ÖLÜMÜNÜN 75.YILDÖNÜMÜNDE GAZİ M. KEMAL ATATÜRK – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

ÖLÜMÜNÜN 75.YILDÖNÜMÜNDE GAZİ M. KEMAL ATATÜRK

  Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin üzerinden 75 yıl geçti. 1923’te, dillere destan bir kahramanlıkla kurduğu Türkiye, bugün onu geride kalan 75 yılda olduğu gibi yine büyük bir özlem ve minnettarlıkla anıyor.   Beni hatırlayınız’ı sildi ama halkı onu unutmadı!   Atatürk, 29 Ekim 1933’te Ankara Hipodromu’ndaki kürsüden 10. Yıl Nutku’nu okudu. […]

9 Kasım 2013
Altay Bozkurt

 

Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin üzerinden 75 yıl geçti. 1923’te, dillere destan bir kahramanlıkla kurduğu Türkiye, bugün onu geride kalan 75 yılda olduğu gibi yine büyük bir özlem ve minnettarlıkla anıyor.

 

Beni hatırlayınız’ı sildi ama halkı onu unutmadı!

 

Atatürk, 29 Ekim 1933’te Ankara Hipodromu’ndaki kürsüden 10. Yıl Nutku’nu okudu. Atatürk milletine hitaben “Az zamanda çok işler yaptık” dediği nutuğu hazırlarken bazı ifadeleri sildi, bazılarına da eklemeler yaptı. Ata’nın bütün bir gece çalışarak yazdığı 10. Yıl Nutku’nda geçmişte yapılanlar ile gelecek planları yer alıyordu. Atatürk metnin içinde milletine “Büyük Türk Milleti” diye hitap ediyor ve “Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!” diyordu.


“Veda hissi verdiği için silmesini istediler”

 

Çankaya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün arşivinde saklanan 10. yıl nutkunun yedi sayfalık ilk metninden silinen en dikkat çekici ifade metnin son bölümündeki “Beni hatırlayınız” mesajıydı. Atatürk’e yakın isimlerden dönemin genç Milli Eğitim Bakanı Yusuf Hikmet Bayur, “Atatürk’ten Anılar” kitabında 10. Yıl Nutkunun ilk halini okuduktan sonra ifadenin silinişini şöyle anlatmıştı: “Son sayfaya gelince durdu. Duygulandı. ‘Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız!’Bu sözler bana çok hazin gelmişti, adeta bir vedanâme hissi veriyordu. Bütün milletin o güne onunla erişmeyi dilediğini ve düşündüğünü söyleyip bu cümleyi kaldırmasını rica ettim. Cümlenin sonunda görülen işareti koydu, sonra müsveddeyi gören hemen herkes aynı şeyi tekrarlayınca cümleyi sildi.”

 

Son yurt gezisi

 

19 Mayıs 1938’de gençlerin bayramını Ankara’da kutlayan Atatürk, aynı gün Hatay sorunu için hastalığına rağmen 20-24 Mayıs 1938 tarihleri arasında Mersin ve Adana’ya gideceği Güney Gezisi’ne çıktı. 21 Mayıs 1938’te ise Mersin yakınlarındaki Viranşehir Harabeleri’ni gezen Atatürk’ün bu fotoğrafı orada çekildi. Geziden sonra Ankara’ya dönen Atatürk, 26 Mayıs 1938’de trenle İstanbul’a gitti ve vefatına kadar İstanbul’da yaşadı.

 

T.C. Devletinin kurucusu ve Türk Milletinin ölümsüz lideri, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü anmak ve anlamak her Türk evladının milli bir vazifesidir. Ölümünün üzerinden tam 75 yıl geçmiş.75 gün kadar taze.

 

Bugünler de O büyük lideri daha çok arıyoruz ve daha çok anıyoruz.Dönemin Erkan-ı Harbiye Umumi Reisi (Genel Kurmay Başkanı) Mareşal Fevzi Çakmak,Cumhuriyetimizin 10. yılında 29 Ekim 1933’te yapılan törende Atatürk’e şöyle hitab ediyordu… “Türkiye ordularının Başkomutanı ve Türk Milletinin Ulu Başbuğu diye sözlerine başlıyordu.

Evet… Büyük ATATÜRK bu Milletin son BAŞBUĞU idi.

 

Pakistan’lı İlim Adamı Dr. N. Ahmet ASRAR 2001 yılında Ankara da Kültür Bakanlığının himayesinde yapılan 1. ATATÜRK sempozyumundaki sunduğu bildiride Pakistanın kurucusu M. Ali CİNNAH’ın Atatürk için söylediği bir sözünü tekrarlamak istiyorum çünkü; O Büyük şahsiyete dinsiz diyenlerin muhakkakki; kendileri ya dinsizdir. Ya da soysuzdur.

 

Dr. N. Ahmet ASRAR tebliğinde şöyle diyordu: M. Ali Cinnah başta olmak üzere Hint Müslümanlarının diğer liderleri ve halkın kendisi Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ve M. Kemal Atatürk’ün önderliğindeki hükümetin icraatı ve başlattığı ekonomik ve sosyal kalkınma hamlelerini yakından izledi. Ve 10 Kasım 1938’de Büyük Atatürk’ün hayata gözlerini yumması üzerine üzüntüye ve yasa boğuldu.

 

Ulu Önder Atatürk’ün ölüm haberi bir kara bulut gibi İslam Dünyasına çöktü ve Hintli Müslümanları perişan etti. Hint Yarımadasının her köşesinde cenaze namazı kılınıyor, gazete ve dergiler Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu için yazı ve fotoğraflar yayınlıyor ve M. Ali Cinnah’ın talimatı üzerine taziyet ve anma toplantıları düzenleniyordu.

 

İşte bu kederli günlerde, yani Aralık 1938’de Müslüman Birliği’nin 26. Kurultayı Bihar’ın Patna kentinde toplanıyor, kürsüye Muhammed Ali Cinnah çıkıyor ve bu iki liderden söz ettikten sonra şöyle diyordu:

 

“Aramızdan ayrılan başka bir şahsiyet, dünya çapında tanınan devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun ölümü, İslam Dünyası için büyük bir kayıptır. O, Müslüman Doğu’nun ileri gelen bir şahsiyetiydi. İran’da, Afganistan’da Mısır’da ve tabii ki, Türkiye’deki nüfuzu ile Müslümanların nelere kaadir olduğunu göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsında İslâm Dünyası büyük bir kahramanı kaybetmiştir. Önlerinde böylesine ilham veren bir örnek dururken Hint Müslümanları bataklıkta kalmaya devam mı edeceklerdir?”

 

 

Büyük Ozanımız Aşık VEYSEL bir dizesinde şöyle diyordu.

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın…

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın…

 

Büyük ATATÜRK ne unutulacak bir insan, ne de onu unutacak bir nesil değiliz. Ruhu Şad olsun

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları