{"id":9671,"date":"2020-03-23T19:30:00","date_gmt":"2020-03-23T16:30:00","guid":{"rendered":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/?p=9671"},"modified":"2020-03-23T18:49:32","modified_gmt":"2020-03-23T15:49:32","slug":"devlet","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/devlet\/","title":{"rendered":"Devlet"},"content":{"rendered":"<p><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" class=\" wp-image-9674 aligncenter\" src=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1-300x169.jpg\" alt=\"Ofiste \u0130\u015f\" width=\"808\" height=\"455\" srcset=\"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1-300x169.jpg 300w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1-150x85.jpg 150w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1-768x433.jpg 768w, https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-content\/uploads\/2020\/03\/1.jpg 852w\" sizes=\"auto, (max-width: 808px) 100vw, 808px\" \/><\/p>\n<p>Yayg\u0131n kan\u0131n\u0131n aksine, devlet tarih\u00ee bir kategoridir: ezeli de\u011fildir, tarihin belli bir a\u015famas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Devleti devlet yapan nitelikler, d\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinde farkl\u0131 d\u00f6nemlerde \u015fekillenmi\u015ftir. Uzmanlar, devletin, \u00e7a\u011fda\u015f anlamda Avrupa\u2019da Reformasyon d\u00f6neminin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. Asl\u0131nda devlet kavram\u0131n\u0131n Avrupa dillerindeki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bug\u00fcnk\u00fc status, stato, \u00e9tat, state kelimelerinin kullan\u0131m\u0131 19. y\u00fczy\u0131la rastlar. Bundan \u00f6nce, bunun yerine siyasi topluluk anlam\u0131nda polis, civitas, respublica, regnum gibi s\u00f6zc\u00fckler kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130kincisinin genelle\u015ftirilmi\u015f ifadesi, \u00e7a\u011fda\u015f bilimsel edebiyatta polity kelimesidir.1 Baz\u0131 uzmanlar, \u00e7a\u011fda\u015f devletlerden \u00f6nceki kurumlar\u0131, \u015fartl\u0131 olarak geleneksel devletler olarak adland\u0131rmaktad\u0131rlar. Bizce, bu kavram ve yakla\u015f\u0131m makbul addedilebilir. Bat\u0131 biliminde devlet ve devlet\u00e7ilik tarihi \u00e2deta Bat\u0131 Avrupa \u00fclkelerinin tarih\u00ee materyali \u00fczerine kuruludur. Bu nedenle, k\u0131sa analizimiz temel olarak Avrupa\u2019n\u0131n tarih\u00ee tecr\u00fcbesine dayanacakt\u0131r. Devletin Do\u011fu\u015fu Devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile ilgili farkl\u0131 teoriler mevcuttur. Mitolojik ve dini kavramlar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, devletin, genel y\u00f6netim sisteminin, sosyal davran\u0131\u015f\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin ilahi (do\u011fa\u00fcst\u00fc) yarat\u0131l\u0131\u015f temelinde bir fikir yatmaktayd\u0131. Bunlar\u0131n ay\u0131rt edici \u00f6zelli\u011fi, toplum ve devlet aras\u0131nda fark bulunmamas\u0131d\u0131r. Bu fikirler, ilkel insan topluluklar\u0131n\u0131n olu\u015fumu s\u0131ras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, Orta \u00e7a\u011f\u2019a kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirmi\u015ftir. Antik Yunan filozofu Platon\u2019a g\u00f6re, devlet, Zeus ve Olimpos Tanr\u0131lar\u0131 zaman\u0131nda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bu Tanr\u0131lar, evreni payla\u015fmak i\u00e7in kura \u00e7ekmi\u015f, antik Attika arazisi Athena ve Hephaistos\u2019a, Atlantis adalar\u0131 Poseidon\u2019a d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Athena ve Hephaistos soylu olanlar\u0131 Attika\u2019ya yerle\u015ftirmi\u015f, onlar\u0131n zihnine demokratik bir devlet yap\u0131s\u0131na dair kavramlar yerle\u015ftirmi\u015flerdi. Poseidon ise Atlantis\u2019te kal\u0131tsal kral y\u00f6netimi \u015feklinde bir devlet kurmu\u015ftu. B\u00f6ylece, Platon, yery\u00fcz\u00fcndeki ya\u015fam\u0131n d\u00fczg\u00fcn bir \u015fekilde d\u00fczenlenebilmesi i\u00e7in, insanlar\u0131n olabildi\u011fince efsanevi kozmik-Tanr\u0131sal y\u00f6netim temellerini taklit etmeleri gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekteydi. Eski Hint mitolojisine g\u00f6re ise, Tanr\u0131 \u0130ndra evrende ve d\u00fcnyada kurallar koymu\u015f, onun kanunlar\u0131n\u0131 ve geleneklerini belirlemi\u015ftir. Eski \u00c7in mitolojisi ise, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn Tanr\u0131sal iradesi sayesinde evrende d\u00fczenin, iktidar\u0131n kuruldu\u011funu, davran\u0131\u015f kurallar\u0131n\u0131n belirlendi\u011fini vs. iddia etmektedir. \u0130ktidar sahibi olan imparator ise, d\u00fcnyan\u0131n o\u011flu olarak kabul edilmekteydi. Devletin olu\u015fumu ile ilgili dini teoriler Thomas Aquinas\u2019tan (1225-1274) sonra ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Onun teorisine g\u00f6re, devlet hem Tanr\u0131sal irade sonucunda hem de insan\u0131n iradesi sayesinde yarat\u0131labilir. Devlet y\u00f6netimini elde etme ve onu kullanma yollar\u0131 ise Tanr\u0131n\u0131n iste\u011fine ters d\u00fc\u015febilir. Bu durumda, tiran bir iktidar ilahi takdir kazanamaz.2 Devlet y\u00f6netiminin Tanr\u0131sal kayna\u011f\u0131 ile ilgili benzer fikirler Orta\u00e7a\u011f\u2019da da \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. 