<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anadolu Ajansı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/anadolu-ajansi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/anadolu-ajansi/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 26 Mar 2022 18:52:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Anadolu Ajansı’ndan özür ve Yeniden Yenisöylem</title>
		<link>https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Mar 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[George Orwell]]></category>
		<category><![CDATA[panama belgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38577&#038;preview=true&#038;preview_id=38577</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanlışı savunmak zor zanaat! Diktatörseniz, bir çıt daha kolaydır. O yanlış diyeni “sevgi ile” edeplendirirsiniz, olur biter. Ne oluyor sevgi ile edeplendirmek diyeceksiniz… Okumaya devam edin. Bu yolu dâhi yazar George Orwell, 1984 romanında göstermişti.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/">Anadolu Ajansı’ndan özür ve Yeniden Yenisöylem</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem%2F&amp;linkname=Anadolu%20Ajans%C4%B1%E2%80%99ndan%20%C3%B6z%C3%BCr%20ve%20Yeniden%20Yenis%C3%B6ylem" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem%2F&amp;linkname=Anadolu%20Ajans%C4%B1%E2%80%99ndan%20%C3%B6z%C3%BCr%20ve%20Yeniden%20Yenis%C3%B6ylem" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem%2F&amp;linkname=Anadolu%20Ajans%C4%B1%E2%80%99ndan%20%C3%B6z%C3%BCr%20ve%20Yeniden%20Yenis%C3%B6ylem" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem%2F&amp;linkname=Anadolu%20Ajans%C4%B1%E2%80%99ndan%20%C3%B6z%C3%BCr%20ve%20Yeniden%20Yenis%C3%B6ylem" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem%2F&#038;title=Anadolu%20Ajans%C4%B1%E2%80%99ndan%20%C3%B6z%C3%BCr%20ve%20Yeniden%20Yenis%C3%B6ylem" data-a2a-url="https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/" data-a2a-title="Anadolu Ajansı’ndan özür ve Yeniden Yenisöylem"></a></p><p>Bugün, yaptığım bir hatadan ötürü bir değil iki yazım var. Birincisini önce veriyorum:</p>
<h2><strong>Anadolu Ajansı’ından özür</strong></h2>
<p>Türkçe ve bilgi hatalarıyla dolu bir 18 Mart Çanakkale yazısı için 25 Mart 2022 tarihli yazımda, Anadolu Ajansı’nı sorumlu tutmuş, ağır şekilde tenkit etmiştim. Güvenilir bir kaynaktan aldığım bilgiye göre, yazı AA’ya ait değilmiş. İlk defa 2020’de yayımlanmış. İlk yayımlayan da bir zamanların ana akım medya gazetesi olarak bilinen “en büyük” gazetemizmiş. Çok mahcup oldum ve üzüldüm. Anadolu Ajansı’ndan özür dilerim.</p>
<p>Tabi, yanlış hedef seçmişim ama yazı ortada duruyor ve iki yıl sonra aynen tekrarlanmış. Hem de bir yerde değil.</p>
<p>Bugünkü yazım buradan devam ediyor…</p>
<h2><strong>Yeniden Yenisöylem</strong></h2>
<p>Yanlışı savunmak zor zanaat! Diktatörseniz, bir çıt daha kolaydır. O yanlış diyeni “sevgi ile” edeplendirirsiniz, olur biter. Ne oluyor sevgi ile edeplendirmek diyeceksiniz… Okumaya devam edin. Bu yolu dâhi yazar George Orwell, 1984 romanında göstermişti. O hikâyedeki Okyanusya ülkesinde bir “Yenisöylem” kurulmuştu. Mesela bu Yenisöylem’de, barış, savaş demekti. Savaş Bakanlığına Barış Bakanlığı (Minpax ~ Pax, Latince barış) adını vermişlerdi.</p>
<p>Başka bakanlık isimlerini de örnek verebiliriz. Hepsi, İngilizcede bakanlık anlamına gelen “ministry”nin kısaltılmış hâli “min”ile başlıyor. Minlove (sevgi bakanlığı), muhaliflere işkence yapmakla görevli. Minitrue (gerçek bakanlığı), yalanla, propagandayla ve tarih kayıtlarını çarpıtarak itaati sağlamakla görevli. Miniplenty (bolluk bakanlığı), halkı devamlı açlık sınırında tutma vazifesini yükleniyor.</p>
