131n (i\u00e7y\u00fcz\u00fc) itibariyle tarih; d\u00fc\u015f\u00fcnmek, hakikati ara\u015ft\u0131rmak ve olan \u015feylerin sebeplerini bulup ortaya koymakt\u0131r. Olan \u015feylerin ilkeleri incedir, hadiselerin keyfiyet ve sebepleri hakk\u0131ndaki bilgi derindir. \u0130\u015fte bunun i\u00e7in tarih asil ve hikmette soylu bir ilimdir. Bundan dolay\u0131 hikmet (felsefe) grubunu te\u015fkil eden ilimlerden say\u0131lmaya lay\u0131k ve m\u00fcstahakt\u0131r.\u201d<\/em><\/p>\n<p>\u0130bn Haldun Mukaddime\u2019sinde Bedevili\u011fin vas\u0131flar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle tan\u0131mlar: <em>\u201cBedeviler ise toplumdan ayr\u0131 kal\u0131p tek ba\u015flar\u0131na ya\u015fad\u0131klar\u0131, arazide vah\u015fi ve yabani bir duruma geldikleri, koruyucudan uzak kald\u0131klar\u0131, surlar ve kap\u0131larla muhafaza edilen yerlerde ya\u015famay\u0131 bir tarafa att\u0131klar\u0131 i\u00e7in kendilerini m\u00fcdafaa i\u015fi ile bizzat kendileri me\u015fgul olur, bu hususu ba\u015fkalar\u0131na havale etmez, bu konuda kendilerinden ba\u015fka hi\u00e7 kimseye g\u00fcvenmezler. Bedeviler devaml\u0131 olarak silah ta\u015f\u0131r, yollarda giderken tehlike gelmesi muhtemel olan her tarafa dikkatle bakar, oturduklar\u0131 yerlerde ve bineklerinin semerinde uyuklama ve uyuyakalma hali m\u00fcstesna, gece uykusundan bile kendilerini uzak tutarlar. H\u0131\u015f\u0131rt\u0131 ve g\u00fcr\u00fclt\u00fcler kar\u015f\u0131s\u0131nda gayet dikkatli ve ihtiyatl\u0131 davran\u0131rlar. Kuvvet ve yi\u011fitliklerine dayanarak ve kendilerine g\u00fcvenerek \u00e7\u00f6llerde, sahralarda ucu buca\u011f\u0131 olmayan \u0131ss\u0131z ve kimsesiz arazilerde tek ba\u015flar\u0131na bulunabilirler. Metanet, huylar\u0131 ve cesaret, seciyeleri haline gelmi\u015ftir. \u0130mdat isteyen biri kendilerine seslendi\u011fi veya hayk\u0131ran biri onlar\u0131 kovalamak istedi\u011fi vakit, s\u00f6z konusu metanet ve cesaret hasletlerine ba\u015fvururlar.\u201d<\/em><\/p>\n<div id=\"attachment_3739\" style=\"width: 660px\" class=\"wp-caption alignright\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-3739\" class=\"wp-image-3739\" src=\"http:\/\/misak.millidusunce.com\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/10_TND_obverse.jpg\" alt=\"\" width=\"650\" height=\"327\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/10_TND_obverse.jpg 428w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/10_TND_obverse-150x75.jpg 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2018\/10\/10_TND_obverse-300x151.jpg 300w\" sizes=\"auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px\" \/><p id=\"caption-attachment-3739\" class=\"wp-caption-text\">\u0130bn Haldun&#8217;un 10 Tunus Dinar\u0131 \u00fczerindeki resmi<\/p><\/div>\n<h2><strong>\u0130bn Haldun&#8217;un eserleri:<\/strong><\/h2>\n<p>&#8211; Kaside-i B\u00fcrde \u015ferhi<\/p>\n<p>&#8211; \u0130bn R\u00fc\u015fd felsefesi hakk\u0131nda bir risale<\/p>\n<p>&#8211; Kitab el-Mant\u0131k<\/p>\n<p>&#8211; Kitab el-Hisab<\/p>\n<p>&#8211; Marake\u015f sultan\u0131na yaz\u0131lan bir risale<\/p>\n<p>&#8211; \u015eiire dair bir risale<\/p>\n<p>&#8211; Mukaddime<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;a g\u00f6re hi\u00e7bir toplum do\u011fu\u015ftan yerle\u015fik (medeni) olamaz. Her toplum ilk do\u011fdu\u011funda g\u00f6\u00e7ebedir. Bu, sosyal ve do\u011fal \u015fartlar\u0131n bir gere\u011fidir. G\u00f6\u00e7ebelik hayat\u0131 toplumun yap\u0131s\u0131na g\u00f6re uzun veya k\u0131sa olabilir. Fakat bu devreyi ge\u00e7irmeyen hi\u00e7 bir toplum medeniyeti olu\u015fturamaz.