<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akıl arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/akil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/akil/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 18:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dinden vurulan dünyanın ortasında</title>
		<link>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 19:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular. "Biz kendimizi vuruyoruz" dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&#038;title=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/" data-a2a-title="Dinden vurulan dünyanın ortasında"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İçerde dışarda büyük bir yangın var. Dünya kötülerin elinde ve bakarsan çoğu dinden yürüyor. Kötüler <strong>Trump</strong>’tan, <strong>Netenyahu</strong>’dan ibaret olsa o kadar endişelenmeye gerek yoktu. Onlar gibiler bizde, orada, burada her yerde. Diğerleri de ya vurdumduymaz, ya onlara alkış tutuyor.  <em>“Endişeliler</em>” azdan az. “<em>Endişe</em>”sini sorumluluk duygusuyla birleştirerek konuşan ve hareket edenler ondan da az.</p>
<p>Şimdiki <em>endişe</em>, kötülerden ve kötü gidişten duyduğumuz derin kaygının adı. Bu manada endişeli olanın sustuğu veya susturulduğu yere gelmişsek kötünün yolu açılır. Orada mıyız? Tam öyle değilse de yakınız. İyilerin sesi cılız çıkıyor. Bunda kötülüğün kanun kural tanımazlığının baskıcı rolü büyük. Kötünün kötülüğünü azdıran da zaten kuralsızlık.</p>
<h2>DURUM BU KADAR KÖTÜ MÜ?</h2>
<p>Öyle görünüyor. Ve kötümser mi olmalıyız? Elbette hayır. Bilecek ve anlayacağız. Bilen tedbirini düşünür. Bilerek içeriyi sağlam tutanların gücü topludur. Adalet ve güven varsa belirsizliğe alan kalmaz. İçerde birlik yalnız adaletle sağlanır. Evet, yalnız adaletle&#8230; Sınır aşan sular gibi sınır tanımayan problemler her zaman olur. Bunları idare edebilen akıl, birlik gücüyle kazanır.</p>
<p>Dünya büsbütün akılsız değil. Yalnız, değer çöküntüsü her yerde. İnsanlığın vicdanı, belki daha doğru ifadeyle ahlâkı kovuldu. Başkalarını bakar, görür ve anlarız. Fakat kendimizi anlamakla yetinemeyiz. Gerekeni yapacak bir aklı davet etmek zorundayız. Yönetenlerin dikkati başka yerlerdeyse uyaracaklar olacak. Usulünce söylemek, uyarmak aydının vazgeçilmez işidir. Sorumluluk duyanlar olacak. Sorumluluk duyan susamaz. <strong>Mehmed Emin</strong>’in dediği doğrudur:</p>
<p>“<em>Susarsam sen mâtem et!”</em></p>
<h2>KURALLAR YOKSA ANARŞİ VARDIR</h2>
<p>Çokça tekrar ediyoruz: Bizde bozulma yukardan gelir gibi görünür. Hem öyledir, hem değildir. Çünkü seçtiklerimiz aşağı yukarı bizim ortalamamızdır. Biz öyle olmasak onlar böyle olmazlar demek de doğrudur. Yani, birilerini suçlayarak yanlışlarımızı örtemeyiz.</p>
<p>Gücü verdiklerimiz kurallarla bağlıdır. Başa geçeni, kurallar zinciri bağlar. O zincirden kurtulmak isteyene sistem müsaade etmez. Sistem bozulursa olan olur.  Güçler tek elde toplanır. Yürütmenin unsurları tepedekine bakar. Meclis de karar almak için o tek ele bakar. En fenası adalet mekanizması da o ele bakar hale gelir. Şimdi o duruma yakın düştüğümüzü, gün yirmi dört saat yaşıyoruz.</p>
<p>Talimat almayacak tek güç varsa adalet mekanizmasıdır. Talimata düştüğü algısı oluşmuşsa her türlü kötülük azar. Nitekim azmıştır. Türkiye mafyavari şekillenmelerle sarılmış durumda görünüyor. Yalan talan havada uçuşuyor. Uyuşturucu orta mekteplere kadar girmiş, Millî Eğitim Bakanı kendince din sosu ekleme telaşında. Ve bozdukça bozuyor. Bozuyor, çünkü amaç okutma-öğretme-eğitme ve insan yetiştirme değil, peşine takılacak sürü oluşturmak. Bu türden kaba ideolojik bakışların insanla, fikirle alakası olmaz. Nitekim olmadığı görülüyor.</p>
<h2>YUKARDAKİLER BOZGUNU HIZLANDIRIYOR</h2>
<p>Başa geçirdiklerimiz kuralları istediğinde es geçer görününce aşağıdakiler başka türlü davranır mı? Erkek kadına, hasta doktoruna, öğrenci öğretmenine saldırıyor. Öğretmenler korkuyor, aileler korkuyor. Dövülen dövülene, ölen ölene. Hal böyle olunca ipin ucu bağlanmadan kaçıyor.</p>
<p>Millî Eğitim adıyla yaz-bozdan başı dönen çocuklar da kolaylıkla yıkıma katılıyor. Suça meyilliler artıyor. Mafyaya özenen mi ararsın, çete kurarak uyuşturucu peşinde koşanı mı? Bakanımızın derdi bunlar değil! &#8220;<em>Kâbede hacılar&#8221;</em> tamtamının peşinde kendinden olmayanları nasıl döveceğini düşünüyor.</p>
<p>Millî Eğitim temel olduğu için onu örnek seçiyoruz. Yine düşündürmek için söyleyeceğim, <em>dindar ve kindar</em> insan tipi yetiştirmek isteğini analiz ederseniz iyilik namına kırıntı bulamazsanız şaşırmayın!</p>
<h2>DİN DİYENLERİN DÎNİ</h2>
<p>İşte görüyoruz, din diyenler din dışı işlerle toplumu zehirliyorlar. Dünyadan, tarihten örnek de almıyorlar. Hristiyan engizisyonundan <strong>Humeyni</strong> rejimine din tekeli kuranlar hep bozdular. Zavallı İran&#8217;ın başına gelenlerin sebebi kendileridir. <em>Humeyni rejimi</em>ni din ve dinden zannetme ahmaklığını gösterdiler. Çoğu dinlerinden oldu.</p>
<p>Öyle bir dünyadayız. Hadi <strong>Netanyahu </strong>Yahudi şeriat devletinin başbakanı, baksanıza <strong>Trump</strong> da din fanatiği. Yalnız onlarda kuralların ve kurumların freni var. Bizde dinden görünme bozgunu onlarla kıyaslanamayacak durumda. Bozulmadık tarafımız neredeyse kalmadı. Kimse kimseye güvenemez halde. Gerginlik kol geziyor. Adalet adaletlikten, bakanlık bakanlıktan, cami camilikten, idare idarelikten çıkıyor. Okul okulluktan hayda hayda çıkıyor. <strong>Koca Âkif</strong> yüz yirmi yıl önce &#8220;<em>Nasılsa mektebiniz, tıpkı öyle mâbediniz!</em>” demişti. O paralelliği bütün sefaletiyle yaşıyoruz.</p>