<p>Bugün Çin ve Rusya’nın İnternet’le sıkıntısı var. Öyle ya. Bir Rus veya Çin vatandaşı sosyal medyaya, hatta Wikipedia’ya kolayca erişirse, liderinin sözlerine inancı sarsılmaz mı? Yüksek devlet memurlarının paralarını memleket dışında nasıl sakladıklarını gösteren Panama Dokümanları ortaya döküldüğünde Çin’in milli ve yerli arama motorunda Panama kelimesi kaybolmuştu. Bir süreliğine, Panama adlı ülke de bir okyanustan öbürüne geçiş sağlayan kanal da silinmişti. Aksi takdirde itibarlı Çin memurlarının, dışarıda para depoladıkları görülecekti. Şimdi Rusya’nın da benzer problemleri var. Mesela Ukrayna’da ABD yapımı biyolojik silahlar bulunduğu yalanını serbest İnternet erişimi çökertebilir. O halde, interneti ülke içinde filtrelemek, herkesin internete serbestçe erişimini engellemek lazım. Putin 2019’da imzaladığı bir kararnameyle, yönetime, ülkenin internet altyapısını kullanarak, uluslararası bilgiyi sansürleme imkânı veriyordu. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı bugünlerde de Facebook ve Twitter’a erişim önlendi.</p>
<h2><strong>Mininter</strong></h2>
<p>Olabilir; değil mi? Bunu bekleriz. Benim dikkatimi çeken Rusya’nın ve Çin’in, halkın internete erişimini engelleyişi değil. Asıl ilgi çekici olan, internet sansürüne verdikleri isim. İki ifade var:</p>
<ul>
<li>İnternet yönetiminin uluslararasılaştırılması.</li>
<li>İnternet egemenliği.</li>
</ul>
<p>Bunları reddetmek ne ayıptır, değil mi? İnternet yönetiminin milletlerarası hâle gelmesini kim istemez? Hele egemenliklere, millî egemenliklere kim karşı çıkabilir?</p>
<p>Orwell’in kulakları çınlasın, bu laflar, tıpkı Barış Bakanlığı gibi, verdikleri intibaın tam aksini kast ediyor. Bilindiği gibi internet’i kimse yönetmiyor. Gerçi bizim Avrasyacılara sorarsanız belki NATO yönetiyordur. İnterrnette yönetim denebilecek tek uygulama, aynı internet adresinin birden fazla siteye verilmesini önleyen örgütler. Eh bunlar da olmasa aynı ismi birden fazla site alırdı ve adresi yazdığınızda nereye gideceğinizi ne siz bilirdiniz ne de internet.</p>
<p>“İnternet yönetiminin uluslararasılaştırılması” da “İnternet egemenliği” de aynı anlama geliyor. Devletlerin, vatandaşlarının hangi bilgilere ulaşıp hangilerine ulaşmayacaklarını kontrol edebilmesi. Egemenlik bu. Ben, halkımın neleri görüp neleri görmeyeceğine karar vermekte egemenim! Peki milletlerarasılaştırma? İnternet önce devletlerin kontrolüne girecek ki sonra milletlerarası olabilsin. Değil mi? Önce ülkelerin egemenliğine girecek, sonra ülkelerarası, yani milletlerarası olabilecek. Yoksa nasıl milletlerarası olabilir? Anladınız mı? Anlamadıysanız, hâlâ bir nebze sağduyunuz kaldı demektir. Orwell sağ olsaydı, Okyanusya’da Büyük Birader’e, internet iletişimini kısıtlamakla görevli bir bakanlık kurdurur ve adını Minhür koyardı.</p>
<h2><strong>Gerçek demokrasiler, insan hakları</strong></h2>
<p>Biz eskiler bunlara alışmıştık. Sonra SSCB çöktü. Dünya söylenenin tersini kasteden terimleri unuttu. Şimdi yeniden ortaya çıkıyorlar. Mesela bir demokrasi vardı, bir de “gerçek demokrasi”. Alelade demokrasi, iktidarın seçimle belirlenmesiydi. Daha önemlisi, yönetimlerin seçimle gitmesiydi.</p>
<p>Fakat bilimsel sosyalizme göre gerçek demokrasi bu değildi. Çünkü kapitalist sınıf artık değeri mideye indirirken, proletarya sömürülüp duruyordu. Gerçek demokrasi, ancak kapitalistlerin yok edildiği toplumlarda olurdu. Mesela Kuzey Kore… Bunların gerçek demokrasi olduğu adlarından bellidir: Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti gibi. Bir zamanlar Demokratik Alman Cumhuriyeti de vardı. Ne yani. Demokratik olanı dururken kim demokratik olmayanını ister ki? Fakat gelin, görün ki insanlar hep adında demokratik bulunmayanı tercih etti.</p>
<p>Türkiye’de de Yenisöylem mevcut. “Ekonomik Kurtuluş Savaşı”nı ne sanmıştınız? Daha daha, “Anayasal Vatandaşlık” ve “Eşit Vatandaşlık” var. Vatandaşlığın anayasal olanı, hele hele eşiti varken, anayasal olmayanını, eşit olmayanını kim ister?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/">Anadolu Ajansı’ndan özür ve Yeniden Yenisöylem</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/anadolu-ajansindan-ozur-ve-yeniden-yenisoylem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nusret batınca düşman bozulmuş!</title>
		<link>https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2022 18:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[AA]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[Nusret]]></category>
		<category><![CDATA[Nusret Mayın Gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı, yazı yazmayı, tarihi ve dünyayı bilmeyen, cümle kuramayan, yazıyı hiç mi hiç yazamayan personelini, bari 18 Mart kadar önemli günlerde, yemek hizmetlerinde falan istihdam etse. Diplomasızları almasa diyeceğim ama galiba artık diplomanın fazla bir anlamı yok.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/">Nusret batınca düşman bozulmuş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnusret-batinca-dusman-bozulmus%2F&amp;linkname=Nusret%20bat%C4%B1nca%20d%C3%BC%C5%9Fman%20bozulmu%C5%9F%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnusret-batinca-dusman-bozulmus%2F&amp;linkname=Nusret%20bat%C4%B1nca%20d%C3%BC%C5%9Fman%20bozulmu%C5%9F%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnusret-batinca-dusman-bozulmus%2F&amp;linkname=Nusret%20bat%C4%B1nca%20d%C3%BC%C5%9Fman%20bozulmu%C5%9F%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnusret-batinca-dusman-bozulmus%2F&amp;linkname=Nusret%20bat%C4%B1nca%20d%C3%BC%C5%9Fman%20bozulmu%C5%9F%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnusret-batinca-dusman-bozulmus%2F&#038;title=Nusret%20bat%C4%B1nca%20d%C3%BC%C5%9Fman%20bozulmu%C5%9F%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/" data-a2a-title="Nusret batınca düşman bozulmuş!"></a></p><p>Diller nasıl kaybolur diye merak etmişimdir. Diller ve dillerle beraber, tabii ki milletler. Düşünün, Sümer, Akad, Asur… Bunların hepsinin dili vardı. Büyük, yazılı dillerdi; bürokrasilerinde de kullanılıyordu. Dünyanın merkezindeydiler, güçlüydüler. Herhâlde önce devlet zayıfladı, sonra yenildi. Başka bir milletin devleti, başka bir milletin dili hâkim oldu ve sonunda Bâki’nin dediği gibi, “Bahs itmez oldı kimse, kesildi lisânları.”</p>
<p>Bâki’nin anlattığı büyük olaylar, harpler sonunda yıkılıp göçen devletlerden, onların dillerinden, milletlerinden bahsediyor. Medyamızın Türkçesine bakıyorum… Demek ki bir dil, harp-darp olmadan, sırf eğitim sisteminin çöküşünden, liyakatsizlikten de yok olup silinebiliyor. Sessizce. Sönüp gidiyor. Kendi büyük olaylarını, harplerini, tarihini anlatamaz hâle geliyor.</p>
<h2><strong>Okumasak da yazarız</strong></h2>
<p>Aşağıda size üzülerek aktaracağım metin parçaları, 18 Mart tarihli gazetelerin çoğunda yer alıyordu. Öğrendim ki Anadolu Ajansı geçmiş. Buyurun:</p>
<p><em>“Osmanlı Devleti Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır.”</em></p>
<p>Efendim? Özne kim? Nesne kim? Devlet ne, millet nerede?</p>
<p>Devam ediyoruz:</p>
<p><em>“1914 yılı 3 Kasım-1915 yılı 18 Mart tarihleri arasında deniz savaşları yapılmıştır. 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır.”</em></p>