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe toplumlar kendi aralar\u0131nda ikiye ayr\u0131l\u0131r: Bir k\u0131sm\u0131 ziraat ve bah\u00e7ecilik yaparak \u00e7ift\u00e7ilikle u\u011fra\u015f\u0131rlar; di\u011fer k\u0131sm\u0131 ise koyun, ke\u00e7i, s\u0131\u011f\u0131r, ar\u0131 ve ipekb\u00f6ce\u011fi gibi hayvanlara ve canl\u0131lara bakma i\u015fini meslek edinmi\u015flerdir. Birinci grup toplum, ge\u00e7imlerini toprak ve a\u011fa\u00e7lardan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok uzak yerlere gidemezler; belirli bir \u00e7evre i\u00e7erisinde d\u00f6n\u00fcp dola\u015f\u0131rlar. \u0130kinci grup toplum ise her yere gidebilir. \u00d6zellikle \u00e7\u00f6llere, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc olmayan yerlere kadar uzanabilir. Hayvan beslemeleri, onlar\u0131 tam bir g\u00f6\u00e7ebe hayat\u0131 ya\u015famaya y\u00f6neltmi\u015ftir.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe toplumlar\u0131n\u0131 olu\u015fturan bireyler birbirlerine \u00e7ok ba\u011fl\u0131d\u0131rlar. \u0130bn Haldun bu durumu <em>&#8220;asabiyet&#8221;<\/em> kavram\u0131 ile a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Ona g\u00f6re asabiyet geli\u015ftik\u00e7e bireylerin birbirine olan ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131 da art\u0131r. Bu ba\u011fl\u0131l\u0131k g\u00f6\u00e7ebe toplumlar\u0131n ya\u015fam tarzlar\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Ba\u011f\u0131ms\u0131z ya\u015fayan g\u00f6\u00e7ebe bir kabile, d\u0131\u015ftan tehlikelere kar\u015f\u0131 kendisini korumak ve do\u011fal ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in kuvvetli bir dayan\u0131\u015fma i\u00e7erisinde olmal\u0131d\u0131r. B\u00f6yle bir kabile kendi mensuplar\u0131na, d\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 uyan\u0131k olmay\u0131, kendi aralar\u0131nda ise dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde olmay\u0131 telkin eder. Bu \u015fartlar i\u00e7erisinde g\u00f6\u00e7ebe insan\u0131, d\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 ha\u015fin ve m\u00fccadeleci, i\u00e7e kar\u015f\u0131 ise merhametli ve yard\u0131msever insand\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe toplum ihtiyac\u0131 kadar \u00fcretir. Konut bar\u0131nmay\u0131, g\u0131da ya\u015famay\u0131, giyecek \u00f6rt\u00fcnmeyi sa\u011flayacak kadard\u0131r. \u0130htiya\u00e7 maddelerinde \u00e7e\u015fitlilik ve l\u00fcks yoktur. G\u00f6\u00e7ebe insan rahatl\u0131\u011fa ve bollu\u011fa al\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kanaatk\u00e2rd\u0131r. Kabilenin \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131ndan \u00fcst\u00fcn tutar, egoist de\u011fildir, di\u011ferlerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve y\u00fcreklidir.<\/p>\n<p>G\u00f6\u00e7ebe toplumlar\u0131n kendilerine \u00f6zg\u00fc hukuki yap\u0131lar\u0131 vard\u0131r. Bu hukuki yap\u0131n\u0131n temelini &#8220;asabiyet&#8221; kavram\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Ki\u015fileri birbirlerine ba\u011flayan, onlar\u0131 birbirleriyle kayna\u015ft\u0131ran asabiyet, bir tak\u0131m kurallar da ortaya koyar. Asabiyet geli\u015ftik\u00e7e bu kurallar daha da belirginle\u015fir.