Özgürlüğün sesi

Özgürlüğün şarkısı, bütün ülkeyi kaplayan bir koro olmalıdır. Basım evlerine, yayın evlerine sığmayan bir edebiyat şaheseri, bir destan olmalıdır. Özgürlüğün sesi, çizgi olmalı, desen olmalı, renk olmalı, sergi salonlarına sığmayan tablolar olmalıdır.


Özgürlüğün sesi beyaz ve gür çıkmalıdır. Özgürlüğün sesi dalga dalga yayılmalı, karanlıkları yırtmalıdır. Özgürlük öldürülürse eğer, ruhlar ölür, beyinler ölür, bedenler ölür. Özgürlük hayattır, özgürlük düşünmektir, özgürlük yaşamaktır.

Eğer özgürlüğün sesi birikip çoğalmazsa, eğer özgürlüğün sesi yüzlerde binlerde kalıp milyonları bulmazsa karanlıklar içinde boğuluruz; kimliklerimiz, kişiliklerimiz yok olup gider.

İnsanın haysiyeti demek olan, insanın şerefi demek olan özgürlükten asla taviz verilemez. Özgürlük hakkının kullanılmasına karşı hiçbir sebep, hiçbir bahane ileri sürülemez. Özgürlüğün sesini kısmak isteyen despotluğa karşı hep birlikte ses yükseltmezsek eğer, ışıklar gittikçe söner, karanlık her yanı sarar.

Özgürlüğün sesi aydınlık, despotluğun sesi karanlıktır. Özgürlüğün sesi berrak, despotluğun sesi çatlaktır. Özgürlüğün yüzü düz ve pürüzsüz, despotluğun yüzü gergin ve arsızdır. Özgürlüğün gözleri ışıklı ve parlak, despotluğun gözleri kara ve karanlıktır.

Özgürlüğe giden yol çakıllı ve dikenlidir. Özgürlüğe giden yol tehlikelerle doludur. Özgürlüğe giden yol canavarlar tarafından kesilmiştir. Özgürlük yolunun savaşçıları bütün bunları bilmeli, yiğit ve yürekli olmalıdırlar. Tehlikelerle eğlenen tunç yürekli erler olmalıdırlar. Canavarlar yedi başlı olsa da özgürlük savaşçıları yılmadan, korkmadan üzerlerine atılmalıdırlar.

Özgürlüğün sesi yalnız ve cılız kalmamalıdır. Ülkenin insanları özgür olmak ve özgür kalmak istiyorlarsa eğer, özgürlüğün sesini yalnız ve cılız bırakmamalıdırlar. Özgürlüğün sesi, özgürlük şarkıları hâline gelip ülkenin semalarını doldurmalıdır. Şarkılar hücrelerden, evlerden, sokaklardan taşmalı, tepelerin karanlık sesini boğmalıdır.

Benim, senin, onun göğüsleri özgürlük şarkıları ile dolmazsa eğer, köleliğin zincirlerine vurulur. Hançerelerimizden özgürlük şarkıları yükselmezse eğer, kelimelerimiz ölür. Memleketin semaları özgürlük şarkılarıyla dolmazsa eğer, kimliklerimiz karanlıklara savrulur.

Özgürlüğün sesi aynı zamanda ahlakın, doğruluğun ve dürüstlüğün sesidir. Özgürlükten taviz verilemeyeceği gibi ahlaktan ve dürüstlükten de taviz verilemez. Özgür sesler, ahlaksızlıkları, yolsuzlukları bir bir ortalığa dökmelidirler. Özgürlüğün sesi kısılırsa eğer, yolsuzluklar da anlatılamaz, ahlaksızlıklar da sergilenemez.

Yolsuzluk, ahlaksızlık, karanlık ve despotluk… Ve bunlara eklenen seviyesizlik, kabalık, sokak ağzı, berduş konuşmaları… Ancak özgürlüğün sesi bunların hakkından gelebilir. Benim, senin, onun sesi. Benim topluluğumun, benim derneğimin, benim partimin, hepimizin toplulukları, dernekleri, partileri… Tek başına veya toplu olarak… Sözle, yazıyla, resimle… Özgürlüğün şarkısını söylemeli, çizmeli, yazmalıyız.

Özgürlüğün şarkısı, bütün ülkeyi kaplayan bir koro olmalıdır. Basım evlerine, yayın evlerine sığmayan bir edebiyat şaheseri, bir destan olmalıdır. Özgürlüğün sesi, çizgi olmalı, desen olmalı, renk olmalı, sergi salonlarına sığmayan tablolar olmalıdır.

Özgürlüğün sesi, tarihin yürüyüşünün sesidir aynı zamanda. Masal, efsane ve destan kahramanları hep özgürlüğe doğru yürümüşlerdir. Sevgililerini yedi başlı ejderhalardan, halklarını tepegözlerden kurtarıp özgürlüğe kavuşturmuşlardır. Ve tarih kölelerin isyanlarıyla doludur. Özgürlük yürüyüşleri, kölelikten insanlığa, tutsaklıktan azatlığa, ilkellikten uygarlığa doğru gidiştir; tarihin gidişidir. Hiçbir despot, hiçbir diktatör, hiçbir karanlık ruh bu gidişi engelleyememiştir.

Zalimin sesi ne kadar baskın olursa olsun, zulme ortak olanların sesi ne kadar çatlak çıkarsa çıksın, sopalar ne kadar uzun, kelepçeler ne kadar sıkı, prangalar ne kadar ağır olursa olsun özgürlük engellenemez. Çünkü özgürlük insanlığın olmazsa olmaz şartıdır. Çünkü özgürlük yürüyüşü insan olmaya doğru giden bir yürüyüştür. Çünkü özgürlüğün sesi, insan olmanın, insanlığın sesidir.    

Ve tarih kölelerin isyanlarıyla doludur. Özgürlük yürüyüşleri, kölelikten insanlığa, tutsaklıktan azatlığa, ilkellikten uygarlığa doğru gidiştir; tarihin gidişidir. Hiçbir despot, hiçbir diktatör, hiçbir karanlık ruh bu gidişi engelleyememiştir.

Ahmet Bican Ercilasun
Yazar

Ahmet Bican Ercilasun

Yorum Yap

Kayıt olmadan yorum yapabilirsiniz.