20. y\u00fczy\u0131lda, devletin do\u011fu\u015fu ile ilgili ilahiyat ekol\u00fcn\u00fcn \u00f6nde gelen son temsilcisi Frans\u0131z Kardinal Jacques-Paul Martin (1908-1992) olmu\u015ftur. Bug\u00fcn Vatikan devletinin resm\u00ee doktrini bu teoriye dayanmaktad\u0131r. Devletin do\u011fu\u015fuyla ilgili patriyarkal-paternalist teoriler \u00e7ok eski \u00e7a\u011flardan beri yayg\u0131nd\u0131r. Devletin aileden, sosyal ve devlet y\u00f6netiminin ise baban\u0131n ailedeki egemenli\u011finden ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 fikri bu teorinin k\u00f6keninde yatmaktad\u0131r. Paternalist (pater-ata kelimesinden t\u00fcreyen) teori, devletle aile aras\u0131nda do\u011frudan ba\u011flant\u0131 kurmaktad\u0131r. \u00d6rne\u011fin, \u00c7inli filozof Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs (M.\u00d6. 551-479), imparatoru \u201cG\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn O\u011flu\u201d ve g\u00f6klerin iradesinin icrac\u0131s\u0131 olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f, imparatorun h\u00e2kimiyetini aile reisinin h\u00e2kimiyeti ile \u00f6zde\u015fle\u015ftirmi\u015f, devleti ise b\u00fcy\u00fck bir aile olarak kabul etmi\u015ftir. Konf\u00fc\u00e7y\u00fcs, devletin de aile gibi, liyakat ilkelerine g\u00f6re, b\u00fcy\u00fcklerin k\u00fc\u00e7\u00fcklere bak\u0131m\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fcklerin sadakati ve ya\u015fl\u0131lara sayg\u0131 ilkeleriyle y\u00f6netilmesi gerekti\u011fine inanmaktayd\u0131.3 Antik Yunan filozofu Aristoteles\u2019in (M.\u00d6. 383-322) eserlerinde de devletin olu\u015fumuna paternalist yakla\u015f\u0131m h\u00e2kimdir. Devletin do\u011fu\u015funa ili\u015fkin organik teoriler, devleti canl\u0131 organizma, toplumsal evrimin \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6rmektedir. Bu teoriye g\u00f6re, sosyal organizmalarda m\u00fccadele ve sava\u015f s\u0131ras\u0131nda (do\u011fal se\u00e7ilim sonucunda) somut devletler ortaya \u00e7\u0131kar, h\u00fck\u00fcmetler kurulur, y\u00f6netim yap\u0131s\u0131 geli\u015fir, daha \u00f6nemlisi organa daha y\u00fcksek stat\u00fc cazip gelir. Bu s\u00fcre\u00e7te, sosyal organizma kendi h\u00fccrelerini yutar.4 \u00dcnl\u00fc Frans\u0131z filozofu Auguste Comte (1798-1857) ve \u0130ngiliz sosyolog Herbert Spencer (1820-1903), devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin organik kavram\u0131n geli\u015ftirilmesinde \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015flard\u0131r. Devletin do\u011fu\u015funa ili\u015fkin en yayg\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerden biri, s\u00f6zle\u015fme (do\u011fal-hukuki) kavram\u0131d\u0131r. Antik Yunan filozofu Epik\u00fcr\u2019e (M.\u00d6. 342\/341-271\/270) g\u00f6re, \u201cdo\u011fadan gelen adalet, faydal\u0131 olanlar\u0131n birbirine zarar vermeme ve zarara tahamm\u00fcl etmemesi ba\u011flam\u0131nda s\u00f6zle\u015fmesidir\u201d. Devlet, ortak ya\u015fam kurallar\u0131 hakk\u0131nda toplumsal s\u00f6zle\u015fme sonucunda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, bu zaman i\u00e7erisinde insanlar do\u011fu\u015ftan kendisine ait olan haklar\u0131ndan bir k\u0131sm\u0131n\u0131, insanlar\u0131n ortak yarar\u0131n\u0131 temsil eden devlete vermi\u015f; devlet de insanlar\u0131n haklar\u0131n\u0131 sa\u011flamay\u0131 garanti etmi\u015ftir. Hollandal\u0131 hukuk\u00e7u ve devlet adam\u0131 Hugo Grotius (1583-1645), devleti iradenin eseri, insanlar aras\u0131nda sa\u011flanan (onlar\u0131n iradesinin ifadesi) s\u00f6zle\u015fme sonucu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir olgu olarak g\u00f6r\u00fcr. Toplumsal s\u00f6zle\u015fme teorisinin kurucular\u0131ndan \u0130ngiliz materyalist felsefeci Thomas Hobbes (1588- 1679), insanl\u0131\u011f\u0131n devlete kadar olan (do\u011fal) halini \u201cherkesin herkese kar\u015f\u0131 olan sava\u015f\u0131\u201d olarak betimler. Bu do\u011fal hal i\u00e7erisinde genel h\u00e2kimiyet, kanun ve adalet mevcut de\u011fil, herkesin her \u015feye hakk\u0131 vard\u0131r. Hobbes\u2019e g\u00f6re, bu ko\u015fullarda insan akl\u0131 bar\u0131\u015f\u0131 bulmay\u0131 ve onun kurallar\u0131na uymay\u0131 gerektirmi\u015ftir. Bu do\u011fal kanunlar\u0131n gere\u011fi, insanlar\u0131 devletin, egemen genel h\u00e2kimiyetin kurulmas\u0131 konusunda s\u00f6zle\u015fme yapmaya y\u00f6nlendirmi\u015ftir. Bu devlet de insanlar\u0131 korku i\u00e7inde tutar, ancak onlar\u0131n eylemlerini ortak iyili\u011fe y\u00f6neltir. Hobbes s\u00f6zle\u015fme kavram\u0131n\u0131, absolyutist\/mutlak\u0131yet\u00e7i devleti hakl\u0131 k\u0131lmak i\u00e7in kullanm\u0131\u015ft\u0131r. Ayd\u0131nlanma \u00c7a\u011f\u0131\u2019n\u0131n \u00fcnl\u00fc \u0130ngiliz filozofu John Locke\u2019a (1632-1704) g\u00f6re, devletin kurulmas\u0131na ili\u015fkin toplumsal s\u00f6zle\u015fmenin amac\u0131, herkesin m\u00fclkiyet haklar\u0131n\u0131, hayat\u0131n\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve m\u00fclkiyetini korumakt\u0131r. Devletle insanlar\u0131n s\u00f6zle\u015fme ili\u015fkileri, fikir birli\u011fi ilkesine dayanan s\u00fcrekli ve yenilenen bir s\u00fcre\u00e7tir. Bu ilkeye dayanarak, egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131 olan halk, toplumsal s\u00f6zle\u015fmenin \u015fartlar\u0131n\u0131 ihlal eden despotik iktidar\u0131 devirme hakk\u0131na sahiptir. Ayr\u0131ca, her yeti\u015fkin fert, toplumsal s\u00f6zle\u015fmeye kat\u0131lmaya veya onun d\u0131\u015f\u0131nda kalmaya kendisi karar vermektedir.5 Devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin tahakk\u00fcm g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn temelinde, devlet \u015fiddeti (i\u00e7 veya d\u0131\u015f) sonucunda, \u00f6rne\u011fin, daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve organize olan kabilelerin daha zay\u0131f kabileleri esaret alt\u0131na almas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi yatmaktad\u0131r. Yani devlet, i\u00e7teki geli\u015fimin bir sonucu olarak de\u011fil, g\u00fc\u00e7 arac\u0131, \u015fiddet ayg\u0131t\u0131n\u0131n d\u0131\u015far\u0131dan kabul ettirilmesi olarak g\u00f6r\u00fclmektedir. Devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile ilgili psikolojik g\u00f6r\u00fc\u015f ba\u011flam\u0131nda, devlet, insan ruhunun \u00f6zelliklerinden, ferdin kolektif ya\u015fama ihtiyac\u0131, onun n\u00fcfuz arama \u00e7abalar\u0131, y\u00f6netme veya tabi olma arzusundan dolay\u0131 olu\u015fmu\u015f bir olgudur. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131, sorumlu kararlar verme g\u00fcc\u00fcne sahip giri\u015fimci (aktif) bireylerle, sadece taklit etmeye, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n emrini yerine getirmeye e\u011filimli pasif kitleler aras\u0131ndaki psikolojik \u00e7eli\u015fkilerin \u00e7\u00f6z\u00fclmesinin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6rmektedir. Devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na ili\u015fkin Marksist teoriye g\u00f6re, devlet, sosyal ve ekonomik ili\u015fkilerin \u00fcretim y\u00f6nteminin de\u011fi\u015fmesi sonucu, s\u0131n\u0131flar\u0131n olu\u015fmas\u0131 ve aralar\u0131ndaki m\u00fccadelenin \u015fiddetlenmesinin sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. O, bir s\u0131n\u0131f\u0131n di\u011ferleri \u00fczerinde egemenli\u011fini sa\u011flayan bir bask\u0131 makinesi olarak gereklidir. Marksizm\u2019de d\u00f6rt sosyal-ekonomik bi\u00e7imlenmeye (k\u00f6lelik yap\u0131s\u0131, feodal, kapitalist, sosyalist) g\u00f6re, d\u00f6rt devlet tipi tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 hakk\u0131nda ba\u015fka teoriler de mevcuttur. Patrimonyal teoriye g\u00f6re, devlet, toprak \u00fczerinde \u00f6zel m\u00fclkiyetin olu\u015fumu ile ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Voluntarist teori ise, devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 izafi \u00fcr\u00fcn\u00fcn olu\u015fumu ile ili\u015fkilendirir. Sulama teorisi, tar\u0131m b\u00f6lgelerinde devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131, dev sulama tesislerinin kurulmas\u0131 gereklili\u011fi ile a\u00e7\u0131klar. Irk\u00e7\u0131 teori de bu konuya (devletin do\u011fu\u015funa) kendi temel de\u011ferler a\u00e7\u0131s\u0131ndan yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ngiliz tarih\u00e7i Arnold Toynbee, devletleri 26 co\u011frafi-etnik medeniyete (M\u0131s\u0131r, \u00c7in, Bat\u0131, Ortodoks, Arap, Meksika, \u0130ran, Suriye vb.) ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f Devletler Tarih boyunca, toplumlar ve k\u00fc\u00e7\u00fck gruplar, g\u00fcvenliklerini sa\u011flamak, maddi nimetlere ula\u015fmak, sosyal d\u00fczeni ve ya\u015fam s\u00fcreklili\u011fini sa\u011flamak i\u00e7in \u00e7e\u015fitli kurumlar yaratm\u0131\u015flard\u0131r. D\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli yerlerinde, \u00e7e\u015fitli zamanlarda b\u00fcy\u00fck imparatorluklar, k\u00fc\u00e7\u00fck \u015fehir devletleri, padi\u015fahl\u0131klar, krall\u0131klar, kabile konfederasyonlar\u0131 ve ba\u015fka \u015fekillerde siyasi kurumlar ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Onlar\u0131n ciddi bilimsel anlamda \u00e7a\u011fda\u015f devlete d\u00f6n\u00fc\u015fmesi i\u00e7in \u00e7e\u015fitli niteliklere sahip olmalar\u0131 beklenmekteydi. Uzmanlar, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00c7in topraklar\u0131ndaki Han Hanedan\u0131, geni\u015f Avrasya \u00e7\u00f6llerini kaplam\u0131\u015f olan Hun \u0130mparatorlu\u011fu, Yunan \u015fehir devletleri, eski Roma \u0130mparatorlu\u011fu, Aztek ve \u0130nka \u0130mparatorluklar\u0131, Bizans, \u0130talya \u015fehir devletleri ve y\u00fczlerce di\u011fer geleneksel siyasi kurumlar\u0131n \u00e7a\u011fda\u015f devleti karakterize eden niteliklerden uzak oldu\u011funu vurguluyorlar. 6 Kalevi J. Holsti, eksik olan bu nitelikler listesine, en az\u0131ndan a\u015fa\u011f\u0131dakilerin d\u00e2hil oldu\u011funu belirtmektedir:<\/p>\n<ol>\n<li>Mek\u00e2nda sabit olan konum (arazi);<\/li>\n<li>Toplumsal m\u00fclkiyetin varl\u0131\u011f\u0131 (\u00f6zel ve toplumsal m\u00fclkiyet aras\u0131ndaki fark);<\/li>\n<li>Kurumsalla\u015fm\u0131\u015f siyasi te\u015fkilatlar (farkl\u0131 liderlere ve di\u011fer fertlere ba\u011fl\u0131 olmadan var olan);<\/li>\n<li>H\u00fck\u00fcmetin ama\u00e7 ve faaliyetinin \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc olmas\u0131 (\u00e7ok i\u015flevsel);<\/li>\n<li>\u0130ktidar yap\u0131s\u0131n\u0131n me\u015frula\u015fmas\u01317<\/li>\n<\/ol>\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f devleti karakterize eden \u00f6zelliklerle ilgili uzmanlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleri ve s\u0131n\u0131fland\u0131rmalar\u0131 farkl\u0131d\u0131r. \u00d6rne\u011fin, Max Weber\u2019e g\u00f6re, devleti olu\u015fturan \u00f6\u011feler \u015funlard\u0131r: d\u00fczensizli\u011fi kontrol alt\u0131na alan ara\u00e7lar (onun \u00fczerinde tekel); arazi; egemenlik; anayasa; \u015fahsiyet \u00fcst\u00fc h\u00e2kimiyet; toplumsal b\u00fcrokrasi; me\u015fru iktidar; vatanda\u015fl\u0131k.8 Christopher Pierson, bu listeye vergi sistemini de eklemeyi \u00f6nermektedir.9 Patrich Dunleary ve Brendan O\u2019Leary, bu \u00f6\u011feleri a\u015fa\u011f\u0131daki gibi s\u0131ralamaktad\u0131r: toplumdan farkl\u0131 \u00f6zel kurum; egemenlik; bu ilkenin t\u00fcm bireyleri kapsamas\u0131; b\u00fcrokrasinin olmas\u0131; vergi sisteminin varl\u0131\u011f\u0131.10 Joseph R. Strayer, 11. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131 ve 12. y\u00fczy\u0131lda ortaya \u00e7\u0131kan h\u00e2kimlerin ve y\u00f6neticilerin, devletin \u00e7evresinde olu\u015fan devletin \u00e7ekirde\u011fi haline geldiklerini belirtmektedir.11 Sovyet d\u00f6neminin Marksist yazarlar\u0131na g\u00f6re, devletin \u00fc\u00e7 \u00f6\u011fesi vard\u0131r: h\u00fck\u00fcmet, hukuk sistemi ve belirlenmi\u015f arazi.12 Bu niteliklere sahip devletlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na kadar, 15. y\u00fczy\u0131lda Avrupa\u2019da y\u00fczlerce devlet kurumu mevcuttu. Onlarda \u00f6zel ve toplumsal m\u00fclkiyetler hen\u00fcz birbirinden ayr\u0131lmam\u0131\u015f, ortak ba\u011fl\u0131l\u0131k hayli yayg\u0131nd\u0131. Hi\u00e7bir prens, feodal baronlar\u0131, ba\u011f\u0131ms\u0131z \u015fehirleri, hatta kilise h\u00e2kimiyetini kendisine ba\u011flayabilece\u011fi konusunda kesin bir inanca sahip de\u011fildi. Askeri \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011fe sahip olmak i\u00e7in paral\u0131 asker toplamal\u0131 ya da askeri g\u00fcce sahip olan emrindekilerle ittifak kurmal\u0131yd\u0131. Avrupa\u2019daki feodal y\u00f6neticilerin tamam\u0131, hatta Kutsal Roma \u0130mparatorlu\u011fu i\u00e7erisinde yer almayan Fransa, \u0130ngiltere ve \u0130spanya krallar\u0131n\u0131n dahi, formaliteden de olsa Roma Papa\u2019s\u0131n\u0131n onay\u0131n\u0131 almas\u0131 gerekmekteydi.13 \u0130ki y\u00fczy\u0131l i\u00e7erisinde durum tamamen tersine d\u00f6nd\u00fc. Krallar, art\u0131k h\u00e2kimiyetlerine meydan okuyanlar\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde itaat alt\u0131na alabilmekteydi. Ger\u00e7i bu itaat \u00e7o\u011fu zaman y\u0131k\u0131mlar\u0131 da beraberinde getirmekteydi. Merkez\u00ee h\u00fck\u00fcmetin kurulmas\u0131 i\u00e7in, sadece kraliyet ailesini temsil edenler m\u00fccadele etmemekteydi. \u00c7e\u015fitli niteliklere sahip bir muhalefetle, bu ba\u011flamda k\u00fc\u00e7\u00fck ve b\u00fcy\u00fck \u015fehirlerle, toprak aristokrasisi, kilise ve k\u00f6yl\u00fclerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmekteydi. M\u00fccadeleyi kazanmak i\u00e7in ittifak kurmak, taviz ve imtiyazlar hakk\u0131nda resm\u00ee belgeler (antla\u015fmalar) vermek, \u00f6zerklikler ba\u011f\u0131\u015flamak, aristokrasiyi sat\u0131n almak, g\u00f6revlerin sat\u0131\u015f\u0131 yoluyla kendisine kar\u015f\u0131 sadakat olu\u015fturmak, hatta bazen muhalefeti fiziksel olarak ortadan kald\u0131rmak (Petro Rusya\u2019s\u0131ndaki gibi) zorunda kal\u0131yorlard\u0131. G\u00fc\u00e7 ve iktidar\u0131n Orta \u00e7a\u011f\u2019a has olan \u00e7e\u015fitli merkezlerde (kilise, yerel meclisler, farkl\u0131 toprak m\u00fclkiyetine dayal\u0131 feodaliteler) yerle\u015fmesi durumu h\u0131zla tarihe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyordu. Merkezile\u015fmi\u015f iktidar\u0131 kral saraylar\u0131 sembolize etmekteydi. Merkezile\u015fmi\u015f \u00e7a\u011fda\u015f devletlerin olu\u015fumunda, vergi sisteminin kurulmas\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc b\u00fcy\u00fck bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. O zamana kadar h\u00fck\u00fcmdar, h\u00fck\u00fcmetin, hen\u00fcz s\u0131n\u0131rl\u0131 olan faaliyetini kendi m\u00fclk\u00fcnden elde edilen gelirlerle finanse edebiliyordu. 17. y\u00fczy\u0131lda ise iktidar ve sava\u015f harcamalar\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda art\u0131\u015f g\u00f6stermi\u015ftir. Bu nedenle, kral\u0131n \u00f6zel m\u00fclkiyeti, bu harcamalar\u0131 kar\u015f\u0131lamaktan \u00e7ok uzakt\u0131. \u00d6zellikle daim\u00ee ordunun harcamalar\u0131 h\u0131zla artmaktayd\u0131. Rudolf Braun\u2019a g\u00f6re, vergi sistemindeki neredeyse her de\u011fi\u015fiklik, beraberinde, Avrupa\u2019da bir sonraki sava\u015fa haz\u0131rl\u0131k ve neticede sava\u015f\u0131 getiriyordu. Bu artan ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in d\u00f6rt temel kaynak mevcuttu: (1) taht-tac\u0131n kendi m\u00fclkiyeti; (2) g\u00f6revlerin sat\u0131\u015f\u0131; (3) toplumsal vergi sistemi; (4) kolonilerden elde edilen gelirler. Daim\u00ee b\u00fcrokrasi ve ordunun artan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in birincisi yetersizdi. \u0130kincisi Fransa ve \u0130spanya\u2019da yayg\u0131n olmas\u0131na ra\u011fmen, devletin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n sadece y\u00fczde 15\u2019ni kar\u015f\u0131layabiliyordu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc gelir alan\u0131 (halktan toplanan vergiler) kayna\u011f\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturmaktayd\u0131, ancak o da artan ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131lamaya yetmiyordu. S\u00f6m\u00fcrgeler sadece birka\u00e7 \u00fclkeye, \u00f6zellikle \u0130spanya\u2019ya gelir sa\u011flamaktayd\u0131.14 A\u00e7\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131lamak i\u00e7in saray, kraliyet ailesinin m\u00fclkiyetinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 \u00f6zel tefecilere rehin vermek zorunda kal\u0131yordu. 