<\/p>\n<p>Asabiyet do\u011farken bir kabile b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. Bazen bu kabile b\u00fcy\u00fckleri birka\u00e7 ki\u015fi de olabilir. Toplum ilk d\u00f6nemlerinde kabile b\u00fcy\u00fcklerinin buyruklar\u0131na g\u00f6re y\u00f6netilir. Kabile b\u00fcy\u00fcklerinin buyruklar\u0131, toplumun ge\u00e7mi\u015f y\u0131llar\u0131ndan getirdi\u011fi de\u011fer yarg\u0131lar\u0131, \u00f6rf ve adetler hukuki yap\u0131n\u0131n temellerini olu\u015fturur. G\u00f6\u00e7ebe toplumun hukuki yap\u0131s\u0131n\u0131n geli\u015fimi bu y\u00f6ndedir.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, \u201cher g\u00f6\u00e7ebe toplumun zamanla geli\u015fme g\u00f6stererek topra\u011fa yerle\u015fece\u011fini, bunun nedeninin ise g\u00f6\u00e7ebe toplumlar\u0131n g\u00fc\u00e7 ve servet kazand\u0131k\u00e7a yerle\u015fik bir hayat s\u00fcrme isteklerinin artmas\u0131 oldu\u011funu\u201d ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. B\u00f6ylece g\u00f6\u00e7ebe toplumlar yava\u015f yava\u015f kasaba ve \u015fehirlere yerle\u015firler. Bunun sonucu olarak devlet a\u015famas\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar. Devlet a\u015famas\u0131nda otorite, insanlar\u0131 d\u0131\u015f tehlikelere kar\u015f\u0131 korudu\u011fundan, insanlar askerlikten ve g\u00fcvensizlik ortam\u0131n\u0131n do\u011furdu\u011fu ya\u015fam tarz\u0131ndan vazge\u00e7erek, sanat, edebiyat, mimarl\u0131k gibi k\u00fclt\u00fcrel konularla ilgilenmeye ba\u015flarlar. B\u00f6ylece yerle\u015fik hayatta insanlar kendi zevk ve rahatlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek egoist olurlar ve cesaretlerini kaybederler. Ayr\u0131ca otoritenin her alanda kendini hissettirmesi insanlar\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k duygular\u0131n\u0131 da yok eder.<\/p>\n<p>Yerle\u015fik toplumlar\u0131n hukuki yap\u0131lar\u0131 g\u00f6\u00e7ebe toplumlardan farkl\u0131d\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce yerle\u015fik toplumlarda asabiyet ba\u011f\u0131 zay\u0131flam\u0131\u015f, onun yerini &#8220;din ba\u011f\u0131&#8221; ve &#8220;h\u00fck\u00fcmdara sadakat ba\u011f\u0131&#8221; alm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu toplumlardaki hukuki yap\u0131, dini kurallar ve h\u00fck\u00fcmdar\u0131n koymu\u015f oldu\u011fu kurallardan meydana gelir.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;un toplum kuram\u0131 incelendi\u011finde onun <em>&#8220;tarihsel determinizm&#8221; <\/em>anlay\u0131\u015f\u0131yla hareket etti\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Tarih\u00ee seyir i\u00e7erisindeki t\u00fcm toplumlar\u0131n &#8220;bedevi&#8221; ya\u015famdan &#8220;medeni&#8221; ya\u015fam bi\u00e7imine ge\u00e7i\u015f yapt\u0131klar\u0131n\u0131, bunun ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz genel bir kural oldu\u011funu s\u00f6ylemekle determinist<a href=\"#_ftn2\" name=\"_ftnref2\"><sup>[2]<\/sup><\/a> anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;un, g\u00f6\u00e7ebe toplum-yerle\u015fik toplum ayr\u0131m\u0131 \u00fczerinde dururken, zaman\u0131n Arap, Norman, Berberi, Mo\u011fol ve T\u00fcrk topluluklar\u0131n\u0131n ya\u015fam bi\u00e7imlerini de\u011ferlendirip yorumlanmas\u0131ndaki do\u011fruluk pay\u0131 y\u00fcksektir. Ancak bu konudaki g\u00f6r\u00fc\u015flerini genelle\u015ftirip, tarih boyunca ortaya \u00e7\u0131kan t\u00fcm toplumlar\u0131n s\u00f6z konusu a\u015famalardan ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemesi bir varsay\u0131mdan \u00f6teye gitmemektedir.