<p>Bu durumda denecek çok açık: Haydut Amerika ve İsrail bölgemizde keyfince kasaplığa girişiyorsa dönüp kendimize bakacağız. Zayıfız. Hadi daha yumuşak söyleyelim, onlar kadar güçlü değiliz. Buraya nasıl geldiğimizi soracağız ve anlayacağız. Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular.</p>
<p>&#8220;<em>Biz kendimizi vuruyoruz&#8221;</em> dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Böyle başa böyle tarak”</title>
		<link>https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 19:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[din algısı]]></category>
		<category><![CDATA[dini otorite]]></category>
		<category><![CDATA[görünüş ve gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[gösterişçi dindarlık]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güç sarhoşluğu]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar algısı]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[ritüelcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimsenin namazı, orucu ölçü değildir. Onun doğrusuna yanlışına Tanrı bakar. Biz insanız ve davranışa yansıyana bakarız. “Hak hukuk hak getire” dediğimiz sonuçtur. Ona bakarız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/">“Böyle başa böyle tarak”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fboyle-basa-boyle-tarak%2F&amp;linkname=%E2%80%9CB%C3%B6yle%20ba%C5%9Fa%20b%C3%B6yle%20tarak%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fboyle-basa-boyle-tarak%2F&amp;linkname=%E2%80%9CB%C3%B6yle%20ba%C5%9Fa%20b%C3%B6yle%20tarak%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fboyle-basa-boyle-tarak%2F&amp;linkname=%E2%80%9CB%C3%B6yle%20ba%C5%9Fa%20b%C3%B6yle%20tarak%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fboyle-basa-boyle-tarak%2F&amp;linkname=%E2%80%9CB%C3%B6yle%20ba%C5%9Fa%20b%C3%B6yle%20tarak%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fboyle-basa-boyle-tarak%2F&#038;title=%E2%80%9CB%C3%B6yle%20ba%C5%9Fa%20b%C3%B6yle%20tarak%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/" data-a2a-title="“Böyle başa böyle tarak”"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Din algımız bozuldu. İnsanlar seçilmiş birkaç ritüelin kaba şeklini, içi boşalmış halini din sandığından beri din birilerinin aparatı haline geldi. Dün de öyleydi diyenlere de kolayına itiraz edilemez. Böyle bir dinin din olmaktan çıkacağını çeşitli şekillerde yazanlar, söyleyenler var. Sesleri duyulmasa da var. Hâkim anlayış tarafından boğulmaya kalkılsa da var.</p>
<p>Türkiye’de dindarlık, namazı merkeze alma-içkiye karşıtlık ve başörtüsü üçgenine hapsedildi. Buna bir de partilerini, cemaatlerini, tarikatlerini, şeyhlerini ekleyenler var. Bunlar içinde namazın yeri ayrı görünüyor. Namaz varsa başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Çünkü beşi kıldıktan sonra günah münah kalmaz. Tertemiz olursunuz. Cami kapılarının alınlarına ışıklı levhalar halinde yazmaya kadar gitti. Kimse de Diyanet’e “<em>Bu nasıl dindir?”</em> demedi. Dediyse de duyuramadı. Böyle bir din algısı yaygınlaştı.</p>
<p>İki vakit arasında ne yaparsanız yapın affedilecekse ahlâklı olmanın gereği haliyle yoktur. Bakın etrafınıza nitekim devlette bile doğru insan aranmıyor.</p>
<h2>NEFRET ETTİĞİ YAŞAYIŞA GİZLİ HAYRANLIK</h2>
<p>İçkiye nefret seviyesinde karşıtlığın doğurduğu sonuç da ilginç. Bu karşıtlığın temsilcisi konumundakilerin uyuşturucu müptelası olmaları şaşılacak bir durum değildir. Şiddetli karşı çıkışların imrenmeyi ve hayranlığı getirdiği temel psikoloji verisidir.</p>
<p>Âbidevî karakter <strong>Mehmet</strong> <strong>Âkif</strong>’imizin adını taşıyan gazeteci ve ondan önceki Haber Türk Genel Yayın Yönetmeni istisna olsa üzerinde durmak gerekmezdi. Olabilecek sapmalar arasında sayılır ve öyle değerlendirilirdi. Bu kimselerin güç sarhoşluğuyla geriye doğru bütün dediklerini unutarak dünya cennetinin yasak nimetlerine daldıkları anlaşılıyor. Zıtlar arasında geçişler ve nefret söylemiyle andığına hayranlıkla sarılmak maalesef gücü ele geçirenler arasında yaygın.</p>
<p>Başörtüsü de olmazsa olmaz şartlardan kabul edileli dindarlığın kabuğu daha sertleşti. <em>Akıl, iz’an, vicdan</em>la oluşan binlerce yılın insanlık mirası kavramlar dinin de temel değeriydi. Sayılmaz, anılmaz olduysa düşüneceğiz. Bunları konuşabilmekten, tartışabilmekten gün günden uzağa düşüyorsak kara kara düşüneceğiz.</p>
<h2>“ARTIK BİZİM DEVRİMİZ”</h2>
<p>Yeni bir durum da var: Gücü ele geçirenlerin taraftarları da güç elde ettiği kuruntusuyla zaman zaman toplu veya tek tek meydandalar. Takımının galibiyetiyle çıldıran taraftarlardan farkları yok.  <em>“Bize de mi kanun kural?</em>” der gibiler. “<em>Artık doktor dövüyoruz”</em> diyerek bağırsaklarını açık alanda boşaltma hürriyetini elde ettiğini sanan sade vatandaşa kadar uzanan ve önü kesilmeyen bu güç algısıdır.</p>
<p>Gücü görünür hale gelen cemaatlerle tarikat kılıklı oluşumların holdingleşen şirketlerinin sayısı binlerle ifade ediliyor. Merdiven altından çıkmaları din algımızın nasıl sarıldığını gösterdi. Güçlerine güç kattılar. Yönetim mekanizmasını doğrudan etkilediklerini düşündükleri için onların da kanundan kuraldan çekinmeleri yok.</p>
<p>Gücü elde etmenin kuluçka mekânı camilerimiz ve cami adamlarımızın büyük çoğunluğu zaten öyle.  “<em>Cennette biz de şarap içeceğiz</em>” diyerek ağzını sulandıra sulandıra cami kürsüsünde zıplayan vaiz kılıklı zevatın videoları da eski tâbirle zamîrini(içini) çılgınca boşaltma sınırında bir ruh halini gösteriyor. Derdi tasası dünya ve madde. Dîni de yeme içme ve güdülerinin doyurulması olarak anlıyor. Görünüşe göre, burada kendimi tutayım, ötede doyacağım diyenlerin muştucusu. Niye o kadar bekleyeceğim diyen <em>bâdeciler </em>ve benzerleri gibi bir kendini tutamamazlık hali de yok değil. Sosyal bozguna bakar mısınız?</p>
<p>Bunlar anlaşılacak psikolojik şekillenlenmelerdir. Sosyolog ve din psikologlarıyla çeşitli alanlarda uzmanlaşan psikolog ve psikiyatrlarımızdan aydınlatılmasını beklediğimiz insan ve toplum halleridir. Düştüğümüz durumlardır ve ne yazık ki bunlar da istisna değildir.</p>
<h2>MARUZ KALDIĞIMIZ “GİBİ GÖRÜNME”LER</h2>
<p>Kimsenin namazı, orucu ölçü değildir. Onun doğrusuna yanlışına Tanrı bakar. Biz insanız ve davranışa yansıyana bakarız. “<em>Hak hukuk hak getire</em>” dediğimiz sonuçtur. Ona bakarız.</p>
<p>Sahteliğin görünür hale gelmesi için güç hissinin rahatlatıcılığı turnusol kâğıdıdır. Anlattıklarımız onlardandır. İnsanın nasıl göründüğüne değil ne yaptığına bakılır. Kimsenin şu veya bu ibadeti, ritüeli yapıp yapmadığına bakarak hüküm vermek kimseye verilmiş bir hak değildir. Namaz, oruç.. davranışlarımızı düzeltmek için konulan araçlardandır. Düzeltmiyorsa düşüneceğiz. Yine söylüyorum ibadetler, ritüeller amaç değildir. Amaç iyi olmaktır. Din, iyilik dînidir.</p>
<p>Cemaatlere bakın, başına bir sarık, sırtına bir cübbe geçiren ve sakal bırakan din adına hüküm veriyor. İçine girseniz ne göreceğiniz zaman zaman medyaya da yansıyor. Arabın 1450 yıl önceki giyimini din giyimi saymanın manası yoktur. İsteyen onu da giysin. “<em>Dînî kıyafet”</em> gibi sunmasının her türlü bozacağını da bilelim. Nitekim bozdu, yaşıyoruz.</p>
<p>Biz kılığa kıyafete göre de hüküm veremeyiz. Biz davranışa bakarız. İyiye, doğruya, güzele yakın her tavır ve davranış, adı ne olursa olsun makbuldür. Kötü ve yanlış olan da reddedilir. O halde soralım: Bu ölçüye gelirsek gösterişçiliğin aldatıcılığından kurtulur muyuz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/">“Böyle başa böyle tarak”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/boyle-basa-boyle-tarak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değer etiketli değersizlik zindanı</title>
		<link>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 19:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[amel]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[değerler sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[değersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[emanet]]></category>
		<category><![CDATA[gösterişçilik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[maslahat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[meşveret]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[NASS]]></category>
		<category><![CDATA[Ritüel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&#038;title=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/" data-a2a-title="Değer etiketli değersizlik zindanı"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.</p>
<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. <em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat </em>istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. Bir ay değil on bir ay oruç tuttuğunuzu zannederek belli bir süre aç kalsanız da yoktur.</p>
<p><em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat</em> dinin temelidir. Peşinde koşulacak bunlardır. İyilik esastır. <em>Namaz, oruç</em> gibi ritüeller araçtır. Bunlar iyiyi ve iyiliği yerleştirmek için ruh ve kafa disiplini sağlarsa maksada uygundur. Değilse dönüp bakmak lazımdır. Benim, tanıdıklarımdan, okuduklarımdan, öğrendiklerimden anladığım budur.</p>
<p><em>Adalet</em> (hak gözetmek), <em>emanet</em> (güvenilir olmak), <em>ehliyet</em> (iş bilenleri göreve getirmek), <em>maslahat </em>(kamu yararını gözetmek), <em>meşveret</em> ( danışarak iş yapmak) din düşüncesi üzerinde çalışanların ittifak ettiği hususlardır. İslâm’ın evrenselliğini zirveleştiren her düşünceye uyan ölçülerdir.</p>
<h2>“SEN DERVİŞ OLAMAZSIN!”</h2>
<p>Tasavvuf erbabının bu temelden giderek ölçüleri daha rafinedir. <strong>Yûnus</strong> dilince “<em>Derviş gönlü baş gerek”</em>tir.  “<em>Derviş gönlü taş gerek”</em> şeklinde söylemek yaygındır. “<em>Taş”</em> demeye de yorum bulunur. Fakat doğrusu <em>baş</em> olmalıdır. <em>Baş</em>, aynı zamanda <em>yara</em> demektir. İçten çıkan bir yara. Yaranın baş vermesi de o. “<em>Derviş gönlü dertli-yaralı gerek”</em> manasındadır.</p>
<p>Şiirin tamamında <em>derviş </em>âdetâ tarif edilir. Bu tarifte bildiğimiz din ritüelleri değil, hâl ve tavır anlatılır. Çünkü asıl olan hayattır. Din diliyle söylersek “<em>amel</em>”dir. Davranışlarınızla değerlendirilirsiniz. Hayatınıza ne yansıtıyorsanız osunuz. Ne dediğiniz değil, ne ettiğiniz önemlidir: <em>“Dilin ile şakırsın/Çok maniler dokursun/Vara yoğa kakırsın/Sen derviş olamazsın!”</em>.</p>
<p>Bugünkü gösterişçilik sekiz yüz yıl önce de vardır. Camiye gider, etrafına tafralanır. Camide müşteri bekleyen Hoca kılıklı ona namazla övünmeyi öğretmiştir. O namazın namaz olmayacağını bilmez ki düşünsün! Biraz derine dalanlara o kürsülerden neler neler söylenmiştir. <strong>Yûnus</strong>’a da çokça ok atılmıştır. Onlara da seslenir:  “<em>Bir kez gönül kırdın ise/Bu kıldığın namaz değil!”</em> Gelin de bizim Müslümanlığımızla kıyaslayın!</p>
<p>Bizim cami kürsüsünde, mihrapta, minberde ne göreceğinizi, ne duyacağınızı bilemezsiniz. Son yıllarda günah işlememek için camiye gitmediğini söyleyenleri duyuyor, görüyoruz. Vaazda hutbede duydukları insanları dehşete düşürüyor. Din din olmaktan çıkınca haliyle cami de cami olmaktan çıkar. Orada mıyız? Evet, “<em>Günah işlememek için camiye gitmiyorum”</em> diyenlerin gün günden artan sayısı bize bu yolda olduğumuzu gösteriyor.</p>
<h2>“HÂLİMİZ YAMAN”</h2>
<p>Dervişliğe, bilgeliğe soyunmak “<em>Her dem Sırat’tan geçmektir”</em>. Onu geçtik, biz ölçüleri yüzünden bile yaşasak yeter! Ölçüler yoksa manasızdır. Çürük ceviz bile değildir. Çürük cevizin ceviz olmak isterken yolu kesilmiştir.  O yoldayken tamamlanmamıştır. Bizim dindarlığımızın kabuğundan bile bahsetmek gün günden güçleşiyor.</p>
<p><em>Müslümanım </em>diyenlere bakın anlarsınız.  İran’a bakın anlarsınız. Arap ülkelerine bakın anlarsınız. Türkiye’ye bakın anlarsınız. Anlarsınız.</p>
<p>Bitmeyen kavgalar içindeyiz. Kavga konuları da tamamen kişilerin dürtüleriyle ilgilidir. Her kavganın altından cebi-midesi, koltuğu-pozisyonu çıkar. Dinin saydığımız kurallarının askıya alınmasının üzerinden asırlar geçmiştir. Objektif-pozitif kurallar da kâfir işidir ve zaten tukakadır. Başıboş topluma din diyerek kendi nefsinin yularını takma derdindedir.</p>
<p>Doğrular güven içindedir. Bunlar korkaktırlar. Onun için başka düşünceye tahammülleri yoktur. Hayat hakkı tanımazlar. Hâkim din anlatılarına bakın istisnası hemen hemen yoktur. Bizdekilerin çoğu da bu köktenci körlüğün ya içinde ya da bir tık gerisindedir. Şu veya bu<em> vesayet</em>ten şikâyetle ömür geçirenler fırsat ele geçince vesayet üstüne vesayet bindirirler. Gidene rahmet okuturlar. Görür ve yaşarsınız.</p>
<h2>GÖRDÜK VE YAŞADIK</h2>
<p>“<em>Nass var!”</em> diyene karşı söz söyleyemeyen Türkiye, neler kaybettiğini görmedi. Bu bizdeki şimdilik daha hafif olanı. <em>Türk Müslümanlığı</em> ne kadar aşağı düşse de yine diğerlerine göre iyi durumda sayılır deyip rahatlayamayız.</p>
<p>Kendine göre yeni bir din uyduranların bitmeyen darbelerine muhâtabız. Saysanız yüzlerce din anlayışı bulursunuz. Her biri diğerinin düşmanıdır. “<em>Allahü ekber</em>” diyerek birbirlerini boğazlayan kütleler maalesef bugün istisna(marjinal) değildir.</p>
<p>Dinlerinde bilmek değil kendilerine tabi olmak esastır. Yüzünden Kur’an oku, yeter. Allah o dîni sanki papağana gönderdi. Anlamana gerek yoktur. Anlama ve anlatma tekeli –verirseniz- onlardadır. Tanrı adına hüküm verme hakkı ellerine geçerse yandınız. Din yalnız onların dediğidir. Çünkü benlikleri dinleridir. Bu kendini dayatmalardan din ve iyilik gelir mi?</p>
<p>Kendilerine de gelmeyeceğini hayat bize gösteriyor. Yanıltanların yanılgısı dehşettir. Görüyoruz. Aklı, kurumları ve kuralları kovarsanız, güderim zannedersiniz ama aslında güdülürsünüz. Düzensizlik düzen olmaz. Üç buçuk Yahudi her yerde tepenize biner, adım atamaz hale getirir. Bari bunu görerek uyansak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[SDG]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&#038;title=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/" data-a2a-title="Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya Savaşı’yla Osmanlı’dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar.</p>
<p>Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İç meselelerle kıvrandırıldı. Sadece İsrail’in güvenliği açısından değil, Batı’nın kurdukları sistemi devam ettirmesi için de çok ileri bir ülke, özellikle Türkiye istenmezdi. Çünkü Türkiye, bin yıldan uzun süre dünya gücü olmuş devletleri kuran bir milletin bağımsız kalmış tek devletiydi. Ve bu bölgenin de eski hâkimiydi. Tarihte olan yine olabilirdi. Olmaması için ne lazımsa yapılmalıydı. En önemlisi bu büyüklüğün canlandırılmasının önüne geçecek psikolojik bombardımandı. Zayıflıklarımızın üzerine gittiler.</p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi’nin proje olmaktan çıkması ve uygulanması böyle bir psikolojik sendeleme ve güç kaybı sonundadır. Olanlara bu tarih perspektifinden bakmazsak anlayamayız ve aldanırız.</p>
<h2>SURİYE’DE PKK’NİN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALDI</h2>
<p>SDG bir koalisyondu. Paylaşımlarda bu tür koalisyonlar kolay bozulur. O bölgelerde dayanacağı Kırmanç ağırlıklı nüfus çok azdı. Elinde tuttuğu yerlerde egemenlik devam ettirilemezdi. Önce SDG içinde bulunan <strong>Esad</strong> muhalifi Arap aşiretlerinden gruplar bir bir ayrıldılar. Bölgedeki ezici Arap çoğunluğu ile çatışmalar başladı.</p>
<p>“<em>Bir günde değişen harita</em>” dedikleri esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur. SDG içerden ve Amerikan desteğinden mahrum kalarak vurulmuştur. Yoksa Halep’te iki mahallede bir hafta direnen SDG o kadar kolay pes eder ve kaçar mıydı?</p>
<p>Siz egemen millete savaş açarsanız onu ayağa kaldırırsınız. Denebilir ki Baas (Arap)Milliyetçiliğinin kökleştiği Suriye’de bir millî uyanış var. Türkiye’nin memnuniyetsizliği ve itirazıyla birleşince Amerika’nın tavizi ve İsrail’in sessiz kalacağı SDG’yi kuzeye doğru süpürme gerçekleşti.</p>
<h2>AMERİKA SATAR</h2>