17. yy\u2019da devletin faaliyet alanlar\u0131n\u0131n geni\u015flemesi, onu izah ve gerek\u00e7elendiren birtak\u0131m yeni fikirlerin ortaya at\u0131lmas\u0131na neden oldu. En \u00f6nemli fikirler, patrimonyalizmin15 g\u00fcc\u00fcn\u00fc yitirmesiyle \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmekteydi. Art\u0131k 15. yy\u2019da \u0130talya\u2019n\u0131n \u015fehir devletlerinde reason d\u2019etat kavram\u0131 \u2013h\u00fck\u00fcmdar\u0131n \u00f6zel \u00e7\u0131karlar\u0131 ile devletin refah\u0131 aras\u0131nda fark- kabul edilmi\u015fti. Niccolo Machiavelli\u2019nin (1469- 1527) The Prince (\u015eehzade) eserinin ana fikri, liderin kendi saltanat\u0131n\u0131 nas\u0131l ayakta tutabilece\u011fi \u00fczerine odaklanmas\u0131na ra\u011fmen, bu eserde toplumsal sorumluluk kavram\u0131 hakk\u0131nda \u00e7ok fazla d\u00fc\u015f\u00fcnce bulunmaktad\u0131r. 17. y\u00fczy\u0131l siyasi cereyanlar\u0131na g\u00f6re, \u015fehzade veya h\u00fck\u00fcmdar istedi\u011fi her \u015feyi uygulayabilecek kadar serbest de\u011fildi. Eylemleri yasalar, dini kanonlar ve memur s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n (body politic) refah\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131yd\u0131. H\u00fck\u00fcmdar\u0131n eylemleri, art\u0131k devletin taahh\u00fctleri \u00e7er\u00e7evesinde de\u011ferlendirilmekteydi. Kraliyet saraylar\u0131na ba\u011fl\u0131 olan yazarlar ve ideologlar\u0131n mutlak\u0131yet\u00e7ilik teorilerini \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bir zamanda, temel haklar ba\u011flam\u0131ndaki teoriler de bunlara paralel olarak yayg\u0131nla\u015fmaktayd\u0131. Ayn\u0131 zamanda, kral\u0131n vergi konusundaki yetkilerini ciddi \u015fekilde s\u0131n\u0131rlayan teoriler ortaya at\u0131lmaktayd\u0131. \u00d6zel m\u00fclkiyete ili\u015fkin teoriler daha da \u00f6nemliydi. Asl\u0131nda bu, siyasi d\u00fc\u015f\u00fcncede bir devrimdi. \u00d6zellikle bu durum Avrupa modelindeki mutlak\u0131yeti, \u00f6rne\u011fin, Osmanl\u0131 \u0130mparatorlu\u011fu, \u015eogun Japonya\u2019s\u0131 veya imparatorluk d\u00f6nemi \u00c7in\u2019indeki mutlak\u0131yetten farkl\u0131la\u015ft\u0131rmaktayd\u0131. Perry Anderson, Avrupa\u2019daki mutlak\u0131yet\u00e7i h\u00e2kimiyet \u00e7a\u011f\u0131n\u0131n, ayn\u0131 zamanda \u201cmutlak\u201d \u00f6zel m\u00fclkiyet \u00e7a\u011f\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmektedir. \u00d6zel m\u00fclkiyetin kendi yerini sa\u011flamla\u015ft\u0131rmas\u0131yla, mutlak h\u00e2kimiyet de asl\u0131nda s\u0131n\u0131rlanmaya do\u011fru bir e\u011filim g\u00f6stermeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131.16 Avrupa hanedanl\u0131klar\u0131n\u0131n, 17. y\u00fczy\u0131lda devletin b\u00fcy\u00fcmesini gerek\u00e7elendiren ve a\u00e7\u0131klayan fikirlere ihtiyac\u0131 vard\u0131. Kameralist ve merkantilist yazarlar bu fikirleri \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Toplumun uzun vadeli refah\u0131 toplumsal ekonomi ve ekonomik liderlik gerektiriyordu. Bunlar\u0131 sadece devlet sa\u011flayabilirdi, bu nedenle devlet, temel kurucu g\u00fc\u00e7 haline gelmeliydi.17 Bu arada s\u00f6zle\u015fme kavram\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131: H\u00fck\u00fcmet vergi toplayabilirdi, ancak toplad\u0131klar\u0131n\u0131 da\u011f\u0131tt\u0131\u011f\u0131, yabanc\u0131 tehditlere kar\u015f\u0131 g\u00fcvenli\u011fi sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ve kral\u0131n tebaas\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131 ve m\u00fclkiyetini korumaya harcad\u0131\u011f\u0131 takdirde bunu yapmaya hakk\u0131 vard\u0131. Bu, mali meselelere tamamen yeni bir yakla\u015f\u0131md\u0131 ve devletin kontrols\u00fcz harcamalar\u0131n\u0131 k\u0131s\u0131tlamay\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. B\u00f6ylece, mutlak\u0131yet gibi kavramlara, d\u00f6nemin \u0130spanya ve Fransa krallar\u0131n\u0131n r\u00fc\u015fvete al\u0131\u015fmalar\u0131na ra\u011fmen, 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n siyasi s\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcnde ve tart\u0131\u015fmalar\u0131nda s\u0131n\u0131rlama, taahh\u00fct ve sorumluluk kavramlar\u0131 bolca yer ald\u0131. Y\u00f6netimde toplumsal ve hanedan \u00e7\u0131karlar\u0131 aras\u0131ndaki fark genel bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazanmaktayd\u0131. Ger\u00e7i Fransa\u2019da bu, 1789 devrimine kadar kendine gerekli yeri bulamayacakt\u0131.18 G\u00f6r\u00fcnen o ki, yak\u0131n zamanda devlet\u00e7ilikle ilgili en yayg\u0131n ve etkili fikirler, Reformasyon\u2019un mant\u0131ksal olarak \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc siyasi taleplerden gelmekteydi. Roma Kilisesi\u2019ne kar\u015f\u0131 Martin Luther\u2019in (1483-1546) su\u00e7lamalar\u0131, t\u00fcm Avrupa\u2019da Katolik otoritesinin (ve hatta h\u00e2kimiyetinin) temellerini yok eden en g\u00fc\u00e7l\u00fc sald\u0131r\u0131 oldu. Y\u00f6neticilerin, kendi tebaalar\u0131n\u0131n dinini belirleme g\u00fcc\u00fcn\u00fc eline almas\u0131, burada da dinin yerel nitelikte oldu\u011fu fikri, H\u0131ristiyan toplumunun b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bozdu. Kutsal Roma \u0130mparatorlu\u011fu\u2019na d\u00e2hil olan ve onun d\u0131\u015f\u0131nda kalan