<p>Bu cümlelerle, mesela bir olimpiyatı anlatabilirsiniz. “Kayak müsabakaları falan tarihler arasında Sarıkamış’ta yapılmıştır. Filanla falan tarihleri arasında ise Kars ve Erzurum’da futbol oyunları olarak yapılmıştır.” Ben bunda bile, ikinci “yapılmıştır” yerine “devam edildi” derdim ama neyse…</p>
<p>Daha başka düşük cümleler de var. Mesela:<em> “Osmanlı Devleti&#8217;nin Almanya yanında savaşa girmesi İngiltere, Rusya ve Fransa savaşta zayıf kalmıştır.&#8221;</em> Buna da olur böyle vakalar mı desek? Daha daha:  <em>“1. Dünya Savaşı’nın gidişatı değişmiştir. Batı ülkelerinin beklentilerinin tersine gelişmelerle sonuçlanmıştır.”</em> Sonuçlanan nedir acaba? Almanya, Avusturya-Macaristan Doğulu ülkeler miydi?</p>
<p>Ders kitaplarından alışık olduğumuz, “Vallahi ben bilmem, bana öyle dediler.” fiil çekimi “mıştır”, “muştur”, “muşlardır” gırla… Fakat asıl vahim bölüm şimdi geliyor:</p>
<p><strong>Nusret batınca düşman birlikleri bozuldu</strong></p>
<p><em>“18 Mart 1915 tarihinde en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar olmuştur. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda kalmışlardır.”</em></p>
<p>Hani nasıldı? Hazreti Musa, tam kızını kurban edecekken yerden bir keçi fışkırmıştı, değil mi? Fıkrada bunlar düzeltilir: Musa değil İbrahim, kızını değil oğlunu; yerden değil gökten; keçi değil koyun; fışkırmadı indi… Biz de o geleneğe uyalım.</p>
<p>Boğaza mayın döşemek, hele güneş battıktan sonra Erenköy’de Karanlık Liman’a, birbirine çelik telle bağlı yirmi altı adet mayını bırakmak strateji değildir. Olsa olsa taktiktir. “…büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin…” “sahil”ini olduğu gibi bırakıyorum. Çünkü haberi veren düzineyle gazetenin hiç biri bu “sahil olan” ı, “sahip olan” yapmamış. Herhâlde, “Ne de olsa bizim görevimiz okumak değil yazmak.” diye düşündüler.</p>
<p>Bizim Nusret Mayın Gemisi batırılınca, İtilaf Devletleri “birlikleri” neden bozguna uğramış? Batan gemi bizimki değil mi- size göre? Yoksa İngilizlerin de gizli bir Nusret’i mi vardı? Hani Lozan’ın gizli maddeleri gibi?</p>
<h2><strong>Orda okur-yazar yok mu?</strong></h2>
<p>Nusret Mayın Gemisi çok şükür batmadı. Görevini kahramanca yaptı. 1962’ye kadar da hizmet verdi, bu tarihte terhis oldu. Özel sektörde kuru yük gemisi olarak kullanılırken 1989 yılında Mersin açıklarında bir fırtınada alabora olup battı. Kadirşinas milletimizin kadirşinas bürokratları, tam onu çıkarıp jilet yapacaklardı ki, milliyetçilik gibi gereksiz işlerle uğraşan bir kısım Türkler, “Nusret Çalışma Grubu”nu kurdular, yetkilileri uyardılar. Kanaatimce uyarıdan değil de “Rezil olmayalım.” endişesinden vazgeçildi ve gazi gemi, bugün Tarsus’ta, sergileniyor. Bir modeli de Gelibolu’da.</p>
<p>Gazeteci bir dostuma bu rezaleti anlattım. “Maalesef”, dedi, “AA kalitesi diye bir şey vardı eskiden. Referanstı. Tek bir yanlış olmazdı cümlelerde. Şimdi böyle.”</p>
<p>Anadolu Ajansı, yazı yazmayı, tarihi ve dünyayı bilmeyen, cümle kuramayan, yazıyı hiç mi hiç yazamayan personelini, bari 18 Mart kadar önemli günlerde, yemek hizmetlerinde falan istihdam etse. Diplomasızları almasa diyeceğim ama galiba artık diplomanın fazla bir anlamı yok. Türkçe bilen birine kontrol ettirseler… Hiç Türkçe bilenleri kalmadı mı? Hiç mi torpilsiz işe alınmış elemanları yok?</p>
<p>Sümer dilini, Akad, Asur dilini bilen de kalmamıştı o milletler silinirken. “Bahs itmez oldı kimse kesildi lisânları.” Biz de buraya mı gidiyoruz? Allah saklasın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/">Nusret batınca düşman bozulmuş!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/nusret-batinca-dusman-bozulmus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