<p>Hatırlayın Amerika bazı önemli toplantılara bizimkileri dâhil etmiyordu. Fiilî durumu korumak istediği açıktı. Korunamayacağını anlayınca SDG’nin iç güçler tarafından geriye itilmesine onay verdi.  “<em>SDG’yi sattı</em>” diyenler de yanlış bakmıyorlar. Amerika bu satışları hep yapar. Yalnız SDG ve diğer bölgeyi karıştıran örgütlerin hâmîsi rolünü bırakacağını göstermez. Onları yeri gelince kullanmaktan vazgeçmez. Vekâlet savaşlarının azdığı bir devirdeyiz. Bu tür örgütlere ihtiyaçları var. Maşasız edemezler.</p>
<p>Türkiye’nin iç politikasındaki denemelerin onlar için iyi gitmemesi de önemli bir sebeptir. Açılım Süreci’nde halkın desteği alınama(z)dı. Bu işe kalkışmanın iktidarı ekonomik krizlerden daha fazla sarsacağı anlaşıldı. Çünkü PKK’nın dağıldığına kimse inanmadı. DEM’in şımarıklıkları da halkı kızdırdı. Öfkeler arttıkça artıyordu. Amerika bunu da gördü. Olacakların kendi planlarını bozacağı kesindi. Makas değiştirdiler.</p>
<h2>TECRÜBELİ DİPLOMATLAR DEVREDE Mİ?</h2>
<p>Bu sürpriz gelişme olmadan da bizim dışımızdaki şartlar çok uygunlaştı demiştik. Şimdi yavaş yavaş somutlaşacak. Köprülerin altından daha çok su geçecek. Birinci sınıf kafaların rol alacağı zamandayız. Hemen yapılacak işler var. Mesela emekli büyükelçilerden seçilecek heyetler oluşturulabilir.</p>
<p>Konuları çalışır, görevdekilerle müzakerelere katılırlar. Devlet gibi devletlerde bu işler böyle olur.</p>
<p>Diplomatlığın emekliliği kenara çekilmek değildir. Gerek duyulduğunda hazırdırlar, sahaya sürülürler.</p>
<p>İnsan yetiştirmek kolay iş değildir. Tecrübe kolay edinilmez. Bizde o kalitede insanlar, diplomatlar var. Kimse şu partiye bu partiye bakmaz. Memlekete bakar ve hizmete koşulur. Yeter ki yönetenler hiç olmazsa bu konuda Millî Eğitim Bakanı ve diğerleri gibi saçma ötesi zırvalarla uğraşmasınlar. Büyük devletin bakanları, bürokratları böyle olmaz. Aklımızı başımıza devşirelim.</p>
<h2>EY AKIL NERDESİN?</h2>
<p>Suriye&#8217;de bir günde olanlar önemlidir. Buzdağının görünen kısmıdır. Önü arkası vardır. Biz planın diğer unsurlarını henüz görmedik. Bu kadar görünene bakıp zafer çığlıkları atılacak bir durum yoktur. Daha yolun başındayız. Neler olacak göreceğiz.</p>
<p><strong>Hakan Fidan</strong> ve <strong>İbrahim Kalın</strong> Türkiye adına iyi iş çıkarmış görünüyor. Şimdi daha kritik bir yerdeyiz.</p>
<p>Paramız yok ve krizlerdeyiz. Bu yokluk, avantajlarımızı kullanmaya imkân vermeyebilir. O halde var olan gücünüzle devreye girersiniz. Ordumuz eski gücünde olmasa da hâlâ çok değerlidir. Bu elde birdir. Asıl manasında aklınızla devreye gireceksiniz.</p>
<p>Unutulmasın, şimdi sessiz görünen Arap dünyası hep susacak değildir. Amerika ve İsrail’in bunu düşünmediği düşünülemez. Sıkıştıkları konular birikti. Amerika&#8217;nın bu süreçte Türkiye&#8217;ye ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılığını almayı baştakilerin çıkarlarıyla sınırlandırırsak vay halimize! Memleket için değerlendireceğiz. “<em>Hepimiz memleket için varız”</em> dersek fırsatlar katlanır. Kayıplarımızın bir kısmını geri alma imkânı önümüzdedir.</p>
<p>Tek gücümüz ve değerimiz Türkiye&#8217;mizin bulunduğu coğrafya değildir. Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne kadar eski o kadar gerçek</title>
		<link>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2023 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[İbn-i Sina]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim yanlışlana yanlışlana yürüyor. Hiçbir şeye “Tamam. Bu kadar. Bitti. Bundan ötesi yok.” demiyor. Onun için bilim teoriden ibaret. Hâlbuki “ilim” kesin! “Âlim” demişse tartışamazsınız. İslam’da ruhban yoktu hani? Onlar ruhban değil ki âlim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/">Ne kadar eski o kadar gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&#038;title=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/" data-a2a-title="Ne kadar eski o kadar gerçek"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Geçen yazımda, bilimden önce nasıl düşünürdük diye sordum. Daha doğrusu, gerçeği nasıl bulurduk diye. Cevabı şöyle idi: Eskilerden. Sonra onlardan da eskilerden… Ne kadar eskiye giderseniz bilgiye o kadar yaklaşıyordunuz!</p>
<p>Bu eskiye gidiş sayesinde Hz. İsa’nın, İsa’dan 384 yıl önce doğduğunu da öğrenip şaşırmışsınızdır. Şimdi size daha da eskilerden nakiller yapayım:</p>
<p>“Adem aleyhissselam, ilk insan ve ilk peygamberdir. Kendisine Allahü teala tarafından kitap gönderilip fizik, kimya, tıp, eczacılık, matematik bilgileri öğretildi. Süryani, İbrani ve Arabi dillerle kerpiç üstünde çok kitap yazıldı. Zira ilk insan ve ilk peygamber Adem aleyhisselam zamanında Süryani, İbrani ve Arabi diller ile kerpiç üzerine kitap yazıldığı kıymetli eserlerde bildirilmektedir.”</p>
<p>Eh daha ne istersiniz. Kıymetli eserler yetmez mi?</p>
<p><strong>Sakın Aklınızı Kullanmayın!</strong></p>
<p>Siz yazıyı Sümerlerin, alfabeyi Fenikelilerin icat ettiğini sanırsınız, değil mi? Fiziği, matematiği falan da insanların bulduğunu…</p>
<p>“Bu durumda, bilinen ilk şekli ile yazı insanoğlu ile vardır. Semavi kitaplar göz önüne alınırsa ilk suhufun hazret-i Adem’e geldiği görülür. Şu halde söz ve yazı, ilahi kaynaklıdır. Zamanla insanlığın yazıdan uzaklaşması, dünyanın çeşitli yerlerinde bölünerek hayat sürmeleri, onları ilkel duruma düşürmüş, ilim ve fenden uzaklaştırmış hatta yazıyı bile unutmalarına sebep olmuştur. Fakat daha sonra kendisini toplayan insanoğlu, yaşadıkları bölgeye ve düşüncelerinin keskinliğine göre resimden başlayarak yazıya doğru bir yol takip etmiştir.”</p>