Lutheran ve Kalvinist y\u00f6neticiler, mezhep se\u00e7iminde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck iddias\u0131n\u0131 ortaya atmak i\u00e7in t\u00fcm mevcut kaynaklar\u0131n\u0131 kullanarak g\u00fc\u00e7l\u00fc bir devlet haline gelmekteydi.19 17. y\u00fczy\u0131l devletlerinin \u00fczerinde durdu\u011fu temel ahlaki ve hukuki kavram, egemenlik veya m\u00fclk (realm) d\u00e2hilinde h\u00e2kim y\u00f6netimdi. Bir zamanlar bu, bir istek, her an de\u011fi\u015fmeye meyilli bir olgu ve bir normdu. Bu standartla (egemenlikle) h\u00fck\u00fcmdar\u0131n davran\u0131\u015f\u0131 ve stat\u00fcs\u00fc de\u011ferlendirilmekteydi. Avrupa\u2019daki y\u00f6neticiler, birka\u00e7 y\u00fczy\u0131l boyunca egemenliklerini do\u011frulamaktayd\u0131. Genellikle, bu giri\u015fimler \u00fclke i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015far\u0131s\u0131z oluyordu. 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n fikir sistemi, \u015fimdiye kadar elde edilmi\u015f olanlar\u0131 yans\u0131tmaktayd\u0131. Krallar art\u0131k Kiliseyle yar\u0131\u015f\u0131 kazanm\u0131\u015f, Kilise\u2019nin kontrol\u00fcnden kurtulma y\u00f6n\u00fcnde \u00f6nemli derecede ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015flard\u0131. \u0130ngiliz kral\u0131 VIII. Henry kiliseyi ram ederek, Kilise\u2019nin m\u00fclkiyetine el koydu, ba\u011f\u0131ms\u0131z \u0130ngiliz Kilisesi\u2019ni kurdu. Dini i\u015fleri kontrol\u00fc alt\u0131na ald\u0131. Bu bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131yd\u0131 ve di\u011fer h\u00fck\u00fcmdarlar da onu taklit etmeye ba\u015flad\u0131. Art\u0131k yazarlar, pratikte kendini g\u00f6sterenleri, h\u00e2kimiyetin ve y\u00f6neticili\u011fin kral\u0131n elinde toplanmas\u0131n\u0131 g\u00f6steri\u015fli bir \u015fekilde ilan etmeye ba\u015flad\u0131. Jean Bodin (1530-1596) sava\u015f, devrim, d\u00f6nemin genel kaotik meselelerine kavramsal yakla\u015f\u0131m sergileyenlerden biriydi. Bodin, a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde, d\u00fczenin, ayr\u0131 ayr\u0131 h\u00fck\u00fcmdar\u0131 a\u015fan, kal\u0131c\u0131 ve me\u015fru bir h\u00e2kimiyete dayanabilece\u011fini ilan etti. Kendisinin ba\u015fyap\u0131t\u0131 olan Devletin Alt\u0131 Kitab\u0131 (1576) adl\u0131 eserinde, egemenli\u011fin bir merkezden kaynaklanan \u201cdevlette mutlak ve ezeli bir h\u00e2kimiyet aleti\u201d oldu\u011funu belirtmekteydi. Bu, bir h\u00fck\u00fcmdar, bir meclis veya bir aristokrasi olabilirdi. Egemenlik bir bireye veya gruba ba\u011fl\u0131 de\u011fil, devletin bir \u00f6zelli\u011fidir. Bodin, Orta \u00e7a\u011f\u2019a \u00f6zg\u00fc olan toprak m\u00fclkiyeti, \u015fehir meclisleri ve yerli y\u00f6neticiler aras\u0131nda payla\u015f\u0131lan egemenlik kavram\u0131n\u0131 reddederek onun b\u00f6l\u00fcnmezli\u011finde \u0131srar etti. \u00d6nemli fikirlerinden biri de \u00fclke i\u00e7inde veya d\u0131\u015f\u0131nda rakip h\u00e2kimiyetin olmamas\u0131yd\u0131. Yerel ger\u00e7ekler farkl\u0131 olabilirdi, fakat egemenlik bir normdu. Bu normun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak ihlal, haks\u0131zl\u0131k ve hatayd\u0131 ve onlar\u0131n d\u00fczeltilmesi gerekiyordu. Bodin\u2019e g\u00f6re, egemenlik, tek bir liderin \u015fansl\u0131 veya ba\u015far\u0131s\u0131z olmas\u0131yla de\u011fi\u015fen bir stat\u00fc veya \u015fart de\u011fildir. O, belli bir \u00fclkede yerle\u015fik olan ve kendine has siyasi bir birli\u011fin \u00f6zelliklerinden biriydi. B\u00fcy\u00fcy\u00fcp k\u00fc\u00e7\u00fclemez, b\u00f6l\u00fcnemez veya ba\u015fka bir \u015feyle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamaz. Devletler b\u00fcy\u00fck veya k\u00fc\u00e7\u00fck, zay\u0131f veya g\u00fc\u00e7l\u00fc, bar\u0131\u015f\u00e7\u0131l veya kaotik olabilir, ancak fevkalade hukuki h\u00e2kimiyet \u2013 toplum i\u00e7in yasalar haz\u0131rlama ve onlar\u0131 uygulama hakk\u0131 olan yerde egemenlik vard\u0131r. 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonunda \u015fehir meclisleri h\u00e2l\u00e2 yeni kanunlar haz\u0131rlayabiliyor veya eski kanunlarda de\u011fi\u015fiklik yapabiliyordu, ancak bu giri\u015fimler kral\u0131n a\u00e7\u0131k veya \u00fcst\u00fc kapal\u0131 bir \u015fekilde onay\u0131n\u0131 gerektiriyordu. Ancak egemen y\u00f6neticiler (sovereigns) yurtd\u0131\u015f\u0131na diplomatik temsilcilik g\u00f6nderebilir, di\u011fer egemen y\u00f6neticilerle anla\u015fma imzalayabilirdi. Sonunda, egemenlik ilkesi \u00fclke i\u00e7inde siyasi d\u00fczen ve istikrar, uluslararas\u0131 ili\u015fkilerde ise anar\u015fi (kaos ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamal\u0131) yaratt\u0131.20 Devlet\u00e7ilik ve egemenlikle ilgili fikirler, uygulamalar ve normlar Osnabr\u00fcck ve M\u00fcnster\u2019de (g\u00fcn\u00fcm\u00fcz Almanya\u2019s\u0131nda) yap\u0131lan g\u00f6r\u00fc\u015fmelerde birbirine kar\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fmeler tarihe, 1648 y\u0131l\u0131n\u0131n Westphalia Bar\u0131\u015f\u0131 olarak ge\u00e7ti. Antla\u015fma belgesinde arsalar, \u015fehirler, kas\u0131rlar ve kalelerin sahiplerinin de\u011fi\u015fmesine ili\u015fkin uzun bir liste, sava\u015f\u0131n baz\u0131 \u00fcnl\u00fc kurbanlar\u0131na verilen tazminatlar, \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi i\u00e7in yeni bir \u015fema, Fransa ve \u0130sve\u00e7\u2019in bu anla\u015fman\u0131n kefilleri olarak y\u00fckseli\u015fi ve