<\/p>\n<h2><strong>\u0130bn Haldun&#8217;un devlet anlay\u0131\u015f\u0131<\/strong><\/h2>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;un \u00fczerinde en \u00e7ok durdu\u011fu ve devlet g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn temelini olu\u015fturan kavram asabiyettir. Bu kavram \u0130bn Haldun&#8217;a \u00f6zg\u00fc olup ba\u015fka bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrde bu kavrama rastlanmamaktad\u0131r. \u0130bn Haldun asabiyet kavram\u0131n\u0131 de\u011fi\u015fik \u015fekillerde tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r.\u00a0 Bunlar\u0131n ba\u015fl\u0131calar\u0131:<\/p>\n<p><em>&#8220;Bir a\u015firetten veya bir aileden gelmek veya bir baban\u0131n \u00e7ocuklar\u0131 olarak karde\u015f olmak \u00f6zel bir asabiyet meydana getirir.&#8221;<\/em><\/p>\n<p><em>&#8221;Asabiyet, sadece nesep birli\u011finden veya o manadaki di\u011fer bir \u015feyden h\u00e2s\u0131l olur.&#8221;<\/em><\/p>\n<p><em>&#8220;Neseplerdeki(soylardaki) semere ve fayda, yard\u0131mla\u015fmaya ve gayrete gelerek imdada ko\u015fmaya vesile olan asabiyetten ibarettir.&#8221;<\/em><\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, toplumlar\u0131n devlet haline gelebilmelerini asabiyetle m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6rmektedir. Hi\u00e7bir toplum asabiyetini olu\u015fturmadan devlet kuramaz, hatta ya\u015fam\u0131n\u0131 bile s\u00fcrd\u00fcremez. Asabiyeti olu\u015fmayan toplumlar en ufak bir zorlama kar\u015f\u0131s\u0131nda da\u011f\u0131lmaya mahk\u00fbmdurlar. Asabiyet devlet kurulduktan sonra da \u00f6nemini yitirmez. Devletin s\u00fcreklili\u011fi de asabiyete ba\u011fl\u0131d\u0131r. Asabiyetsiz hi\u00e7bir devlet kurulmaz. Devletin kurulabilmesi i\u00e7in maddi ve manevi g\u00fc\u00e7 gerekir. Bu ise asabiyetin kendisidir.<\/p>\n<p>T\u00fcm bu a\u00e7\u0131klamalardan, asabiyetin amac\u0131n\u0131n devlet kurmak oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Ancak devlet kurulduktan sonra asabiyet eski canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve dinamizmini yava\u015f yava\u015f kaybeder. \u0130bn Haldun, devletin kurulmas\u0131ndan sonra asabiyetin er ge\u00e7 bozulmaya y\u00fcz tutaca\u011f\u0131n\u0131 ve hi\u00e7bir kuvvetin buna engel olamayaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun devletin, g\u00f6\u00e7ebe toplum yap\u0131s\u0131ndan yerle\u015fik toplum yap\u0131s\u0131na ge\u00e7i\u015f ile ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunmaktad\u0131r. Ona g\u00f6re g\u00f6\u00e7ebe toplumlarda devlet yoktur. Oysa yerle\u015fik toplumlarda siyasal \u00f6rg\u00fctler kurulmu\u015f ve devlet a\u015famas\u0131na gelinmi\u015ftir. G\u00f6\u00e7ebe toplumlar\u0131n devleti meydana getirmelerinde, ihtiya\u00e7lar\u0131n kar\u015f\u0131lanmas\u0131, d\u0131\u015ftan gelen tehlikelere kar\u015f\u0131 korumak ve bunlara benzer do\u011fal zorunluluklar etken olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun devletin gereklili\u011fini iki nedenle a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Bunlar:<\/p>\n<p>*Devlet, insan i\u00e7in do\u011fal bir zorunluluktur. Devletin kurulmas\u0131 sosyal hayat\u0131n bir gere\u011fidir. \u0130nsan, ya\u015famak ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirebilmek i\u00e7in, yani ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in bir araya gelmek ve hemcinsleriyle yard\u0131mla\u015fmak zorundad\u0131r. Bu zorunlulu\u011fun kar\u015f\u0131lanmas\u0131 ancak devletin varl\u0131\u011f\u0131 ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>*\u0130nsanlar, bir araya gelmeleri ve dayan\u0131\u015fma i\u00e7ine girmelerinden sonra birbirinin sald\u0131rganl\u0131\u011f\u0131ndan korunmak i\u00e7in yasak\u00e7\u0131ya (devlete) muhta\u00e7t\u0131rlar. \u0130nsanlar\u0131n birbirine y\u00f6nelttikleri sald\u0131r\u0131lar\u0131 engelleyen bir g\u00fc\u00e7 olmadan g\u00fcvenlik i\u00e7inde ya\u015famalar\u0131 imk\u00e2ns\u0131zd\u0131r. Devlet olmad\u0131\u011f\u0131 takdirde onlar\u0131 bu sald\u0131r\u0131lardan kimse koruyamaz. Dolay\u0131s\u0131yla devletin varl\u0131\u011f\u0131 zorunludur.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun&#8217;un, devletin g\u00f6revlerini son derece geni\u015f tuttu\u011fu, &#8220;sosyal devlet&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131na uygun bir \u015fekilde her alan\u0131 devletin faaliyet, g\u00f6zetim ve denetimi alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu devlet, t\u00fcm korunmaya muhta\u00e7 kesimlerin koruyucusu, kendini t\u00fcm halk\u0131n refah ve mutlulu\u011funu sa\u011flamakla g\u00f6revli sayan devlettir. Bu yakla\u015f\u0131m i\u00e7erisinde \u0130bn Haldun sa\u011fl\u0131k ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak, \u00fclkeyi imar etmek, din i\u015flerini d\u00fczenlemek, e\u011fitim hizmetini sunmak, halk\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden al\u0131koyup iyili\u011fe y\u00f6neltmek, yiyecek ve i\u00e7ecek maddelerinin temiz ve sa\u011fl\u0131\u011fa uygun olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 denetlemek, ticari faaliyetleri denetlemek ve bunlara benzer di\u011fer hususlar\u0131 yerine getirmeyi devletin g\u00f6revleri aras\u0131nda saym\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Devlet Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 konusu ise \u0130bn Haldun&#8217;un \u00f6nem verdi\u011fi konulardan biridir. Zira ona g\u00f6re devletlerin iyi veya k\u00f6t\u00fc olmalar\u0131 y\u00f6neticilere ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu ama\u00e7la \u0130bn Haldun, ideal devlet ba\u015fkanlar\u0131n\u0131n bulundu\u011fu &#8220;D\u00f6rt Halife&#8221; d\u00f6nemi ile bu d\u00f6nemden sonra gelen ve \u0130slam Peygamberi\u2019nin &#8220;\u0131s\u0131r\u0131c\u0131 meliklik&#8221; diye nitelendirdi\u011fi &#8220;saltanat&#8221; d\u00f6nemini birbirinden ay\u0131rmakta ve bu do\u011frultuda ba\u015fkanl\u0131\u011fa ili\u015fkin g\u00f6r\u00fc\u015flerini &#8220;Halifelik&#8221; ve &#8220;H\u00fck\u00fcmdarl\u0131k&#8221; \u015feklinde ikili ayr\u0131m i\u00e7erisinde incelemektedir.