<p>Onun için ne kadar eski, o kadar gerçek.</p>
<p>Bu kaynaklardan gelen bilgilerin dışındaki şeylerle aklınızı yormayın. Hele hele aklınızın peşinden hiç koşmayın. İmanınız sakatlanır. Okuyun, ibret alın.</p>
<p><strong>Nasıl Cehennemlik Olunur</strong></p>
<p>“İbn-i Sina, Farabi gibi İslam filozofu denen kimseler de aklın eremeyeceği işlerde, akıllarına güvenerek konuştukları için doğru yoldan ayrılmış, Ehl-i sünnet itikadının dışına çıkmışlardır. Yetmiş iki sapık fırkanın ortaya çıkması da akıllarına fazla güvenip yanılmaları sebebiyle olmuştur.”</p>
<p>Bu yazımı ve bundan öncekini, dostum ve patronum İbrahim Kiras’ın bir yazısına gelen yorumlar ilham etti:  Özellikle şu yorum:</p>
<p>“Ahmed 61 / 01 Ağustos 2023 05:43</p>
<p>“Bulunan en eski yerleşim birimi göbekli tepe değilmi?Yüz yimi bin uydurması&#8217;da nerden çıktı!ADEM babamızın dünyaya gelme öyküsü alim lerin beyanına göre onbeş bin yılı geçmez.Göbekli tepede bunu teyit eder bir buluş.Bir aydan beri&#8221;aşırı sıcaklar geliyor,aşırı soğuklar geliyor&#8221; diyip duruyorlar.Ne aşırı sıcak gördüm,ne aşırı soğuk”</p>
<p>Okuyucu haklı değil mi? Hangi eski kaynakta yok yüz yirmi bin yıldı, yok 4,5 milyar yıldı var? Cübbeli Hocamız 6 bin diyor ve daha eski tarih verenlerle dalga geçiyordu. Acaba Göbekli Tepe mi rakamı 15 bine çıkardı!</p>
<p>İmdiii… Ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı diye başladık. Hani bir zamanlar paleoantropologlar, hatta sosyologlar, “Eskiden insanlar nasıl yaşardı?” diye sorarlar ve sorularına cevap aramak için Afrika’nın derinliklerine giderlerdi. “Eskiden, bilim öncesi nasıl düşünüyorlardı?” diye sorduğumuzda Afrika’ya falan gitmemize gerek yok. Hâlâ öyle düşünenler, öyle yazanlar var. Onları bulun yeter.</p>
<p>Alıntılarım, 1994 tarihli Türkiye Gazetesi Yayınları’nın <em>Yeni Rehber Ansiklopedisi</em>’nden. Nadir Kitap’tan bulabilirsiniz. Çok ilgi çekici, 7 bin sayfaya yakın hacimde bir eser. Sonra da bugünlerdeki, yani yaklaşık otuz yıl sonraki bazı okuyucu yorumlarımıza bakınız. Bir yakınlık sezeceksiniz. Rehberi böyle olanın yorumcusu da öyle olur.</p>
<p><strong>En İyisi Düşünmemek</strong></p>
<p>İmdiii… Bugünle o gün arasındaki fark nedir? Bugün bir iddiada bulunduğunuzda delillerini göstermeniz gerekiyor. Mesela 10 bin yıl önce Adem ve çocukları yazıp çiziyor, okuyor dediğinizde bir sayfa kalıntısı, bir yazı parçası falan bulmalısınız. Ama 15-16. asırlarda, mesela Hindistan’da, mesela Bağdat’ta, bunu ilk söyleyene kadar geriye doğru takip edip mümkünse muteber birine ulaşmak yeterliydi. O nereden biliyor diye sorulmazdı. O bilirdi. Sıkıntı şuradaydı ki o bilene doğru geri geri takipteyken karşınıza yığınla uydurma rivayet çıkacaktır. Ama gerçeğe ulaşmanın başka yolu yoktu ki. Ne buyuruyor Cübbeli hazretleri: “Siz mevzu hadis, sahih hadis anlamazsınız. Hepsine uyun.” Biz anlamayız da kim anlar? Tabii ki Cübbeli anlar.</p>
<p>Bugün, insan 70 bin yıl önce Afrika’dan çıktı, homo sapiens sapiens kafatası 350 bin yıl geriye gidiyor, hayat 3,5 milyar yıl önce başlamış dediğinizde, kemik kalıntısını, o kalıntının bulunduğu kayacın yaşını, ilk hayat belirtilerinin izlerini göstermeniz lazım. “Falanca şöyle diyor”la olmuyor.</p>
<p>Peki, gösterince ne oluyor? “Bunlar hep teori, teori. Bir şey bildikleri yok.” cevabını alıyorsunuz. Demek ki gerçeğin bulgusu, delili olmaz. Gerçek eski büyüklerin sözlerinden ibarettir. Onlar sağlamdır. Siz bir yerde canlı bir Neanderthal bulsanız, elinden tutup getirseniz sizinki yine “Teoridir, teori&#8230;” diyecektir. Küresel ısınma da uydurmadır.</p>
<p>Eh haklılar. Bilim yanlışlana yanlışlana yürüyor. Hiçbir şeye “Tamam. Bu kadar. Bitti. Bundan ötesi yok.” demiyor. Onun için bilim teoriden ibaret. Hâlbuki “ilim” kesin! “Âlim” demişse tartışamazsınız. İslam’da ruhban yoktu hani? Onlar ruhban değil ki âlim.</p>
<p>Yalnız çok değerli yorumcular. Lütfen Türkçeyi doğru kullanın. Ahmet61 kardeşim, “Göbekli Tepe” büyük harfle yazılır; “değil mi?” yazarken “mi” ayrılır. Noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakılır, “tepe de” derken ‘de’ ayrı yazılır, “diyip” değil “deyip” tir. Lütfen. Olur mu? Yoksa maazallah hakkınızda yanlış kanaatler ediniriz. Ben genellikle ilk yanlış ‘de’ ve ‘ki’den sonra okumayı bırakırım ama bu sefer okumuşum nedense.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/">Ne kadar eski o kadar gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</title>
		<link>https://millidusunce.com/kader/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kader/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2019 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gömük]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Eş'arilik]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Ziya Ülken]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Rüşd]]></category>
		<category><![CDATA[Vahiy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=12735&#038;preview=true&#038;preview_id=12735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Eş'arîlerin karşısına yeni Vasıl b. Atalar, yeni Gazâlîlerin karşısına yeni İbn-i Sînâlar, Fârâbî ve İbn Rüşdler çıkmadıkça; çok daha önemlisi merkeziyetçi/şahısçı okumalar yerine zamanın ruhuna uygun yeni yorumlar yapılmadıkça, coğrafyamızdaki fikrî kısırlık ve açmazlık sürüp gidecektir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kader/">Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&#038;title=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kader/" data-a2a-title="Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı"></a></p><style>
       .errordiv { padding:10px; margin:10px; border: 1px solid #555555;color: #000000;background-color: #f8f8f8; width:500px; }#advanced_iframe {visibility:visible;opacity:1;vertical-align:top;}.ai-info-bottom-iframe { position: fixed; z-index: 10000; bottom:0; left: 0; margin: 0px; text-align: center; width: 100%; background-color: #ff9999; padding-left: 5px;padding-bottom: 5px; border-top: 1px solid #aaa } a.ai-bold {font-weight: bold;}#ai-layer-div-advanced_iframe p {height:100%;margin:0;padding:0}</style><script type="text/javascript">var ai_iframe_width_advanced_iframe = 0;var ai_iframe_height_advanced_iframe = 0;var aiOnloadScrollTop="true";var aiShowDebug=false;
		if (typeof aiReadyCallbacks === 'undefined') {
			var aiReadyCallbacks = [];
		} else if (!(aiReadyCallbacks instanceof Array)) {
			var aiReadyCallbacks = [];
		}    function aiShowIframeId(id_iframe) { jQuery("#"+id_iframe).css("visibility", "visible");    }    function aiResizeIframeHeight(height) { aiResizeIframeHeight(height,advanced_iframe); }    function aiResizeIframeHeightId(height,width,id) {aiResizeIframeHeightById(id,height);}</script><iframe id="advanced_iframe"  name="advanced_iframe"  src="https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ayse-sucu/yorum-ve-kader-uzerine-tartismalarda-yol-ayrimi-4113304/"  width="100%"  height="2000"  scrolling="auto"  frameborder="0"  border="0"  allowtransparency="true"  loading="lazy"  style=";border-width: 0px;;border: none;;width:100%;;height:2000px;" ></iframe><script type="text/javascript">var ifrm_advanced_iframe = document.getElementById("advanced_iframe");var hiddenTabsDoneadvanced_iframe = false;
function resizeCallbackadvanced_iframe() {}</script><script type="text/javascript"></script><p style="display:block !important; visibility:visible !important;margin: -18px 14px 0 0;padding-left: 3px;padding-top:3px;background: white; overflow: hidden; position: relative; line-height:15px;width: fit-content;"><small style="display:block !important;visibility:visible !important">powered by Advanced iFrame</small></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kader/">Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kader/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayşe Sucu: Mutezile ya da IX. asrın sancısı</title>
		<link>https://millidusunce.com/mutezile/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mutezile/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Mar 2019 15:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gömük]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Eş'arilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Maturidi]]></category>
		<category><![CDATA[Maturidilik]]></category>
		<category><![CDATA[muhafazarkârlık]]></category>
		<category><![CDATA[Mutezile]]></category>
		<category><![CDATA[Vahiy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=12727&#038;preview=true&#038;preview_id=12727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazısında, ilk çağlarında ciddî bir entelektüel birikim içindeki Müslümanların çalışmalarını etkileyen etkenleri konu edinen Ayşe Sucu, akıl ve vahiy arasına sıkışan İslâm düşüncesini Mutezile, Gazali ve İslam engizisyonu çerçevesinde irdelemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mutezile/">Ayşe Sucu: Mutezile ya da IX. asrın sancısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmutezile%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Mutezile%20ya%20da%20IX.%20asr%C4%B1n%20sanc%C4%B1s%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmutezile%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Mutezile%20ya%20da%20IX.%20asr%C4%B1n%20sanc%C4%B1s%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmutezile%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Mutezile%20ya%20da%20IX.%20asr%C4%B1n%20sanc%C4%B1s%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmutezile%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Mutezile%20ya%20da%20IX.%20asr%C4%B1n%20sanc%C4%B1s%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmutezile%2F&#038;title=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Mutezile%20ya%20da%20IX.%20asr%C4%B1n%20sanc%C4%B1s%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mutezile/" data-a2a-title="Ayşe Sucu: Mutezile ya da IX. asrın sancısı"></a></p><style>
       .errordiv { padding:10px; margin:10px; border: 1px solid #555555;color: #000000;background-color: #f8f8f8; width:500px; }#advanced_iframe_2 {visibility:visible;opacity:1;vertical-align:top;}.ai-info-bottom-iframe { position: fixed; z-index: 10000; bottom:0; left: 0; margin: 0px; text-align: center; width: 100%; background-color: #ff9999; padding-left: 5px;padding-bottom: 5px; border-top: 1px solid #aaa } a.ai-bold {font-weight: bold;}#ai-layer-div-advanced_iframe_2 p {height:100%;margin:0;padding:0}</style><script type="text/javascript">var ai_iframe_width_advanced_iframe_2 = 0;var ai_iframe_height_advanced_iframe_2 = 0;var aiOnloadScrollTop="true";var aiShowDebug=false;
		if (typeof aiReadyCallbacks === 'undefined') {
			var aiReadyCallbacks = [];
		} else if (!(aiReadyCallbacks instanceof Array)) {
			var aiReadyCallbacks = [];