di\u011fer konularla ilgili metin yer alm\u0131\u015ft\u0131. S\u00f6z konusu antla\u015fma metninde, egemenlik kelimesi mevcut de\u011fildi. Ancak 1648 Bar\u0131\u015f\u0131, i\u00e7inde egemenlik fikirlerinin yer ald\u0131\u011f\u0131 Avrupa\u2019da ilk \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc antla\u015fmayd\u0131. Bu antla\u015fma, uluslararas\u0131 ili\u015fkiler sisteminin olu\u015fumunda d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131 oldu. 17. y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru art\u0131k Avrupa\u2019n\u0131n bir\u00e7ok b\u00f6lgesinde devlet kavram\u0131n\u0131n temel unsurlar\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermekteydi: toprak, \u00f6zel ve toplumsal m\u00fclkiyetin (hanedan ve devlet \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n) birbirinden ayr\u0131lmas\u0131, s\u00fcreklili\u011fe ve \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc g\u00f6revlere teminat veren toplumsal kurumlar\u0131n kurumsalla\u015fmas\u0131, iktidar\u0131n me\u015frula\u015fmas\u0131.21 Devletin ve devlet\u00e7ilik kavram\u0131n\u0131n bir sonraki geli\u015fim evresi, 1688 \u0130ngiliz ve 1789 Frans\u0131z Devrimleriyle ba\u015flad\u0131. Bu devrimler, monar\u015fi y\u00f6netim bi\u00e7iminin normatif temellerini y\u0131kt\u0131 ve onun yerini yeni fikirler (sonunda iktidar\u0131n kayna\u011f\u0131 halkt\u0131r) ald\u0131. Halk\u0131n egemenli\u011fi ve kabul edilmi\u015f y\u00f6netim normlar\u0131 ger\u00e7ekten devrim niteli\u011finde olarak, vatanda\u015fl\u0131k kavram\u0131n\u0131n kendisine yol a\u00e7mas\u0131na neden olmu\u015ftur. Vatanda\u015fl\u0131k kavram\u0131n\u0131 Frans\u0131zlar eski Roma\u2019dan miras alarak dirilttiler ve daha \u00f6nemlisi, bu kavram zamanla bireysel\/insan haklar\u0131 haline geldi. 19. yy\u2019da Avrupa\u2019da \u00e7a\u011fda\u015f devletin i\u015flevi daha da geni\u015fledi, devletin temel g\u00f6revlerine yenileri eklendi. Bu as\u0131rda tek para birimi ve vergi sistemi olu\u015ftu; yerel dilleri kenara iten ve onlar\u0131n yerini alan mill\u00ee dili (bazen dilleri) \u00f6nceleyen bir durum ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. N\u00fcfusun ya\u015fl\u0131 erkek k\u0131sm\u0131n\u0131 kapsayan askeri y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc temelinde mill\u00ee ordular kuruldu. Silahtan ar\u0131nd\u0131r\u0131lan ahaliyi itaat ettiren, \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imlerde sosyal kontrol\u00fc uygulayan, kriminal (bazen de siyasi) i\u015flere kar\u015f\u0131 koyabilen mill\u00ee polis te\u015fkilat\u0131 kuruldu. Devlet, sosyal ve ticari hizmetler (bu ba\u011flamda e\u011fitim ve sosyal g\u00fcvenlik sistemleri) alan\u0131ndaki faaliyetini benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f \u015fekilde geni\u015fletti. Devlet, sanayile\u015fmenin organize edilmesi, finansman\u0131 ve d\u00fczenlemesinde \u00f6nc\u00fc rol oynad\u0131. Vatanda\u015flar se\u00e7im ve dan\u0131\u015fma organlar\u0131 vas\u0131tas\u0131yla do\u011frudan yerel ve mill\u00ee y\u00f6netimde yer ald\u0131lar. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda, iki \u00f6nemli olay devletin \u00f6zelli\u011fini etkiledi. Y\u00f6netim daha \u00e7ok yasal ara\u00e7lara ve dan\u0131\u015fma s\u00fcrecine dayand\u0131. Art\u0131k kral\u0131n keyfi davran\u0131\u015flar\u0131, \u015f\u00fcpheleri veya sosyal stat\u00fcye dayal\u0131 tercihleri devlet hayat\u0131na y\u00f6n verme hakk\u0131na sahip de\u011fildi. Devlet memurlar\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131, \u00f6zerk stat\u00fc elde etmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktayd\u0131. \u0130kinci \u00f6nemli husus, devletin h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde militarize olmas\u0131yd\u0131.22 Son y\u00fczy\u0131llarda devletin nicelik g\u00f6stergelerinde \u00f6nemli de\u011fi\u015fiklikler g\u00f6r\u00fclmektedir. Orta \u00e7a\u011f\u2019da Avrupa\u2019da devletin baz\u0131 \u00f6zelliklerine sahip 500 siyasi kurum (polity) mevcuttu. 1875 y\u0131l\u0131nda birle\u015fmeler, evlilik ve i\u015fgal sonucu say\u0131lar\u0131 21\u2019e indi. 20. yy\u2019da tam aksi bir s\u00fcre\u00e7 ba\u015flad\u0131. Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019ndan sonra Avrupa\u2019da sekiz yeni ba\u011f\u0131ms\u0131z devlet kuruldu. \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019ndan sonra, 1945\u2019te Birle\u015fmi\u015f Milletler kurucu antla\u015fmas\u0131 niteli\u011findeki Birle\u015fmi\u015f Milletler T\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc 51 \u00fclke taraf\u0131ndan imzalan\u0131rken, 1970 y\u0131l\u0131nda bu say\u0131 150\u2019ye ula\u015ft\u0131. So\u011fuk Sava\u015f sonras\u0131nda uluslararas\u0131 siyasetin konusu haline gelen birka\u00e7 ba\u011f\u0131ms\u0131z devlet d\u00fcnya devletlerinin say\u0131s\u0131n\u0131 200\u2019e yakla\u015ft\u0131rd\u0131. Ba\u011f\u0131ms\u0131z devletlerin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f s\u00fcreci gelecekte de devam edecek gibi g\u00f6r\u00fclmektedir. Son y\u00fczy\u0131llarda devletlerin say\u0131s\u0131n\u0131n yeniden artmas\u0131, d\u00fcnya n\u00fcfusu aras\u0131nda etnik-mill\u00ee s\u00fcre\u00e7lerin h\u0131zlanmas\u0131yla ili\u015fkilidir.<\/p>\n<h2><strong>Kaynak\u00e7a<\/strong><\/h2>\n<p>1 Bkz: Kenneth H. F. Dyson, The State Tradition in Western Europe. A Study of an Idea and Institution, Oxford: ESPR Press, 1980, Chapter one.