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, g\u00f6\u00e7ebe toplumlarda egemen olan &#8220;asabiyet&#8221; duygusunun zamanla \u201ch\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131\u201d ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunun, do\u011fal ve ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir ger\u00e7ek oldu\u011funu vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Ona g\u00f6re her toplum, insanlar\u0131n birbirine olan sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6nleyecek bir yasak\u00e7\u0131ya ve h\u00fck\u00fcmdara ihtiya\u00e7 duyar. O halde yasak\u00e7\u0131 ve h\u00fck\u00fcmdar olan \u015fahs\u0131n asabiyetle di\u011fer g\u00fc\u00e7lere galip gelmesi ve egemen g\u00fc\u00e7 olmas\u0131 zaruridir. \u0130\u015fte bu g\u00fc\u00e7 &#8220;h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k&#8221; olarak di\u011fer sosyal iktidarlardan farkl\u0131 bir iktidard\u0131r. Di\u011fer iktidarlarda &#8220;zora ba\u015fvurma&#8221; ve &#8220;kuvveti tek elinde bulundurma&#8221; olgular\u0131 yoktur. Oysa h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k, zorla h\u00fckmetmektir.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, devlet ile h\u00fck\u00fcmdar aras\u0131nda \u00e7ok s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki kurmu\u015f, devletin gelece\u011fini h\u00fck\u00fcmdara ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Devletin b\u00fcy\u00fcy\u00fcp geli\u015fmesi, olgunlu\u011fa ermesi ve halk\u0131n y\u00f6netiminden ho\u015fnut olup onu desteklemesi h\u00fck\u00fcmdara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7in h\u00fck\u00fcmdar\u0131n halk\u0131n iyili\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmesi, onlara kar\u015f\u0131 yumu\u015fak olmas\u0131, affedici olmas\u0131 gerekir. Aksi halde halk\u0131n devlete kar\u015f\u0131 olan g\u00fcveni sars\u0131l\u0131r ve devlet yap\u0131s\u0131 bozulur sonunda h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k y\u0131k\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmdar-Devlet ili\u015fkisinde \u00f6nemli bir ba\u015fka nokta da, h\u00fck\u00fcmdar\u0131n devleti kuran asabiyete mensup olmas\u0131d\u0131r. \u0130bn Haldun&#8217;un bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden, devlet y\u00f6netiminde soyluluk esas\u0131n\u0131 benimsemi\u015f oldu\u011fu sonucu \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Ancak onun anlad\u0131\u011f\u0131 soyluluk kan ba\u011f\u0131ndan kaynaklanan bir soyluluk de\u011fil, sonradan kazan\u0131lan bir soyluluktur.<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, devletin do\u011fal y\u0131k\u0131l\u0131\u015f nedenini &#8220;Organizmac\u0131 Devlet Kuram\u0131&#8221; ile a\u00e7\u0131klamaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7ekten o, insan organizmas\u0131 ile devlet aras\u0131nda bir benzerli\u011fin var oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek, bu benzerlikten hareketle insan organizmas\u0131n\u0131n ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu do\u011fal kanuna devletin de ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu kabul etmi\u015ftir. Nas\u0131l ki insanlar do\u011far, b\u00fcy\u00fcr ve sonu\u00e7ta \u00f6l\u00fcrse devlet de ayn\u0131 \u015fekilde do\u011far, geli\u015fir ve y\u0131k\u0131l\u0131r. \u0130bn Haldun insanlar\u0131n do\u011fal \u00f6m\u00fcrlerinin 120 y\u0131l oldu\u011funu, bu s\u00fcrenin yakla\u015f\u0131k olarak devlet i\u00e7in de ayn\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Yani devletlerin azami \u00f6mr\u00fc de, insanlar\u0131n azami \u00f6mr\u00fc olan 120 y\u0131ld\u0131r. Ona g\u00f6re hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7, bu do\u011fal \u00f6mr\u00fcn sona ermesini engelleyemez.