		}    function aiShowIframeId(id_iframe) { jQuery("#"+id_iframe).css("visibility", "visible");    }    function aiResizeIframeHeight(height) { aiResizeIframeHeight(height,advanced_iframe_2); }    function aiResizeIframeHeightId(height,width,id) {aiResizeIframeHeightById(id,height);}</script><iframe id="advanced_iframe_2"  name="advanced_iframe_2"  src="https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ayse-sucu/mutezile-ya-da-ix-asrin-en-buyuk-sancisi-3948818/"  width="100%"  height="2000"  scrolling="auto"  frameborder="0"  border="0"  allowtransparency="true"  loading="lazy"  style=";border-width: 0px;;border: none;;width:100%;;height:2000px;" ></iframe><script type="text/javascript">var ifrm_advanced_iframe_2 = document.getElementById("advanced_iframe_2");var hiddenTabsDoneadvanced_iframe_2 = false;
function resizeCallbackadvanced_iframe_2() {}</script><script type="text/javascript"></script><p style="display:block !important; visibility:visible !important;margin: -18px 14px 0 0;padding-left: 3px;padding-top:3px;background: white; overflow: hidden; position: relative; line-height:15px;width: fit-content;"><small style="display:block !important;visibility:visible !important">powered by Advanced iFrame</small></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mutezile/">Ayşe Sucu: Mutezile ya da IX. asrın sancısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mutezile/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadim dünyanın düşünce sancısı akıl ve vahiy</title>
		<link>https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gömük]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Vahiy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=12470&#038;preview=true&#038;preview_id=12470</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müslümanlar ilk çağlarında ciddî bir entelektüel birikim içindeydiler. Bizans’tan gelen düşünürlerin etkileri, Yunan felsefesi çalışmaları, Zerdüştlerin bu birikimin oluşmasında rolleri neydi? Akıl ve vahiy… Ayşe Sucu yazdı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/">Kadim dünyanın düşünce sancısı akıl ve vahiy</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fakil-ve-vahiy%2F&amp;linkname=Kadim%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20sanc%C4%B1s%C4%B1%20ak%C4%B1l%20ve%20vahiy" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fakil-ve-vahiy%2F&amp;linkname=Kadim%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20sanc%C4%B1s%C4%B1%20ak%C4%B1l%20ve%20vahiy" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fakil-ve-vahiy%2F&amp;linkname=Kadim%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20sanc%C4%B1s%C4%B1%20ak%C4%B1l%20ve%20vahiy" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fakil-ve-vahiy%2F&amp;linkname=Kadim%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20sanc%C4%B1s%C4%B1%20ak%C4%B1l%20ve%20vahiy" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fakil-ve-vahiy%2F&#038;title=Kadim%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20sanc%C4%B1s%C4%B1%20ak%C4%B1l%20ve%20vahiy" data-a2a-url="https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/" data-a2a-title="Kadim dünyanın düşünce sancısı akıl ve vahiy"></a></p><style>
       .errordiv { padding:10px; margin:10px; border: 1px solid #555555;color: #000000;background-color: #f8f8f8; width:500px; }#advanced_iframe_3 {visibility:visible;opacity:1;vertical-align:top;}.ai-info-bottom-iframe { position: fixed; z-index: 10000; bottom:0; left: 0; margin: 0px; text-align: center; width: 100%; background-color: #ff9999; padding-left: 5px;padding-bottom: 5px; border-top: 1px solid #aaa } a.ai-bold {font-weight: bold;}#ai-layer-div-advanced_iframe_3 p {height:100%;margin:0;padding:0}</style><script type="text/javascript">var ai_iframe_width_advanced_iframe_3 = 0;var ai_iframe_height_advanced_iframe_3 = 0;var aiOnloadScrollTop="true";var aiShowDebug=false;
		if (typeof aiReadyCallbacks === 'undefined') {
			var aiReadyCallbacks = [];
		} else if (!(aiReadyCallbacks instanceof Array)) {
			var aiReadyCallbacks = [];
		}    function aiShowIframeId(id_iframe) { jQuery("#"+id_iframe).css("visibility", "visible");    }    function aiResizeIframeHeight(height) { aiResizeIframeHeight(height,advanced_iframe_3); }    function aiResizeIframeHeightId(height,width,id) {aiResizeIframeHeightById(id,height);}</script><iframe id="advanced_iframe_3"  name="advanced_iframe_3"  src="https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ayse-sucu/kadim-dunyanin-dusunce-sancisi-akil-ve-vahiy-3857629/"  width="100%"  height="2000"  scrolling="auto"  frameborder="0"  border="0"  allowtransparency="true"  loading="lazy"  style=";border-width: 0px;;border: none;;width:100%;;height:2000px;" ></iframe><script type="text/javascript">var ifrm_advanced_iframe_3 = document.getElementById("advanced_iframe_3");var hiddenTabsDoneadvanced_iframe_3 = false;
function resizeCallbackadvanced_iframe_3() {}</script><script type="text/javascript"></script><p style="display:block !important; visibility:visible !important;margin: -18px 14px 0 0;padding-left: 3px;padding-top:3px;background: white; overflow: hidden; position: relative; line-height:15px;width: fit-content;"><small style="display:block !important;visibility:visible !important">powered by Advanced iFrame</small></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/">Kadim dünyanın düşünce sancısı akıl ve vahiy</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/akil-ve-vahiy/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