<\/p>\n<p>2 Brian Davies and Eleonore Stump (ed.), The Oxford Handbook of Aquinas, Oxford: Oxford University Press, 2012, p.<\/p>\n<p>3 Bkz.: Kemal G\u00f6zler, Devletin Genel Teorisi, Bursa: Ekin, 2007, s. 29-31;<\/p>\n<p>4 A.g.e, s. 31-32.<\/p>\n<p>5 Kemal G\u00f6zler, Devletin Genel Teorisi, s. 37-40.<\/p>\n<p>6 \u00d6rne\u011fin,bkz: K.J.Holsti, \u2018States and Statehood\u2019, Richard Little and Michael Smith (ed.), Perspectives on World Politics, London and New York: Routledge, 2006, p. 17.<\/p>\n<p>7 A.g.e, s. 17-18.<\/p>\n<p>8 Max Weber, Economy and Society, vol.1, New York: Bedminster, 1978, p. 56.<\/p>\n<p>9 Christopher Pierson, Modern State, London and New York: Routledge, 2004, p.6.<\/p>\n<p>10 Patrich Dunleary and Brendan O\u2019Leary, Theories of the States. Politics of Liberal Democracy, Chicago: New Amsterdam Books, 1987, p. 2;<\/p>\n<p>11 Joseph R. Strayer, The Historical Experience of Nation-Building in Europe, Karl W. Deutsch and William J. Foltz (ed.), Nation-Building, New York: Atherton Press, 1963, p. 20.<\/p>\n<p>12 Bkz: \u0411\u043e\u043b\u044c\u0448\u0430\u044f \u0421\u043e\u0432\u0435\u0442\u0441\u043a\u0430\u044f \u042d\u043d\u0446\u0438\u043a\u043b\u043e\u043f\u0435\u0434\u0438\u044f, \u0442\u043e\u043c 7, \u041c\u043e\u0441\u043a\u0432\u0430: \u0418\u0437\u0434\u0430\u0442\u0435\u043b\u044c\u0441\u0442\u0432\u043e \u00ab\u0421\u043e\u0432\u0435\u0442\u0441\u043a\u0430\u044f \u042d\u043d\u0446\u0438\u043a\u043b\u043e\u043f\u0435\u0434\u0438\u044f\u00bb, 1972, \u0441. 176.<\/p>\n<p>13 Bkz: Henry Kissinger, Diplomacy, New York etc: Simon and Schuster Paperbacks, 1994, p. 56- 57.<\/p>\n<p>14 Rudolf Braun, \u2018Taxation, Sociopolitical Structure, and State-Building: Great Britain and Brandenburg-Prussia\u2019, in Charles Tilly (ed.), The Formation of National States in Western Europe, Princeton: Princeton University Press, 1975, p. 311.<\/p>\n<p>15 Max Weber\u2019in sosyolojisinde, patrimonyalizm, geleneksel siyasi iktidar\u0131n bir \u015fekli olarak sunuluyor. Bu iktidar \u015feklinde, kral saray\u0131 b\u00fcrokrasi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirilen despotik h\u00e2kimiyete sahip olmaktad\u0131r. Patrimonyal sistemlerde, y\u00f6netim ayg\u0131t\u0131 ve siyasi g\u00fc\u00e7ler do\u011frudan kral\u0131n kontrol\u00fcnde bulunuyor. Patrimonyal h\u00e2kimiyeti, toprak aristokrasisi de\u011fil, k\u00f6leler, dev\u015firmeler ve \u00fccretli i\u015f\u00e7iler destekliyor. Weber, onun, saray entrikalar\u0131 ve darbeleri y\u00fcz\u00fcnden siyasi istikrars\u0131zl\u0131\u011fa mahk\u00fbm oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor. Bu nedenle, Weber onu rasyonel kapitalizmin geli\u015fimine bir engel olarak g\u00f6r\u00fcyordu. Aksine, Do\u011fu toplumlar\u0131nda kapitalist geli\u015fimin yoklu\u011fu, Weber\u2019e g\u00f6re, do\u011frudan despotik iktidar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131yla ili\u015fkiliydi. Bkz: Max Weber, B\u00fcrokrasi ve Otorite. Terc\u00fcme H. Bahad\u0131r Ak\u0131n, Ankara: Liberte, 2011, s. 81-84.<\/p>\n<p>16 Perry Anderson, Lineages of the Absolute State, London: Verso, 1979, p. 429.<\/p>\n<p>17 K.J.Holsti, \u2018States and Statehood\u2019, p. 20.<\/p>\n<p>18 A.g.e.<\/p>\n<p>19 Bkz: Henry Kissinger, Diplomacy,chapter three.<\/p>\n<p>20 John Stoessinger, \u201cThe Anatomy of the Nation-State and the Nature of Power\u201d, Richard Little and Michael Smith (ed.), Perspectives on World Politics, London &amp; New York: Routledge, 1992, p. 24.<\/p>\n<p>21 K.J.Holsti, \u2018States and Statehood\u2019, p. 21.<\/p>\n<p>22 K.J.Holsti, \u2018States and Statehood\u2019, p. 22.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8220;Devlet&#8221; Antik Yunan ve Roma&#8217;dan ba\u015flay\u0131p Ayd\u0131nlanma Avrupas\u0131&#8217;na kadar uzanan bir geli\u015fim s\u00fcreci i\u00e7erisinde modern bi\u00e7imine kavu\u015fmu\u015ftur. Pek \u00e7ok ayd\u0131nlanma d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fc bu kurumun yap\u0131s\u0131n\u0131 ve i\u015flevlerini tart\u0131\u015fm\u0131\u015f, a\u00e7\u0131klama gayretinde bulunmu\u015ftur.<\/p>\n","protected":false},"author":130,"featured_media":9676,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_ef_editorial_meta_date_first-draft-date":"","_ef_editorial_meta_paragraph_assignment":"","footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[70,66,69],"tags":[],"coauthors":[1246],"class_list":["post-9671","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-rusya","category-siyaset-tarih","category-yakin-cografya"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9671","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/users\/130"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=9671"}],"version-history":[{"count":6,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9671\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":9679,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/9671\/revisions\/9679"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9676"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=9671"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=9671"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=9671"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/millidusunce.com\/misak\/wp-json\/wp\/v2\/coauthors?post=9671"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}