<\/p>\n<h2><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/h2>\n<p>\u0130bn Haldun \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr. \u0130ktisat, siyaset bilimi, tarih ve sosyoloji alan\u0131nda emprik ara\u015ft\u0131rmalarda bulunmu\u015ftur. Ancak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcm\u00fcz\u00fcn as\u0131l \u00f6nemi tarih ve sosyoloji alan\u0131nda yapm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00e7al\u0131\u015fmalardan kaynaklan\u0131r. Ger\u00e7ekten O, sahip oldu\u011fu geni\u015f bilgi birikimi ve bulunmu\u015f oldu\u011fu \u00e7e\u015fitli ileri kademedeki devlet memurlu\u011fu g\u00f6revlerinden elde ettikleri tecr\u00fcbeyi, tarihi ara\u015ft\u0131rmalardan sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 verilerle yo\u011furarak, \u00f6zellikle sosyoloji alan\u0131nda g\u00f6zleme dayal\u0131 somut ve orijinal a\u00e7\u0131klamalarda bulunmu\u015ftur. Bu y\u00f6n\u00fcyle \u0130bn Haldun sosyal bilimler alan\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir devrim ger\u00e7ekle\u015ftiren bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrd\u00fcr.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun\u2019un devlet g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de, yapm\u0131\u015f oldu\u011fu sosyolojik ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131na ve yukar\u0131da belirtilen bir ki\u015fili\u011fe sahip olu\u015funa dayanmaktad\u0131r. Ger\u00e7i devlet g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcn dinsel alg\u0131lamadan etkilendi\u011fi g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Ancak bu etkilenme, \u00f6zellikle devletin y\u00f6netimi konusunda s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmaktad\u0131r. Devlete ili\u015fkin di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015flerinde, (\u00f6rne\u011fin devletin k\u00f6keni, asabiyet ve devletin y\u0131k\u0131lmas\u0131) yapm\u0131\u015f oldu\u011fu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 daha a\u011f\u0131r basmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, daha 14. y\u00fczy\u0131lda topluluklar\u0131 &#8220;bedevi-hadari&#8221; \u015feklinde bir ayr\u0131ma tabi tutarak, bu topluluklar\u0131n hukuki ve sosyolojik yap\u0131lar\u0131n\u0131 modern sosyologlar d\u00fczeyinde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Asabiyet ba\u011f\u0131 ile kuvvetli bir yap\u0131ya sahip olan bedevi topluluklar\u0131n zamanla yerle\u015fik hayata ge\u00e7eceklerini ve asabiyet ba\u011f\u0131 sayesinde devleti kuracaklar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Devleti insanlar\u0131n ortak menfaatlerini ve ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamaya y\u00f6nelik bir kurum olarak g\u00f6ren \u0130bn Haldun, devletin k\u00f6kenini toplum s\u00f6zle\u015fmesi, devlet kuram\u0131 ve tav\u0131rlar kavram\u0131 ile a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bn Haldun, devletin kurulmas\u0131nda oldu\u011fu gibi y\u0131k\u0131lmas\u0131nda da en b\u00fcy\u00fck etkenin &#8220;asabiyet&#8221; oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Toplumlar\u0131n ve devletlerin i\u00e7 dinami\u011fi olan asabiyetin zay\u0131flamas\u0131 devletin de zay\u0131flamas\u0131 sonucunu do\u011furur ve (medeni) hayat\u0131n getirmi\u015f oldu\u011fu nimetlerden yararlanman\u0131n da bu sonu\u00e7 \u00fczerinde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck etkisi vard\u0131r. Bu etkinin devlet taraf\u0131ndan \u00f6nlenmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, insan\u0131n do\u011fup, b\u00fcy\u00fcy\u00fcp \u00f6lmesi gibi do\u011fal bir sonu\u00e7tur.<\/p>\n<h2><strong>Kaynak\u00e7a<\/strong><\/h2>\n<p>ADIVAR: &#8220;\u0130bn Haldun&#8221;, IA. C.V\/II., G\u00d6ZE, Ayferi, Siyasal D\u00fc\u015f\u00fcnceler ve Y\u00f6ntemleri, \u0130st, 1995, s.88-89<\/p>\n<p>HASSAN, \u00dcmit, \u0130bn Haldun Metodu ve Siyaset Teorisi, Ankara, 1982, s. 177-190<\/p>\n<p>\u0130BN HALDUN: Mukaddime (Haz\u0131rlayan: S\u00fcleyman Uluda\u011f), C.I \u0130st. 1988, s.208<\/p>\n<p>\u00d6KTEN Niyazi: Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi, \u0130st. 1988, s.290<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref1\" name=\"_ftn1\"><sup>[1]<\/sup><\/a> \u0130bn Haldun&#8217;un Osmanl\u0131 k\u00fct\u00fcphanelerinde\u00a0bulunan elyazmalar\u0131n\u0131n \u00e7oklu\u011fu bu ili\u015fkiyi kan\u0131tlamaktad\u0131r. Bu yazmalar \u00a01730&#8217;da T\u00fcrk\u00e7eye \u00e7evrilmi\u015ftir. Ahmet Cevdet Pa\u015fa ise kendi d\u00f6neminde bu yazmalar\u0131n bas\u0131m ve yay\u0131m\u0131 i\u00e7in \u00e7ok emek sarf etmi\u015ftir.<\/p>\n<p><a href=\"#_ftnref2\" name=\"_ftn2\"><sup>[2]<\/sup><\/a> Determinizm, belirlenircilik, gerekircilik veya belirlenimlilik\u00a0evreninin i\u015fleyi\u015finin, evrende ger\u00e7ekle\u015fen olaylar\u0131n \u00e7e\u015fitli bilimsel yasalarla, \u00f6rne\u011fin fizik yasalar\u0131 ile belirlenmi\u015f oldu\u011funu ve bu belirlenmi\u015f olaylar\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmelerinin zorunlu oldu\u011funu \u00f6ne s\u00fcren \u00f6\u011fretidir. Yani \u00f6\u011fretiye g\u00f6re her \u015fey belirlenmi\u015ftir ve de\u011fi\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130bn Haldun kimdir, hangi alanlarda eserler vermi\u015ftir? Hangi Osmanl\u0131 tarih\u00e7ilerini etkiledi? \u0130bni Haldun\u2019un Karl Marx\u2019la ayn\u0131 olan d\u00fc\u015f\u00fcnceleri nelerdi? Devletin ve medeniyetin olu\u015fma a\u015famalar\u0131 nelerdir? <\/p>\n","protected":false},"author":41,"featured_media":3738,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[61,62,2,64,66],"tags":[],"coauthors":[51],"class_list":["post-3737","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-din","category-egitim-kultur","category-genel","category-kurumlar","category-siyaset-tarih"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3737","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/41"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3737"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3737\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/3738"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3737"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3737"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3737"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=3737"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}